"Hayalgücü olmayan insanın kanatları olmaz."
Muhammed Ali

Yazarlar

Ömer Ejder
Ömer Ejder
@ejderovic

Fenerbahçe'de Kocaman Karar

31/12/2017

Daha önce yazdığım bir yazıda "Fenerbahçe’nin sorunu bugünün sorunu değil, 3 yıllık birikim" minvalinde bir cümle kurmuştum. Hikayemiz 3 yıl öncesine dayanıyor... 3 sene önce Vitor Perreira yönetiminde sezona başlayan Fenerbahçe, Sportif Direktörlüğe Terraneo’yu getirmiş Nani, Robin Van Persie, Kjaer gibi oyuncuları transfer etmişti. Moussa Sow’u Arap yarımadasına 16 milyon gibi bir rakama yollayan sarı – lacivertlilerde bir transfer aklından söz etmek mümkündü. Ta ki; Elinde Mehmet Topal varken takımın bariz ihtiyacı olan 8 numara transferi yerine Josef De Souza’yı alana kadar. Üstüne Beşiktaş'a kaptırmamak için Ozan Tufan’a da 8 milyon ödeyen Fenerbahçe, geride bıraktığı 3 yıl içerisinde katkı sağlayan bir 8 numara transferi yapabilmiş değil.

Son 3 sezonda Josef – Topal ikilisiyle oynayan Fenerbahçe’nin, Kjaer ve Josef haricinde performansını geliştirdiği bir oyuncu yok. 19 yaşından bu yana Roma, Wolfburg, Lille gibi takımların yatırım yapıp umduğunu bulamadığı Kjaer’in Fenerbahçe’de parıldar gibi gözükmesi ise Kjaer’in değil Fenerbahçe’nin başarısızlığıydı. Hücum oynayan Spaletti’nin Roma’sında, Magath’ın Wolfsburg’unda potansiyelini yansıtamayan Kjaer, Lille ve Fenerbahçe gibi hücum sorunu olan önde basmayan iki takımda parlamıştı. Kjaer’in Sevilla’da düştüğü durumu da buna delalet olarak görüyorum. Konuyu dağıtmadan konuşacak olursak; Perreira sonrası takımın başına gelen Advocaat da Aykut Kocaman da Josef – Topal ikilisini bozmaya çalıştı. Sezonun ilk haftalarında farklı kombinasyonlar deneyen Hollandalı takımın gol yeme sorununa çözüm bulamayınca lige erkenden havlu atmış, istediği transferlerin yapılmamasına trip atarcasına her maça Josef – Topal ile çıkmıştı. Bu sezon Kocaman’ın seri yakaladığı haftalarda Josef – Topal ile tek düze bir oyunla da olsa sonuç bulmasını da aynı eksende yorumluyorum.

Tekrar edecek olursak Fenerbahçe’nin sorunu bugünde değil. Fenerbahçe, geçtiğimiz sezon Advocaat yönetiminde iç sahada 4-5 bin kişiye oynayan bir takıma dönüşmüştü. İhtiyacı olan tek şey coşku idi. Bu coşkuyu sağlayacak ne kadro kuruldu ne de heyecanı uyandıracak bir hoca getirildi. Sezon öncesi öngördüğüm şey kaostan başka bir şey değildi. Esasında Vardar faciasıyla başlanan sezona zorlu fikstür dezavantajı da eklendiğini düşünürsek ilk yarıyı 3 puan fark ile kapatmak tabloyu iyimser gösterebilir fakat ben iyimser değilim baştan söyleyelim! Günü kurtarıyor Fenerbahçe. Ligin ilk yarısının son 6 maçında 5 galibiyet 1 beraberlik gibi başarılı bir seri yakalarken bu 6 maçta yine Josef – Topal’a dönülmüştü. Son 6 haftadaki yazılarımda tek düze de olsa Fenerbahçe’nin Josef – Topal ile oynayacağı takdirde tek çıkış yolunun önde basmak ve dar alanda oynamak olduğunu ifade etmiştim. Özellikle iç sahadaki Paşa maçında son yıllardaki en coşkulu ve en iyi futbolu oynayan Fenerbahçe vardı.

Önde basan ve dar alanda oynayan Fenerbahçe, bölgesel baskı sonucu kaptığı topu hızlı kullanıp skoru buluyordu. Bu evrede Josef – Topal orta sahasıyla verim alınmasının mümkün olmadığını düşündüğüm Valbuena’nın sakatlığında, Guiliano’nun esas mevkisinde oynamasının payı büyük. Oyunu dar alanda kabul ettiği sürece Mehmet Topal’ın pas kabiliyetsizliği de minimize ediliyor. Ancak kazandığı 5 haftalık evrede dahi Kocaman, Fenerbahçe’nin zincirlerini salmıyor. Ligin 2.yarısında takımın kaderini belirleyecek olan sol bek ve 8 numara transferinden çok Kocaman’ın kararları. Öyle ki ilk 28 dakikada 3 gol atıp fişini çektiği Malatya maçında bile Valbuena – Jansen değişikliği yapıp Fernandao ile forveti çiftlemek yerine Jansenn’i kenara atıp bek kovalatıyordu. Benzer kontrol bağımlısı kararlar yüzünden Fenerbahçe; Kayserispor, Osmanlı ve Başakşehir maçlarında rakiplerine son dakikalarda puanlar ikram etti.

Son raddede; Buna karar verecek olan kişi Aykut Kocaman. Kazanmak mı önemli yoksa taraftarınla birlikte coşkuyla kazanmak mı? Valbuena’nın Guiliano’nun hücum melekelerinden yararlanmak mı yoksa bek kovalamıyor diye Valbuena’yla papaz olmak mı? Ligin ilk 9 haftasında Başakşehir, Trabzonspor ve Beşiktaş deplasmanlarına gidecek olan Fenerbahçe için her türlü senaryo seçenekler dahilinde. Buna karar verecek olan kişi 103 gollü şampiyonluğu görmüş, gol krallığı yaşamış Fenerbahçeli Aykut Kocaman.



GÜNCEL YAZILAR