"Hayalgücü olmayan insanın kanatları olmaz."
Muhammed Ali

Yazarlar

Bülent Kalafat
Bülent Kalafat
@b_kalafat

Bir Amaç Yaratabilmek

10/03/2019

Hem Şenol Güneş’in sezon sonunda ayrılacağının resmileşmesi; hem de Başakşehir ile olan puan farkının kapanmasının giderek imkansızlaşması Beşiktaş’ın amaçsız bir takıma dönüşmesine müsait bir ortam hazırlıyordu. 5 haftadır kazanamayan ve sadece 3 gol atabilen Konyaspor’u ağırlayan Beşiktaş’ta Quaresma ilk 11’e dönmüş; orta saha Medel ile Atiba’ya teslim edilmiş, sakatlığı olan Mirin yerine Vida’nın partneri olarak Necip seçilmişti.


Karşılıklı goller gelene kadar Lens ve Quaresma’nın sık sık kanat değiştirdiğini gördük. İlk yarıda, takımın ceza sahasında sonuçlanan hücumlarının çoğu, Ljajic’in Lens’in olduğu kanada yanaşması sonucu sağ kanattan geldi. 12. dakikada Quaresma’nın top kaybı sonucu sarı kart görmek zorunda kalan Ljajic’in maçtan biraz düşmesini bekliyordum; ancak Sırp oyuncu bu duruma harika bir gol vuruşu ile takımını 1-0 öne geçirerek yanıt verdi. Ljajic hem gol bulma, hem yaratma, hem yaratmaya çalışanlara yardımcı olmakta Beşiktaş standartlarının çok üstünde bir kaliteye sahip. Ayrıca bu maç Lens’e yakın olmak için çok çaba harcadı; sürekli sağ sol iç koridorlar arasında gezindi. İlk yarı sonunda Beşiktaş’ın en çok koşmuş oyuncusu olması biraz da bundandı.


Beşiktaş Medel’in Traore’den çaldığı topla Burak’ı, onun da Ljajic’i görmesi sonucu öne geçmişti. Konya’yı belki de kendi silahıyla vurmuştu aslında. Ama sadece beş dakika sonra Quaresma’nın orta saha çizgisinde Burak’a verdiği gereksiz ayak dışı pası sonucu yaptığı top kaybından konuk takımın golu geldi. Karius’un kolunun altından yediği bu gol ile iki takım hücuma çıkarken kaptırılan toplardan birer gol bulmuş oldu. Buna benzer bir konra imkanını 6. dakikada yine bulmuştu Konyaspor; ama Medel’in çabukluğu ve Milosevic’e pasın gecikmesi sonucu faydalanamamıştı. İlk yarı özelinde Beşiktaş topa hakimdi; rakip ceza sahasına defalarca girmeyi başardı; evet. Atiba ve Medel’in ilk yarım saatteki korkunç pres gücü bunda önemli etkendi. Ne var ki, gününde olmayan bir Konyaspor bile ilk yarıda bulduğu iki üç fırsattan büyük tehlike yaratabilirdi; golü de buldu. Burak’ın frikikten bulduğu gol yorulmaya başlayan Beşiktaş’a ilaç gibi geldi. Topun başına gelmeye çalışan Quaresma'ya mani olan Medel ve Adriano bu golde asisti paylaşmış oldu.


İkinci 45 dakikaya Beşiktaş oldukça etkisiz, ve tıpkı maç başlangıcında olduğu gibi bol Quaresma ortasıyla girdi. Ljajic’in, bu sefer sol kanatta olan Lens’e yanaşmasıyla Beşiktaş oyunu bu koridordan Konyaspor ceza sahası etrafına yıktı. Maçın gizli kahramanları Atiba, Medel ve Adriano üçlüsü bu baskıyı sürekli kılmakta üstlerine düşen herşeyi yaptılar. Bu süreçte pek çok fırsat harcandı; veya daha iyi fırsatlara dönüşebilecekken dönüşmedi. Bir saat tamamlandıktan hemen sonra Aykut Kocaman beklenen Fofana hamlesini yaptı ve Beşiktaş’ı gafil avlamak için bir tehdit sahaya sürmüş oldu. Ve bu tehdit, Beşiktaş yaklaşık bir on dakika daha pozisyon harcadıktan sonra duruma eşitlik getirdi. Beşiktaş savunma hattının bu goldeki dizilişi çok büyük soru işaretiydi:


Maç boyunca kaçırdığı goller, yapmadığı koşular, kaptırdığı toplar ve ortalarla başlamadan bitirdiği hücumlara rağmen Quaresma maçı tamamlarken, önce Ljajic ile Gökhan Gönül, daha sonra da Medel’in oyundan çıkmasıyla maç misafir takıma gider gibi oldu. Özellikle Gökhan’ın çıkması sonucu sol kanadı etkili kullanan Lens Quaresma’nın beki olunca, Güneş, elindeki bir kozu yok etmiş oldu. Medel’in yokluğunda orta sahada bütün yük kaçınılmaz olarak Atiba’ya bindi. Kanadalı efsane bir kez daha mücadele nasıl bir şeydir diye ders verdi. Ama buna mecbur kalmamalıydı. Aykut Kocaman’ın hamlesi Ali Turan’ın çıkarken kaptırdığı top ile son dakikada galibiyeti Beşiktaş elde etmiş olabilir. Ancak ne skor ikna ediciydi; ne de takım rakibini oyuna ortak etmemeyi başarabildi.

Şenol Güneş bu takımı Mayıs sonuna kadar ikincilik şansı kovalamak uğruna taşıyacak mı? Bunu yaparken geleceği planlayacak mı? Buna niyeti varsa bile çok zor gözüküyor. Hele, bel altı vurmalara maruz kaldığı, tazminat almak için kovulmayı beklemek ve istifa etmemekle suçlandığı ve odak noktasının saha içinden kendisine döndüğü bir dönemde. Başarısız olduğuna katılıyorum; ama odaklanmamız gereken şey saha içi bence. Ne yazık ki maç sonu programında yaşanan dramalar yüzünden Şenol Güneş eleştirileri çok sakat bir damardan beslenmeye başladı. Bunlara değil; neden Lens'in pozisyonunu değiştirdiğine, Quaresma'ya nasıl katlanabildiğine bakmak gerek. 



GÜNCEL YAZILAR