"Hayalgücü olmayan insanın kanatları olmaz."
Muhammed Ali

Yazarlar

Bülent Kalafat
Bülent Kalafat
@b_kalafat

23. Hafta İtibariyle TSL'de Takımların İç ve Dış Saha Performansları

01/03/2018

Editörüm benden bu akşamki kupa derbisini yazmamı rica etmişti ama ben aynı saatte başka bir iş yapmam gerektiği için maça sadece göz ucuyla bakabildim. Maç bittikten sonra izlediklerim ve okuduklarım kadarıyla futbol adına yazılacak pek bir icraat da olmamış sahada. Ben de bu yazının verileri eskimeden kullanmak istiyordum açıkçası... Eğrisi doğrusuna gelmiş diyelim.

Bu sefer yirmi üçüncü hafta itibariyle ligdeki takımların iç ve dış saha performanslarını incelemek istedim. Bunu alınan puanlar ile atılan goller üzerinden yapmaya çalıştım. İlk olarak takımların evlerinde ve deplasmanlarda oynadıkları maçlarda elde ettiği puanlara bakalım. Aşağıdaki grafiğin sekmelerinde takımlar iki veriye göre konumlanıyor. Ev puan yüzdesi takımların iç saha maçlarından kazanabilecekleri toplam puanın yüzde kaçını kazandığını anlatan bir metrik. Örneğin on iç saha maçından on beş puan çıkaran bir takımın bu metrikteki skoru %50 olur. Ev puanının toplama oranı ise takımların toplam puanlarının yüzde kaçını iç saha maçlarında elde ettiğine denk geliyor. Yani elde ettiği otuz puanın yirmisini iç saha maçlarında almış bir takımın bu metrikteki skoru %67 olur. Takımların noktalarının büyüklüğü evde topladıkları toplam puanı, noktaların renkleri ise iç saha averajlarını göreceli olarak ifade ediyor. (Kırmızı kötü, yeşil iyi.) Deplasman sekmesindeki değerler için de metrik tanımları tamamen aynı. Grafiğin üstünden ev ve deplasman sekmelerini değiştirebilir; veri noktalarının üzerinde mouse ile durarak detaylı inceleyebilirsiniz.


İç sahadaki ortalama çizgilerinden de görebileceğiniz üzere ligdeki takımlar evlerindeki maçlardan %59 verimlilikle puan çıkarmış ve toplam puanlarının %67'sini iç saha maçlarından elde etmişler. Ancak ortalama çizgilerinin kesiştiği yerde bir kümelenme yok. Yani bu iki veri nezninde çok farklı performanslar sergilenmiş. Uç örneklerden Alanyaspor ligin puan bakımından en kötü iç saha takımı olarak dikkat çekiyor. Hem evlerindeki maçlardan %52 gibi düşük bir verimle puan toplamışlar; hem de topladıkları toplam puanın sadece üçte biri iç saha maçlarından gelmiş. Alanyaspor topladığı puan bakımından, tıpkı Kayserispor ve Göztepe gibi, iç saha avantajını pek kullanamamış gözüküyor. Dört şampiyonluk adayından üçü puanlarının lig ortalamasının altında bir yüzdeyle iç saha maçlarından elde etmiş ki, bu da enteresan. Tabi üç büyük Istanbul takımı gibi kitlelere hitap etmeyen Başakşehir'in en azından taraftar parametresi bakımından bu konumunu açıklamak Fenerbahçe ve Beşiktaş'a göre biraz daha mümkün. Osmanlıspor ise iç sahadaki puanlara en muhtaç takım olarak belirmiş. Aldığı toplam puanın %90'ını kendi stadında alan Osmanlı'nın, tıpkı Antalya ve Karabük gibi henüz deplasman galibiyeti yok. Diğer bir uç örnek Galatasaray iç saha maçlarındaki toplam puanın %94'ünü hanesine yazdırmış. Bana göre evinde oynadığı maçlarda oyun üstünlüğünü en net şekilde hissettiren takım olması sebebiyle bu normal bir durum. "Ev puanının %94'ünü alan takım nasıl ligde kopup gitmemiş?" diye soruyorsanız grafiğin deplasman sekmesinde bu sorunun yanıtını bulabilirsiniz. 

