"Hayalgücü olmayan insanın kanatları olmaz."
Muhammed Ali

Yazarlar

Alican Şengül
Alican Şengül
@acsezuma

Kaos

28/12/2017

Sadakat ile inat etmek arasında sınır çizgilerinden hallice, hassas bir çizgi vardır. Bu çizgi birey özeline indirgendiğinde sırat köprüsü gibi keskinleşir. Bir ucunda cennet, diğer ucunda ızdırap ve karanlık dolu bir çukur... Türlü çilelerle gelinen noktada Beşiktaş, çektiği cefaların sefaya dönüşmesi gereken noktada kimi bireylerin şahsi hırs ve inatlarına kurban gitmek üzere. Bu haletiruhiyenin günbegün pekişmesi ile birlikte ortaya çıkan durum ise tüm camia geneline yayılan ve yayılmaya devam eden bir kaos... Bir saltanat başlangıcına köprü görevi görecek, en azından görmesi beklenen 2017-2018 sezonunun yarısına gelinmişken Siyah-Beyazlılar, el ele köprü korkuluklarında...

Tüm kamuoyunun takdirini alarak, son yılların en iyi, en kollektif oyununa sahip takım nedir, nedendir bilinmez taklalar halinde şarampole yuvarlanıyor. Beşiktaş aracının takla atmasında da tüm uyarılara rağmen kendi bildiği yoldan giden sürücü, Şenol Güneş var. Sahaya yayılımı, takımın bir bütün halinde ve sabırla rakip kaleye gittiği, oyunun geriden, yerden ve merkez orta saha oyuncuları üzerinden kurulduğu sistem bu sene birkaç maçın belli bölümleri hariç görülmedi. Türk usulü total futbol gitti, yerine, popüler zamanında doğan çocukların, sadece ama sadece kanat ortalarına dayalı bir oyun geldi. Önceleri ¨lig yeni başladı, takım zaten doğru düzgün kamp yapamadı¨ denildi. Daha sonra, takımın kamp yapamamasından mütevellit, ilk haftalarda yorgun düştüğü ve Milli Takım arasının iyi geleceği konuşuldu. Bu tarz türlü bahaneler eşliğinde çift haneli haftalara gelindiğinde ise ortaya kara bulutlar içerisinde yüzen bir camia çıktı.

"Bu adam davanın çürük olduğunu görüyor ama inat olsun diye vazgeçmiyor ondan; fakat sadakat adını veriyor bu hale" diyor Nietzsche; Şenol Güneş’in, en güzel duyguların ve modern futbolun katili Ricardo Quaresma ısrarını tanımlarcasına... Tecrübeli teknik adam, pabuçlarını ters giymesine rağmen doğru olduğuna dair inat eden bir Alzheimer hastası gibi davranıyor. Doğru pabuçları bulmak için çok uzağa değil, son 2 seneye bakmak yeterli fakat Güneş, belki de ilk kez büyük bir takımı çalıştırmanın getirdiği kibir ile kendi doğrularını bile unutmuş durumda.

Menajerlerin ve siyasilerin yabancı sınırı dayatmasına gebe bir futbol ortamında, hele ki kazanılan şampiyonluklardaki payları da düşünüldüğünde Oğuzhan ve Tolgay gibi oyuncuların ana planın dışına çıkması hiç ama hiç kabul edilebilir bir durum değil. Quaresma merkezli, kanat ortalarına dayalı oyun planı tutmadı, tutmuyor, tutmayacak da. Çünkü ne taktik dizilim ne de eldeki oyuncu havuzu buna imkan tanımıyor. Geçtiğimiz sezon işlerin kızıştığı son virajı Oğuzhan-Tolgay ikilisi ile hem de vura kıra geçen Beşiktaş, tutmayan bu oyun planını işler hale getirmek adına içeride, ligin en dağınık takımlarından Osmanlıspor karşısına Atiba - Medel ikilisi ile çıktı. Sadece bu değişim bile Şenol Güneş’in yaşadığı, iyimser tabirle akıl tutulmasını açıklıyor.

Şampiyon kadroya eklenen isimlerden Pepe hariç verim alınamadığı gibi, bu oyuncular hem oynatılmadı hem de türlü bahanelerle bu durum normalleştirilmeye çalışıldı. Lens yürüdü, Medel isteksizdi, Orkan gündem bile değil, Negredo sabit... Liste böyle uzar da gider. Yardımcı hoca sorusu sorulduğunda küplere binen hoca, 17 haftası geride kalan lig maratonunda, henüz tek bir basın toplantısında dahi gerçekçi konuşmadı. Negredo saha içinde Quaresma’ya söylendi diye, hocanın hiç de adeti değilken oyundan çıktı fakat oyunu sabote edermişçesine oynayan Quaresma saha kenarına alındığında eller kollar kalktı, söylendi, bantları sahanın orta yerine çıkarıp attı hatta Güneş’in kendisine bile çıkıştı. Peki nerede adalet?

İşin taktik kısmına gelindiğinde de durum farkı değil. Quaresma ilk devre boyunca tam 212 orta açmış ve sadece 2 asist 1 gol ile 3 gole katkıda bulunabilmiş. Bu kadar çok top kullanan bir hücum oyuncusunun sadece 3 gole katkıda bulunmuş olması Beşiktaş’ın koca bir devre boyunca ne kadar verimsiz hücum ettiğinin de en belirgin göstergesi. Geçtiğimiz 2 sene boyunca şaka ile karışık türlü benzetmelere meze olan Barcelona’nın ligin ilk yarısı boyunca takım halinde açtığı orta sayısı ise 185! Kanat ortaları futbolun gayet içerisinde olan bir hücum şekli fakat bütün bir oyunu bunun üzerine kurmak, tıpkı Metin Tekin’in de dediği gibi "Her orta başka bir pozisyon seçiminden vazgeçiştir."

Aşağıdaki tabloda farklı tarzlara sahip bazı kanat oyuncularının kendi liglerindeki ilk devre performansları yer alıyor. Rakamların da gösterdiği gibi, Ricardo Quaresma kadar verimsiz tek bir oyuncu yok, hatta yanına dahi yaklaşabilen yok! Gerek kendisine gerek takım arkadaşlarına karşı sahadaki tavrı ve ortaya koyduğu oyunun gösterdiği tek bir şey var, o da Portekizli’nin tamamen rotasyon dışına çıkması. Güneş ancak bu şekilde kendi eli ile yarattığı kaosu dindirebilir. Bu sezon tarihin en iyi liglerinden birisi oynanıyor ve bu, onca başarısız maça rağmen Beşiktaş’ın yarıştan tamamen kopmasını engelleyen tek faktör. Verdiği tezat demeçler ile sürekli kendisiyle çelişen Güneş, önce camianın değerlerini sonra da kendi doğrularını bulmakla yükümlü. Son dönemde takındığı külhanbeyi tavrı da kabul edilir değil, keza kendisi de dokunulmaz değil.

Evet, Şenol Güneş Beşiktaş’ı üst üste 2 kez şampiyon yapmıştır. Ama unutulmasın ki bu Beşiktaş’ın değil, kendisinin ilk şampiyonluklarıdır. Yine unutulmasın ki, Beşiktaş daha önce de defalarca şampiyon oldu, keza bundan sonraki süreçte de Güneş olsun ya da olmasın şampiyon olacaktır. "Kimse vazgeçilmez değildir ve hiç kimse kendisini vazgeçilmez sanan biri kadar aptal değildir" - Victor Hugo



GÜNCEL YAZILAR