"Hayalgücü olmayan insanın kanatları olmaz."
Muhammed Ali

Yazarlar

Gökhan Şahin
Gökhan Şahin
@KingMadridista

Maç Analizi | Real Madrid 2-2 Bayern Münih

02/05/2018

Ne maç oldu ama! İspanya'da bana göre 2018 takvim yılının en güzel futbol maçını geride bıraktık. Hikayesi bol, draması yüksek, trajedilerle ve gözyaşının madalyonun her iki yüzündeki yansımasının bizlere gözüktüğü bir maç oldu. Sonunda gülen ise Real Madrid oldu. Real Madrid, 2013-2014 sezonu da dahil olmak üzere son 5 sezondaki 4. Şampiyonlar Ligi finalini görürken Bayern Münih, son 4 sezondur olduğu gibi yine bir İspanyol takımına elenerek Avrupa'nın en görkemli turnuvasına veda etti.


Maçtan önce oluşan notları göz önüne alalım, Zinedine Zidane'ın eli Dani Carvajal'in sakatlığı ve Nacho'nun %100 fit olmamasından dolayı bir hayli sıkışık vaziyetteyken Heynckes'i eli meslektaşına göre çok daha sıkıntılıydı. Bu tarz maçlarda hücum planlarını oluşturan Arjen Robben'i ilk maçta kaybeden Heynckes, üstelik onu yedekleyecek Coman'dan da uzun bir süredir faydalanamıyordu. Halihazırda koyduğu seviyeyle formdan bağımsız dünyanın en iyi kalecisi konumunda olsa Manuel Neuer'den de faydalanamayan Heynckes, bunların yanında Arturo Vidal ve Jerome Boateng gibi çok kilit elemanlardan yoksun Madrid deplasmanına çıkmaya hazırlanıyordu. Real Madrid, Bayern'i son iki eşleşmesinde de elemeyi başarmıştı ve Bayern cephesinde baskıyı artıran faktörlerden biri de buydu. 2013-2014 sezonunda Almanya'ya getirdiği oyun sistemiyle devrim etkisi yaratan Pep Guardiola'nın Bayern'ini Carlo Ancelotti, 1-0 ve 4-0'lık ağır skorlarla çok büyük bozguna uğratırken Bayern'in bir süredir yarattığı imaj 'zaıf' görünmeye başlamıştı. Pep'in 3 senelik süren Bayern macerasının ardından 2016-2017 sezonunda koltuğu alan eski Real Madrid teknik direktörü Carlo Ancelotti ise eski ekibinin karşına çıktı ve bu sefer karşısında zamanında asistanı olan Zinedine Zidane vardı. Real Madrid, Almanya ayağında 2-1, İspanya ayağında 4-2 galip gelirken Bayern bir kez daha mağlup edilebilir gösterilmişti. Ancak Heynckes, Guardiola ve Ancelotti'nin de ötesinde bir adamdı Bayern için. Bayern'e tüm o imajı yaratan adamdı ve sihrini 2-1 kaybettiği ilk maçın rövanşında da yapması gerekiyordu. Heynckes sihrini yaptı yapmasına ama son topta kaçan bir tur her şeyi onlar adına eskiye döndürdü.


