"Hayalgücü olmayan insanın kanatları olmaz."
Muhammed Ali

Yazarlar

Gökhan Şahin
Gökhan Şahin
@KingMadridista

Real Madrid, Sevilla şovundan kalanlar...

12/12/2017

Geçtiğimiz hafta San Mames stadında aldığı golsüz beraberlikle Barcelona'nın puan kaybettiği haftada büyük bir ikramı geri çeviren Real Madrid bu hafta ligde aynı puanı paylaştığı Sevilla'yı konuk etti. İki takımın hafta arası oynadıkları Şampiyonlar Ligi maçlarıyla beraber başlamak gerek. Real Madrid 2. olarak bitirmeyi garantilediği grubun son maçında Dortmund'u konuk ederken maça çok hızlı başlayıp 2-0 öne geçti, yediği 2 golle maçın beraberliğe gelmesine rağmen son haftaların eleştirilen ismi Lucas Vazquez'in golüyle maçı kazanmayı başardı. Sevilla cephesinde ise durum krizden ibaretti. As kadroyla çıktığı kimilerine göre Şampiyonlar Ligi'ndeki 32 takım arasından en zayıfı olan Maribor karşısında şok bir başlangıç yapan ve Marcos Tavares'in attığı golle 1-0 geriye düşen Sevilla 2. yarıda oyunun kontrolünü eline aldı ve Ganso'nun golüyle beraberliği koparmayı başarıp Liverpool'un galibiyeti sayesinde gruptan çıkmayı başardı. İnişli çıkışlı grafik gösteren bu iki takımın karşılaşması dolayısıyla merakla bekleniyordu.

Üstelik Real Madrid de Carvajal, Casemiro, Sergio Ramos ve Varane yokken takımın savunmadaki problemlere nasıl reaksiyon göstereceği merak konusuydu. Zidane, Bernabeu'da oynanan maç için ilginç bir kadro seçimi yaptı. Bu sezon sıkça gördüğümüz 4-4-2 ve 4-3-3 sistemlerinden arınıp 4-2-3-1 diziliminde sahaya çıkan Real Madrid her ne kadar maç içinde kenar oyuncuları Vazquez ve Asensio'nun sürekli orta alana yanaşmasıyla 4-4-2 görüntüsü verse de alışılagelen düzeninden çok farklı performans sergiliyordu. Maça oldukça hızlı başlayan Real Madrid kullanılan bir köşe vuruşu sonrası Sevilla savunmasının hatasının da yardımıyla Nacho'nun vuruşu sonrası 1-0 öne geçiyordu. Geçtiğimiz sezon duran toplarda gösterdiği olağanüstü başarıyla La Liga'nın duran toplardan en çok gol bulan takımı ve aynı zamanda 5 büyük ligdeki 98 takım arasında 5. sırada olan Real Madrid bu sezon ki kötü gidişatı üzerine bu 98 takımlı listenin 91. sırasına kadar gerilemişti. Bir örnek olarak Real Madrid'in duran toplardaki en büyük silahı Sergio Ramos'un en son geçtiğimiz sezon Real Betis ile oynanan maçta duran toptan gol bulduğunu söyleyelim.

Bu sezon bu alanda gösterdiği kötü performans sonrası ligin aşağı sıralarına gerileyen Real Madrid'de Nacho'nun attığı bu gol bu noktada önemliydi. Ancak Real Madrid sadece bununla yetinmedi. 23. dakikaya kadar Real Madrid'in kontrolünde geçen maç bu dakikadan sonra 42. dakikayı da içine alan süreçle birlikte tam bir şova dönüştü. Önce Asensio'nun sağ kenardan getirdiği topa çok iyi hareketlenen Portekizli Cristiano Ronaldo şık vuruşla farkı ikiye çıkarırken 8 dakika sonra bu sefer penaltı noktasından ağları bulmayı başardı. Hafta içi Ballon d'Or'u 5. kez kazanan Cristiano Ronaldo ligde 4. golünü atmayı başarıp kötü gidişini üstünden atmayı başarırken Real Madrid bununla durmakla yetinmedi. 38. dakikada Lucas Vazquez'in pasına çok iyi hareketlenen Toni Kroos tek vuruşla farkı dörde çıkarırken 42. dakika da Benzema'nın ara pasında Faslı genç oyuncu Achraf Hakimi düzgün bir vuruşla kariyerindeki ilk golünü atmayı başardı.

Attığı golden sonra tribünlere hızlı bir koşu yapan ve sonra aniden duruveren Hakimi'ye bu an maçtan sonra sorulduğunda genç oyuncu heyecanını kanıtlar nitelikte bir cevapla yüzleri gülümsetiyordu. "İlk önce güldüm ve sonra durdum. Çünkü bir gol atılınca nasıl sevineceğimi hiç tecrübe etmemiştim." Hakem Martinez Munuera ilk 45 dakikanın düdüğünü çaldığında maçın skoru 5-0'dı ve bu Sevilla için ciddi bir trajediydi. Endülüs ekibi en son bir devrede 5 gol yediğinde takvimler 1987 Ekim'ini gösteriyordu. Real Zaragoza ile oynadıkları maçın ilk devresinde 5 gol yiyen Sevilla, normal süreyi 8-1 mağlup olarak tamamlamıştı. Dolayısıyla bu kadar iştahlı bir Real Madrid varken Sevilla için tarihin tekerrürden ibaret olup olmayacağı belirsizdi. Ancak 2. devrede ilk yarıda çok kötü performans sergileyen Simon Kjaer ve Lionel Carole gibi isimlerin maça ayak uydurmasıyla birlikte daha ayakları yere sağlam basan bir Sevilla izledik ve normal süre 5-0 ev sahibinin üstünlüğüyle sona erdi.

