"Hayalgücü olmayan insanın kanatları olmaz."
Muhammed Ali

Yazarlar

Gökhan Şahin
Gökhan Şahin
@KingMadridista

Saf Yetenek : Isco

16/04/2018



Francisco Román Alarcón Suárez, kısaca Isco... Bu tarz bir girişle yapılan ortalama yazılarda genellikle

bu tamlamanın ardından oyuncunun küçüklük günleriyle ilgili kısa bilgiler verilir, futbola nerede başladığı

ve kariyerinin nasıl ilerlediği yazılıp çizilir ve en sonunda da kariyer hikayesi anlatılarak yazı noktalanır.

Bense bu kalıbı değiştirerek, Isco'nun Real Madrid kariyerinin perde arkasına, saha içine ve spot ışıklarına

değinmek istiyorum. Her özel yeteneğin sosyal medya çağında her hareketinin takip edilip eleştirildiği gibi

Isco da bunlardan nasibini alan bir yetenek ve her zaman belirli tarihlerde bu furyanın baş aktörlerinden

biri oluyor.



Perde arkası... Muhtemelen Real Madrid forması giyen oyuncular içerisinde Isco en çok tartışılan isimlerden

biri ve bu sadece sosyal medyadaki ortalama muhabbetlerle de kalmıyor. Örneğin Movistar+ kanalında 

Isco'nun Juventus maçındaki gole yeterince sevinmediği yazıldı ve dolaylı yoldan insanların aklında

"Isco acaba Real Madrid'i sevmiyor mu? " sorusu oluştu. Bunun sebebi ise Isco'nun eskiden bir Barcelona

hayranı ve köpeğinin isminin Messi olduğuna dair haberler. Isco ise buna çok sert bir şekilde cevap verdi

ve artık 'uğraşmayı bırakın' minvalinde söylendi. Muhtemelen takımda Isco hariç benzeri bu satırları sadece

futbolun zirvesindeki iki adamdan biri olan Cristiano Ronaldo için okuyacaksınızdır. Geçtiğimiz sene

yediği cipsin üzerindeki Barcelona logosunun bulunmasını bile Barcelona'ya yapacağı transfere bağlayan bir 

Sport gazetesi vardı. Isco işin bu kısmını iyi yönetebiliyor mu orası soru işareti çünkü Real Madrid bu tarz

konularda oyunculara belli sınırlamalar getiren bir kulüp. Cevap verme kısmı sadece sosyal medya hesaplarına

kalıyor böylelikle.



Saha içi... Bir liste oluştursam ve oyun stiline en çok hayranlık beslediğim oyuncuları sıralasam David

Silva, Christian Eriksen ve Marcelo ile birlikte Isco zirveyi paylaşan isim olacaktır. Dar alanda çok

seri adam eksiltebilen, top kontrolü ve topa olan hakimiyeti üst seviyede olan, anahtar paslarda bulunduğu

her takımda en dikkat çekici isim olan Isco'nun boyundan ötürü hava topları hariç belirgin bir eksikliği

bulunmuyor. Zirve performansı olarak şimdilik kıyaslamamız imkansız ama oyun stilinin ve zekasının 

benzerliğinden ötürü Isco'yu ilk günlerinden beri hep Andres Iniesta'ya benzetiyorum. Nitekim Isco'nun da

milli takımda Iniesta ile yakaladığı şahane uyum, bu iki oyuncunun birbirlerini ne denli iyi anlayıp

geliştirdiklerine dair bir kanıt adeta. Biraz verilerden bahsetmek istiyorum. Bu sezon Cristiano Ronaldo

ve Gareth Bale'in ardından takımın en çok gol atan (6) futbolcusu olan Isco, şut ortalamasında da

takımın en yüskek yüzdeli 5 oyuncusu arasında yer alıyor. Oyununun en belirgin özelliklerinden olan

anahtar pas ortalamasında Kroos, Marcelo ve Bale'in arkasında 1.7'lik bir ortalama ile oynayan Isco;

Modric'in ardından yine 1.8'lik bir ortalamayla takımın en fazla dribbling yapan oyuncusu. Maç başına

2 faul almasıyla takımın en çok faul alan oyuncular sıralamasında Casemiro'nun arkasında yer alan Isco'nun

bu verilerdeki tek olumsuz istatistiği ise takımın en çok top kaybeden futbolcusu olması. Özellikle

Aralık ayıyla başlayıp Şubat ayına kadar süren bir süreçteki form düşüklüğü Isco'yu performans olarak

geriye götürdü. Çoğu maçta da ekstra zorlanan Isco milli arada yapılan Arjantin maçında yaptığı hat-trick

ile resmen kendini buldu ve artık çok farklı bir oyuncu haline dönüşmeye başladı. 



Spot ışıkları ve gelecek... Isco kesinlikle Real Madrid'in kadrosundaki en değerli oyuncular arasında

zirvede yer alan isimlerden biri. Özellikle Asensio, Kovacic ve Ceballos gibi çok özel yeteneklerin bulunduğu

bir iskeletin elemanlarından biri olan Isco'nun Real Madrid'de rüştünü ispatlaması zaman zaman çok

zor olabiliyor zira Real Madrid futbolda baskının en üst düzeyde hissedildiği kulüp ve gol atamamak

dahi mevkiye bakılmaksızın başarısızlık adledilebiliyor. Geçmişte Pep Guardiola, Manuel Pellegrini,

Luis Enrique, Carlo Ancelotti ve Laurent Blanc gibi üst düzey hocaların ona ilgisi oldu. Özellikle

Pep'in hemen her gittiği takımda Isco'yu istediği biliniyor ve üstelik geçtiğimiz haftalarda Manchester

City organizasyonunda Isco'ya De Bruyne'ın dahi önünde liderlik teklif etmeye hazırlandığı haberi çıktı.

Isco dünya kamuoyunda bu kadar özel ve saygı gören bir oyuncu. Real Madrid'in doğru kurguda Isco'yu 

çok ciddi Ballon d'Or alabilecek oyuncu kategorisine sokacağına inanıyorum, Zidane'ın eksik kaldığını

düşündüğüm yönlerden biri ise bu 'doğru kurguyu' çoğu zaman bulamaması ve takımın istikrarsız süren

performansı. İspanya'da Lopetegui'nin Isco'yu oyunun baş aktörü haline getirdiği gibi Zidane'ın da 

onun sivrileceği yeni şemalar bulması, Isco'nun kendini geliştirmesi ve daha da ön plana atması için

en doğru tercih olacaktır.



Isco için eleştiriler her futbolcuya olduğu gibi devam edilecektir. Ancak kendisine yönelik eleştirilerin

Dünya Kupası'nda azalacağına ve hatta çıkacak sonuca göre biteceğine inanıyorum. Kim bilir; Isco, İspanya'nın

merkezinde de olduğu gibi bir gün Real Madrid'in de merkezinde olur... 



GÜNCEL YAZILAR