"Hayalgücü olmayan insanın kanatları olmaz."
Muhammed Ali

Yazarlar

Bülent Kalafat
Bülent Kalafat
@b_kalafat

PDO Bölüm 3: Şampiyonluk Adaylarına Devam

12/02/2018

9 Şubat tarihli yazımda PDO, şut / kurtarış yüzdeleri ve şut lokasyonları üzerinden Başakşehir ve Galatasaray'ın ligdeki durumlarını incelemiştim. Affınıza sığınarak iki gün gecikmeyle 20. hafta sonu itibariyle Fenerbahçe ve Beşiktaş'ı bu yazıda aynı kriterler üzerinden değerlendireceğim. PDO'yu tanıttığım yazımı ise buradan okuyabilirsiniz.

Hatırlatmak için: Şut yüzdesi = Rakip kaleyi bulan şutların gol olma oranı, Kurtarış yüzdesi = Kalesine çekilen isabetli şutların kurtarılma oranı. Penaltılar ve kendi kalesine atılan goller bütün verilerden hariç tutulmuştur. Başakşehir - Fenerbahçe ve Beşiktaş - Karabük maçlarındaki veriler dahil değildir.

FENERBAHÇE

20. hafta sonu itibariyle Fenerbahçe ligin PDO sıralamasında onuncu durumdaydı. Ligin en kötü üçüncü kurtarış yüzdesine sahip olan Kanarya, en yüksek beşinci şut yüzdesi sayesinde lig ortalamasına epey yakın bir PDO tutturabilmişti. Şutların ortalama %7 oranında altı pas içinden çekildiği ligde Fenerbahçe bu oranı %11 seviyesine taşıdı. Attığı 32 golün neredeyse yarısını altı pas civarından çektiği şutlarla bulan Fenerbahçe'nin yüksek bir şut yüzdesine sahip olması hiç şaşırtıcı değil. Ceza sahası içi yüzdesi lig ortalamasına yakındı; ceza sahası dışı yüzdesi ile ortalamanın biraz altındaydı.

Fenerbahçe'nin attığı gollere bakarsak hücum kalitesi olarak tatmin edici çok az gol olduğunu görüyoruz. Kornerler Fenerbahçe'nin bu sezonki en önemli gol silahlarından biri oldu. Bu korner gollerinin Konya, Göztepe ve Trabzon maçlarında birer puan getirerek sarı-lacivertlilerin yarıştan kopmamasına olanak verdiğini hatırlayalım. Akan oyun hücumu ise Aykut Kocaman'ın takımının bir türlü istenen düzeyde yapamadığı icraatlardan oldu. Bu şekilde attığı gollerin önemli kısmında Fenerbahçe'nin rakip ceza sahasında net gol pozisyonları yaratacak pas organizasyonları yapamadığını söyleyebiliriz. Alper, Valbuena ve Giuliano'nu bireysel çabalarıyla attıkları ile Ozan ve Dirar'ın savunma hatalarını cezalandırdığı goller Fenerbahçe'nin akan oyun gollerinin önemli bir kısmını oluşturdu. Zaten ilk dört takım arasında en az gol pozisyonuna giren takım olan Fenerbahçe'nin önümüzdeki haftalarda yüksek şut yüzdesine güvenmek yerine hücum kalitesini şimdiye kadarki düzeyin üzerine çekmesi şampiyonluk şansı için olumlu olacaktır.

Fenerbahçe rakiplerine kendi altı pası ve ceza sahası içinden lig ortalamasına göre daha düşük, ceza sahası dışından ise lig ortalamasına göre daha yüksek oranda şut çektirdi. Bunların ikisi de olumlu. Ligin ilk on haftasında on üç gol yiyen Kanarya, bundan sonraki on haftada (Başakşehir maçı ile on bir) bu sayıyı sekizde tutmayı başardı. Son örneğini Göztepe ile Kadıköy'de oynanan maçta Skrtel'in sergilediği bireysel hatalar bu sezon Fenerbahçe'nin canını epey yaktı. Aykut Kocaman'ın Topal - Souza'lı, emniyet ve kontrolü ön planda tutan oyununa rağmen Fenerbahçe'nin ligin en düşük kurtarış yüzdelerinden birine sahip olmasının kabul edilebilir bir tarafı yok. Şampiyonluk adayları arasında kalesine en az isabetli şut çektiren takım olmasına rağmen bunların en fazlasını kalesinde gören takım da Fenerbahçe. Volkan'ın ilk hafta Scarione'den yediği gol ve devam eden haftalarda kaleyi devralan Kameni'nin beklenen performansı verememesi bunda önemli rol oynadı. 

