"Hayalgücü olmayan insanın kanatları olmaz."
Muhammed Ali

Yazarlar

Bülent Kalafat
Bülent Kalafat
@b_kalafat

İcatları İhtiyaçlar Doğurur

16/03/2019

Vodafone Park'taki karşılaşma öncesi ilk on birleri görünce Ljajic'in solda, Kagawa'nın ortada olduğu bir hücum hattı hayal ettim. Santra anındaki dizilişe bakınca, "Acaba Ljajic'in sol oyun kurucu olacağı maç bu maç mı?" dedim. Daha önce Kasımpaşa deplasmanında Sırp oyuncu solda denenir gibi olmuş; ama maçın erken kopması ve kartlar yüzünden elde tutulur bir edinim çıkarma şansımız olmamıştı. Maçı izlemeye öncelikli olarak bu oyuncunun performansını merak ederek başladım. Öte yandan, Göztepe ligin ilk yarısında Beşiktaş'ı 2-0 mağlup ederken orta sahayı domine eden Poko, Borges, Castro üçlüsünü Tamer Tuna yine ilk on birde tercih etmişti. 

Göztepe müsabakaya kendi yarı sahasında katı bloklarla savunma yaparak başladı. Paslarla bu setleri aşamayan ev sahibi sık sık Vida'nın ve Gökhan Gönül'ün uzun toplarına başvurmak zorunda kaldı. Bu uzun toplardan, 5. dakikadaki gibi Gökhan'ın Quaresma'yı dümdüz bek arkasına kaçırmaya çalışması tarzı denemelerin artık tedavülden kalkması lazım. Çünkü savunulması kolay ve ezberlenmiş; daha da önemlisi, rakibin tercih edeceği aksiyonlar bunlar. Gökhan Gönül ayrıca Atiba ile birlikte maça kötü başlayan Beşiktaşlılar'dandı. Yasin'e atılan paslara müdahale etmek ve etmemek arasında tereddütte kaldığı ve Yasin'i kaçırdığı anlar oldu. Kanadalı dinamo ise Dorukhan'ın neredeyse hiç topla buluşmaması sebebiyle üzerine en çok yük binen oyuncuydu; ve daha ilk yarıda paslar ve ikili mücadelelerde zorlanmaya başladı.

Derken Adriano sakatlandı ve Necip onun yerine oyuna girdi. Bununla beraber oyuncu mevkilerinde kavimler göçü benzeri bir pozisyon kayması yaşandı. Maça sol stoper başlayan Medel sol beke geçti. Ligin ilk yarısındaki Kayserispor maçında Şilili oyuncu  bu mevkide başlamış ve son derece iyi bir performans vermişti. Sağ stoper başlayan Vida yerini Necip'e bırakıp sol stoper olarak konumlandı. Ayrıca bu dakikadan sonra Ljajic-Kagawa-Quaresma üçlüsü, Quaresma'nın ortada olmadığı diziliş varyasyonlarına girmeye başladı. Dorukhan'ın ortalıkta olmamasına bir de bu karışık dizilişler eklenince Beşiktaş rakibinden çok kendini şaşırtmış oldu. İlk şutunu 25. dakikada bir kornerden çekebilmesi hücumda işlerin ne kadar kötü gittiğinin bir göstergesiydi. Whosocred'a göre, 45 dakika bittiğinde Beşiktaş 3. bölgeye 52 pas atabilmişken; Göztepe için bu rakam 68'di. Biraz dikkatli olsa; Tamer Tuna'nın takımı bu yarıyı önde kapayabilirdi.

İkinci devrede, sakatlanan Necip'in yerine Lens'in girmesiyle Beşiktaş'ın sahadaki dizilişinde bugüne dek Şenol Güneş'ten görmeye alışık olmadığımız düzeyde bir değişiklik meydana geldi. Ortada Vida, solda Medel, sağda Dorukhan'ın olduğu bir arka üçlü, Lens ve Gökhan'a teslim edilmiş sol ve sağ arka çizgiler, Atiba-Kagawa ikilisinden ibaret bir orta saha, Ljajic ve Quaresma'nın serbestçe gezindiği kanatlar ile gezen santrfor Burak... Yani iki sakatlık sebebiyle, daha önce hiç denenmemiş, kağıt üstünde de fena gözükmeyen 5-4-1 (ya da 3-4-2-1) gibi bir düzene geçilmiş oldu. Bir de Poko'nun istediği gibi vuramadığı bir hava topunu, Kagawa'nın Ljajic'e teslim etmesiyle başlayan atakta Quaresma Burak'a asisti yapınca, Beşiktaş ikinci yarıya 1-0 önde başlamış oldu.

Geride üç pas imkanı olması Beşiktaş'ın Göztepe'nin ön ve orta alan baskısını çok daha sabırlı bir şekilde açmasına olanak sağladığı gibi; Kagawa ve Ljajic'in sevdiği yerlerde topla buluşmalarını da kolaylaştırdı. Kagawa-Atiba ile önlerinde Ljajic-Burak-Quaresma çok ama çok riskli bir sistem gibi gözükse de; evinde skoru bulmuşken, topu rakibe vermek için epey ideal aslında. Beşiktaş da doğru olarak Göztepe'nin üstüne gelmesine izin verdi ve özellikle 75. dakikadan sonra konuk takım maça asılmaya başlayınca, net kontra imkanları elde etti. Pas tercihleri ve hızlı düşünmenin ön plana çıktığı pozisyonlarda Kagawa ve Ljajic büyük fark yarattı. Burak'ın top ezmeleri ve Quaresma'nın birkaç orta tercihi yüzünden farka gitme şansı kaçtı. Son anlara doğru Göztepe'nin maça ortak olma şansı belirdi. Hatta Gökhan Gönül'ün tıpkı Kasımpaşa maçının ilk golünde yaptığı gibi bakmadığı yere top indirmesiyle Göztepe'ye neredeyse asist bile yaptığını söyleyebiliriz. 

Toplamda altı, isabetli bir şut ile üç puan aldı Beşiktaş. Bayram Bektaş'ın son derece iyi işleyen planını çözmesi ise tesadüfler sonucu oluşan ihtiyaçlardan doğdu. Belki hatırlayanlar olur... Sinan Yılmaz ile Dorukhan'ı değerlendirdiğimiz bir programda stoper olarak denenebileceği fikrini öne atmıştı. Bugünkü maçta bu teorinin uygulamasını görme şansımız oldu mesela. Bakalım önümüzdeki dönemde, bugünkü gibi ihtiyaçtan doğan icatlardan daha fazla istifade edilecek mi? Ve tabi böyle icatlara mecbur kalmak dışındaki sebeplerden ötürü başvurulacak mı?

Bir de Mirin diye bir stoper vardı; ne oldu ona? Bilen var mı?



GÜNCEL YAZILAR