Günün Kahramı Jupp Heynckes


Real Madrid deplasmanında, dolaylı tümleci yan cümle ile daha da açmak gerekirse son 2 yıldır Şampiyonlar Ligi'ni müzesine götüren bir takıma karşı nasıl oynaması gerekiyorsa o şekilde oynadı Heynckes. Korkmadı, sinmedi, maç öncesinde dikkatini çektiği erken gol gibi erken dakikalarda golü buldu ve kısıtlı yedek kulübesine rağmen maça kilit dokunuşlar yapmayı başardı. Heynckes'in maçtaki ilk pragmatik yaklaşımı agresif presle başlaması oldu ve üstelik bu çok kısa bir sürede meyvesini verdi ve tıpkı ilk maçta olduğu gibi Joshua Kimmich'in attığı golle 3.dakikada öne geçti Bayern. Bu noktada Pep Guardiola'nın çok takdir ettiğim bir sözü var. Bir menajerin maç hazırlığını ilk 20 dakikada anlayabilirsiniz, diyordu Pep geçtiğimiz haftalarda. Heynckes'in planı ise Bayern'in sete yerleşmesi esnasında belli ediyordu kendini. Kanat oyunuyla Bayern'e büyük başarılar kazandıran Heynckes, aynı sisteme en kritik maçta bir kez daha dönmüştü. İki bek oyuncusu David Alaba ve Joshua Kimmich, Bayern'in her hücuma hazırlanışında Real Madrid ceza sahasının paralel çizgilerinde deplase olurken Fransız orta saha Tolisso'yu sürekli rakip stoperlerin arasına sokarak rakibin savunmadaki zafiyetlerinden yararlanmayı amaçlıyordu. Müller ve Lewandowski gibi sırtı dönük oyunu oynamayı çok iyi bilen ve bunun yanında hava hakimiyeti de elit seviyede olan iki forvetinin varlığı sayesinde ilk yarım saatte Ramos-Varane ikilisini çok zorlayan Bayern, Casemiro'nun yokluğundan doğan göbekteki yumuşaklığı da Corentin Tolisso'yu o bölgeye sokarak değerlendirmeye çalışıyordu. Benzeri bir yaklaşımı sezonun ilk yarısında oynanan El Clasico'da Barcelona teknik direktörü Ernesto Valverde'den görmüştük. İspanyol hoca, Jordi Alba ve Sergi Roberto'yu ağırlıklı pozisyonları Real Madrid savunmasının hemen önünde olacak şekilde deplase ederken Heynckes'in Tolisso ile yapmak istediği fiziki avantajı Paulinho ile sağlamıştı. Messi'nin varlığı sayesinde Paulinho birçok pozisyona girse de fırsatları harcamış ancak ikinci yarıda Barcelona galibiyete ulaşmıştı. Bugün de farklı bir senaryo yoktu aslında. Bayern'de Müller ve Lewandowski ile yeterince uygun pozisyon yakaladı ama ya oyuncular değerlendiremedi ya da Navas,Ramos ve Varane direnen isimler verdiler. Elbette bu noktada Real Madrid'de sağ bek olarak Lucas Vazquez'in başlamış olmasının da Heynckes ve Bayern Münih için büyük bir şans olduğunu hatırlatmakta fayda var. Zira Bayern o bölgeden özellikle ilk yarım saatte efektif bir şekilde yararlanmayı bildi. Ribery her ne kadar büyük bir hayal kırıklığı yaratsa da özellikle oyunu bu bölgeye yığan Bayern, Vazquez'in tek başına oldukça zorlanmasının ardından Modric ve Kovacic'in sürekli ona yardıma gelmesiyle oyunun yönünü Thiago gibi usta bir pasörün varlığıyla hemen değiştirerek ters taraftan kaleye geldi. Nitekim ilk golü izlersek tam da bahsettiğim gibi bir organizasyonla gol gelişti. 


Corentin Tolisso ve James Rodriguez


Real Madrid'e ağırlıklı olarak ters gelen bir oyuncu tipi aslında James Rodriguez'in tarzı. Aslında Ribery de bu tarza sahip bir oyuncu ancak o kadar etkisiz kaldı ki Vazquez'in mevkisinden dolayı dezavantajına rağmen hemen hemen hiç tehdit yaratamadı. James'e gelecek olursak yay çevresinde sıkça dolanan ve topla buluştuğu anda her iki tarafını da tarayarak beklerin arkasına -ki Marcelo genelde kontrada yakalandı- şahane toplar atan James, Bayern adına günün en değerli oyuncularından biriydi. Nitekim 63.dakikada attığı golü iyi bir pozisyon alışın ardından güzel bir vuruşla gerçekleştiren Kolombiyalı futbolcu, günün sonunda özel bir gece çıkardığına dair kendisini ikna etmesi lazım bu kesin. Corentin Tolisso'ya gelecek olursak Heynckes'in ondan talep ettiği hemen her şeyi gerçekleştirdi Fransız oyuncu. 1 başarılı top çalıp 1 de gol girişimini kesen Tolisso, Bayern'in en yüksek yüzdeli hava hakimiyeti ortalamasına sahip oyuncularından biri oldu. Tüm bunların yanında en etkileyici istatistiği ise Bayern Münih'de oyun kurma esnasında pozisyon/top kaybetmeyen tek oyuncuydu Tolisso. Ribery ve Lewandowski'nin 7, bence maçın Bayern adına en iyisi olan James'in 4 pozisyon heba ettiği ortamda en çetin mevkide oynamasına rağmen hatasız oynayan Tolisso günü bireysel olarak -Ulreich'in hata yaptığı pozisyondaki bilinçsizce pas denemesi hariç- çok iyi şekilde kapadı. Yaptığı asist ise kreması oldu. Bayern adına başını dik tutması gereken bir isim varsa onların başında gelen adamlardan birisi şüphesiz Corentin Tolisso.


