"Hayalgücü olmayan insanın kanatları olmaz."
Muhammed Ali

Yazarlar

Gökhan Şahin
Gökhan Şahin
@KingMadridista

Dünya'nın En İyisi Kim?

16/12/2017

FIFA'nın her sene Aralık ayında gerçekleştirdiği Kulüpler Dünya Kupası'nın finali TSİ bu akşam saat 20:00 da Şampiyonlar Ligini kazanan Real Madrid ve Copa Libertadores'i müzesine götüren Gremio takımları arasında oynanacak. Turnuvanın 2012 edisyonunda yine bir Brezilya takımı Corinthians finalde hatırlanacağı üzere o sezon Şampiyonlar Ligini dramatik bir şekilde müzesine götüren Chelsea'yi devirmiş ve kupanın sahibi olmuştu. Hal böyleyken başka bir Brezilya takımı olan Gremio'nun Real Madrid'e sürpriz yapıp yapılamayacağı merak ediliyor. Dilerseniz maçı kısaca ele alalım.

2016-17 sezonunda La Liga ve Şampiyonlar Ligini kazanarak duble yapan Real Madrid, aynı zamanda Şampiyonlar Ligini üst üste 2 kez müzesine götüren ilk takım olma unvanını da kazanıyordu. Zinedine Zidane ise kupayı art arda 2 kez kazanma başarısı göstererek teknik direktörlüğünün baharında olan bir adam için müthiş günler yaşıyordu. 2017-18 sezonuna İspanya Süper Kupası ve UEFA Süper Kupa zaferleriyle tatlı bir başlangıç yapan Zizou'nun ekibi ligde gelen puan kayıpları ve Şampiyonlar Ligi'nde istenilen sonuçların gelmemesiyle beraber sezonun ilk çeyreğini deprem etkisiyle bitiriyordu. Kulüpler Dünya Kupası kapsamında yarı final maçına Henk Ten Cate'in çalıştırdığı Al Jazira Abu Dhabi karşısına çıkan Real Madrid, maça oldukça dominant bir başlangıç yapmasına karşın 41.dakikada Mbarak Boussoufa'nın attığı golle 1-0 geriye düşüyordu. 2.yarıya durağan bir başlangıç yaptıktan sonra canlanan Real Madrid, Cristiano Ronaldo ve Gareth Bale'in golleriyle olası bir facia sonucu son anda önlüyordu. Böylelikle finale yükselen Real Madrid rakibi Gremio'yu beklemeye koyuluyordu.

Gremio ise başarılı teknik direktörü Renato Gaucho önderliğinde Aralık ayının henüz başında sonlanan Serie A'yı 4. sırada bitirmeyi başarsa da asıl süksesini Copa Libertadores de yapıyordu. Zamora, Iquiqe ve Guarani'nin yer aldığı gruptan 13 puanla çıkmayı başaran Brezilya temsilcisi ilerleyen turda karşısında Arjantin temsilcisi Godoy Cruz'u buluyordu. Rakibini her iki maçta da mağlup ederek çeyrek finale yükselen Gremio tanıdık bir yüz olan Botafogo ile karşılaşıyordu. 0-0 biten ilk maçın ardından rövanşta rakibini 1-0 ile geçen Gremio yarı finalde ise Ekvador temsilcisi Barcelona'yı eliyordu. Finalde rakip ise Lanus'du. Rakibini Brezilya'da 1-0, Arjantin'de 2-0 ile geçen Gaucho'nun öğrencileri Libertadores'i kazanmayı başararak Kulüpler Dünya Kupasına katılmaya hak kazanıyordu. Yarı finalde rakip Meksika temsilcisi Pachuca oldu. Maçın genelinde rakibinden üstün oynamasına karşın golü bulamayan Gremio uzatmalara giden maçı sonradan oyuna giren Everton Soares'in attığı golle 1-0 kazanrak finale yükselmeye hak kazanıyordu. Peki final bize neler getirir ?

