"Hayalgücü olmayan insanın kanatları olmaz."
Muhammed Ali

Yazarlar

Alican Şengül
Alican Şengül
@acsezuma

Korkaklar Daima Kaybeder

16/02/2018

Geçtiğimiz hafta, bu sezon ligde ikinci kez 5 gollü bir galibiyet alan Beşiktaş, taraftarlarını ilk kez heyecanlandıran bir oyun ortaya koydu. Devre arasında önemli birçok oyuncusunu kaybeden ve PTT 1. Lig yolunda emin adımlarla ilerleyen Karabük karşısında alınan bu galibiyet çok görkemli olmayabilir fakat oyunun içeriğine gelindiğinde, bu sezon belki de ilk kez bir maç bu kadar olumlu mesajlar verdi. Bu mesajlara geçmeden önce bir konuya değinmek lazım; Beşiktaş bu sezon kanatlar üzerinden kurguladığı ve geçtiğimiz iki sezona nazaran daha direkt bir oyun sergiliyor. Rakipten bağımsız gelişen bu oyun, erken gol bulunması halinde mutlak bir dominasyona dönüşüyor. Bir diğer 5 gollü galibiyet olan Osmanlıspor maçı da bunun en büyük örneklerinden birisi.

Karabük maçında oynanan oyunu anlamlı kılan şey ise Beşiktaş’ın bu sezon ilk kez, özü olarak adlandırılabilecek oyunu oynaması. Bir korner organizasyonu sonrasında gelen erken gol sonrası Siyah-Beyazlılar, sürekli olarak merkezden hücum etti ve bunu yaparken topu hem paylaşarak hem de en doğru biçimde 3. bölgeye taşıyarak yaptı. Öyle ki; taç çizgisini kendine mesken edinmiş Ricardo Quaresma bile yay üzerine deplase oldu ve tıpkı Galatasaray maçındaki gibi etkili oldu. Portekizli gibi keza Oğuzhan Özyakup da 2. ve 3. bölgede daha fazla topla buluşarak kendisinden beklenen hücum verimliliği ve aksiyonuna yaklaştı.

Mehmet Özdilek ile özellikle mental olarak büyük bir değişim yaşayan Konyaspor deplasmanına bir takım rotasyonlar ile başlayan Beşiktaş’ta en çok göze çarpan değişiklik Quaresma’nın yerine kadroda kendine yer bulan Jermain Lens oldu. Lens’in yanı sıra Şilili yıldız Medel, Pepe’nin yanındaki yerini alırken, sol bek pozisyonunda da Adriano yerine Caner Erkin görev aldı. Bu değişikliklerin yanı sıra Karabük maçının etkili isimlerinden Oğuzhan’ın yerine Tolgay ve en ileri uçta da henüz kendini camiaya kabul ettirememiş Negredo yerine yeni transfer Wagner Love başladı.

 “Deep lying playmaker”, yani 6 numara üzerinden oyun kurucu olarak oynayan Tolgay yine 8 numara görevi ile kaptan Atiba’nın yanında orta sahanın merkezini oluşturdu. Taraftarının önünde ve küme düşme tehlikesini yavaştan hissetmenin verdiği agresyonla maça önde basarak başlayan Konyaspor karşısında maçın başlarında oyun kurmakta zorlanan Beşiktaş, 20. dakikaya gelinirken rakip sahaya yerleşmeye başladı. Love’ın ara pasına hareketlenen son dönemin formda oyuncusu Talisca’nın kaçırdığı pozisyonla birlikte maçtaki ilk tehlikesini yarattı. Bu pozisyondan yaklaşık 5 dakika sonra da gol ile buluştu. Kornerden seken topa gelişine sert vuran Babel’in şutunda Atiba’nın sırtına çarpan top ağlarla buluştu.

Tarihinin fikstür açısından en zorlu sürecinin başlangıcı niteliğindeki Konya maçına 4 değişiklik ile başlayan Kartallar, golü bulmasına karşın değişikliklerin de getirdiği uyum sorunu ile oyunu dikta etmekte zorlandı ve devrenin sonlarına doğru kontrol ev sahibi Konya’ya geçti. Bu süreçte topu kontrolüne almak yerine geçiş hücumu oyunu tercih edildi, Love ve Talisca ile bulunan fırsatları değerlendirilemeyince devre 0-1’lik sonuç ile tamamlandı.