Zidane'ın 11 seçimi ve değişikliklerdeki zamanlaması


Sağ bekte Lucas Vazquez'i görmek hepimizin beklediği bir durumdu, dolayısıyla şaşırtıcı olmadı kendi açımdan onu kadroda görmek. Ancak Casemiro'nun yerine yaptığı Kovacic hamlesi tıpkı Heynckes gibi erken golü istediğine dair şahane bir öngörü sundu bizlere. Zira orta alanı daha akışkan kılmak isteyen Zizou, topa kontrolü sağlamak ve olabildiğine sakin oynamak için Kovacic hamlesi yapmıştı. Kovacic özellikle Real Madrid'in attığı ilk golden önceki 28 paslık sekansta merkez adamlardan birisi oldu ve Marcelo'ya ölümcül pası atan isim oldu ama daha ilk dakikalarda yenilen gol onun için çok büyük dezavantaj oldu. Zira Vazquez'in sağ bekte çok zorlanması sebebiyle Modric'in sürekli sağ kenar görünümünde oynamasıyla merkezde sürekli yalnız kalan Kovacic ; Tolisso,Müller ve Lewandowski gibi isimlere de fiziken üstünlük kuramadı. Elbette ki maçın akışının bu tarz şekilde olacağını kestirmek çok güç olacağı için ben bireysel olarak hayran olduğum bir oyuncu olan Mateo Kovacic'e burada faturayı çıkarmıyorum. Çünkü işin savunma yönünde çok ekstrem bir maç oldu ev sahibi için. Kovacic'den istenen savunma değilken bir anda Casemiro oyuna girene kadar Hırvat Casemiro görevi üstlenilmesi istendi ondan. Zidane'ın özellikle 72.dakikaya kadar hamle yapmayarak hata yaptığını düşünüyorum. Çünkü 60'dan sonra şok halini atlatıp özgüvenini toplayan Bayern, Real'in üstüne gelirken Ramos ve Varane'ın defalarca top kestiğine şahit olduk. O dakikalarda gelecek bir kaza kurşunu bütün her şeyi mahvedebilirdi. Casemiro'nun oyuna girmesiyle biraz daha orta alanda işleri yoluna koyan Real Madrid, yine de kalan artan baskıyla birlikte oldukça zorlandı. Kişisel bir not düşerek Benzema yerine çıkan adam Asensio olsa Real Madrid'in kalan dakikalarda bir gol daha bulabileceğini düşünüyordum  ama Zidane değişiklikleri tam tersi şekilde yaptı. Yine de Fransız hoca yüksek tansiyonlu gergin bir sınavı atlattı, çıkarttığı kadro yanlış değildi ama maçın senaryosunun daha 180 saniye dolmadan değişmesi bir anda kadroyu sorgulatır hale geldi. Futbol böyle acımasız bir oyun...


Karim Benzema


Yıllardan beri Benzema'nın hakkının çok yenildiğini düşünmüşümdür, bizim medyamızda malum ; gol atamayan forvete 'kazma,balon' gibi küçümseyici tabirlerle laf atmak. Çünkü forvetin görevlerini sadece topla olan ilişkisinden okumak gibi bir yanılgı var modern futboldaki gelişimlere rağmen. Oysaki modern futbolun forvetlerden talep ettiği en önemli şey topsuz oyunu toplu oyundan daha iyi oynayabilmesi ve sırtı dönük oyunda en az gol yollarında olduğu kadar etkili olabilmesi. Bundandır ki Olivier Giroud yıllardan beri en üst düzeyde top koşturuyor, ne kadar harika forvet olurlarsa olsunlar Luis Suarez ve Robert Lewandowski asıl kıymete değer işlerini topsuz alanlarda yapabiliyor. Benzema'nın en büyük şanssızlığı ise dünyanın en sabırsız taraftar topluluğu önünde oynuyor olması. Raul'ün, Ronaldo'nun, Cristiano Ronaldo'nun dahi yer yer ıslıklandığı bir tribün grubunun önüne çıkan Benzema bu futbolcular kadar gol yollarında bencil olmadığı için haliyle eleştiriliyor. Ülkemizden bir örnek verecek olursak Bafetimbi Gomis'in büyük maçlarda hiçbir şey yapamadığı yaygın bir söyleyiş haline geldi, ancak özellikle pozisyonlar dikkatlice irdelendiğinde Gomis'in rakip stoperleri peşine takarak Galatasaray kenarları ve beklerine alan açması tansiyonu yüksek maçlarda takıma çok büyük + yazıyor. Dolayısıyla bir forvet oyuncusunu paket halinde gol sayısı üzerinden okumanın yanlış olduğunu düşünürüm hep, öyle olsa bir dönem her sezon kamyonlar dolusu gol bırakan Jonathan Soriano şu anda dünyanın sayılı forvetlerinden biri olurdu. Ancak kendisi Barcelona'nın altyapısında geleceğin forveti olarak görülürken tam da bu topsuz oyuna veremediği katkı yüzünden gönderilmişti Katalan ekibinden. Benzema bugün 2 gol attı, ilk golde çok doğru bir koşu ile rakip savunmayı ekarte etti ve topu ağlara gönderdi ; ikincisinde ise Tolisso'nun hatalı pasında hata yapmaya meyilli olan Ulreich'ın üzerine giderek hata ihtimalini artırdı ve golü buldu. Geceyi Şampiyonlar Ligi tarihinin en golcü 5.oyuncusu olarak da kapattı. Fena bir gece değil sanki ? 