Öncelikle Gremio'nun maçını Real Madrid'den bir gün önce oynadığını belirtmekte fayda var ancak Gremio, Real Madrid'e oranla daha fazla efor sarf etti ve oldukça sert bir maçın içinden çıktı. Maçın önüne geçen bir haber ise tahmin edilebileceği gibi transfer dedikoduları. Merkez orta sahada oynadığı futbolla otoritelerin övgüsünü kazanmayı başaran ve Libertadores zaferinde çok büyük pay sahibi olan Arthur'un verdiği özel bir röportajda Real Madrid'in kendisine olan ilgisini doğruladığı yazılıyordu. Barcelona'nın da bu transferde istekli olduğunu göz önüne alırsak iki takımı Neymar'dan sonra bir kez daha başka bir Brezilyalı oyuncu için karşı karşıya geleceğe benziyor.

Maçın taktik yönüne gelirsek de Arthur'un dizinden geçirdiği sakatlık sebebiyle oynayamayacağını öncelikle belirtmekte fayda var. Gremio'nun hücum ve savunma arasındaki dengenin en önemli figürü olan Arthur'un yokluğu Gremio'ya Pachuca ile oynadıkları maçta gözle görülür zararlar vermişti. %47 topla oynayan Gremio'nun Arthur'un olduğu zaman topa daha çok sahip olan ve daha sakin oynayan bir yapıda olduğu bilinen bir gerçek. Onun yokluğunda ise Gaucho takımını 4-2-3-1 sistemiyle sahaya sürdü ve oyunun belli bölümlerinde Pachuca orta alanına karşı zayıf kaldılar. Gerçi bunda Pachuca'nın oldukça sert oynamasının etkisi çok büyük, nitekim Meksika ekibi takım halinde 30 faul yaptı. Yine de Real Madrid'e karşı Jaja ve Michel'den oluşacak merkez hattın diğer maçlara nazaran daha geride sabırla bekleyeceğini ve biraz daha sert olacaklarını düşünüyorum. Gremio'nun bu maçtaki en büyük silahı ise Arthur'un yokluğunda süper çocukları Luan olacak. İsmi çoktan Avrupa ekipleriyle anılmaya başlanan 24 yaşındaki futbolcu, Libertadores'de takımının zafere yürüdüğü yolda 8 golle hatrı sayılır bir katkı vermişti. Ancak onu bu maçta çok daha çetin bir savunma ve orta saha hattı bekliyor. Özellikle Casemiro'nun Luan'a iyi bir antitez olacağı kanaatindeyim. Casemiro'nun her geçen sezon mevkisinin en iyisi olduğunu birçok futbol seyircisine kabul ettirdiği göz önüne alınırsa bu eşleşmenin bu maç için kritik olacağını söyleyebiliriz.

Real Madrid cephesinde ise yüzleri güldüren gelişme müzmin sakat Gareth Bale'in tam anlamıyla geri dönüş yapması. Sezon başından beri sakatlıklarla uğraşan Galli yetenek hatırlanacağı üzere geçtiğimiz ay Fuenlabrada ile oynanan Kral Kupası rövanş maçında sahalara dönmüş, aynı maçta bir gol ve bir asistle oynamasına karşın mücadelenin bitiminde sakatlanarak tekrardan zorunlu tatile çıkmıştı. Al Jazira karşısında oyuna girer girmez takımının galibiyet golünü atan Bale'in Gremio maçı için sağlıklı olduğu dün yapılan toplantıda Zidane tarafından açıklandı. Özellikle Real Madrid de elmas adını verdiğimiz dörtlü orta saha düzeninin bu sezon önde pres yapan ve alanı iyi kapatan takımlar tarafından sekteye uğradığı göz önüne alınırsa Bale'in geri dönüşünün takımın hücum gücüne pozitif etki yaratması muhtemel. Bale'in oynayacağı ve gününde olacağı varsayılırsa Real Madrid için kilit faktör olacağını söyleyebiliriz. Al Jazira maçında attığı golle turnuva tarihinin en golcü futbolcusu etiketini ele geçiren Portekizli Cristiano Ronaldo ise 2.kez final maçında gol atmak için fırsat kollayacak. Sert ve tempolu geçen bir maçın ardından Real Madrid'in kupaya uzanıp El Clasico için günleri beklemeye geçeceğini düşünüyorum. Arthur'un tercihini hangi İspanyol takımdan yana kullanacağı ise önümüzdeki günlerde ilgileneceğimiz diğer bir konu olacak.



GÜNCEL YAZILAR