Real Madrid'in Sevilla'yı 5-0 mağlup ettiği son maçta Sevilla adına hem Diego Maradona hem de Diego Simeone sahadaydı. Bu da bize tarihin hoş bir tesadüfü olarak kaldı. Real Madrid bu maçtan sonra FIFA Kulüpler Dünya Kupası için Abu Dhabi'ye uçtu ve takımın 16. haftada Leganes ile oynayacağı maç ertelendi. Çarşamba günü yarı final karşılaşmasında Birleşik Arap Emirlikleri temsilcisi Al Jazira'nın karşısına çıkacak olan Real Madrid bu kupanın geri dönüşünde Barcelona'yı konuk edecek. 28 puanda kalan Sevilla ise üst sırayla makasın açılmasını izlerken aşağı taraftan baskı gelmemesiyle birlikte haftayı pekte zararlı kapatmadı. Geçelim diğer maçlara...

• Pazar gecesinin kapanış maçında Villarreal ile Barcelona karşı karşıya geldi. Maç öncesinde Villarreal'in rakibini herhangi bir kulvarda 16 maçtır mağlup edemiyor istatistiğini göz önüne aldığımızda maçın Barcelona'ya daha yakın olduğunu söyleyebilirdik. Ancak sahadaki görüntü farklıydı. Kariyerinde 4. kez kopan diz bağları sebebiyle sahalardan uzun bir süredir uzak kalan Sergio Asenjo tekrar ilk 11 başlarken Barcelona da eski Villarreal oyuncusu Denis Suarez de kadrodaydı. Oldukça sıkı giden maç Villarreal'den Raba'nın kırmızı kart görmesiyle koptu ve deplasman ekibi Suarez ile Messi'nin golleriyle maçı 2-0 kazanmayı başardı. Ligdeki namağlup serisini 21'e çıkaran Barcelona, Valencia ile arasındaki 5 puanlık farkı korudu.

• Haftanın en tartışmalı geçen maçı ise Valencia ile Celta Vigo arasında oynandı. İki ekibinde karşılıklı olarak oyunun kalitesini üst seviyeye çıkardığı maçta Valencia, Simone Zaza'nın attığı golle 1-0 öne geçerken Celta Iago Aspas ile beraberliği yakaladı. Celta Vigo'lu oyuncuların itiraz ettiği birkaç penaltı pozisyonunu es geçen hakem Munuera Montero 81. dakikada penaltıyı Valencia lehine verdi ve Dani Parejo attığı golle skoru belirledi. Maçtan sonra koridorda Iago Aspas ve Hugo Mallo'nun mücadelenin hakemine oldukça ağır sözler sarf ettiği ve uzun süre ceza alabilecekleri basında yazıldı.

• Haftanın en ilginç karşılaşması ise Benito Villamarin'de oynandı. Real Betis'in 613 isabetli pasına karşılık Atletico Madrid'in 168 pası, %74-%26 gibi topla oynama istatistikleriyle tamamen Betis'in hakimiyetinde geçen maç Saul Niguez'in golüyle Madrid ekibinin üstünlüğüyle biterken Atletico puanını 33'e yükseltip namağlup unvanını korudu. Betis ise galibiyet hasretini 6 maça çıkardı. • 3 maçtır galibiyet hasreti çeken Sociedad kümede kalma savaşı veren Malaga'yı ağırladı. Maçı çok iyi oynayan Michel'in öğrencileri Borja Baston ve Chory Castro'nun golleriyle mücadeleyi 2-0 kazanarak son sıradan kurtulmayı başardı.

• Hafta içi Zorya deplasmanına as kadroyla çıkan ve grubundan lider çıkmayı başaran Athletic Bilbao ise Levante deplasmanındaydı. Toplam 25 faulün yapıldığı ve oldukça sert geçen maçı Bilbao Aduriz'in penaltıdan attığı gol ve Sergio Postigo'nun kendi kalesine attığı golle 2-1 kazanmayı başarırken Levante'nin tek golü Aymeric Laporte'nin kendi kalesine attığı golden geldi. 36 yaş 302 günlükken gol atmayı başaran Aritz Aduriz, 36 yaş 298 günle bu unvanı elinde bulunduran Piru Gainza'yı geride bırakarak kulüp tarihinin gol atan en yaşlı oyuncusu oldu. 6 maç sonra kazanan Bilbao küme düşme hattından uzaklaşırken Levante'nin galibiyet hasreti 3'e çıktı. • 4 maçtır kazanamayan Deportivo ise Leganes'i konuk etti ve Adrian'ın golüyle rakibini 1-0 mağlup ederek kötü gidişe son verdi. Leganes ise son 6 maçta 5 mağlubiyet aldı.

• Küme düşme potasında yer alan Alaves, sahasında konuk ettiği Las Palmas'ı Ibai Gomez ve Munir El Haddadi'nin golleriyle 2-0 mağlup etmeyi başardı. Mücadele boyunca 22 şutta 9 isabet bulan ve Abelardo yönetiminde 2 maçtır kazanmayı başaran Alaves ilerisi için umut depolamaya devam etti. • Getafe ile Eibar arasında oynanan ve Japonya'da da Gaku Shibasaki ve Takashi Inui'nin varlığı sebebiyle yoğun ilgiyle takip edilen maç golsüz berabere sona erdi. • Haftanın kapanış maçında ise dün gece Espanyol, Girona'yı ağırladı. Katalunya derbisinde Girona rakibini Timor'un golüyle 1-0 mağlup ederek Avrupa Ligi potasına yükselirken üst üste 2.kez kaybeden Espanyol derbi kazanamama serisini 18 maça çıkardı. Haftaya görüşmek üzere...



GÜNCEL YAZILAR