Kaybederken Kazananlar, Devri Kapatanlar


Joshua Kimmich, geleceğin en parlak sağ bek adaylarından biri olarak görülüyordu yıllardır ve Lahm'ın bırakmasıyla birlikte as oyuncu olmaya başladığında hep bir soru işareti bırakıyordu insanların aklında. Pozisyonunu teslim aldığı adam Lahm gibi çok önemli bir değer olunca sorgulanması elbette ki muhtemel ama Kimmich, Real Madrid deplasmanında o kadar büyük top oynadı ki kaybederken kazanan bayrak adam oldu. Son dakikada bile ezberleşen doldur boşalt taktiğinin yerine Müller'e akıl dolu bir pas çıkarmayı deneyen Kimmich'in mental eşiğinin ne kadar kuvvetli olduğunu bir kez daha görüyorduk. Kimmich maçın sonunda ağlayan oyuncularından biriydi ama performansıyla herkesin gönlünde yer etti, burası kesin. 


Arjen Robben ve Franck Ribery... Yıllardan beri çok özel futbol oynadılar, zirve dönemlerini büyük bir keyifle takip ettik ve sakatlıklar onlar için hep gelecek yıllarda soracağımız 'acaba sakatlanmasaydı' tamlamasını beraberinde getirecek bizlere. 35 yaşına basan Ribery'nin rövanş maçında maçın belirli bölümlerinde etkisiz kalması ve adeta tanınmayacak halde olması çoğu futbolseveri üzerken kendisi de yolun sonuna geldiğini hissediyordu belki de. Ribery'nin Bayern ile olan sözleşmesi 30 Haziran 2018 tarihinde bitiyor ve henüz sözleşme yenilemek için bir girişimde bulunulmadı Alman kulübü tarafından. Tıpkı Xabi Alonso ve Philipp Lahm gibi son Şampiyonlar Ligi maçına Santiago Bernabeu deplasmanında çıktı diyebiliriz. Aynı şekilde Robben'in de akıbeti henüz kestirilemiyor. Kesin olan bir şey var ki 2013 yılında ortalığı kasıp kavuran 'Robbery' ikilisi artık zirve futbolda yer almayacaklar.


Jupp Heynckes... İki farklı takımla iki kez Şampiyonlar Ligi şampiyonluğu ve 4 kez Bundesliga zaferi. Bu özel kariyeri ve futbol aklını anlatmak için sayfalar dolusu yazı yazmak gerekiyor. Medyada kesinlikle reklamının yeteri kadar yapılmadığına inanıyorum, Bayern Münih ; Real Madrid'e karşı iki maçta rakip ceza alanında tam 97 kez topla buluştu. Doksan yedi! Rakip herhangi bir takım değil, düzenli olarak zirveye oynayan bir kulüp. Ve bunu kenardaki kısıtlı malzemesine rağmen kadrodan %150'lik bir verim alarak yapmayı başardı Heynckes. Kurt teknik adam görevini sezon sonunda Niko Kovac'a teslim edecek ve bu sefer kesin olarak emekliye ayrılacak ama değişmeyecek olan bir şey var. Her zaman herkesin gözünde özel kalacak. 


Sonuç


Yazının başında belirttiğim gibi bence yılın en zevkli ve keyifli karşılaşması oldu. Bir taraftar olarak rahat izlemenin keyfini tekrarını izleyene dek çıkaramasam da tarafsız şekilde izleyen her futbolseverin seyir zevkinin ikiye hatta üçe katlandığına eminim. 180 dakika sonunda Bayern Münih'in oyun olarak daha doğru oynayıp daha doğru hücum ettiğini düşünüyorum, Real Madrid ise bu doğru oyuna karşılık doğru savunma ve biraz da şansının yaverinin gitmesiyle karşılık verdi. Keylor Navas,Luka Modric,Sergio Ramos,Marcelo,Karim Benzema,Raphael Varane,Joshua Kimmich,Mats Hummels,Corentin Tolisso ve James Rodriguez tur boyunca çok özel performanslar sergilerlerken takımlarının hikayelerini çizmesinde baş/yardımcı aktörlerden oldular. Real Madrid son 5 sezonda 4. Şampiyonlar Ligi finalini gördü diyerek girmiştim ilk paragrafa, bakalım 26 Mayıs'ta son 5 sezondaki 4.Şampiyonlar Ligi finalini de kazanarak tekrardan tarihe geçecek mi ? Hep beraber göreceğiz.






GÜNCEL YAZILAR