"Hayalgücü olmayan insanın kanatları olmaz."
Muhammed Ali

Yazarlar

Gökhan Şahin
Gökhan Şahin
@KingMadridista

Bir Proje : Eibar

05/02/2018

La Liga'nın 22.haftası lider Barcelona ve Real Madrid'in puan kaybıyla tamamlanırken ligin en olağan dışı sonucu Cumartesi günü Ipurua stadında alındı. Eibar konuk ettiği Endülüs temsilcisi Sevilla'yı 5-1 ile geçerken adeta şov yaptı ve kulübün en üst seviyedeki kısa tarihindeki en özel performanslarından birini sergiledi. Jose Luis Mendilibar'ın öğrencileri oyun stillerinin gerektirdiği şekilde topun arkasına geçip uzun toplarla direkt çıkma anlayışını benimserken Montella'nın topa hükmetmeye dayalı oyun anlayışını daha ilk dakikadan itibaren sekteye uğratmayı başardılar. Kike'nin sol çaprazdan 60 saniyeyi dahi tamamlamadan attığı golle Eibar 1-0 öne geçmeyi başarmıştı ve ligin muhtemelen en şirin takımı sosyal medyada geniş yankı uyandırıyordu. Şimşek hızından daha hızlı ilerleyen başlangıçları Fabian Orellana'nın golüyle taçlandı ve farkı 2'ye çıkardılar. Sarabia'nın penaltıdan bulduğu golle Sevilla ümitlense de kalan sürde ev sahibi Ivan Ramis, Arbilla ve Orellana'nın bir tane daha attığı gollerle 5-1'lik üstünlük kurmayı başardı ve puanını 32'ye yükseltip 7.sıraya yükseldi. Eibar'ın ligin en düşük bütçeli birkaç takımından biri olup en düşük hasılat gelirlerini elde ettiğini göz önüne alırsak milyonlarca paranın akıtıldığı endüstriyel futbolda olağanüstü bir başarı bu. Ancak Eibar'ın bu noktalara gelmesinin altında yatan anahtarlar hemen her başarılı insanın hikayesinin altında yatan kırılma noktalarıyla aynı : Sabır, Yapılanma, Risk.


