"Hayalgücü olmayan insanın kanatları olmaz."
Muhammed Ali

Yazarlar

Gökhan Şahin
Gökhan Şahin
@KingMadridista

Atletico Madrid'in Sessiz Yürüyüşü

20/12/2017

2015-16 sezonu Şampiyonlar Ligi finalisti Atletico Madrid için geçtiğimiz sezon, yani 2016-17 sezonu, pek de hafızalarda olumlu hatıralar bırakan bir sezon olmamıştı. Doğrusu, seneler sonra tribüne gidip Vicente Calderon atmosferini soluyan Atletico Madrid taraftarları için 2016-17 sezonu hep en özel sezonlardan biri olarak kalacak zira Atletico; efsaneleşmiş stadına geçtiğimiz Mayıs ayı içerisinde veda etti. Ligi Real Madrid ve Barcelona'nın arkasında tamamlayan ve Şampiyonlar Ligi'nde de üst üste 4.kez yine Real Madrid'e elenen Simeone'nin ekibi yaz döneminde yine umduğunu bulamayacak ve FIFA tarafından transfer yasağına çarptırılacaktı. İsmi sürekli Manchester United ile anılan ve 2017 yazından takımdan ayrılacağı konuşulan Antoine Griezmann ise birçok otoriteye göre vefa borcundan ötürü Atletico'u ,gemisini, bu zor zamanında terk etmeyecek ve en azından bir sezon daha kulüpte kalacaktı.

Dolayısıyla Atletico Madrid, kadrosunun iskeletini korumayı başarsa da transfer etmek istediği oyuncuları tam da yeni stadına geçiş yapacağı sezonda edememiş ve sezona ufuk bir buruklukla girecekti. Öyle ki takımın planları doğrultusunda transfer edilen Vitolo 1 Ocak 2018'e dek Las Palmas forması giyecek ve daha sonra Atletico Madrid'e gelecekti. Sonraları Chelsea'den eski oyuncuları Diego Costa'yı da transfer eden Atletico, aynı şekilde ondan da 1 Ocak 2018 tarihine kadar yararlanamayacaktı. Zor bir sezonun onları beklediği aşikardı, geçtiğimiz sezon dar kadrosundan sürekli yakınan Simeone'nin eli bu sefer bir önceki tecrübelerine göre çok daha dardı. Sezona Girona deplasmanında başlayan ve ilk 25 dakika içerisinde kalesinde 2 gol gören Atletico Madrid'in zayıf yönleri daha sezonun ilk resmi maçından kendini gösteriyordu. Godin'in yokluğunda başlayan Savic-Gimenez stoper tandemi hemen her hava topunu ligin yeni ekibine kaptırmış ve futbol dünyasında savunmasının gücüyle ön plana çıkan Atletico savunmasında büyük açıklar vermişti. Atletico, Girona deplasmanında geri dönüş yaparak 2-2 berabere kalıp ümit aşılamayı başarsa da yeni stadyumları Wanda Metropolitano'nun açılışından kısa bir süre sonra her şey tersine döndü.

16 Eylül 2017... Atletico Madrid'in Wanda Metropolitano'da oynayacağı ilk maç öncesi taraftarlar gerek stadın şehir merkezine çok uzak olması, gerekse belediyenin tüm çabalarına rağmen yeterli ulaşım aracının olmaması sebebiyle gergin bir atmosferde maça akın ediyorlardı. Rakip Malaga'ya karşı stadın ilk golünü atıp tarihe geçecek oyuncu ise ayrı bir merak konusuydu. Ancak coşkudan uzak, silik bir oyun oynayan Atletico o dönem ligin son sırasında yer alan rakibine sadece 4 isabetli şut çekebilip Griezmann'ın golüyle 1-0 mağlup edince İspanyol medyasında Atletico Madrid'in bu sezon ne yapacağı konusunda soru işaretleri yükselmeye başlıyordu. 27 Eylül de Şampiyonlar Ligi grup maçında Chelsea'yi sahasında ağırlayan ve Eden Hazard'ın 2017 yılının en özel bireysel performanslarından birini sergilemesiyle yeni stadında ilk mağlubiyetini son dakika golüyle alan Atletico'da bu maçtan sonra kriz başlıyordu. Önce Leganes'e karşı çok kötü oyunla birlikte gelen golsüz beraberlik, sonraları Barcelona'ya karşı silik performansla beraber gelen beraberlik ve takip eden süreçte Karabağ'a her iki maçta da puan kaybedip Şampiyonlar Ligi'ndeki 2. tur ihtimalini çok zora sokan Atletico'da Simeone'nin işi bile tartışma konusuydu artık. Griezmann, Gameiro ve Torres kariyerlerinin en kötü dönemlerinden geçiyordu ve Atletico, Simeone döneminde belki de ilk kez bu kadar kritik bir mental testten geçmeye hazırlanıyordu.

18 Kasım 2017 tarihinde oynanan Real Madrid derbisi ise bize son yılların en sert Madrid derbilerinden birini getirdi. Son derece sert geçen maç 0-0 beraberlikle tamamlanırken, Atletico Madrid sezonun en iyi savunma performansını sergilemiş ve Real Madrid'i durdurmayı başarmıştı. Takip eden hafta içi Şampiyonlar Ligi'nde Roma'yı baskın bir oyunla mağlup eden Atletico şansını son maçlara bırakırken, Levante'ye deplasmanda 5 gol birden atarak ketçap kapaklarını tabir-i caizse sonuna kadar açmaya hazırlanıyordu. Her ne kadar Şampiyonlar Ligi'ne Chelsea ile Stamford Bridge de berabere kalmaları sonucu veda etseler de ligde Real Sociedad, Real Betis ve Alaves maçlarından 9 puan çıkaran ve bir anda lider Barcelona'nın hemen arkasına yetişen Atletico Madrid; rakipleri Barcelona ve Real Madrid'in zorlu fikstüre gireceği, Valencia'nın ise sakatlıklardan dolayı ufak çaplı krizde olduğu dönemde şampiyonluğu tıpkı 2013-2014 sezonunda olduğu gibi sonuna kadar zorlamak isteyecek. Üstelik 12 gün sonra Diego Costa ve Vitolo da maça çıkmak için uygun hale gelecekler, Diego Costa'nın 2013-2014 sezonunda alınan o tarihi şampiyonlukta ne kadar büyük öneme sahip olduğu ise hemen hemen bütün futbol severler tarafından kabul görülür.

Atletico Madrid'in yukarıda bahsettiğim mental testi şimdilik çok iyi geçmiş olduğu malum, önümüzdeki 6 lig maçının 4'ünü de iç sahada oynayacak olan Simeone'nin ekibinin şampiyonluk için nasıl bir teste gireceği ise çok büyük merak konusu. Zaman bize her şeyi gösterecek.



GÜNCEL YAZILAR