"Hayalgücü olmayan insanın kanatları olmaz."
Muhammed Ali

Yazarlar

Ömer Ejder
Ömer Ejder
@ejderovic

Fenerbahçe'de Transfer Stratejisi

06/01/2018

Fenerbahçe, başta Aykut Kocaman’ın istifadan dönmesi olmak üzere ciddi krizler yaşadığı bir ilk devreyi geride bıraktı. Oynanan futbolun tatmin etmeyişi ve kadronun yetersizliğini göz önüne alıp üstüne yaşanan tartışmalara baktığımızda ligde topladığı puanla hala zirve yarışında olunması ciddi bir şans. Sarı – lacivertlilerde çok uzun bir süredir eksikliği hissedilen şey yönetim aklı. Yapılan transferlere, kadro mühendisliğine, sözleşmesi biten oyuncularla kontratların zam yapılarak uzatılmasına baktığımızda tablonun iç açıcı olduğunu söylemek mümkün değil. Mevcut kadro mimarisinin temeli 3 yıl önce atıldı. Mehmet Topal’ın sözleşmesi uzatılırken 8 milyon ödenip Josef alındı. Üstüne yetmedi bir 8 daha ödenip Ozan da kadroya dahil edilince bugünkü kısırlığın temeli atılmış oldu.

3 yıllık süre zarfında ligin en iyi iki hücum beki Gökhan ve Caner’i Beşiktaş’a kaptırıp Hasan Ali ve Şener’e beki emanet eden Fenerbahçe, kadro kalitesinde çok ciddi düşüş yaşadı. Geçtiğimiz yıllarda sol bekte Roberto Carlos, Andre Santos, Wederson ve Caner gibi hücumculara sahip olan Fenerbahçe’nin sol bek rotasyonunda Hasan Ali ve İsmail’e düşmüş olması, savunmanın solundaki akılsızlığı değil yönetimin transfer aklının olmamasını gösterir. Sezon başında Hasan Ali’nin de sözleşmesi uzatılarak zamlı kontrat ile oynadığını hatırlatalım.

Şu anda geldiğimiz tabloda aktif forma şansı bulan Josef, Topal – Ozan üçlüsü arasında en farklı özelliklere sahip olan oyuncu şüphesiz ki milli futbolcu Ozan. Bursaspor’da Şenol Hoca ile birlikte çalışırken ileriye çıkışlar yapan, şut arayan çok yönlülüğü ile dikkat çeken Ozan, 8 milyona Fenerbahçe’ye transfer yaptığında yabancı serbestiyesi kuralı getirilmişti. Ancak Ozan yerli olduğu için değil iyi oyuncu olma (hatta daha fazlası) potansiyeli taşıdığı için alınmıştı. Vitor Perreira ve Advocaat döneminde Josef – Topal’ın önünde yeteneklerini aşan bir rolde sahaya çıkan genç oyuncu, yapamadıklarıyla seyir zevki bozulan Fenerbahçe taraftarının tepkisini çekmeye başlamıştı. Ozan gibi gelişime açık yönlü bir oyuncudan yapamayacağı şeyleri talep etmenin bedeli genç yıldıza ağır bir şekilde döndü ve geride bıraktığı 2.5 yılın sonunda kadro dışı bırakılmış durumda. İçinde bulunduğu ortamdan ve ortaya konan futboldan keyif alan insan aidiyet duygusuyla gelişim gösterir. Fenerbahçe’nin geride bıraktığı 3 yıl içerisinde Kjaer dışında (nedenini geçen yazı açıklamıştım) gelişim gösteren yok. Fenerbahçe, 8 milyon gibi ciddi yatırım yaptığı bir oyuncuya 3 sezonda hiçbir gelişim alanı sağlayamadı. Bugün kadro dışı bıraktığı kafa ve fiziken geriye giden Ozan’dan alabileceği maksimum bonservis bedeli ise 2-3 milyon.

Pek çok kişi tepki gösterebilir bu düşünceme ama benzer şeyleri de RVP için düşünüyorum. Josef – Topal orta sahasının üretkenlikten uzak oluşu ve ceza sahasına uzak oynaması Diego, RVP, bugün Valbuena gibi pek çok oyuncuyu etkiledi. Değil sakat, 2 ayağı da olmasa Van Persie’den bir şekilde verim alınabilirdi. İlk geldiği sezon fiziken bu kadar kötü durumda da değildi. Geri geliyor, arıyor, deniyordu. Ki takımın onca üretim sorununa rağmen gol rakamları da 15’in üzerindeydi. 32 yaşındaki bir oyuncuya sen yönetim olarak yıllık 5.5 milyonun üzerinde bir sözleşme verip yatırım yapıyorsan teknik olarak da verim alabileceğin bir düzen kurmak zorundasın. Fenerbahçe’nin kadro mühendisliğinden kaynaklanan hücum sorunları içinde her oyuncu aynı sorunu yaşar, yaşadı, yaşıyor da. Nitekim ilk transfer edildiği dönemde ben olumlu bulmasam da RVP’den bir şekilde verim alınabilirdi ama futbol bir ritim işi. Aradığı ortamı da bulamayınca yıllık 5.5 milyon eurodan RVP emeklilik maaşını aldı. Fenerbahçe ise mali yükün altına girdi.

BU SEZONKİ TRANSFERLER- AYNI HATALAR Fenerbahçe’nin bir transfer aklı yok. 31 yaşında kariyerinde hiçbir dönem 4 golün üstüne çıkmamış, temposunu yitirdiği için Monaco’da geçen sezon sağ beke evrilmiş Dirar’a 4.5 milyon ödedi Fenerbahçe. Yetmedi 32 yaşında çapraz bağ koparmış çift forvet oynamaya yatkın Soldado’ya 5 milyon bonservis ödedi. Yapılan her transfer, adı geçen tüm oyuncularda bir menajer parmağı var. Ki gazetecilik bilgim dahilinde konuşacak olursam Aziz Yıldırım’ın arasını düzelttiği Ahmet Bulut’un bağlantıları var. Bugün mevcut kadroda aktif oynayanlar içinde Guiliano ve Josef dışında bonservis getirir diyebileceği bir oyuncu yok Fenerbahçe’nin. Ve bu takım FFP kıskacında olduğu için oyuncu satmadan transfer yapamıyor. Buna rağmen adı geçen oyuncuların hemen hepsi Fenerbahçe’nin son kullanıcısı olacağı isimler.

Çok net bir şekilde hücumcu bir sol beke ihtiyacı varken 31 yaşında son transferini yapacak olan stoper orjinli Criscito ile adının geçmesi buna bir delalet. Ki; Zenit’ten Neto, Guiliano’yu transfer etmiş Dzyuba ile adı anılmış iken Criscito’nun da gündeme geliyor olması Rusya bağlantısı olan bir menajerin eline düştüğüne kanıt niteliğinde. Diğer ihtiyaç alanları olan 8 numara ve kenar hücumcusu mevkilerine yazılıp çizilen isimlerde de aynı durumla karşı karşıyayız. Transfer gündeminde adı basına yansıyan Orella, Gaitan hepsi 30’unda ya da üstünde geri satamayacağın isimler. Şu tabloda yönetim değişip Ali Koç gibi vizyoner bir başkan gelse dahi işi çok zor. Ciddi bir enkazla karşı karşıya kalacak. Geçtiğimiz aylarda açık ara tarihin en başarısız Sportif Direktörlerinden olan Comolli ile aynı locada kareye girmesi ise şahsım adına başka bir endişe kaynağı.



GÜNCEL YAZILAR