"Hayalgücü olmayan insanın kanatları olmaz."
Muhammed Ali

Yazarlar

Gökhan Şahin
Gökhan Şahin
@KingMadridista

Cristiano Ronaldo - Neymar

16/02/2018

14 Şubat akşamı oynanan Real Madrid ile Paris Saint Germain arasındaki maç dünya futbolunun zirvesindeki üç süper yıldızdan ikisinin karşılaşması olarak da tarihe geçiyordu. Bu yıldızlardan daha büyük olanı Cristiano Ronaldo kariyeri boyunca istikrarlı bir şekilde zirvede olmayı sürdürmüş, kritik adım atması gereken yerde adımı atmış ve her zaman başarıya aç bir şekilde kendini yenilemeye devam etmişti. Hala büyümekte olan diğer bir yıldız Neymar ise kariyeri boyunca Brezilya futbolunun sonunda dünyaya pazarlayacağı 'o isim' olarak tanıtılmış, ana vatanından ayrılmak için en uygun zamanı beklemiş ve kendisinin oyun stili için tartışmalı olabilecek bir kulübe gitmişti. Barcelona formasıyla çıktığı 186 maçta 105 gol atması, dünya tarihinin en iyi hücum hatlarından birinin denge unsuru olması ve yetenekleri sayesinde Avrupa tarihinin en özel geri dönüşlerinden birine direkt imzasını atması onun her geçen büyüdüğünün diğer bir göstergesiydi. Ve sıra bu iki süper yeteneğin birbiriyle karşılaştığında neler yapacağıydı.


Maçın başından itibaren Cristiano Ronaldo, son 2-3 sezondur oyununa kattığı olgunluğun bir yansıması olarak sakin bir şekilde topu doğru zamanda doğru yerde almayı bekliyor ve yine oyununa kattığı bir çeşitlilik gereği rakip savunmaya son eforla pres yapıyordu. Halihazırda kendini defalarca ispatlamasına rağmen hala aç olduğunu ama alttan alta da tecrübesini sahaya koyan Cristiano, bu yönüyle ormanların kralı aslan esintisi verdi şahsen bana. Neymar ise başlama vuruşundan itibaren çizgi üzerinde denediği artistik çalımlar, rakiplerini slalomlarla geçme düşüncesi ve sürekli ayağında topu tutması ile kendini ispat edip babasının gözüne girmek isteyen bir aslan profili çiziyordu. Çünkü Neymar'ı o gün Bernabeu'ya çıkaran sebeplerden ilki 'kendini ispat etme' kavramıydı. Yaklaşık 11 ay önce Barcelona, PSG'yi 4-0'dan gelerek 6-1 yenerek Şampiyonlar Ligi'nde çeyrek finale yükselen takım olurken Neymar maçın tüm kırılma anlarında baş rolde olmuş,hat-trick yapmış,son golün asistini yapmıştı. Kısacası yapılabilecek her şeyi yapan Neymar'ın moralini asıl bozan şey ise ertesi gün gazete manşetlerinde Messi'nin yer almasıydı. Neymar tüm bunlara rağmen olanları 'egosuna' yedirememişti. Onun için hedef netti artık, kendi krallığını ilan edebileceği bir yere gitmeyi o günden sonra kafasına koyacaktı. Barcelona'nın o hafta sonu oynadığı Deportivo maçına kız kardeşinin doğum gününü bahane ederek izin alarak çıkmayan Neymar, 1 ay sonra El Clasico'dan 2 hafta önce oynanan Malaga maçında rakibine sarısı olduğu halde amansız bir faul yapıp kırmızıyla oyun dışında kalıyordu. Saha kenarına gelirken hakemlere olan tepkisini alkışlarla gösteren Neymar'ın El Clasico'da cezası sebebiyle oynayamayacağı 2 gün sonra kesinleşiyordu. Kısacası Neymar kendini Barcelona taraftarlarından soyutlamak ve soğutmak için iradesinin dışındaymış gibi göstererek elinden gelen her şeyi yapıyordu ve bunu başarmıştı da. Yazın 222 milyon euro gibi astronomik bir bedelle PSG'ye transfer olan Neymar artık dünyanın en pahalı futbolcusu etiketini taşıyordu, takımının tek yıldızıydı ve her şey onun istediği gibi kurulmuştu. Önündeki yeni hedef ise kendini her gün ispat ederek dünyanın en iyi futbolcusu olma sıfatını hak etmeydi. Cristiano Ronaldo'nun 2008-2009 sezonu bitimiyle beraber aldığı karar ve attığı adımların bir benzerini Neymar 7 yıl sonra yaşıyordu. Gelinen noktada Ronaldo her şeyi başarmışken Neymar hala eleştiri oklarının hedefinde ve bu uzun bir süre de dinecek gibi görünmüyor.


