"Hayalgücü olmayan insanın kanatları olmaz."
Muhammed Ali

Yazarlar

Ömer Ejder
Ömer Ejder
@ejderovic

Vasatlık

04/03/2018

Fenerbahçe Başakşehir’i deplasmanda % 36 gibi oldukça düşük bir topla oynama oranıyla yenmişti. Bu maçın ardından ben dahil hemen herkes Aykut Kocaman’ın başarılı taktiğini övmüş ama bir de şerh düşmüştü. Peki düşük profilli kapanan takımlara karşı nasıl oynanacaktı?


Aykut Kocaman Josef – Topal’a dönüş yaptığı evrede 5 maç üst üste kazanma serisi yakalamıştı. Fenerbahçe bu evrede tekdüze ama işlevsel bir oyun planıyla oynuyordu. Önde basan, uyguladığı bölgesel baskıyla boş alanları çabuk değerlendiren sarı – lacivertliler, Josef – Topal ile dahi sonuç almanın yolunu bulmuştu. Esasen ben de yazılarımda Josef – Topal ile oynanacaksa tek çıkar yolunun bu şekilde oynanması gerektiğini yazmıştım. Ancak Fenerbahçe 5 maçlık serinin ardından bu oyunu genel anlamda sekteye uğrattı. Bu akşam oynanan maçta da yukarıda bahsettiğim sorunun bir tezahürü söz konusuydu. Ligin ilk yarısında da  pozisyona dahi girilmeden kaybedilen Akhisar’a karşı iç sahada güçlü bir oyun beklentisi vardı maçı bekleyen herkeste. Ancak hafta içi kupada yüksek eforla oynanan Beşiktaş derbisinin etkileri net gözüküyordu. Hem bireysel hem kurgu hem de Aykut Kocaman’ın berbat hamleleri galibiyet getirmeye yeterli değildi.


Akhisar bence Karabük’ün ardından ligin en vasat kadrosuna sahip takımı. Yarı sahada bekleyip kontrayla gol aramaktan başka bir oyun planı oynama yetileri yok.  Bu maçla beraber arka arkaya aldıkları 4 galibiyet ve topladıkları puanlar yegane planlarını başarıyla uyguladıklarını gösteriyor. Haklarını vermek gerek.


Fenerbahçe karşılaşmaya başlarken vermesi gerektiği refleksi 1-0’dan sonra vermeye çalıştı. Akhisar gibi kendi yarı sahasında bekleyen bir takıma karşı 1-0’ı oynamak zor olabilir. Ancak Fenerbahçe’nin başta İsla olmak üzere bireysel performanslarının son derece yetersiz olduğu saha içi kurgusunun sadece Fernandao’ya şişirmek olduğu bir günde Akhisar’ı yenmek için bundan fazlasına ihtiyaç vardı. Şöyle ki; Yukarıda da bahsettiğim gibi seni yarı sahasında bekleyip Muğdat gibi vasat ama oldukça hızlı hücum oyuncularıyla 3.bölgede uygulayacağı baskıyla gol arayacağı herkesin malumu olan takıma karşı top yapan bir orta saha tercih edilmesi elzemdi. Ama Kocaman düz duygudan yoksun taraftar etkileşimi olmayan yetersiz bir hoca. Hemen herkes Beşiktaş maçında harika bir performans sergileyen Ekici’nin Topal’ın yerine ilk 11 başlaması gerektiğini söylüyor. Ekici’nin kondisyonu bu maç için yeterli olmayabilir, bunu kabul edebilirim ama ileri top taşıyabilecek pas yetisi yüksek Oğuz Kağan Elif gibi iki genç yıldız da var elinde, onlar niye tercih edilmez bunu kabul edemem.


Akhisar sezonun ilk yarısında TT Arena’da Galatasaray’a karşı 2-0 öne geçmiş ve maçı Tudor’un doğru hamlelerine Galatasaray oyuncularının karakter koymasıyla 4-2 kaybetmişti. Tudor henüz 49. dakikada Garry – Maicon değişikliğini yapmış Fernando’yu sarkık stoper gibi oynatıp müthiş bir baskı kurmuştu Akhisar’a. Bu akşam oynanan maçta Aykut Kocaman’ın yaptığı 3 değişiklikte de akıl ve cesaret unsuru yoktu. Ligde hangi forvete sorsan karşı karşıya oynamaktan en rahatsız olduğu forvetler arasında Mustafa Yumlu’yu gösterir. Vukuatı boldur Yumlu’nun ancak benim bu satırları yazmakla beni ilgilendiren şey Yumlu’nun hava toplarında ligin en iyi hakimiyeti olan oyunculardan biri olması. Öyle ki; Kocaman gömülen Akhisar’a karşı 85 dakika Josef – Topal göbeğini hiç bozmayı tercih etmedi. Topu yere her indirdiğinde pozisyon bulduğu gerçeğini inkar eden Fenerbahçe, nerdeyse 70 dakika boyunca her topu Fernandao’ya top şişirdi. Kocaman, İsla’yı çıkardı Dirar’ı beke çekti, göbeğe dokunmadı. Yetmedi Valbuena’yı çıkarıp Soldado’yu aldı, göbeğe dokunmadı. Fenerbahçe bu evrede top şişirmeye devam etti. Ekici hamlesi ise 80’den sonra geldi. Fenerbahçe’nin sorunu net kabak gibi ortada. Bugün maç çevrilseydi dahi alınacak puan ya da puanlar görkemli bir yara bandından fazlası olmayacaktı.


Son paragrafı Kameni’ye ve o ve benzeri transfer aklı olmayan vizyonsuz yönetimlere olacak. Daha önce de yazmıştım. Kameni sıcak kaldığında etki edecek küçük takım kalecisi. Yan top hakimiyeti yok. İletişimi yok. Oyun kurma yetisi yok. Ayak hakimiyeti yok. Rakibin çok fazla pozisyona girdiği karşılaşmalarda dikkat çekebilir. Malaga’da iken de özellikle Barca maçlarında yıldızlaşmıştı. Ancak Fenerbahçe gibi bir takımın kalesini koruyorsan kalene ortalama bir maçta gelecek pozisyon sayısı 5’i geçmez. Nitekim bugün hiçbir topa çıkmadı, hiçbir yan topta alanını koruyamadı. 3 yıldır Volkan’ı yedekleyecek bir kaleci arayan Fenerbahçe’nin Fabiano, Kameni gibi yedek dahi olamayacak kalecileri transfer ediyor olmak çökmüş bir yönetimin hezeyanıdır. Serbest kalmış Rene Adler, PSG’nin elden çıkardığı Sirigu, her ne kadar beğenmesem de Joe Hart gibi büyük takım deneyimi olan kaleciler varken Kameni’yi transfer etmek akıl karı değil.   



GÜNCEL YAZILAR