BEŞİKTAŞ

Ligin en yüksek dördüncü PDO değerine sahip olan Beşiktaş sanırsam ligi biraz takip eden herkesin tahmin edebileceği üzere yüksek PDO'sunu ağırlıklı olarak savunmasına ve Fabri'ye borçlu. Zira Beşiktaş'ın kalesini bulan şutların yalnızca beşte biri gol olmuş. Bu konuda Kartal ligin lideri konumunda. Ancak rakip kaleye çektiği şutları gole çevirme konusunda siyah beyazlılar %27 ile ligin en kötü dördüncü takımı. Kazandığı maçlarda dahi bol bol gol kaçıran Beşiktaş bu veride ligin kötülerinden olması şaşırtıcı değil. (Son örnek için bkz: Karabükspor maçı)

Beşiktaş çektiği şutları lig ortalamasının üzerinde yüzdeyle altı pas ve ceza sahası içinden kullandı. Ancak bu durumu gol rakamlarına yansıtma konusunda şampiyonluktaki rakiplerinin çok gerisinde kaldı. İlk yarı bittiği zaman Opta Türkiye'nin Twitter hesabı olan OptaCan iki tweet atmıştı.  Bu tweet'inde Beşiktaş'ın net gol pozisyonlarını gole çevirmede başarısız olduğunu, bu tweet'inde de o zamana kadar (penaltı ve KK goller dahil) otuz gol atan Beşiktaş'ın gol beklentisinin otuz yedinin üstünde olduğunu belirtmişti. Bu sezon özellikle 2015/16 sezonuna göre çok daha fazla kanat hücumlarıyla gol pozisyonu arayan bir Beşiktaş izledik. Yazıda kullanılan verilere dahil olan otuz bir golün on beş tanesi orta sonucu geldi. Ortaların çokluğu şut çokluğu getirmiş gibi gözükse de, bunların çoğunun yerine daha kaliteli hücum seçenekleri değerlendirilebilirdi. Oğuzhan'ın asistini yaptığı ve Cenk'in attığı Alanya deplasmanındaki gol şampiyon sezonların Beşiktaş'ını bize hatırlatan nadir gollerden biriydi. Önceki yazılarımda dile getirdiğim gibi Beşiktaş'ın şampiyonluk ritmini kazanması için merkezden hücumlara daha sık başvurması lazım.

Adriano - Pepe - Tosic - Gökhan savunma hattı, zaman zaman önlerindeki Atiba ve / veya Medel'in de katkılarıyla Kartal'ın kalesinde ciddi tehlike yaşamamasındaki en önemli koz oldu. Netice olarak Beşiktaş rakiplerine net sayılacak çok az pozisyon verdi. Bunlardan da ağırlıklı olarak Fabri'nin yapacak bir şeyi olmayanları golle sonuçlandı. Beşiktaş'ın kalesinde gördüğü gollerde Fabri'ye yazılabilecek iki net hata oldu. Biri ikinci haftada Trezeguet'nin şutunda geç kalmasıydı, diğeri ise on yedinci haftada Rybalka'nın şutunu sektirmesiydi. Neumayr, Junior Fernandes ve Rodallega gibi isimler ise İspanyol eldivene kolay kolay unutulmayacak goller attılar. Neumayr ve Rodallega'nınkilerin Beşikaş'a dört puana mal oldu. Açıkçası arada sırada her takımda olabilecek hatalar haricinde Beşiktaş'ın savunma performansı hakkında olumsuz bir şey söylemek mümkün durmuyor.


Bir sonraki yazıda PDO - puan tablosundaki trend çizgisine uzaklıklarıyla dikkat çeken takımlar hakkında saptamalarda bulunacağım.




GÜNCEL YAZILAR