"Hayalgücü olmayan insanın kanatları olmaz."
Muhammed Ali

Yazarlar

Bülent Kalafat
Bülent Kalafat
@b_kalafat

Tanıştırayım: PDO

09/02/2018

Metinde yer alan grafikler bilgisayar ekranında daha rahat gözükecektir. Uygulamada grafikler metnin bir parçası değil; yazının altındaki eklerden bakmanız gerekecek. 

Bu yazı için gereken veriyi bir süredir toplamaktaydım ancak yazmak için beklemem gerekiyordu. İki sebepten gerekiyordu: Birincisi, tanımını birazdan yapacağım veri her takımın karşılaştığı rakip sayısı arttıkça anlam kazanıyor. İkincisi, bir süre önce Opta'dan gol beklentisi verilerini alabileceğimi umuyordum ama kısa süre önce öğrendiğim üzere bu biraz fazla iyimser bir umutmuş. Zira Opta gol beklentisini (expected goals, ya da kısaca xG) butik bir ürün olarak değerlendiriyor; dolayısıyla da ücretsiz sunmuyor. (Gol beklentisinin ne olduğunu merak ediyorsanız Futbolist'teki 1 Aralık 2017 tarihli yazıma ya da bu makaleye bakabilirsiniz.) 

Tanıştırmak istediğim verinin adı PDO. PDO hiçbir şeyin kısaltması değil. Orijinal olarak bir buz hokeyi verisi ve adını mucidi olan Brian King'in bir forumda kullandığı takma isimden alıyor. PDO'nun hesaplanması şöyle: PDO = Sv% + Sh%. Sv% (kurtarış yüzdesi) bir takımın kalesini bulan şutların kurtarılma yüzdesi. Örneğin kaleyi bulan 100 şuttan 40'ı gol olmuşsa, Sv% = %60. Sh% (gol yüzdesi) bir takımın rakip kaleye attığı isabetli şutların gol olma yüzdesi. Örneğin rakip kaleyi bulan 100 şuttan 35'i gol olmuşsa Sh% = %35. Bahsi geçen örnek takımın PDO'su ise %60 + %35 = %95, ya da 0.95'tir. Önceki yazılarımda yaptığım gibi, penaltıları ve takımların kendi kalesine attığı golleri verilerden hariç tuttum.

Grafikleri değerlendirmeden önce bir tespit yapmam gerek. Tek bakışta PDO'nun takımların hücum ve savunmadaki kalitelerini göstermek için gol beklentisi kadar iyi bir rehber olduğunu düşünmüyorum. Çünkü gol beklentisine kıyasla iki temel kusuru var. Birincisi bütün şutları eşit kalitede değerlendirmesi, ikincisi bir hücum metriği ile bir savunma metriğini birbiriyle ilişkilyimiş gibi değerlendirmesi. Ancak dikkat edin; tek bakışta dedim. Eğer takımların şut kalitelerine bakarsak ve kurtarış / gol yüzdelerini ayrı ayrı incelersek, bu iki kusurun bizi yanlış çıkarımlara götürmesini bir nebze engelleyebiliriz. İkinci grafiği eklememin sebebi budur. Şut kalitesine gelince, buna gol beklentisi verisi olmadan yorum getirmek çok zor. Ne olursa olsun, takımların çektiği şutların kaliteleri konusunda izlediğimiz maçlar ve şut lokasyonları üzerinden yorum yapma hakkımız bakidir. Takımların çektiği ve rakiplerine çektirdiği şutların altıpas, ceza sahası içi ve ceza sahası dışı kırılımlı olarak yüzde cinsinden dağılımının grafiklerini de bu bağlamda ekledim.

Birinci grafikte takımların PDO'ları ve puanları arasındaki ilişkiyi, ikinci grafikte ise Sh% ve Sv%, yani gol ve kurtarış yüzdesi değerlerini görebilirsiniz. Üçücnü grafikte takımların çektiği şutların, son grafikte ise rakiplerinin onlara çektiği şutların altı pas içi, ceza sahası içi ve ceza sahası dışı olarak yüzde cinsinden kırılımını görebilirsiniz. Altı pas içinden çekilen şutlar ceza sahası içi şutlarından ayrıdır; yani ceza sahası içi şutlar altı pas içi şutları içermez. Grafikleri rahat inceleyebilmeniz için biraz zoom etmenizi öneririm.



Yarınki yazımda şampiyonluk adaylarının Puan vs PDO tablosundaki durumlarını diğer grafiklerden de faydalanarak yorumlayacağım. Bir sonraki yazımda ise Konyaspor, Bursaspor, Göztepe, Trabzonspor ve Alanyaspor gibi normdan uzaktaki takımların durumlarına değineceğim.




GÜNCEL YAZILAR