"Hayalgücü olmayan insanın kanatları olmaz."
Muhammed Ali

Yazarlar

Bülent Kalafat
Bülent Kalafat
@b_kalafat

Bir sonraki Portekizli Ballon D’or sahibi?

19/01/2018

Genç yıldızların yükselişini seyretmeye doyamayan futbol izleyicileri bu aralar çok şanslı. Malcom, Lo Celso, Pione Sisto, Maxi Gomez, Davinson Sanchez, Skriniar, Donnarumma, Harit, Neres, Aouar… Mbappe, Sterling ve Sane gibilerini eklemeden bile daha pek çoklarını sayabileceğimiz bu genç oyuncu selinde benim izlemekten en keyif aldığım isimlerden biri Portekiz’in yeni gözbebeği Gonçalo Guedes.

Vatandaşlarının ismini Gonsalo Gedeş diye telaffuz ettiği genç yetenek 29 Kasım 1996’da Lisbon’a bir saat uzaklıkta, Santarem eyaletinin Benavente adlı otuz bin nüfuslu kasabasında doğdu. Sekiz yaşındayken Benfica altyapısında futbola başladı. Dokuz sene geçirdiği altyapı yıllarını anımsarken babasının onu ve kaleci abisi Joao’yu idmanlara getirip götürmek için yılda ortalama altmış bin kilometre yol yaptığını anlatır Gonçalo. Altyapıda çıktığı ilk maçta üç yaş büyüklerin takımına karşı oynadı. 5-0 kazandılar ve bütün golleri o attı. Benfica akademisinde yaş kategorilerini bir bir tırmanan Gonçalo 2013-14 sezonunda ilk defa düzenlenen UEFA Gençlik Ligi’nde boy gösterdi. Lisbon’da oynanan ve 1-1 sonuçlanan maçta Paris St. Germain’e karşı çektiği şutlar ve attığı röveşata golü ile pek çok kulübün radarına girdi.

Çeyrek finalde dünyanın en zengin takımı Manchester City’nin gençlerine karşı oynadılar. Guedes o zamanlar sıklıkla olduğu gibi bu maça da santrafor olarak başladı. 74. dakikada sahanın solunda buluştuğu topu ortaya çekerek yirmi beş metre civarından attığı gol geleceğe dair önemli sinyaller taşımaktaydı. Benfica yarı finalde Real Madrid’i eleyip finalde Barcelona’nın rakibi oldu. Kazanan Munir El-Haddadi’nin önderliğindeki Barcelona olsa da Portekiz’den müthiş bir kanadın daha gelmekte olduğunun farkına herkes varmıştı.

Gençlik Ligi’nde rüştünü ispatlayan Gonçalo 19 Nisan 2014’te Benfica B takımı ile Porto B takımına karşı ilk profesyonel maçına çıktı. Böylelikle hepsi kendinden iki – üç yaş büyük olan Ederson, Lindelof, Bernardo Silva, Nelson Semedo ve Bruno Gaspar gibi şimdilerde Avrupa’nın önemli ekiplerinde oynayan futbolcularla takım arkadaşı oldu. Genç Gonçalo 2014/15 sezonunun büyük kısmını Benfica’nın B takımıyla Portekiz ikinci liginde geçirdi. Otuz iki maçta sekiz gol, on dört asistlik katkı sağladı. Bunun yanında yedi sarı kart ve bir kırmızı kart gördü. Biraz hırçın bir oyuncuydu anlayacağınız. Belki de bir an önce en üst düzeye ulaşmanın sabırsızlığının getirisiydi bu hırçınlık. Guedes’i dikkatle takip eden teknik direktör Jorge Jesus henüz on sekizine basmamış genç yeteneğe A takımı formasını giyme fırsatını ilk kez 18 Ekim 2014’te Portekiz Kupası’nda Sporting de Covilha’ya karşı verdi. 4 Ocak 2015’te ise Guedes ilk kez Portekiz birinci liginde sahaya çıkma şansı buluyordu. O sezon toplam otuz dört dakika boy gösterebileceği birinci ligdeki ilk dakikasıydı bu. Guedes bu kısa sürede bir sarı kart görüp istatistiklere adını yazdırmayı ihmal etmedi.

Benfica 2015/16 sezonuna Jorge Jesus ile altı senelik beraberliklerini noktalayarak Rui Vitoria yönetiminde girdi. Pizzi, Nico Gaitan, Mehdi Carcela, Eduardo Salvio ve Victor Andrade gibi kanat oyuncuları arasından sıyrılan Guedes Vitoria’nın ilk on birlerinde kendine yer bulmaya başlamıştı. 26 Eylül 2015’te takımının 3-0 kazandığı Paços de Ferreira maçında A takımdaki ilk golünü atarken diğer iki golü atan Jonas’ın da asistlerini üstleniyordu. Bundan yalnızca dört gün sonra devler liginde Atletico deplasmanında Rui Vitoria’nın sahaya sürdüğü on birde şans bulan Guedes takımına galibiyeti getiren golü attı. Maçtan sonra Simeone “Şu Guedes denen çocuğun tarzı hoşuma gidiyor” diyordu. Grup maçlarında Galatasaray’a karşı 2-1’lik skorla birini kazanıp diğerini yitirdikleri iki müsabakada da ilk on birde şans buldu. Diğer dört maçla da beraber toplamda beş yüz dakikaya yakın süre aldı. Kadrodaki yeri sağlamlaşmaya başlayan Guedes kendini harika bir rüyada gibi hissediyor olmalıydı.

