"Hayalgücü olmayan insanın kanatları olmaz."
Muhammed Ali

Yazarlar

Ömer Ejder
Ömer Ejder
@ejderovic

Beklentisizlik

03/11/2018

Beklentisizlik. Galiba sahada olmasını beklediğim şeye dair hislerimi en iyi açıklayan durum bu. Fenerbahçe’nin içinde bulunduğu durum, Galatasaray’ın kadro yetersizliğini göz önünde bulundurduğumda maça dair hiçbir beklenti yoktu içimde. Açıkçası Galatasaray’ın da yeneceğini düşünüyordum Sinan Yılmaz ile yaptığımız programda da ikimiz de bu yönde fikir beyan etmiştik. 


Karşılaşma öncesi 11’ler açıklandığında Erwin Koeman’ın ofansif seçimleri Hollanda’lı teknik adamın sezonun devamında Fenerbahçe’nin hocası olmak istediğinin ipuçlarını veriyordu. Zira maç öncesi basın mensupları Valbuena seçimini sorduklarında ‘’Benim için sürpriz değil’’ gibi popülist ama taraftarların hoşuna gidecek bir yorumda bulunuyordu. İşin aslı öyle miydi sahada o kadar cesur muydu onu birazdan konuşacağız. Galatasaray’da Fatih Terim ise haftalardır eldeki yetersizliklerden ve Eren’in maç öncesi sakatlanmasından dolayı uygulamak zorunda kaldığı dizilişi bozmadı. Karşılaşma Erwin Koeman’ın çıkardığı 11’in aksine Fenerbahçe’nin geçiş kovaladığı bir yaklaşımla başladı. Galatasaray ise Eren’in yokluğunda oynayan Sinan’ın ve beraberindeki Garry ile Onyekuru’nun ilerde top tutamamasından sebep oyuna hakim olamıyordu. 


Her ne kadar Galatasaray oyuna hakim olamasa da kendini imha etmeye meyilli Fenerbahçe ve yan top savunması ilk bombasını ne zaman patlatacak diye bekliyordum açıkçası. Nitekim öyle de oldu. Fenerbahçe karşılaşmaya önde ayağına top isteyen 3 oyuncu Ayew, Valbuena ve son derece temposuz Benzia ile başladı. Önlerinde ise savaşan ama oyun bilgisi sıfırlarda gezen Frey vardı. Karşılaşma öncesi Koeman’ın yaptığı şovun aksine Fenerbahçe bu üç artı 1 oyuncu ile geçiş kovaladı. Koeman’ın bu üç oyuncu ile yaptığı şey bana Cocu’nun Benfica deplasmanındaki tercihini anımsattı. 


Savunma yardımı olmayan Valbuena, temposu düşük multi yetenekli Benzia ve mevkisi belli olmayan hayalet Ayew ile uygulanabilir bir düzen değil bu. Nitekim Galatasaray da oyunun 1-0 sonrası 15 dakikalık dilim hariç hiçbir bölümünde hakim olmasa da Fenerbahçe öndeki üç oyuncusu ve Jailson – Elif orta sahayasıyla kalesinde gol görmemesi kaçınılmaz. Burada bir parantez Jailson’a açalım. Her ne kadar güzel bir gol atmış olsa da maçın açık ara en kötülerinden biriydi Fenerbahçe adına. Öndeki oyuncuların savunmaya yardımı olmaması bir yana ilerde takımı da rahatlatamamaları üstüne Jailson’un bu açıkları kapatacak bir profilde olmamasından ötürü yük orada 19’luk Elif’e biniyor ve sürekli kırmızının eşiğinde gezinmek zorunda kalıyor. 


2-0 sonrasında Fenerbahçe için bir seçim anı ortaya çıktı bence. Ki benim esas odaklanmak istediğim nokta da tam burası. Fenerbahçe’nin sahadaki kadrosunun geçiş oynayamayacağını Galatasaray’ın da forvetsiz düzen ile set kurmasının mümkün olmadığını söylemiştim. Zira 2-0 sonrası Fatih Terim maça hiçbir olumlu müdahalede bulunmadı. Tarihin açık ara en kötü Fenerbahçe’sini yakalamışken maçın 3-4’e gitmemesi için hiçbir engel yoktu ama Galatasaray Muslera ve Terim’in hamlesizliği hariç her yere fatura kestiği için sorunu görmekten uzak. 


Zira maça hiçbir şekilde ortak olamayan ve dağılışı seyreder pozisyonda olan Fenerbahçe’yi maça Muslera ortak etti. Sezon başından beri Muslera’nın bu tarz hatalarını 3-4 maçta görmüştük. Ve neden en üst seviye kaleci olamadığının kanıtı niteliğindeki bir andı o hatalı çıkışı ve yaptırdığı penaltı. Penaltı sonrası Fenerbahçe geçiş yerine set oynamaya çalıştı ki Galatasaray’ın buna hiçbir şekilde refleks gösterememesi ve sadece izleme modunu alması bence esas açıklanmaya ihtiyaç duyulan şey. 


Yani Fenerbahçe’nin attığı 2.golde taca odaklanıp Belhanda’nın hala aynı noktada durmasına laf etmeyip Valbuena’nın ceza sahası içine çıkarıp oradan topu Jailson ile buluşturulmasında değişen mevsimlere takılmıyorsan sorunu tespit edemiyorsun demektir. Pozisyonun taç olduğuna mı odaklanmak daha kolay yoksa pozisyonu takip etmeyen Belhanda’ya laf etmek mi? Ya da topu doğru kontrol edemeyen ve ayağından 3 saniyede topu çıkaran Jailson’a rahat şut fırsatı veren savunmaya laf etmemek mi? 


Seçim burada Galatasaray heyetinin ama onların içerisindeki bir isim de maç sonu oyuncu kovalamakla meşguldü. 


BENZİA 


Buraya biraz değinmek istiyorum. Benzia sahadaki açık ara en yetenekli oyuncuydu. Mükemmel bir top tekniği ve oyun görüşü var. Daha fazla verim alınabilmesi için pasör bir 10 numara olan Benzia’yı koşan oyuncularla kombin etmenin gerekli olduğunu söylemiştim. Ancak Benzia’nın da neden bu kadar potansiyelli bir oyuncu olmasına karşın neden 24 yaşında buralara düştüğünü gösteren bir maç oldu. Oyunda kaldığı ilk yarıda ayağından doğru çıkaramadığı 3 çok kritik pozisyon var. Burada doğru pasları yapamaması maç içinde topsuz hareketlerine baktığında neden Lyon altyapısından bu kadar yüksek beklentiyle çıkan bir oyuncunun 24 yaşında buralara kiralık düştüğünü anlayabilmiş olmalıyız. Hele ki maç sonu instagram’dan yayınladığı seviyesiz paylaşım tam Kuzey Afrikalı oyuncuların kartviziti gibiydi.



GÜNCEL YAZILAR