"Hayalgücü olmayan insanın kanatları olmaz."
Muhammed Ali

Yazarlar

Gökhan Şahin
Gökhan Şahin
@KingMadridista

Şanssızlık mı Başarısızlık mı ?

16/01/2018

"Burada bulunduğum 9 yılda ilk defa Real Madrid'e göre geride olduğumuzu hissettim. Onları mağlup edeli çok olmadı. Yeniden yapabiliriz." sözleri 16 Ağustos gecesi Gerard Pique tarafından söylenen sözlerdi ve şaşırtıcıydı. Zira Barcelona'nın özellikle Real Madrid söz konusu olduğu zaman dili en sert olan futbolcusu Pique, ilk kez böyle bir şeyi itiraf ediyordu. Haksız da sayılmazdı. Neymar'ın transfer sürecini çok kötü yöneten ve üstüne İspanya Süper Kupasını toplamda 5-1 yenilgiyle kapatıp Real Madrid'e mağlup olan Barcelona, taraftarlarının transfer isteğine ise Paulinho ve Gerard Deulofeu ile cevap vermişti. 2016-17 sezonunda tarihinde ilk kez lig ve Avrupa dublesi yapan Real Madrid ise başarılı bir yaz dönemi geçirmişti. Her şey yeni sezonda Barcelona aleyhine olumsuz Real Madrid lehine olumlu görünüyordu. Yoksa sahiden öyle miydi?

O geceden sonra Barcelona takıma Rennes ve Borussia Dortmund'da gösterdiği performansla yıldız adayı olduğuna inandıkları Ousmane Dembele eklemesi yaptı yapmasına ama Dembele maçlara yeni çıkmaya başladığı anlarda sakatlandı ve sezonun yarısını kapattığı haberi geldi. Barcelona için hiçbir şey yolunda gibi durmuyordu, teknik direktör Ernesto Valverde ise her hafta eleştiri alıyordu. Ancak 19. haftasını bitirdiğimiz La Liga'da Barcelona 19 puan farkla 4. sıradaki Real Madrid'in önünde yer alıyor ve en yakın rakibi Atletico Madrid'in ise 9 puan önündeler. Real Madrid ise büyük beklentiyle başladığı sezonda tarihinin en kötü sezonlarından birini geçiriyor ve son olarak bu hafta sonu Bernabeu'da Villarreal'e kaybetti. Bu Real Madrid'in lig tarihinde Villarreal'e karşı aldığı ilk iç saha mağlubiyetiydi. Real Madrid için pekte kötü bir gece olmuyordu aslında, taktikteki defoları göz ardı edip futbolun bir sonuç oyunu olduğundan yola çıkarsak maçta sürekli ceza sahası içini zorlayan ve kaleye isabetli şutlar göndermeyi başaran Cristiano Ronaldo ağları bulamamasına rağmen hareketliliğiyle dikkat çekiyordu. ü

Ancak 70. dakikadan sonra işler yolunda gitmemeye başladı. Ne Marcelo'nun ne de Carvajal'in ileriye çıktıklarında geriye dönmeye dair hiçbir çaba sarf etmemeleri, Casemiro'nun savunma görevinden çok rakip kaleyle ilgilenmesi ve üstüne Bale'in oyundan çıkışı facianın ilk sinyallerini veriyordu. Beklenen son oldu ve Pablo Fornals 87 .dakikada yaptığı aşırtma vuruş ile golü attı. Real Madrid üst üste 3. lig maçından da galibiyet alamadan ayrılmış ve Bernabeu'daki mağlubiyet serisini 2'ye çıkarmıştı. Ronaldo hala 4 golde kalmıştı ve olası sonuçlara göre Barcelona'nın 19, Atletico Madrid'in 10, Valencia'nın ise 8 puan gerisine düşülmesi ihtimali vardı.