İkisi de maçın en az koşan oyuncuları arasında oldular, ikisini de çoğunlukla hücum bölgesinde gördük ama Ronaldo çok sakinken Neymar aşırı heyecanlıydı. Özellikle Real Madrid'in savunmada açık verdiği dakikalarda pas tercihlerini zamanında yapamayan ve uygun pozisyonda olan Cavani'yi göremeyen Neymar kendi heyecanının kurbanı olmaya ilk dakikalarda başlamıştı. Buna rağmen yine de PSG'nin en efektif oyuncularından biri olması ise PSG'nin kadrosundaki dengesizliği gösteriyor ancak bu çok ayrı bir yazının konusu şüphesiz. Bu ikilinin girdiği aksiyonlardaki kronolojik sıralama ise şu şekilde gelişti. Maçta bir pozisyonda penaltı bekleyen Neymar hakemden umduğu kararı alamayınca kasti olarak rakibine tekme savurdu ve sarı kart gördü, takip eden dakikalarda Marcelo'yu tamamen şova dönelik bir çalımla geçen Neymar bu hareketlerini maç boyunca Isco,Casemiro ve Nacho'ya karşı sürekli yaptı. Real Madrid golü yedikten sonra etkisini göstermeye başlayan Cristiano Ronaldo pozisyonlara giriyor ama şanssızlığını kıramıyordu. Ancak ilk yarının duraklama dakikalarında kazanılan penaltıyı gole çeviren Ronaldo takımına beraberliği sağlamıştı. 2.yarı ise çok daha farklı olacaktı. İpleri biraz daha eline almaya başlayan Neymar bitmek bilmeyen çalımlarını yine yapıyor ve bunların en tehlikelisinde topu Mbappe ile şahane bir şekilde buluşturuyordu. Mbappe'nin Navas'a takılması sonucu bu pozisyon tarihin tozlu sayfalarına gönderilirken gol atamıyor olmanın verdiği gerginlikle hem Neymar hem de onun hücumdaki partneri Mbappe'nin Real Madrid kontralara çıkarken koşmak yerine 'yürümeyi' tercih ettikleri rahat bir şekilde görülüyordu. Nitekim Real Madrid yapılan değişikliklerle beraber maçın kontrolünü iyice eline aldı ve Cristiano Ronaldo tabelaya adını bir kez daha yazdırdı. Cristiano Ronaldo bu maçta Şampiyonlar Ligi tarihinde bir takımla 100 gol barajını aşmayı başaran ilk oyuncu olma sıfatını eline geçiriyordu. Maçın büyüklüğü ve başarıya da bakın ama! Üstelik Ronaldo bunu 10 yılı dahi tamamlamadan başardı. Maçın hakemi son düdüğü çalarken skor Real Madrid'in lehineydi ve Cristiano Ronaldo günün kazananı olmuştu. Neymar ise kaybetmişti. Cristiano Ronaldo kendini defalarca ispat ettiği bir arenada yine ispatlamayı başarmış, Neymar ise yeni soru işaretleri oluşturmuştu. 3 hafta sonra 6 Mart akşamı oynanacak maç ise Neymar'ın önündeki bu sezon için en büyük sınav olacak. Cristiano Ronaldo ? O ise her maça en büyük sınavıymış gibi bakıyor. İkisinin arasındaki temel fark ise burada.


Ya da Neymar'ın dediğine katılmalıyız. "Ronaldo veya Messi'den iyi olacağımı iddia etmiyorum,onlardan sonraki 'en iyi' olmak istiyorum." 



GÜNCEL YAZILAR