Deplasman performanslarında takımların üç grupta toplanır gibi olduğunu görebiliyoruz. Takımlar ortalamada deplasmanlardaki puanların yaklaşık üçte birini almışlar; ayrıca toplam puanlarının da üçte biri deplasmandan gelmiş. Vasat altı iç saha performasnlarına sahip olan Başakşehir ve Fenerbahçe'nin şampiyonluk yarışında hala nasıl varolabildiğini deplasmanda topladıkları puanlar üzerinden açıklamak mümkün. Aralarına Kayseri ve Göztepe'yi de katabileceğimiz bu dört takım topladıkları puanların yarıya yakınını konuk oldukları statlardan çıkarmışlar. Bunlardan Göztepe haricindekiler deplasman puanlarının yarısından fazlasını almayı da başarmışlar. Sumudica'nın Kayseri'sinin bu konuda iyi olabileceğini tahmin ediyordum ama lig ortalamasının bu kadar da üstünde bir deplasman başarısına sahip olmaları şaşırtıcı geldi biraz. Maçların son bölümlerinde yedikleri gollerle kaybettikleri Antalya ve Karabük maçları olmasaydı bu alanda ligin en iyisi bile olabilirlerdi. İç saha canavarı Galatasaray deplasman grafiğindeki orta kümede kendine yer bulmuş. Hatırlayacaksınız; Tudor sarı-kırmızlılıarın deplasmanda elde ettiği sonuçlar üzerinden çok eleştirilmiş ve Malatya'da alınan 2-1'lik yenilginin ardından bileti kesilmişti. Tudor'un Galatasaray'ı yirmi dört deplasman puanından onunu almıştı. Fatih Terim dokuz deplasman puanının üçünü alarak bu konuda Hırvat selefinden daha başarılı olmuş değil henüz. İç sahada ligin vasat takımlarından olan Trabzonspor'un deplasmanlardan aldığı puanlarla kendini ligin üst yarısına attığını da not etmekte fayda var. 

İkinci grafiğin sekmelerinde iç ve dış saha performanslarını goller üzerinden inceledim. Birinci sekmede takımlar evlerinde yedikleri ve attıkları gollerin toplamlara olan oranına göre konumlanıyor. Renkleri yedikleri golleri, boyutları attıkları golleri temsil ediyor. İkinci sekmede ise aynı parametreler deplasman maçlarına göre değerlendirildi. Tıpkı ilk grafikteki averaj hesaplamalarında olduğu gibi, aşağıdaki grafikteki tüm verilerden penaltıdan ve kendi kalesine atılan goller hariç tutulmuştur.

Ortalama çizgilerinden anlaşılıyor ki takımlar gollerin %59'unu evlerinde atıyorlar; %41'ini de evlerinde yiyorlar. Fikstürlerine çok hakim olmadığım için bu grafikte Osmanlıspor'u beklediğimden çok uzak bir noktada gördüm. Toplam puanının %90'ını içeride almış bir takım attığı golleri lig ortalamasının altında bir yüzdeyle içeride atmış. Deplasmanda gol atmayı bir şekilde çözmüş görünüyorlar. Fakat on bir deplasmanın sadece üçünde kalelerinde üçten az gol gördükleri için attıkları gollerin pek bir kıymeti kalmamış. Onlara zıt olarak başka bir iç saha bağımlısı Antalyaspor gollerinin de %81'ini evinde atarak bu konuda en azından biraz daha tutarlı olmuş. Grafikteki dikkat çekici takımlardan biri de Akhisar. Puan bakımından iç saha maçlarına ortalamanın üstünde ihtiyaç duyan Akhisar attığı otuz bir golün yalnızca on dördünü evinde kaydetmiş. Alanya ile beraber gollerinin yarısından azını iç sahada atan iki takımdan biri olan Akhisar iç sahada Alanyaspor'dan on puan fazla toplamış. Ligin şu ana kadarki en kötü takımı Karabükspor ise evinde maç başına bir gol ortalama tutturamayan tek takım olmuş. En dominant ev sahibi konumundaki Galatasaray'ın gol performansı puan performansıyla örtüşür nitelikte duruyor. Sonu sebebiyle en akılda kalanı Kayseri maçı olan kötü Fenerbahçe iç saha puan performansları da gol rakamları bakımından karşılık bulmuş gibi.

Deplasman sekmesinde görüyoruz ki puanları içeride ve dışarıda alma konusunda lig ortalamasına yakın takımlardan Akhisar ve Gençlerbirliği entereesan şekilde gollerinin çoğunu deplasmanda atmışlar. Fena sayılmayacak bir iç saha gol performansına sahip Osmanlıspor'un neden ligde kalma mücadelesi verdiğini de bu kısımda anlayabiliyoruz. Garanti oyundan kolay kolay taviz vermeyen Aykut Kocaman'ın Fenerbahçe'sinin dışarıda en az gol yiyen takım olması da şaşırtıcı değil. Deplasmanda puan toplama becerisinde elit grupta yer alan Kayseri'nin gol performansı da puanıyla orantılı ölçüde.

İlerleyen haftalarda merak ettiğiniz veriler olursa bildirin; elimden geldiğince bunlara karşılık veren yazılar yazmaya çalışacağım. 



GÜNCEL YAZILAR