Nitekim hepsi de oldu. Futbolculuk kariyerinde Bernabeu tribünlerinin önüne son kez bundan tam 12 yıl önce Villarreal karşısında çıkan Zidane'ın ise teknik direktör olarak da bunu tekrarlama olasılığı en azından basın ve taraftarlara göre bir hayli olasıydı. Real Madrid rakip kaleye 28 şut atarken bu sezon bir maçta attıkları en çok şut olarak kayıtlara geçiyordu, en vahim olanı ise Marcelo'nun açtığı 16 ortanın 13'ünün başarısız olmasıydı. Bu Brezilyalı oyuncunun Real Madrid formasıyla çıkardığı en kötü maçtı. Üstelik geçtiğimiz hafta Marcelo'nun hatasından dolayı Celta Vigo deplasmanında 2 gol yiyen Real Madrid, yine Marcelo'nun savunmaya yetişemediği bir hücumda golü yemişti. Geçtiğimiz hafta Celta formasıyla Real Madrid'e gol atan Daniel Wass "Marcelo ne kadar iyi oyuncu olursa olsun onun zayıf noktalarını biliyorduk, savunmaya gelmemesi gibi. Bunun üzerine çalışarak sonuç almaya çalıştık ve başardık" demişti. Bu aslında Marcelo'nun geçirdiği formsuz sezonu noktası virgülüne kadar özetliyor gibi.

Peki eleştiri oklarının hedefindeki Zinedine Zidane'a gelelim. Yazımızın da başlığında olduğu gibi Zidane şanssız mı yoksa başarısız mı? Bu üzerinde milyonlarca fikrin üretilebileceği ve birçok cevaba açık bir soru. Herkesin yapacağı gibi ben de kendi perspektifimden meseleyi ele almak istiyorum. Real Madrid geçtiğimiz sezon Zidane'ın yönetiminde ligi kazanırken Deportivo La Coruna, Barcelona, Celta Vigo, Sporting Gijon, Villarreal, Las Palmas, Valencia, Athletic Bilbao maçlarında hep 80. dakikadan sonra attıkları gollerle puan veya puanlar kazanmayı başarmıştı. NBA'de "clutch time" olarak nitelendirilen son dakikaları futbol sektöründe en iyi oynayan takım Real Madrid'di. Zidane'a geçtiğimiz sezon bunun sebebi sorulduğunda ise cevabı açık ve netti. "Oyuncularım maçın 90 dakikasını da aynı konsantrasyonla oynuyor." Bu sezon? Tablo Real Madrid için tam tersi. Bu sezon ligde oynadığı hiçbir maçın ilk 45 dakikasını geride kapatmayan Real Madrid puan veya puanlar kaybettiği Valencia, Real Betis, Celta Vigo ve Villarreal maçlarında ise hep son dakikalarda golü yedi. Son dakikalarda gol yemediği ama 2. yarılarının hiçbirinde varlık gösteremediği Girona, Barcelona, Athletic Bilbao ve Atletico Madrid maçları ise bu tablonun diğer örnekleri.

Lider Barcelona'nın ilk 45 dakikaları toplam 3 kez, Atletico Madrid'in ise 2 kere geride kapattığını kabul edersek Real Madrid'in özellikle 90 dakikayı sağlıklı olarak çıkartma konusunda büyük problemler yaşadığını görüyoruz. Ne Sergio Ramos'un gol desteği eskisi gibi yoğun, hatta sıfır. Ne de Isco, Ronaldo veya Bale geçen sezon ki gibi son anlarda sahneye çıkabiliyor. Sorun sadece bu da değil. Bu sezon Real Madrid'de ligde hiçbir oyuncu 4 gol barajını geçemedi. Real Madrid tarihinin en golcü ismi Ronaldo şut isabet oranı olarak kariyerinin en kötü dönemini geçirirken bunun yanında xG verilerinde bile hep Avrupa'nın elit forvetlerine oranla çok daha aşağılarda. Dribbling, adam eksiltme ve pas istatistikleri de dibe çakılan Cristiano'nun bu sezon ki kötü gidişatta olumsuz yönden bir emeği olduğunu söylemek ise gayet mümkün.

