"Hayalgücü olmayan insanın kanatları olmaz."
Muhammed Ali

Yazarlar

Alican Şengül
Alican Şengül
@acsezuma

Ustaya Saygı

22/12/2017

Football Manager (eski adıyla Championship Manager) tutkunları iyi bilirler. Merkez defans ve orta saha oyuncularında “Kararlar” özelliği çok önemlidir. Genç yaşta bu özelliği yüksek oyuncu bulmak çok zordur. En üst düzey orta saha oyuncularında genellikle karar verme yeteneğinin yüksek olması beklenir. Andrea Pirlo’nun ismini bu oyunla ilk tanıştığım günlerde öğrenmiştim. O zaman Milan’da genç bir futbolcuydu hatta oyunda mevkisi olarak hücumcu orta saha / forvet yazıyordu. Karar verme yeteneği o yaştaki neredeyse her futbolcudan yüksekti. Futbol meraklısı bir ergenin tanımadığı bir idole aşkı öyle başlamıştı işte. O günden sonra oyunda ve hayatta hep takip ettiğim oyunculardan olmuştur. Profesör, Mozart, Maestro ve Mimar gibi lakaplara layık görüldüğü kariyerine 5 Kasım 2017’de New York City ile çıktığı maçta son veren Andrea Pirlo bir mevki anlatılırken adı sayılan oyunculardan oldu. Derin oyun kurucu adlı bu mevkinin doğuşunu anlatmak için Jonathan Wilson’un yakın zamanda çıkan Kirli Yüzlü Melekler kitabından esinlenerek sizleri mazinin Arjantin’ine götüreceğim...

1920’li yılların sonunda Imre (Emerico) Hirschl Orta Avrupa’da giderek yayılmakta olan antisemitizmden uzaklaşmak isteyen Musevi bir Macar’dı. 1930 Temmuz’unda Sao Paolo’ya gitti. Orada takımı New York Hakoah ile Latin Amerika’yı turlayan Bela Guttmann’ı buldu. Guttmann o sıralar aktif futbol kariyerine devam etmekte olan bir başka Macar Musevisi idi. Onun arabulucluğu sayesinde Hirschl Hakoah takımına masör olarak alındı ve onlarla birlikte Arjantin’e doğru yola çıktı. Buradan sonra kendi yolunu buldu ve 1932 yılında Buenos Aires’in başkenti La Plata semtinin Gymansia y Esgrima (Jimnastik ve Eskrim) futbol takımının, yani bugünkü adıyla Gimnasia La Plata’nın antrenörü oldu.

Bu sıralarda İngiltere’de futbol tarihinin en önemli değişikliklerinden biri etkisini göstermeye başlamıştı. 1925’e kadar geçerli futbol kurallarına göre hücum eden bir oyuncunun aktif olabilmesi için kendisi ile rakip kale çizgisi arasında en az üç rakip oyuncu bulunması gerekiyordu. 1925’te maçlardaki gol adedinin artırılması amacıyla İngiliz Federasyonu bu sayıyı üçten ikiye indirdi. Yeni ofsayt kuralı hücumu kolaylaştırıyordu. Bu yüzden orta sahanın ortasındaki 5 numaranın iki savunmacı arasına girmesi gerekti. Kural değişiminin öncesine kadar moda olan 2-3-5 dizilişi yerini Herbert Chapman’ın meşhur W-M dizilişi olan 3-2-2-3’e bırakıyordu. Eski sırt numaralarına göre bu pozisyonlar savunmadan hücuma ve sağdan sola şöyleydi: 2 – 5 – 3, 4 – 6, 8 – 10, 7 – 9 – 11.

Avrupa’dan Güney Amerika’ya gelen pek çok antrenör gibi Hirschl da beraberinde yeni fikirler getirmişti; ancak İngilizler’den henüz feyz almamış pek çok Orta Avrupalı futbol adamı gibi ona göre de ters piramit hala en etkin sistemdi. Ancak Hirschl’ın ön beşlisi çizgi halinde dizilmiyor; en dıştaki ve ortadaki forvetlerin arasındaki oyuncular orta sahaya daha yakın konumlanıyordu. Yani öndeki W vardı ama arkada henüz bir M yoktu. Takımını sahaya 2-3-2-3 şeklinde sürüyordu. W-M’nin selefi olan bu dizilişte forma numaraları savunmadan hücuma ve sağdan sola şöyleydi: 2 – 3, 4 – 5 – 6, 8 – 10, 7 – 9 – 11. (W-M ile Metodo olarak bilinen Hirschl’ın kullandığı dizilişinin sırt numaraları farklarından dolayı klasik tabirle “5 numara” sözü İngilizlere bir stoperi çağırıştırırken, Arjantin’de bir orta sahayı çağrıştırır.)

