"Hayalgücü olmayan insanın kanatları olmaz."
Muhammed Ali

Yazarlar

Ömer Ejder
Ömer Ejder
@ejderovic

Curcuna!

02/09/2018

                                                    CURCUNA

      Sevgili Sinan Yılmaz twitter’da
Fenerbahçe’nin sezon öncesi harekatını değerlendirirken ‘Curcuna’ tanımını
kullanmıştı. Pek sevdim bu tanımı ve yazımın başlığına da bu adı vermek
istedim.

     Geçtiğimiz
sezon Fenerbahçe’nin iç sahada 90 + 4’te yediği gol ile Kayseri ile 3-3
berabere kaldığı maçı statta izlemiştim. O gün başkan adayı olan Ali Koç’un
locasında Damien Comolli’yi görünce ‘eyvah’ demiş ve maç yazımda da bu hamle
olursa geleceğin de çok aydınlık olmayacağını söylemiştim. Açalım biraz.
Comolli uluslararası arenada network ağı güçlü iyi de bir cv’si olan spor
adamı. St. Etienne, Tottenham, Arsenal, Liverpool güçlü bir geçmiş bu..Comolli
üzerine yorum yapan pek çok Avrupa futbolu uzmanı, onu son derece başarısız bir
sportif direktör olarak yorumlar ki Liverpool’da yaptığı transferler korkunç
idi. Bu konuya uzun uzadıya girmeden onu başka bir yazının konusu olarak ele
alabilirim.

                                   Cocu tercihi

   Fenerbahçe, Teknik Direktörlük görevine Cocu’yu
getirdi. Ben bugün alınan skorlardan bağımsız ilk geldiği gün ciddi endişe
duyanlardan olmuştum. Zira Fenerbahçe, yeniden diyerek açtığı sezonda tüm
biletleri satmış forma satışlarında rekorlar kırmış ve göze gelen bir hücum
futbolu talep ediyordu. Bu doğrultuda da Kocaman ile yollar ayrılmıştı.

   Ben teknik adamları idealist ve pragmatist diye
ikiye ayırıyorum. Fenerbahçe’ye idealist bir hoca lazımdı. Cocu PSV’de
geçirdiği 4 yılda ne denli pragmatist olduğunu ayan beyan göstermişti. Topun
arkasına geçen, hızlı hücuma çıkan bir anlayışı vardı. 4-3-3 tercihiydi evet,
ama bu yoğun pas yapan rakibi boğan bir 4-3-3 değildi. Dünkü Kayseri maçında da
görüldüğü üzere stoperleri 3-2 iken dahi öne çıkarmaktan imtina eden bir yapısı
var. Oyunu kompakt oynamak gibi bir alışkanlığı da yok. Oyun anlayışın bu
olabilir ona kabulüm ama eldeki hiçbir oyuncu o atletizmde değilken takım
boyunun 70 metre olduğu bir düzende Ekici Valbuena gibi oyuncuların 60’ta pilleri
biter. Orada bu oyunu 4 sene içinde Narsingh, Lozano gibi oyuncularla oynarken
servisi Van Ginkel, Guardado yapıyordu. O oyunu bu kadronun oynaması da
dönüştürülebilirliği de büyük soru işareti. Eğer ki bu oyunu oynamak istiyorsa
Cocu, dün 40 metre ellini sallayarak top süren ciğersiz gibi koşan Mensah
lazım. Ama bu takım Fenerbahçe değil orta sıra bir Anadolu takımı olur. 
En nihayetinde Fenerbahçe’nin oynamak

istediği oyuna uygun hoca değil. Fenerbahçe’nin tempodan estetikten yoksun
takımı da Cocu’ya uygun değil.

  Malatya, Kayseri ve Göztepe maçlarının
hiçbirinde takım boyunun kısaldığını görmedik. Takım boyu 60-70 metrelerdeydi
ve Hollandalılardan alıştığımız bir pas oyunu da göremedik. Set hücumu gibi bir
çaba da söz konusu değil. Risk alması gerektiğinde stoperi öne çekip baskı kurmak
gibi bir risk anlayışı da yok. Tekrar aynı şeye dönüyoruz; Psv’de Lozano gibi
uçaklarla yaptığı işi Valbuena, Ayew ile yapabilir mi Cocu? Cevabı size
bırakıyorum.