Neden "sabır" ? Hikayeyi biraz daha başa alalım. 2008-2009 sezonu İspanya futbolunu takip edenler için Pep Guardiola'nın yarattığı Barcelona'nın başarılarıyla hatırlanacakken Eibar, 2.ligde tutunma çabaları içerisindeydi. Ancak kısıtlı kadrolarıyla uzun lig maratonunda çok ezildiler ve ligin son 17 haftasında sadece son hafta formalite icabı çıktıkları maç olmak üzere bir kez galip gelerek 3.ligin yolunu tuttular. Aynı zamanda ekonomik krizin eşiğinde olan bir dünya ve bundan en çok etkilenen ülkelerden biri olan İspanya'da Eibar'ın hayatta kalma ihtimali daha da zorlaşacaktı ama onlar vazgeçmediler. 2009-2010, 2010-2011 ve 2011-2012 sezonlarında 2.ligde hep yükselme play-off'una kalmayı başaran takım, gerek penaltılarla gerekse son dakika golleriyle olsun bir türlü şeytanın bacağını kıramadı ve aceleyle kararlar verildi. O kararlardan biri gereği görevinden ayrılmak zorunda kalan Manix Mandiola'nın Eibar'ın üst lige çıkmak için gerekli yetiler sahip olduğunu ispatlaması Eibar yönetimine gelecek için ümit veriyordu. O günlerden beri düzenli olarak sabrettikleri isim ise Fran Garagarza'ydı. Kulüpte antrenör olarak görev yapan ama aynı zamanda transferde de etkin olarak rol üstlenen Garagarza'ya teknik direktör seçiminde de 'fikir danışılma' rolü veriliyordu. 6 Haziran 2012 tarihinde ise Eibar'ın geleceğini şekillendiren bir hamle geldi Garagarza öncülüğünde Eibar yönetiminden. Garagarza'nın yakın arkadaşı olan ve Eibar altyapısının idaresini şekillendiren Gaizka Garitano yeni sezonda A takımın patronu olacaktı. Eibar o sezonu yine play-off potasında bitirmeyi başardı ve 3 sezondur elendikleri etaba yeniden geldiler. İlk maçta Alcoyano, ikinci maçta Real Oviedo'yu elemeyi başararak finale yükselmeyi başardılar. Finalde rakip ise tıpkı kendileri gibi düzenli bir yapılanma içerisinde olan L'Hospitalet'ti. Eibar iki maçın sonunda rakibine gol izni dahi tanımayıp toplamda 4-0 ile şampiyon olmayı başardı ve kendilerini Liga Adelante'ye götürecek bileti almaya hak kazandılar. Oldukça dominant bir futbol oynayarak üst lige yükselen Eibar'da hedef çok netti. "La Liga". İlerleyen yıllarda adlarını Paris Saint Germain, Athletic Club ve Birmingham gibi kulüplerde göreceğimiz Yuri Berchiche, Eneko Boveda ve Jota'nın iskeletini oluşturduğu, Ander Capa,Dani Garcia, Jose Luis Morales ve Raul Nvas gibi çok özel oyuncularında bulunduğu 2013-2014 model Eibar ligi 69 puanlı Deportivo'nun 2 puan önünde tamamlayarak 71 puanda şampiyon oluyor ve tarihlerinde ilk kez La Liga'da mücadele etmeye hak kazanıyordu. Bu tarihi başarıya imza atan Gaizka Garitano'nun sonu her ne kadar tatsız bitse de ligin ilk maçında ezeli rakip Real Sociedad'ın 1-0 mağlup edilmesi ise yerel taraftarlar için paha biçilemez bir şeydi. Eibar yönetimi 'camiadan biri' olan evlat Fran Garagarza'nın sözlerine hep güven duydular ve sabır gösterip herhangi bir teknik direktörün sonuçlardan sonra arkasında durmayı bildi. Onların 2010'lu yılların başından öğrendiği bu erdem 2017-2018 sezonunda Avrupa potasına girmelerindeki en büyük etkenlerden biriydi. Neden mi ? Lige son derece kötü başlayan ve küme düşme hattına giren Eibar'da Jose Luis Mendilibar'ın görevine son verilmesi gerektiğine dair haberler basında sıkça fazla yer meşgul etmeye başlamıştı. Ancak başarılı teknik adama her daim güvenini göstermekten çekinmeyen yönetim meyvesini aldı. Ligin ilk 11 haftasında sadece 8 puan toplayan Eibar takip eden 11 haftada cebine çıkarılabilecek maksimum puan olan 33 puanın 24'ünü cebe attı ve Avrupa potasına girdi.


Neden "yapılanma" ? İspanya'da perde arkasında kalan antrenörler ve daha çok spot ışıklarını üzerine toplayan sportif direktörlerin takımların asıl başarısındaki en büyük sahipleri olduğuna yönelik hikayelerine yıllardır aşinayız. Özellikle Sevilla'nın 5 Avrupa Ligi kazanmasından sonra alkışları toplayan Monchi'nin sayesinde bu tarz isimler artık dünya basınında da daha çok ön plana çıkmaya başladı. Bunlardan biri de Fran Garagarza. Eibar'da 2007 yılından beri antrenörlük görevi yapan Garagarza, işin sadece bu kısmıyla yetinmiyor ve NBA, NFL ve MLB gibi organizasyonlardan aşina olduğumuz "General Manager" rolüne de sık sık soyunuyor. Kulüpteki teknik direktör seçimleri,transferler,çeşitli ülkelerin pazarlarına açılma ve sosyal medya yönetimi gibi çoğu şey Garagarza'nın bilgisi ve direktifleri dahilinde şekilleniyor. Gelinen noktada Eibar'ın gayet başarılı olduğunu söylemek mümkün. En üst seviyedeki ilk sezonları olan 2014-2015 sezonunu küme düşme hattında tamamlayan ancak mali sebeplerden dolayı Elche'nin küme düşürülmesiyle şans kapılarının suratlarına açıldığını gören Eibar'lı yöneticiler üzerilerindeki acemiliği attılar ve 2015-2016 sezonunda adımlarını daha sağlam attılar. Sezonun bitimiyle birlikte Garitano'dan boşalan teknik direktörlük koltuğuna Jose Luis Mendilibar'ı getiren Eibar, deneyimli teknik adamın kadro yapısına en uygun oyunu oynatacak teknik direktör olduğunu çok iyi biliyordu. Özellikle Real Valladolid ve Osasuna'yı çalıştırdığı dönemlerde elindeki malzemeden skorlar bağımsız olmak üzere iyi sonucu olmayı başaran Mendilibar'ı Eibar'da da bu iki takımdan çokta farklı bir ortam beklemiyordu. Elindeki malzemeden en iyisini almak zorundaydı. Hedefini ligde kalmak olarak belirleyen Eibar, ligi 43 puanla 14.sırada bitirmeyi başardı ve hedefini gerçekleştirdi. 2016-2017 sezonunda kulüp rekoru kırıp 54 puan toplayan ve ligi 10.sırada tamamlayan Eibar tıpkı bu sezon olduğu gibi çok uzun bir süre Avrupa potasında yarışmayı başardı ancak ligin sonlarına doğru düşüşe geçti.Aynı grafiğini 2017-2018 sezonunda devam ettiren Eibar, son yılların en zorlu liginde 22 haftada 32 puan toplamayı başardı. Doğru yapılanmanın başarı getirmesi hiçbir zaman tesadüf değildir ve Eibar'a da olan doğru zamanda doğru hamleleri yapmanın getirdiği başarılar.