Aralık bitmeden dört gole ve altı asiste imzasını atan Guedes için rüyanın sonu başı kadar iyi olmayacaktı. Kalan beş buçuk ay boyunca birinci ligde sadece altmış dört dakika boy gösterebildi. Sezonun ikinci yarısındaki tek ciddi sayılacak dakikaları Bayern Münih ile olan çeyrek final rövanş maçında ona sunuldu. Bu otuz iki dakikalık teselli süresi içinse Aralık’tan Nisan ortasına kadar beklemişti. Daha yirmi yaşına basmamış her oyuncuda olabileceği gibi Guedes’te de bir istikrar sorunu vardı. Benfica gibi oyuncu alışverişi seri olan bir kulüpte kendine yer edinmesi için bunu aşması gerekiyordu. Sezonun ikinci yarısında çoğunlukla ikinci ligde boy gösterebildi. Bu düzeyde çıktığı beş maçta üç gol ve iki asiste imza atarak hocasına “Ben buraya fazlayım” mesajını veriyordu.

Takımın deneyimli golcülerinden Jonas Ağustos 2016’da ağır bir sakatlık geçirdi ve aylarca formasından uzak kalacağı açıklandı. Bu durum Guedes’in altyapıdaki rolünü tekrar hatırlaması gerektiği anlamına geliyordu. Santrafor Mitroglou’nun arkasındaki ikinci forvet görevi artık Guedes’indi. Bu pozisyonda takımına dörder gol ve asist katkısı sağladı. Bu gollerden bir tanesi Beşiktaş ile Şampiyonlar Ligi grubunda oynadıkları unutulmaz 3-3’lük maçın açılış golüydü. Artık pek çok takımın oyuncu tarama ekiplerinin ağızlarının suyu akarak takip ettiği bir oyuncuydu Guedes. İşte o takımların Guedes hafızası belki de en eskilere dayananlarından Paris St. Germain Ocak 2017’de otuz milyon Euro’ya kıyarak Guedes’i renklerine bağladı. Benfica altyapısından yetiştirdiği bir oyuncuyu daha ciddi bir miktar karşılığında uğurlamanın haklı gururunu yaşarken Guedes yeni bir forma rekabetine adım atıyordu.

PSG’deki ilk yarım sezonunda Lucas Moura, Angel Di Maria, Hatem Ben Arfa, Jese, Julian Draxler ve Jean-Kevin Augustine gibi mevkidaşlarından sadece yüz otuz sekiz dakika koparabildi. Gene de 5-0’lık Bastia maçında Cavani’ye boş kaleye attırdığı gol ile bu dönemi boş geçmemeyi başardı. Paris ekibi 2017/18 sezonu öncesi çılgın meblağlar karşılığında Neymar ve Mbappe’yi kadrosuna katınca forma şansı iyice azalan Guedes Valencia’ya kiralandı. Teknik direktör Marcelino’nun sol kanadı emanet ettiği Guedes hızla parlamaya başladı. Genç yıldız Valencia ile çıktığı ilk on bir maçına beş asist ve üç gol sığdırmayı başardı. 15 Ekim 2017’de Guardado’dan sıyrılıp yirmi beş metre civarından Real Betis kalesine astığı gol Valenica ile attığı ilk goldü. Aradan altı gün geçtiğinde önce Kjaer’i sonra Pizzaro’yu bakkala yollayıp Sevilla kalesinin sağ üst doksanından küt sesini çıkaran golü ise çok parlak bir geleceğin habercisiydi. An itibariyle dört gol ve yedi asistle katkıda bulunduğu on bir gollük performans onu bu konuda La Liga’nın yirmi üç yaş altındaki en iyi üçüncü oyuncu yapıyor.

Artık Gonçalo Guedes bazuka gibi şutlar çıkarabilen, süratli, tek pası olan, hem sağına hem soluna çalım atabilen ve güçlü bir kanat. Bu saydıklarımın son ikisini bana inanmıyorsanız Deportivo maçında bizzat bunların kurbanı olan Lucas Perez’e sorabilirsiniz. Yıllardır müthiş kanat ve orta saha oyuncuları üreten ama bir türlü aynı kalibrede bir golcüsü olamayan Portekiz belki de 2018 Dünya Kupası’na bugüne kadarki en korkutucu forveti ile gidecek. Kim mi? Cristiano Ronaldo. Çünkü sol açık pozisyonu artık emin ellerde gibi görünüyor. Bir sonraki Portekizli Ballon D’or sahibinin kendini fark edişine tanıklık ediyor olabiliriz bu günlerde. Keyfini çıkaralım.



GÜNCEL YAZILAR