"Hayalgücü olmayan insanın kanatları olmaz."
Muhammed Ali

Yazarlar

Ömer Ejder
Ömer Ejder
@ejderovic

Hatada Israr

24/12/2017

Geçtiğimiz hafta Malatya’da aldığı yenilginin ardından kulüp efsanesi Terim’i göreve getiren Galatasaray, zorlu Kasımpaşa deplasmanına çıkacak olan Başakşehir, 5 maç üst üste kazanan Fenerbahçe ve Sivas’a 2-1 kaybeden Beşiktaş. Fenerbahçe için belki de her hafta final maçına çıkıyormuş gibi bir hava var. Her maç bir ispat maçı, her maç ‘ben buradayım’ deme maçı. Maç öncesi okuduğum istatistikte Fenerbahçe’nin Konyaspor maçından galip ayrılması halinde 2 yıl sonra ligde ilk kez liderlik koltuğuna oturacağı bilgisi vardı. Bu istatistiği nasıl yorumlamam gerektiği kısmına girersem çıkamayız, yok hayır bu tuzağa düşmemeliyiz. Velhasıl; 2 yıl sonra maç fazlasıyla da olsa liderlik koltuğuna oturup devreye öyle ya da böyle 6 maç üst üste kazanma hedefinde olan bir Fenerbahçe bekliyordu herkes...

Açıkçası kadroları gördüğümde; Karabük maçında sahaya çıkan savunma 4’lümüzün komple değişeceği zorunluluğundan ötürü savunma hattında kim çıkarsa çıksın yargılamayacaktım ancak orta sahada kimin oynayacağını çok merak ediyordum. Kadrolar elimize ulaştığında; Olmasını istediğim, arzu ettiğim gibi Josef stoper, Topal ön liberomsu stoper (stoperlerden neredeyse hiç ayrılmıyor). Büyük umutlar beslediğim Oğuz Kağan ise 8 oynuyordu. Herkesin eleştirdiği ama benim desteklediğim forvetsiz düzende Giuiliano sahte 9 oynuyordu. Bugün esas konuşmak istediğim mesele de bu. Bu takım santrforsuz oynayabilir. Kasımpaşa maçında Giuliano ve Alper ile mobil bir 4-4-2, Karabük maçında 1-0 sonrası yine mobil bir 4-4-2 ile oynandı ve de başarılı olundu. Önemli olanın diziliş değil oyun kurgun olduğuna inanan bir insan olarak Kasımpaşa maçındaki başarı ile Konya maçındaki kısırlığı geçen hafta da Karabük maçında açıkladığım gibi takım boyunun çok uzun olmasına bağlıyorum.

Fenerbahçe 5 maç üst üste kazandığı sürecin özellikle iç saha galibiyetleri bölümünde Josef – Topal ile oynasa dahi kenar oyuncularını içe yaklaştırıp bekleri öne attı ve oyunu yüksek baskıyla dar alanda oynadı. İster santrforla ister santrforsuz oynansın, Fenerbahçe’nin başarı reçetesi olan; oyunu dar alanda oynayıp oyuncuları birbirine yaklaştırmak... Mehmet Topal’ın stoperlerin arasına girmesi hatta yer yer savunmayı 3’lemesi Oğuz’un hem tecrübesizliği, hem de az risk almaması yönünde direktifler almasından ötürü önde 4 mobil ile oynamanın bir esprisi kalmıyor. Önde oynayan 4 kısa (her ne kadar bazılarının yetenekleri çok kısıtlı olsa da) orta sahadan link – up desteği bulamamasından dolayı birbirlerine çok uzak oynamak zorunda kalıyor, yaşanan top kayıplarının ardından takım geri koşamıyor ve takım boyu uzuyor. Çöpe giden ilk yarıda ceza sahası etkinliği sıfırdı Fenerbahçe’nin. Ki; Geçtiğimiz sezon ceza sahasına en az oyuncu sokan takım Kocaman’ın Konyaspor’uydu, bu sene de bu bayrağı Fenerbahçe taşıyor.

Sorun, net ortasaha. Yine de; Josef – Topal ikilisinin olduğu yerde Oğuz Kağan’ın olması kenara diyagonal top yönlendirilmesi, merkezden daha direk paslar gelmesinde gözle görülür bir artış getiriyor. Daha önceki yazılarımda da değinmiştim. Fenerbahçe, oyuncu profilleri ve sahadaki temposuz oyundan dolayı pas dolaşımı yavaş, birbirinden uzak oynayan bir takım. Evelenip gevelenen her top rakip kalede değil kendi kalende yenecek bir golün sinyali. Nitekim öyle de oldu. Bu haftanın kurbanı da İsla oldu. Kocaman maç sonu yayıncı kuruluşa verdiği röportajda yine klasik ‘hatalı gol yedik’ savunmasını yaptı. Yenilen goller var ise burda bireysel bir hata yoktur. Fenerbahçe bu sezon 6 beraberlik aldı. 6 maçta kaybedilen 12 puanda da aynı komik hatalar var ise burada bir sorun var demektir. Pas kapasitesi düşük ve hareket etmeyen birbirinden uzak oyuncularla oynuyorsun, baskı yediğinde hata yapıp golü yiyorsun. Basit, düz mantık. Bir türlü kabul edilmek istenmeyen gerçeği dramatize etmenin Fenerbahçe’ye hiçbir faydası yok.

Fenerbahçe sezon başında vaad edip de yapmadığı operasyonu aspirinle geçiştirmeye devam ettikçe yaşanacak bu senaryo. Yukarıda da ifade ettiğim cümleyle yazımı sonlandırmak istiyorum. Fenerbahçe ister Josef, ister Topal ile oynasın (kabullenilmiş çaresizlik) oyunu dar alanda oynamak, kenar hücumcularını gol bölgesine kaydırıp bekleri öne atmak zorunda. Seni son 6 haftada bu yarışın içine sokan rakiplerin puan kaybı değil, farklı oyun tercih etmendi. Bunu tercih etmediğin her vakit maç sonu yayıncı kuruluşa hatalı gol yedik açıklamasını yaparsın, sevgili Kocaman.



GÜNCEL YAZILAR