"Hayalgücü olmayan insanın kanatları olmaz."
Muhammed Ali

Yazarlar

Bülent Kalafat
Bülent Kalafat
@b_kalafat

PDO Bölüm 2: Şampiyonluk Adayları

09/02/2018

Dünkü yazımda sizleri PDO ile tanıştırmış ve ligdeki takımların bugünkü puanları ile PDO ilişkisini görsel olarak sunmuştum. Ayrıca PDO'yu oluşturan şut ve kurtarış yüzdeleri ile takımların kendi şutları ve rakiplerinin çektiği şutların çekildiği bölgelerin yüzde cinsinden kırılımını paylaşmıştım. Bu yazıda şampiyonluk adaylarından Başakşehir ve Galatasaray'ın PDO - puan ilişkilerini bahsettiğim diğer verilerden faydalanarak yorumlayacağım. 

Hatırlatmak için: Şut yüzdesi = Rakip kaleyi bulan şutların gol olma oranı, Kurtarış yüzdesi = Kalesine çekilen isabetli şutların kurtarılma oranı. Penaltılar ve kendi kalesine atılan goller bütün verilerden hariç tutulmuştur.

BAŞAKŞEHİR

Istanbul'un yeni şampiyonluk adayı puan ve PDO sıralamasında birinci konumda. Bu yüksek PDO'yu aşağı yukarı eşit oranda şut ve kurtarış yüzdelerine borçlu olduğunu söyleyebiliriz. Şut yüzdesine baktığımız zaman %37.2 ile bu konudaki lider Trabzonspor'un hemen ardında olduğunu görüyoruz. Başakşehir rakip kaleye çektiği şutların yaklaşık %5'ini altı pas içinden kullanmış. Bu durumda lig ortalaması olan %7'nin altında, hatta bu konudaki en başarısız takımlardan biri. Şutları ceza sahası içinden ve ceza sahası dışından kullanma yüzdesi ise lig ortalamasına oldukça yakın. Yani Başakşehir'in şut yüzdesinin çektiği şutların rakip kaleye yakınlığı üzerinden açıklamak pek mümkün değil. Gol beklentisi verileri bu durumu açıklamada çok daha faydalı olabilirdi. Gözlemlerimizi bir kenara bırakırsak rakamlara bakarak iki tahminde bulunabiliriz: Ya Başakşehir'in özellikle ceza sahası ve altı pas içi şutlarının gol beklentisi değerleri oldukça yüksekti, yani çok iyi pozisyonlara girdi, ya da çok iyi olmayan şut pozisyonlarından gol çıkardı, yani rakip kaleciler başarısızdı veya çekilen şutlar çok iyiydi. 

Başakşehir'in geride kalan 20 haftada attığı gollerin önemli bölümünde rakip ceza sahasına üç - dört oyuncuyla girdiğini ve iyi pozisyonlardan şut attığını söyleyebiliriz. Toplam otuz sekiz golün on üç tanesi altı pas içinden veya civarından çekilen şutlarla geldi. Bu aşağı yukarı üçte birlik bir oran; oldukça iyi. Sansasyonel sayılabilecek bir iki golü var sadece. İlk aklıma geleni Adebayor'un Karabükspor'a attığı aşırtma gol. Gollerin tamamı değerlendirildiğinde Başakşehir'in yüksek şut yüzdesini etkili hücumlar ve topu şut için iyi noktalara taşıma becerisiyle açıklamamız mümkün. Emre, Visca, Mossoro ve Napeloni'nin bu hücumlarda rolü ön plana çıkıyor. Başakşehir korner ve duran toplardan on üç gol bularak bu konuda da ligin en etkili takımı oldu. Kaleci / savunma hatası olarak değerlendirilebilecek golleri ise iki adet. 

