"Hayalgücü olmayan insanın kanatları olmaz."
Muhammed Ali

Yazarlar

Bülent Kalafat
Bülent Kalafat
@b_kalafat

İstikrarsızlık

07/12/2018

Alanyaspor ligin ikinci haftasından beri neredeyse hiç bozmadığı bir orta saha üçlüsü kullanmıştı. Sackey, Ceyhun ve Maniatis'ten oluşan bu defansif ağırlıklı orta sahaya Sergen Yalçın da takımın başına geldiği ilk iki maçında müdahale etmemişti. Dün akşamki Alanyaspor on birinde Maniatis yerine Efecan'ı görmek bu bakımdan şaşırtıcıydı. İlk on bir istikrarını bir türlü elde edemeyen Junior Fernandes de Yalçın'ın sahaya sürdüğü diğer bir beklenmedik isimdi. Görünüşe bakılırsa Alanyaspor maça hücum etmeyi daha çok düşünerek başlayacaktı. Siyah-beyazlılar ise sağda Gökhan ve solda Adriano ile uzun bir süreden beri ilk kez ideal bekleriyle sahaya çıktı. Şenol Güneş bunun dışında Galatasaray maçı kadrosunu korumayı tercih etti. 

Başlangıçtaki yaklaşık 20 dakika Alanyaspor'un belirgin bir üstünlüğüyle geçti. Ev sahibi bu sürede rakip ceza sahasında beş kere topla buluşabilirken Beşiktaş için bu rakam yalnızca birdi. Bu duruma sebebiyet veren önemli unsurlardan biri Vida ve Necip'in geriden oyun kurma zaaflarıydı. Zira ikisi de pas kalitesiyle ve soğukkanlılıklarıyla tanınmış oyuncular değiller. Buna bir de Medel ve Dorukhan'ın sık sık aynı alanı işgal etmeleri ve pas almak için boşa çıkamamaları eklenince, iki stoper de Güven ve Mustafa'ya uzun top yollamak zorunda kaldılar. Güven yanlış hatırlamıyorsam bunlardan sadece birini indirebildi. Bu 20 dakika boyunca Quaresma'nın Ljajic ve Mustafa'ya uzak kalması da Beşiktaş'ın oyun hakimiyetini ele geçirmesine engel olan bir faktördü. Alanyaspor'un oyun üstünlüğü Necip ve Vida'nın yetersizlikleri sonucu ortaya çıkmıştı; ancak bunlardan gol veya gol pozisyonu çıkmamasını da gene bu ikilinin başarılı savunma hamleleri sağladı. Şenol Güneş'in bunu değerlendirip Medel ile Necip'in yerlerini değiştirmemesini anlayamadım açıkçası. 

İlk yarının ikinci bölümü ise Beşiktaş ağırlıklı geçti. Bunda önemli olan etkenlerden birini, Quaresma ve Mustafa'nın 20. dakikaya kadar ve ondan sonraki dakikalarda topla buluştukları noktalara bakarak görmek mümkün. Bu iki oyuncunun orta sahaya daha fazla yaklaşması ve topun yakınında Beşiktaş lehine sayısal üstünlük sağlaması topun Alanyaspor sahasında daha fazla kalmasına neden oldu. Bence Alanyaspor'un en iyilerinden olan Merih ve Tzavellas'ın bu dönemde savunmadan çıkardıkları topları hep uzun oynamaları ve Efecan ya da Cisse ile buluşturamamaları Beşiktaş'ın oyun hakimiyetini ele geçirmesini kolaylaştırdı. 45 dakika bitmek üzereyken siyah beyazlılar Ljajic'in kanattan beslenmesi ve Güven ile ikili oyunlara girmesi sonucu iki net pozisyon üretti. Özellikle Quaresma'nın bu süre zarfında paslarının çoğunu sahanın içine doğru yönlendirmesi belirleyici bir etken oldu. 24. dakikada Ljajic'i savunmanın arkasına sızdırıp Haydar ile karşı karşıya bırakan da Quaresma'ydı. Tahmin ediyorum ki Sergen Yalçın Portekizli'nin 16. dakikada Medel'den aldığı uzun pastan itibaren çok rahat topla buluşmaya başladığını görünce, takımını bir gıdım daha muhafazakar oynamaya yönlendirdi ve ilk yarıyı gol yemeden kapamayı öncelik haline getirdi. 


