"Hayalgücü olmayan insanın kanatları olmaz."
Muhammed Ali

Yazarlar

Alican Şengül
Alican Şengül
@acsezuma

Aynı tas aynı hamam

22/01/2018

Ligin ilk yarısını oyun ve sonuç olarak büyük hayal kırıklıkları ile kapatan Beşiktaş, 2. devreye de geride kalan 17 haftada olduğu gibi yine kadro arayışı içerisinde girdi. Bu kez kesik yiyen isim sağ bek Gökhan Gönül oldu. Portekizli yıldız Ricardo Quaresma’nın kanat ortaları üzerinden şekil verilen hücum, kendisinden vazgeçmek yerine Caner ile desteklenmiş oluyordu. Sakatlıkları bulunan Pepe ve Tosic’in yerine yeni transfer Vida ile yavaş yavaş kadronun aranan ismi olmaya başlayan Medel, savunmanın merkezini oluşturdu.


Bir diğer değişiklik de ilk devrenin sonlarında kaybettiği formasını geri alan Oğuzhan Özyakup’tu. Kupadaki ilk Osmanlıspor maçında bu sezon ilk kez bildiğimiz Oğuzhan gibi oynayarak taraftarları heyecanlandıran isim, devre arasının en büyük transferi olma amacı ile sahadaydı. Geçen sezon maçın temposuna göre kimi zaman merkezden kimi zaman kanat ortaları ile hücum eden Kara Kartal’ın Quaresma ve Oğuzhan’dan aynı anda verim alabilmesi şampiyonluk açısından çok kritik. Portekizli yıldızın oyunu dikta eden tarzından vazgeçmeyen Şenol Güneş, Oğuzhan’ın hücumda daha sık yer almasını sağlamalı. Ligin ilk 17 maçında görüldüğü üzere, sadece kanat ortaları üzerinden oynanan oyun boğuldu ve takımı büyük bir kısırlığa hapsetti.


Büyük yıldızlarından yoksun Antalya’ya karşı topu yine kanatlara taşıyarak maça başlayan Siyah-Beyazlılar, Quaresma’nın Sivas maçındaki benzer hatalı pası ile başlayan hızlı hücumda maçın henüz ilk dakikalarında yenik duruma düştü. Golün hemen ardından topu bu kez daha çok adamla kanatlara taşıyan konuk takım, açılan ortaları toplayarak ön alan baskısı oluşturdu. Kanat ortalarına destek olması beklentisi ile maça başlayan Caner’in, Quaresma’nın ters kanata açılan ortalarını çizgiye inerek değerlendirdi. Böylece hücumunu çeşitlendirmeye başlayan Beşiktaş, ilk yarının takım adına en etkili ismi Talisca ile beraberliği yakaladı. Ligin ilk devresinin kayıp isimlerinden birisi olan Brezilyalı, ilk 45 dakikada sezonun geri kalan kısmına nazaran çok daha hareketli ve golü arayan bir profil çizdi.


Babel’in içe kat ederek açtığı alanı iyi değerlendiren Caner, takımının ön alana yerleşmesinde etkili olurken, sürekli orta açıp atakları yarıda kesmek yerine ısrarla çizgiye inerek oyunun bir nebze olsun öne doğru rahatlamasını sağladı. İlk yarı boyunca etkisiz olan Quaresma’nın, devre biterken, içe kat ettiği pozisyon sonrası bulduğu şutta top direkten döndü ve devre beraberlikle kapandı.


Devrenin hemen başında defansın arkasına atılan bir topta tekrar yenik duruma düşmekten ucuz kurtulan Beşiktaş, kısa bir süre sonra ilk yarının yıldızı Talisca ile bu kez öne geçti. Oğuzhan ve Negredo’nun merkezden kurduğu oyunda kenara açılan topu arka direğe kesen Quaresma tam 363 gün sonra bir deplasman maçında gole etki etti. Yaptığı asiste rağmen ters taraftaki partneri Babel ile birlikte takımın en etkisiz iki oyuncusundan birisi olan Quaresma sahada kalırken oyundan çıkan ilk isim Oğuzhan oldu. Belki oyuna direkt olarak etki etmedi ama hücum çeşitliliği sağlayan ilk isim olarak çok da etkisiz değildi. Kendisi de böyle düşünüyor olacak ki oyundan çıkmasına biraz üzüldü.


Oğuzhan’ın yerine giren Tolgay da merkezden oyunu yönetebilecek bir isim fakat 3. bölgedeki etkisizliği halihazırda üretemeyen bir takım için oldukça sorun oluyor. Tabela etkisi yok hükmündeki orta saha, yarım alan diye tabir edilen bölgelere topsuz koşu yapma özelliği olan isimler ile ancak etkili olabiliyor. Öne geçtikten sonra 2. bölgeye kurulan Beşiktaş, tempoyu düşürdü ve topu tamamen hakimiyetine alarak ve son düdüğe kadar skoru taşıyarak 3 puanı aldı.


Ligin ikinci yarısına 3 puanla başlamak önemli ama oynanan oyunun keyif verdiğini söylemek pek mümkün değil. Temposu oldukça düşük, kaos içerisinde ve üretkenlikten uzak bir takım vardı sahada. Pepe’nin yerine oynayan Medel’in varlığı ve orta saha oyuncularını arama konusundaki ısrarı gelgitlerin olmasını önledi. Beşiktaş formasıyla ilk maçına çıkan Vida bazı pozisyon hataları yapsa da kademesi ile işini yaptı. Tosic’i kesmek için bu performans yeterli olur mu bilinmez ama Güneş’in kariyerine bakıldığında Tosic’in kısa vadede yerini kaybetmesi sürpriz olur. 


Devre arasının takıma iyi geleceği ve oyundaki yanlışların düzeltileceği öngörüsü, en azından şimdilik suya düştü. Saha içinde büyük bir düzensizlik hatta kaos var ve takım bunu sıradan görmeye başlamış gibi…


Oynanan tekdüze oyunu değiştirmek için saha içinden birilerinin parlamıyor oluşu da ilk değil. Bu senaryo sezon başından beri tekrarlanıyor ve artık can sıkıcı bir hal almaya başladı. Günlük kişisel performanslar üzerinden kazanılan maçlar önceki 2 sezonda alışkanlık haline gelen o güzel oyuna alışan taraftarlar için büyük bir motivasyon kaybına dönüşüyor. Hatta Beşiktaş, öyle tatsız kazandı ki ligin ilk yarısı devam ediyor; aynı tas aynı hamam...



GÜNCEL YAZILAR