Rakiplerine şut izni verdiği alanlara baktığımızda Başakşehir'in altı pas içinden %4 ile bu bölgedeki en düşük orana sahip olduğunu, yani en başarılı takım olduğunu görüyoruz. Ceza sahası içi ve ceza sahası dışı oranlarında, tıpkı çektiği şutlarda olduğu gibi lig ortalamasına çok yakın konumda. Ancak bunların çoğunda rakiplerine kaleyi net görebilecekleri açıları vermedi ve top ile kale arasında kalabalık olmayı başardı. Volkan Babacan da kalesini bulan yetmiş şutta üstüne düşeni yaptı ve yalnızca on altı tanesinin çizgiyi geçmesine müsade etti. Başakşehir topa yüksek oranda sahip olduğu ve bununla beraber kontrollü ve sakin hücum ettiği için savunmada gafil avlandığı pozisyonlar da epey az. 

Başakşehir hem oynadığı futbol hem de PDO ile şut bölgesi rakamları ile lider olmayı kesinlikle hak ediyor. 

GALATASARAY

Lige dokuz maçta yedi galibiyet ve iki beraberlikle müthiş bir giriş yapan, Tudor'un kovulmasına varan süreçte durulan ve liderliği kaptıran Galatasaray ligin en yüksek beşinci PDO değerine sahip. Kurtarış yüzdesi ortalamanın azıcık üstünde; ancak şut yüzdesi ile ligin en iyi dördüncüsü konumunda. Sarı kırmızılılar şutları ceza sahası içinden çekme oranında %59 ile ligin açık ara en başarılı takımı. Altıpas içinden de ortalamaya yakın yüzdeyle şut çektiği için ceza sahası dışı şutlarının yüzdesi en düşük olan takım da Galatasaray. 

Galatasaray'ın ligdeki kırk golünün on beş tanesi altı pas içi veya civarından atılan goller. Bu %40'a yakın bir oran. Cimbom'un kaleye yakın noktalardan şut pozisyonu yaratma konusunda iyi olduğunu söylemek mümkün. Başakşehir'e kıyasla hızlı ve dikine hücumlarla daha fazla gol pozisyonuna giren Galatasaray, kaleye yakın noktalardaki şutların yaklaşık üçte birini kenarlardan kesilen ortalar sonucunda buldu. Bu sürdürülebilirlik açısından iyi bir gösterge olmasa da Galatasaray şimdiye dek bu pozisyonlardan fayda sağlamakta başarılı oldu. Ceza sahası dışından attığı altı gol Galatasaray'ı bu bölgeden en çok gol bulan üç takımdan biri konumuna getiriyor. Ancak bunlar da ya çok yüksek vuruş kalitesi ya da kaleci / savunma yetersizliği gerektirdiğinden güvenilir bir gol kaynağı olarak değerlendirilmemeli. Sarı kırmızılılar kaleciden / savunmadan seken toplar ve karambol sonucu doğmuş gol pozisyonlarından yedi gol üretti. Bunları değerlendirerek Galatasaray'ın yüksek şut yüzdesine şut kalitesi, hücum kalitesi ve biraz da rastlantı ile ulaştığını söyleyebiliriz.

Geride kalan maçlarda Galatasaray penaltı ve kendi kalesine olmayan yirmi gol yedi. Bu konuda ligin en başarılı üçüncü takımı durumunda. Kurtarış yüzdeleri gibi, rakiplerine şut imkanı verdikleri bölge dağılımı bakımından da lig ortalamasına çok yakın. Muslera'nın daha yüksek bir kurtarış yüzdesine sahip olmasını engelleyen faktörlerden bir tanesi Cimbom'un duran toplardaki savunma zaafı olabilir. Bu pozisyonlardan kalesinde dokuz gol gören Galatasaray ligde bu konuda yalnızca onar gollü Antalya ve Karabük'ten daha iyi. Muslera'da bir form düşüklüğü olduğu bir süredir ana akım medyada dile getirilen bir konu olsa da, bence vasat kurtarış yüzdelerinin sebebi bu değil. Başakşehir maçı başta olmak üzere, Galatasaray'ın yediği gollerin önemli kısmı savunma zaafiyetinden geldi. Eskisi kadar iyi olmayabileceğini kabul etmekle beraber, Muslera'nın hala bu ligin en iyi kalecilerinden olduğunu düşünüyorum. 

Yarın: Beşiktaş ve Fenerbahçe...




GÜNCEL YAZILAR