Neden "risk" ? Jose Luis Mendilibar ve oyuncuları saha içinde efsane olarak nitelendirilebilecek işlere imza atıyor olabilirler ancak işin teknoloji ve reklam kısmı da harikulade işliyor. Kulübe 2015 yazında katılan Takashi Inui'nin daha önceki takımı Eintracht Frankfurt'a getirdiği taraftar sayısını çok iyi süzen yöneticiler oyuncuyu Eibar'ı Japonya pazarına açma yolunda bir araç oldu. Karşılıksız olduğunu söyleyemeyiz zira aynı şeyi Japon oyuncu Inui de büyük bir zevkle ve keyifle yapıyor. Kimliğinde Japonya yazsa da desteklediği takımın Eibar olduğunu rahatlıkla açıklayabilen bir oyuncu düzenli olarak Japon taraftarlar etkinlik düzenliyor,forma dağıtıyor,maça davet ediyor ve YouTube kanalından videolar yayınlıyor. Inui'nin getirdiği taraftar potansiyeli sayesinde Eibar'ın Twitter'da Japonca diliyle paylaşım yapan ayrı hesabı dahi var. 2016 yılında ise başkent Tokyo'da 'Eibar taraftarları' adlı bir oluşum kuruldu ve Eibar Japonya'da ilgiyle takip edilir hale geldi. Asya'nın çevre ülkelerinden de taraftara sahip olduğu bilinen Eibar'da bu konuya dair en güzel gelişme ise bu sezon oynanan Getafe maçında yaşandı. La Liga tarihinde ilk defa iki Japon oyuncunun karşı karşıya geldiği ( Takashi Inui - Gaku Shibasaki) Getafe - Eibar karşılaşmasının saati özel olarak değiştirildi ve öğlen saatine alınarak Japonya saatine uygun hale getirilmesi amaçlandı ve bu, Japonya'da çok büyük ilgi gördü. Japonya'da olan güzel projeleri hariç Twitter'da da sürekli olarak etkinlikler düzenleyen Eibar, geçtiğimiz günlerde kalecileri Marko Dmitrovic, Yoel Rodriguez, Asier Riesgo ve kulüp başkanının 'san blas' (yöresel bir yemek) yapmaya çalıştıkları bir çeşit yarışmayı yayınladı. Aynı şekilde Ipurua'ya Real Madrid,Barcelona ve Atletico Madrid gibi gelen rakipleri her zaman fırsat olarak gören Eibar, maçın skoru ne olursa olsun kulüplerin simge oyuncuları Cristiano Ronaldo, Lionel Messi ve Antoine Griezmann'a yönelik sempatik mesajlar yayınlama şansını kaçırmıyor. Eibar tüm bunları yaparken bir risk aldı ve sonunda başarısız olma ihtimali hiçte az değildi. Ancak şuan bakıldığında oturaklı bir kadro var ve başarılar da geliyor. Onları yakın tarihte Avrupa'da görmemek için bir sebebimiz var mı ? Hiç sanmıyorum. En azından önümüzdeki yıllarda son hedefini koydukları yerde olacaklar. 


Yola üst lige yükselme göreviyle çıkan Eibar'ın görevleri hiçbir zaman bitmeyecek. Onlar günümüze ayak uydurabilen en şirin kulüplerden birisi ve bu çok uzun bir süre devam edecek... La Liga'da gelecek hafta görüşmek üzere! 



GÜNCEL YAZILAR