Karşılaşmanın ikinci yarısına da ilk devrede olduğu gibi Alanyaspor üstünlüğü ile başlandı. Henüz ilk dakika içinde ev sahibi ceza sahası içinde merkezi noktalardan iki şut imkanı buldu. Beşiktaş'ın ev sahibinin bu baskısını kırması Quaresma'nın inisiyatifleri sonucu gerçekleşti. Zaten ilk yarının sonuna doğru savunma gayretini artırmıştı Quaresma. Bu yarıya da iki top kazanarak başladı; üstüne de kanat değiştirmeleri ile Alanya savunmasının dengesini epey bozdu. Dakikalar 60'ı gösterdiğinde, Beşiktaş Necip-Vida ikilisini santraya kadar çıkarmış ve Alanya rakip yarı sahada topa neredeyse dokunamaz olmuştu.  Aşağıdaki resimde 50-65. dakikalar arası Alanya ve Beşiktaş'ın topla oynama noktalarını görebiliyoruz. (Mavi = Beşiktaş; Kırmızı = Alanya) Bu süreçte Beşiktaş'ın pas isabeti %85'i, topla oynaması da %75'i aştı; ancak bu üstünlükten sadece iki şut çıktı. Özellikle Merih ve Tzavellas hatasıza yakın performanslar sergileyerek Haydar'ın tehlikeli şutlara maruz kalmasını engellediler. Bir saatin golsüz geçmesiyle birlikte Şenol Güneş'in hamleleri geldi.


Şenol Hoca önce Mustafa'yı çıkarıp Love'ı oyuna aldı. Mustafa sanırım ilk yarının sonuna doğru ayağına bir darbe almıştı ve sekmeye başlamıştı. Oyundan çıkmasının bununla ilgisi var mı bilmiyorum ama; Love'ın dahil olması Beşiktaş'ın oyununu ileri götürmedi. Aksine hücuma bireysel tercihleri doğrultusunda oynayan bir oyuncu daha eklenince bağlantılar zayıfladı. Alanyaspor oyuna biraz denge getirir gibi olunca Güneş bu sefer de Güven'in yerine Oğuzhan'ı oyuna dahil etti. Love ve Oğuzhan ile rakip yarı sahaya yığılmış oyunu neticelendirmeyi planlayan Güneş; Güven ve Mustafa'nın mücadele katkılarının maçın dengede gitmesindeki payını es geçti sanırım. Dakikalar geçtikçe oyun bu sefer Beşiktaş yarı sahasında daha çok oynanmaya başladı. 65-75. dakikalar arasındaki topla oynamalara baktığımızda yukarıdaki resmin neredeyse ters kopyasını görüyoruz. Zaten 75. dakikada maçın en kritik anı yaşandı. Necip sağ çizgide yatarak müdahale yapmaya çalışırken ıska geçince Vida 3'e 1 savunma yapmak durumunda kaldı ve büyük ihtimalle asist olacak bir pası kesmeyi başardı. Sackey - Djalma - Baiano üçlüsünün dinamik presi karşısında zor anlar yaşayan Adriano ve Ljiajic'in yaklaşık bir on dakika oyundan düşmesi de bu Alanya baskısının önemli etkenlerinden biriydi. Ljajic 70-80. dakikalar arasında çok basit pas hataları yaptı. Aşağı yukarı her iki pasından biri hatalıydı. Beşiktaş bu dönemde rakip yarı sahayı neredeyse göremedi. 


Maçın 0-0 bitmesine, Karius'un en inanılmazı son saniyede gelen kurtarışları kadar Beşiktaşlı hücum oyuncularının, özellikle de Ljajic ve Oğuzhan'ın etkisizlikleri etken oldu. Oğuzhan oyuna girdikten sonra birkaç kere işi bitirebilecek noktalarda ve anlarda topla buluştu ama ya ağır kaldı, ya da ilk dokunuşu kötüydü. Ljajic her ne kadar Love'a bir gollük pas vermiş ve iki dakika sonra Adriano'yu topuk pasıyla sol çizgiden kaçırmış olsa da maç genelinde yeterince ön plana çıkamadı. Son dakikalarda yakaladığı 5'e 3 kontra atakta topu soluna aktarmak yerine Larin'e vermesi ise çok büyük bir hataydı.

Üç büyüklerin bu sezon en ön plana çıkan ortak özelliklerinden biri hem bireysel performanslar, hem de takım oyunu bazında istikrar yakalayamamış olmaları. Dün akşam Alanya'da oynanan müsabakada siyah-beyazlılar açısından bu durumun ne kadar geçerli olduğunu bir kez daha gördük. 90 dakika boyunca ev sahibi de, konuk takım da birbirlerine kısa ancak kısa süren üstünlükler kurabildiler. Beşiktaş oyunun hakimiyetini aldığı bu dar pencerelerde oyuncuların bireysel performanslarındaki dalgalanmalar sonucu pozisyon üretmekte zorlandı ve iki puan daha kaybetti. Kartal bu puan kayıplarından bol bol yaşadı; Ljajic'li sistemde istikrar sağlanana kadar daha da yaşayacak gibi duruyor.




GÜNCEL YAZILAR