Bale'in bir türlü sakatlıklardan dolayı form tutamayıp forma giyememesi, Benzema'nın gol atma konusunda problemler yaşaması, Asensio'nun tutarsız görüntüsü, Marcelo ve Carvajal'in her geçen maç biraz daha fazla hata yapması ise Real Madrid'in diğer bireysel problemleri. Hepsinin yanında kadroya doğru dürüst giremeyen ve kulübe büyük umutlarla alınan Dani Ceballos, Theo Hernandez ,Marcos Llorente gibi oyuncuların ise kulüpten ayrılmak istediği İspanyol basınında yer alan haberler arasında. Real Madrid her açıdan çok dramatik bir sezon geçiriyor ve yaklaşık 28 gün sonra oynanacak PSG maçıyla birlikte bunun iyi mi kötü mü hangi tarafa evrileceği ise rahat olarak kestirilemiyor. Toni Kroos, Villarreal maçından sonra yaptığı açıklamada kameralara realist bir yaklaşımla "Hedefimizin ilk 4 olduğunu kabul edip Şampiyonlar Ligine yoğunlaşmalıyız" açıklaması Real Madrid taraftarlarınca protesto edildi ama Real Madrid'in bu sezonunu kurtarabilecek bir şey varsa o da Şampiyonlar Ligi zaferi ve bu da PSG'yi eleyerek başlamaktan geçiyor.

Diğer Maçlar Real Sociedad 2-4 Barcelona : Anoeta'da 11 yıldır kazanamayan ve bu maça da felaket bir başlangıç yapan Barcelona, Juanmi ve Willian Jose'nin golleriyle geriye düşse de Suarez(2), Paulinho ve Messi'nin golleriyle maçı 4-2 kazanarak lanete son verdi. Real Madrid, Atletico Madrid, Athletic Bilbao, Real Sociedad, Villarreal ve Valencia deplasmanlarını tamamlayan Barcelona en yakın rakibinin 9 puan önünde yer alıyor. Eibar 0-1 Atletico Madrid : Atletico Madrid, Diego Costa'dan yoksun çıktığı haftada Eibar'ı deplasmanda 1-0 yenerek zirve yürüyüşünü sürdürdü. Deportivo La Coruna 1-2 Valencia : Luciano Vietto'nun hafta içi kupa maçında hat-trick yapmasıyla birlikte sezona dair ümitleri iki kat artan Valencia ise Deportivo deplasmanını Rodrigo ve Guedes'in golleriyle 2-1 geçmeyi başardı. Alaves 1-0 Sevilla : Manu Garcia'nın güzel golüyle Sevilla'yı 1-0 mağlup eden Alaves küme düşme hattından kurtulmayı başarırken İtalyan teknik direktör Vincenzo Montella ilk 2 lig maçında da kaybederek çok kötü bir başlangıç yaptı.

Real Betis 3-2 Leganes : Haftanın kapanış maçında geçen haftanın flaş takımı Real Betis Leganes'i konuk ederken efsaneleriyle rakibini mağlup etmeyi başardı. 36 yaşındaki Joaquin ve Ruben Castro'nun gol katkılarıyla rakibini mağlup eden Betis'de durdurulamaz çıkış başlamış gibi görünüyor. Girona 6-0 Las Palmas : Haftanın en flaş skorunun yaşandığı maç ise bu maçtı. Üstelik Christian Stuani'nin de sakatlanıp çıktığı maçta hiçbir reaksiyon gösteremeyen Las Palmas, Girona'dan tam 6 gol yedi ve ligin son sırasında kalmaya devam etti. Paco Jemez için işler iyi gitmiyor. Levante 0-1 Celta Vigo : Celta kazanıp çıkışını sürdürse de tüm maçın önüne geçen bir gelişme yaşandı. Maçta Iago Aspas ile tartışma yaşayan Jefferson Lerma maç sonunda rakibinin kendisinin ten rengiyle dalga geçtiğini ifade ederken, Iago Aspas buna cevap olarak Instagram hesabından Pione Sisto ile çekilmiş fotoğrafını paylaştı. Celta kulübünden herhangi bir açıklama gelmezken La Liga'da forma giyen diğer siyahi futbolcular Lerma'ya destek verdiler. Lig yönetiminin ne yapacağı ise merak konusu. Espanyol 1-1 Athletic Bilbao : Gerard Moreno ve Inaki Williams'ın karşılıklı golleriyle maç berabere bitti. Getafe 1-0 Malaga : Getafe rakibini Cala'nın golüyle 1-0 geçerken maçın sonunda Malaga yönetimi Michel'in görevine son verildiğini açıkladı. Yerine getirilen isim ise son olarak Çin'de görev yapmış olan Jose Manuel Gonzalez. La Liga'da gelecek hafta görüşmek üzere !



GÜNCEL YAZILAR