Hirschl’a göre takımın en önemli oyuncusu Jose Maria “Pepe” Minella’ydı ve takımı onun etrafına bina etmek istiyordu. Minella on altı yaşındayken yerel ligde oynayan Mar del Plata’nın santraforu olarak kariyerine başlamış bir genç yetenekti. 1925’te Galler Prensi’nin Arjantin ziyareti şerefine HMS Repulse kruvazörünün tayfasıyla oynanan maçta parlamış ve üç yıl sonra Gimnasia’ya transfer olmuştu. 1930-31 sezonu öncesindeki uzun dostluk maçları turunda orijinal pozisyonunda oyanayan Minella yirmi yedi maçta on bir gol atmıştı. Sezon başında takımın 5 numarası Pedro Chalu sakatlanmıştı ve Minella onun yerinde görevlendirilmişti. O dönemlerin önde gelen spor yazarlarından Julio César Pasquato’ya göre futbol tarihi ikiye ayrılacaktı: “Minella öncesi ve Minella sonrası...” Hirschl yaratıcı orta saha oyuncusunun sağına Oscar Montanez’i, soluna da Angel Miguens’i yerleştirerek “las tres Ms” (üç M) olarak tanınacak meşhur üçlü ile Gimnasia’nın 1933 sezonunda doksan gol atacak kadrosunun temelini atıyordu.

Hirschl’ın Gimnasia’da yaptıklarını takdirle seyreden River Plate 1934 sezonunda Macar antrenörü takımın başına getirdi. Chapman’ın M savunmasını Orta Avrupa ilhamıyla uyarlamaya başlayan Hirschl, İngilizler’den farklı olarak savunmayı üçlemek yerine Minella’yı savunma ile orta saha arasındaki alanda derin oyun kurucu olarak konumlandırıyordu. Hirschl’ın Minella’lı River Plate’i 1936 ve 1937 sezonlarında Arjantin şampiyonluğunu kazandı. Bu şampiyonluklardan ikincisi o zaman için bir rekor olan 106 gol ile geldi. Hirschl 1938 yılında Rosario Central’e geçse de, Minella 4 sezon daha River Plate’de kalacak; La Maquina (Makine) lakabı takılan takımın ilk versiyonunda önemli bir rol oynayacak ve 1941’de bir kere daha River ile şampiyonluk kupasını kaldıracaktı.

1945 yılında River Plate’e bu sefer teknik direktör olarak dönen Minella 1945 ve 47 sezonları ile 1952-57 arasında da beş sezon olmak üzere toplam yedi şampiyonluk yaşadı. Minella’nın River’daki teknik direktörlük döneminin ilk iki ve son üç şampiyonluğunda yer alan en önemli oyunculardan biri zamanında kendi oynadığı mevkide konumlandırdığı Néstor “Pipo” Rossi’ydi. Tıpkı Minella gibi Rossi de forvet kökeni sayesinde kendi yarı sahasında topa hükmedip takımının hücumlarını yönlendirme meziyetine sahipti. El Caudillo (lider) lakaplı Rossi oynadığı dönemde öyle idol bir oyuncuydu ki, Eylül 1956’da Boca Juniors’un yeni yetme orta sahası Antonio Rattin River Plate ile yapacakları maç öncesi kariyerinin sonuna yaklaşan Rossi ile bir fotoğraf çektirmişti. Rattin hala o fotoğrafı sakladığını söyler...

Tıpkı Minella ve Rossi gibi Pirlo da kariyerine bir forvet olarak başladı. Çocukluk idolü Roberto Baggio’nun yanı sıra Pep Guardiola ve Luca Toni ile birlikte oynadığı Brescia’nın antrenörü Carlo Mazzone 22 yaşındaki Pirlo’yu bir derin oyun kurucu olarak denedi. İşte o günden beri orta sahanın arkasından oyun kuran oyuncu pozisyonu pek çok kişi için Pirlo’nun ismiyle eş anlamlı. Paul Scholes’dan sonra yakın zamanda Xavi Hernandez, Xabi Alonso ve şimdi Pirlo’nun vedasıyla derin oyun kurucu mevkisinde hüzünlü bir yaprak dökümü yaşandı. Şimdilerde bu ustalardan aldıkları meşaleyi Toni Kroos, Marco Veratti ve Luka Modric gibileri taşıyorlar. Ama hiçbiri bir Andrea Pirlo olamazlar; olmayı amaçladıklarını da sanmıyorum. Büyük Regista’ya saygılarla...



GÜNCEL YAZILAR