"Hayalgücü olmayan insanın kanatları olmaz."
Muhammed Ali

Yazarlar

Ömer Ejder
Ömer Ejder
@ejderovic

Not a good day at office

01/03/2018

Bu akşam saha içinden çok; çıkan olayların, gösterilen kırmızı kartların damga  vurduğu, akabinde yapılacak bilumum karşılıklı açıklamalarla da gerilimin devam edeceği son yılların en sıra dışı derbilerinden birini yaşadık. Açıkçası bu geceki  derbiyi izledikten sonra eski mesleğim olan editörlüğü neden yapmadığımı anladım. Her bir dakikası yanan toplu son dakikalı haber ‘niteliği’ taşıyan bu fantastik gecede spor basını emekçisi arkadaşlarımın Allah yardımcısı olsun.

   
Esasında her ne kadar tartışmalı pozisyonlara kurban gitse de bence bugün üst düzey bir mücadele izledik, özellikle de ilk yarıda iyi bir futbol vardı.  Mehmet Ekici’ye bir parantez açmak lazım. En son ligin ilk yarısında sakatlıktan döndüğü Beşiktaş maçında 45 dakika oynamıştı Ekici. Nürnberg zamanlarında sonraki sene Dortmund’a transfer yapacak olan İlkay Gündoğan ile birlikte kariyer topunu oynayan 27 yaşındaki orta saha, Beşiktaş’a karşı Almanya’daki yıllarına nazire yaparcasına bir futbol sergiledi. İlk yarının son dakikalarında Şener’e yaptığı müthiş asist; form geçici, klas bakidir söylemini haklı kılan türdendi.

  
Hafta sonu Beşiktaş’ın İnönü’de Fenerbahçe’yi 3-1 mağlup ettiği maçın ardından sadece 4  gün sonra oynanan bu kritik gecede, Fenerbahçe adına alınacak bir kötü sonuç, sarı – lacivertlileri psikolojik olarak dışarı itebilecek nitelikteydi. Aykut Kocaman, yoğun  eleştirilere maruz kaldığı maça, Guiliano ve Valbuena’yı yedek soyundurarak başladı. Josef – Topal göbeğinden vazgeçmeyen tecrübeli  teknik adamın belki de en kritik dokunuşu, iki uçu keski 
bıçak ‘derbi’ adamı Volkan’ı oynatmak oldu.  Şenol Güneş ise Negredo ve Lens’i ilk 11’de başlatırken, Tosic’i solda Caner’i sol açıkta kullanmayı tercih etti.

     
Beşiktaş, geçtiğimiz hafta Şenol Güneş ile Aykut Kocaman’ın tüm teknik direktörlük zaaflarını doğru hamlelerle işlemişti. Ancak Quaresma’nın ekstra golleriyle 3-1 kazanılan bir derbide mevcut sorunlar hasır altı edilebiliyor. Beşiktaş için Fenerbahçe karşısında alınan 3-1’lik galibiyet, iyi bir günde alınmış kötü sonuçtu esasında. Öyle ki; Beşiktaş, bu akşamki maçta saha içi kurgusu Caner’in ortalarına ve Talisca’nın şutuna mahkum oyunuyla, Fenerbahçe’ye ne 11’e 10’luk oyunda, ne 10’a 9'luk süreçte, ne de 11’e 11’lik dilimde üstünlük kuramadı. Sarı – lacivertlilerin orta sahasında temposu yetersiz olsa dahi ortalama üstü top yeteneği olan Ekici ve Soldado ile üretkenlik anlamında nasıl bir üst seviyeye geçiş sağladığı ise çok net belli oldu. İsla, Soldado, Guiliano ve Ekici gibi oyuncuların Fenerbahçe’nin oyununa entegre edilmesi, Fenerbahçe’nin şampiyonluk ve kupalar kazanma yolunda aşacağı engellere rehberlik edecek. Aykut Kocaman, oyun kilitlendiğinde Valbuena’yı sahaya sürme samimiyetsizliğini bir kenara bırakıp Valbuena’lı bir kurguyu oturtmak zorunda.

   
Bu akşama dönüp son bir yorum getirecek olursak; Özellikle ilk yarıda sahaya iyi yerleşen amatör ruhlu iyi bir Fenerbahçe vardı. Beşiktaş ise birden fazla kez kırılmaların yaşandığı hiçbir sekansı oyun olarak ele geçiremedi. Kocaman’ın bu karşılaşmaya takımı iyi hazırladığını ve Vodafone Park'tan 2-2 gibi iyi bir skorla ayrıldığını söyleyip hakkını vermemiz gerekli.

   
Her halükarda yaşanan olaylar ve gösterilen 
kırmızı kartlarla birlikte, hafta içinde de yankıları devam edecek, etkisi fiziksel yorgunlukları belki de ligin seyrini etkileyecek bir derbi yaşandı. Beşiktaş’ın Quaresma’nın yokluğunda form durumu dip noktada olan Lens ile Trabzonspor deplasmanında ne yapacağı büyük soru işareti. Fenerbahçe’nin ise fiziksel olarak çok büyük efor sarf ettiği derbinin ardından Akhisar’a karşı nasıl bir reaksiyon göstereceğini merak ediyorum. Beklemedeyiz.



GÜNCEL YAZILAR