      Bir de şöyle bir boyutu var işin. Orhan
Uluca abi yazmıştı. Dünyada 5 majör ligde o ülkenin dilini konuşmayıp başarılı
olabilen hoca istatistiği. Cocu, dilini kültürünü bilmediği bir ülkeye gelirken
yardımcıları da kendisi gibi yabancıydı. Bu doğrultuda bir yerli yardımcı
olabilirdi, nispeten uyumu kolaylaştırırdı. Zira Hollandalı hocaların Advocaat’tan
da gördüğümüz üzere her düşündüğünü söylemek gibi garip bir iletişim şekilleri
var. Dün şampiyonluk üzerine söylediği şeyleri bir yerli mentörü olsa daha
farklı ifade edebilirdi.

                        KISA KISA TRANSFERLER

    

    Öncelikle Euro’nun 8 liraya yaklaştığı ve nereye gideceği belli olmadığı,
borçların giderek arttığı bir dönemde transfer olmasa da olurdu, ama oluyorsa
da doğru olmasını beklerim.

Fenerbahçe’nin
bu seneki skor beklentisi anlamında en flaş transferi olarak Ayew dikkat çekiyor.
Marsilya zamanından beri hayranlıkla izlerim Ayew’i. Fizik olarak hazır
gelmediği aşikar ancak şu oyunun da hiçbir oyuncuyu ritme sokamayacağı net.
Futbol bir ritim işidir. Oynanan oyun bireysel performansı artırır. Şu oyunda
bir oyuncuya düzgün ortam sağlanır, sonra oyuncunun verimi tartışılır. Nitekim
Ayew’i hırslı da görüyorum ancak oynanan oyunda en hırslı adam bile bir saatten
sonra salar. En yakın adamı dürbünle aradığın bir düzende stoperlerle boğuşmak,
topu alıp gitmeye mecbur olmak her oyuncu için bozucu etkenler. Keza Slimani
çok istekli muazzam faydalı oynuyor ama böyle giderse 2-3 haftaya o da salar,
nihayetinde bu oyuncular kiralık bizle bir bağı da yok.

Fenerbahçe,
12 oyuncu aldı bu sezon. Maliyetlerin geçtiğimiz sezonlara göre çok dengeli
olduğu ve iyi yönetildiği aşikar bu bir başarıdır. Başkan Ali Koç'a şahsına ve yaratmak istediğine saygım inancım sonsuz.  Satışlar da muazzam başarılı
ancak gelen oyuncuların ne kadar ihtiyaca yönelik olduğu çok büyük bir muamma.
Takım bağıra bağıra incelik yapabilecek bir 8 istiyorken Josef benzeri bir
oyuncu olan Jailson’u almak ne derece doğru bilemiyorum. Şüphesiz ki maliyeti
uygun akıllı bir scouting hamlesi. Ancak bu hamle önce ihtiyaçlar giderildikten
sonra yapılmalıydı. Zira o bölgede Topal ve forma bekleyen benim çok beğendiğim
Oğuz Kağan var. 6 numarada büyük bir curcuna var iken tüm yazı kulüpsüz
geçirmiş ve ritmi bulunmayan Reyes’i 6 numarada kullanmak oyuncuyu henüz ilk
maçında taraftarın önüne atmaktan başka bir fayda sağlamadı. Bir diğer Benzia
transferi de Lyon zamanında çok büyük beklentilerle çıkmış çok yetenekli bir altyapı
mahsülüydü. Ancak tıpkı Belhanda’da olduğu gibi mental açıdan devamlılığı
bulunmayan tipik Kuzey Afrikalı oyuncu olduğu için gelişim göstermek yerine
geriye gidenlerden oldu. Kiralık geldi Benzia bu mali tabloda iyi transferdir
ancak Fenerbahçe’nin kalitesini artırcak bir oyuncu değil. Şayet ki
potansiyeline ulaşır kafasını sahaya verir düzen de ona fayda sağlarsa farklı
bir senaryo olabilir.

    Fenerbahçe’de büyük bir kafa karışıklığı
var bu curcunada bu hoca – kadro inşaatı uyumsuzluğunda ligin bitmesi zor
gözüküyor. Önümüzdeki 15 günlük milli arada ne olur bilmiyorum esasen ben hoca
değişimi beklemiyorum. Fenerbahçe’nin de Cocu’yu bekleyecek zamanı var mı ondan
da emin değilim. Yönetim bu sezonu pas geçip seneye takımın yarısının
sözleşmesinin biteceği bir yapılanmaya da yoğunlaşabilir. Her halükarda şu an
için net gözüken şey ve öngörüm; Karanlık bir sezon daha.



GÜNCEL YAZILAR