Maçın ikinci yarısına ev sahibi hızlı başladı ve Beşiktaş’ın oyununu tamamen bozdu. Tam da bu noktada, Şenol Güneş sezon başından bu yana defalarca kez yaşadığı akıl tutulmasını tekrar yaşadı ve mantıklı tek bir açıklaması olmayan Love-Vida değişikliği ile haftalardır süren bir kez daha ortaya koydu. İşin en acınası kısmı ise bu değişikliğin hemen ardından gelen Konyaspor golü oldu. Son birkaç maçtır, stoper başlattığı Medel’in maç içerisinde hem de çok iyi oynamasına karşın yerini değiştirerek bir teknik direktörün yapabileceği en büyük yanlışlardan birisini yaptı.

Beşiktaş gibi bir takımda, bir lig maçında bu korkaklığı göstermenin hiçbir anlamı yok, olmadı ve olmayacak da. Siyah-Beyazlılar ile geri kazandığı itibarı bu sezon tamamı ile kaybeden Güneş, tüm oyuncular da dahil olmak üzere sezonun en formsuz ismi olduğunu tekrar gösterdi. Yenilen gol sonrasında yaptığı yanlıştan hızlıca dönmesine karşın, hem takım oyunun hakimiyetini ele alamadı hem de bir değişiklik anlamsızca heba oldu. Madem rotasyona gidilecekti; kritik Fenerbahçe derbisi öncesinde Pepe ve Talisca gibi takımın en önemli iki oyuncusunu sahaya sürmek neden? İkisi de gördüğü kartlar sebebi ile cezalı duruma düştü.

Oluşan çaresiz durum sonrasında Negredo’nun ardından Quaresma’yı da oyuna sokan Şenol Güneş oyuna istediği etkiyi edemedi ve üstüne üstlük takımın özgüvenini yerle yeksan ederek oyunun büyük bir kaosa dönüşmesine de sebep oldu. Bu kaostan faydalanan taraf da ne yazık ki ev sahibi takım Konyaspor oldu ve Pepe’nin kafasından seken topta eli ile çıkardığı bir pozisyonda, maçın son dakikalarında galibiyeti kaçırdılar.

Tecrübeli teknik adam kendi değerlerinden ödün verdi, kendisi ile özdeşleşmiş cesaretini bir kenara koydu ve iki sezon üst üste şampiyon olmuş takımı, tarihinin en pahalı kadrosuna karşın büyük bir hüsranın kıyısına taşıdı. Bu sıradan bir başarısızlık değil; Galatasaray ve Fenerbahçe’nin yaşadığı türlü sorunlarla dolu süreçte, neredeyse bir köşeye attığı şampiyonluk ile camianın yıllardır aradığı çıkışı de mahvetti. Evet, mahvetti.

Belli bir planlama içerisinde olmadığı sürece sezon içinde yapılan teknik direktör değişikliği hiçbir büyük takım için olumlu sonuç vermez ama Şenol Güneş yönetimindeki Beşiktaş öyle bir noktaya geldi ki, Şampiyonlar Ligi’nde gösterilen suni başarı bir kenara konacak olursa, oluşan kadro ve beklentiler doğrultusunda, şimdiden, oldukça başarısız olduğunu söylemek oldukça mümkün. Bu durumu oluşturan temel etmen ise, ligde alınan olumsuz sonuçlar değil, yaşadığı anlamsız buhranı tüm takıma sirayet ettirmesi.

Julius Caesar’ın pek kıymetli bir sözü var, Şenol Güneş’in mevcut durumunu ve camiaya yaşattıklarını özetler nitelikte; “Korkaklar gerçek ölümlerinden önce defalarca ölürler.” Bu sezon Beşiktaş taraftarı ligde defalarca kez öldü, ölmeye de devam ediyor. Tek müsebbibi var, o da belli. İstikrar herkesin haddi değil, artık tek beklenti var; ne kral ne de imparator, tek kelime ve 6 harf! İst..a!



GÜNCEL YAZILAR