"Hayalgücü olmayan insanın kanatları olmaz."
Muhammed Ali

Yazarlar

Gökhan Şahin
Gökhan Şahin
@KingMadridista

Girona Modeli

12/03/2018

Daha önceleri La Liga'yı takip etmeyip bu sezondan itibaren takip etmeye başladıysanız, etkileneceğiniz ve cevabını arayacağınız birçok soru olacaktır. Real Madrid'in neden böyle puanlar kaybettiğini, Barcelona'nın sahadan her hafta nasıl namağlup ayrıldığını, Sevilla'nın tutarsızlığını, Real Betis ve Celta Vigo'nun göze hoş gelen futbolunu ya da Getafe ve Eibar gibi kısıtlı imkanlarla şahane işlere imza atan takımların bunu nasıl gerçekleştirdiğini merak edebilirsiniz. Ama şu bir kesin ki bu ligi ne kadar süredir takip ettiğine bakılmaksızın tüm futbolseverlerin bu sezon en çok büyülendiği,hayrete düştüğü ve gıptayla baktığı olgu Girona'nın performansı...


Evet, Girona geçtiğimiz hafta sonu sahasında konuk ettiği Deportivo La Coruna'yı 2-0 gibi net bir skorla mağlup ederek maç fazlasıyla da olsa iki günlüğüne ilk 6 sırada olmanın keyfini sürdü. Pazar günü gelen Villarreal galibiyetiyle tekrardan 7.sıraya gerileseler de aradaki bir puanlık fark onların moralini dahi bozmuyor.


Ülkemizde sık sık takımlarımızın Avrupa'da başarılı olmak için dile getirilen "Barcelona modeli", "Ajax modeli", "Dortmund modeli" gibi tabirler vardır ve çoğu kez -hatta hep- bu projelerin başarısız uyarlamaları, başarısızlığı da aşarak bir fiyaskoyla sonuçlanır. Girona'yı soracak olursanız, Türkiye'yi bilemem ancak İspanya'nın üst düzey gazetelerinde "Girona modeli''nin ilerleyen yıllardaki İspanya futbolu için örnek model olacağı yazılıyor. Real Madrid, Barcelona ve Atletico Madrid gibi takımların sınırsız mali gücüne uzun vadede yapılacak en mantıklı başkaldırı Girona'nın yaptığı gibi altyapıya önem verip zeki iş adamlarıyla hareket etme. Onlar da tam olarak buraya kadar geldiler. Her başarı öncesinde olduğu gibi onlar da çok acı çektiler. Bunlardan en taze olanı ise 18 Haziran 2016 akşamında saklı. Çok iyi geçen bir sezonun ardından play-off finalinde La Liga'ya yükselmek için Osasuna ile karşılaşan Girona; ilk maçı 2-1, rövanşı da 1-0 kaybederek çok yaklaştığı bu fırsatı geri tepiyordu. O gün kırmızı kart görerek takımını yalnız bırakan Florian Lejeune, dikkat çekici bir bedelle bir sezonun ardından İngiltere yolunu tutarken ; Aday ve Pere Pons gibi oyuncular ise bugün takımlarının en kritik bölgelerini dolduruyorlar. Başarılı teknik direktörleri Pablo Machin'in o gün söylediği gibi onların 2016-2017 sezonunda La Liga'ya yükselmelerini ve 2017-2018 sezonunda La Liga'daki güzel sonuçlarını sağlayan şey; 2015-2016 sezonunda Osasuna'ya final maçında kaybetmiş olmalarıydı. Çünkü yine hocanın tabiriyle Girona kaybetmeyi öğrenmişti, acı çekmeyi öğrenmişti. Tıpkı bu satırlarda konuk ettiğimiz Eibar, Alaves ve Leganes gibi. Onlar da acı çekerek en üst seviyeye gelmişlerdi, pes etmemişlerdi. Girona da pes etmeyecekti ve ertesi sezon üst düzey bir futbolla tarihinde ilk kez La Liga'ya yükselme başarısını gösterecekti.


Bu sezon ise şimdilik onlar için çok özel ilerliyor. Gironalı bir taraftarla oturup futbol üzerine dostane bir muhabbet kurduğunuzda muhtemelen ona soracağınız soru, bu sezon bir taraftar olarak en çok nelerden etkilendiği olur. Muhtemel cevapları sıralamak istiyorum; çıktıkları ilk maçta ligin en iyi savunma ekibi Atletico Madrid'i ilk 20 dakikada dağıtmaları, Celta Vigo deplasmanında oynadıkları ölümcül kontra atak düzeniyle puanı almaları, Las Palmas'a Montilivi'de 6 gol birden atıp coşmaları ve Villarreal'i deplasmanda mağlup etmeleri vs. vs. gibi cevapları almanız muhtemel olacaktır. Ancak bunların hepsi ayrı bir parantezle belirtilecektir. Zira Girona bu sezon İspanya futbol tarihinin en başarılı takımı ve onlar için 'dışarıdan biri' olan Real Madrid'i tam da Katalunya bağımsızlığı tartışmalarının en sert çehresini yaşadığımız dönemde 2-1 mağlup etmeyi başardılar ve bir anda siyasetin de zirvesine oturdular. Pablo Machin o maçtan sonra bile basın karşısına geçtiğinde Osasuna maçını hatırlatacak ve nereden geldiğini unutmadığını herkese bir kez daha gösterecekti.


Ve 13 Mart 2018. O yıkım gününden daha tam 2 yıl bile geçmemişken Girona şuan en üst düzeyde Avrupa yarışı içerisinde. Ne başarı ama! Hollywood'da filmi çekilse en iyi kurgular arasında kendine yer bulacak bu eşsiz senaryonun gerçeğini yaşıyorlar. Bu eşsiz filmin finali 20 Mayıs akşamı Las Palmas deplasmanında yapılacak ve mutlu son olup olmadığına hep beraber tanıklık edeceğiz ama kırılma noktasının tarihi 18 Mart olarak yazılacak gökyüzüne. Girona, sezonun ilk yarısında yendiği Real Madrid'in karşısına bu sefer Santiago Bernabeu'da çıkacak. Sonuç ne olursa olsun çoktan bu sezonun en iyi teknik direktörleri arasına adını yazdıran Pablo Machin; o Osasuna maçını hiç unutmayacak, son dakikalarda kaçan fırsatları hiç unutmayacak ve her şeyden önemlisi kulübün sıfırdan inşa edildiğini hiç unutmayacak. Henry Ford'un meşhur sözünde olduğu gibi, "Hayatta hiç hata yapmamış birisi zaten hiçbir işe başlamamış demektir." Girona da o hataları yaptı ve artık başarmaya 'başladılar'.




GÜNCEL YAZILAR