"Hayalgücü olmayan insanın kanatları olmaz."
Muhammed Ali

Yazarlar

Mücahit Mintemür
Mücahit Mintemür
@centrocampista_

Maç Analizi: Barcelona - Chelsea

14/03/2018



Şampiyonlar Ligi son 16 turu ikinci maçında Barcelona, Nou Camp'ta Chelsea'yi ağırladı. Stamford Bridge'de Chelsea'nin iyi oyununa rağmen 1-1 biten maçım ardından bu maçın önemi daha da artmıştı. Haftanın en çok beklenilen maçında Chelsea, ilk yarı boyunca Stamford Bridge'deki iyi oyununu devam ettirdi. Maçın başında Courtois'nın hatasından gelen gol, belki de Chelsea'yi daha önde oynamaya itti ancak her şeye rağmen Chelsea daha iyi olan taraftı. Maç öncesinde Antonio Conte, sahte 9 Hazard'dan vazgeçip, forvette Oliver Giroud ile başladı. Giroud tercihi, Chelsea'nin kenarları daha iyi kullanabileceği anlamına geliyordu. Hali hazırda Barcelona'nın Sergi Roberto gibi zayıf bir karna sahip olması ve 3-4-3'ün getirdiği yerleşim avantajları, Conte'yi bu tercihte haklı çıkaran sebeplerdi. Merkezde ise Fabregas-Kante ikilisine yer vermişti. Bu tercih ise ilk tercihine göre daha sıkıntılıydı. Barcelona, Ernesto Valverde yönetiminde merkezde daha sağlam kalmaya çalışan bir takım ve burada 3-4-3 ile sahaya çıkarken Fabregas yerine Bakayoko tercihinin daha makul gibi durduğunu söyleyebiliriz. 


Barcelona, maçın henüz başında Courtois'nın bariz hatası sonucu öne geçti. Chelsea ise golün ardından çabuk toparlandı ve ikinci gole kadar topun da oyunun da hakimi oldu. Ön alanda yaptıkları presle Barcelona'yı uzun toplar kullanmaya zorladılar. Atılan uzun toplar Chelsea'nin geri üçlüsünde eridi. Luis Suarez, ilk yarı boyunca bu üçlü arasında adeta kayboldu. Dönen topları da Willian'ın üst düzey katkısıyla Chelsea toplamaya başladı. Hücumda öncelikli planları; oyunu kenar bekleri Moses-Alonso'ya yaymak ve Barcelona beklerinin savunma zaaflarından yararlanmaktı. Chelsea bu şekilde pozisyonlar bulmayı başardı ancak golü bulamamaları pahalıya patladı. Messi ön alanda yaptığı preste önce topu kazandı sonra tüm Chelsea savunmasını çalımladı ve müthiş bir pas atıp, asistini yaptı. Tur içinde geçen 135 dakikanın özeti de buydu aslında... 


2. golden sonra ise Barcelona, Chelsea'nin mental olarak düşüşünden iyi yararlandı ve topa sahip olmaya başladı. Ancak bu topa sahip oldukları süre çok kısa sürdü ve hiçbir pozisyon üretemediler. 2. golün şokunu atlattıktan sonra oyunun yeniden hakimi olan Londra ekibi, yakaladığı pozisyonlarda Ter Stegen ve Umtiti duvarını aşamadı. Chelsea'nin kenar oyuncularının içeriye kat ettiği her dakika, Barcelona savunması alarm veriyordu. İkinci yarıda da aynı oyun devam etti. Chelsea tur boyunca Barcelona'dan kötü oynadığı dakika sayısı 10'u geçmez ancak bir adam var ki, tura dair her şeyin baştan yazılmasına sebep oldu; Lionel Messi...

Willian, Alonso ve Moses'ın maç boyunca sergiledikleri iyi performansın bir hiç gibi gözükmesini sağlayan adam, Lionel Messi'den başkası değildi. Barcelona için, 'şimdi golü yiyecekler' dediğimiz her anda sahneye çıkan Arjantinli yıldız, yaptığı sihirle takımının imdadına yetişti. 3. gole kadar yine topu oynayan taraf Chelsea oldu ancak Messi'yi durdurmanın yolunu bir türlü bulamadılar... Ernesto Valverde ise ikinci yarıda Kante'nin Barcelona orta sahasını sindirmesine, Iniesta yerine Paulinho'yu alarak cevap vermeye çalıştı. Chelsea buna rağmen istediği gibi at koştursa da bir türlü golü bulamadı...

Burada Courtois'ya da ayrı bir parantez açmak lazım. Kariyerinin en kötü maçını çıkardı. 1. ve 3. gollerde yapmış olduğu bariz hatalar; tura, hatta belki de sezona mal oldu. 3. golden sonra maç fiilen bitti. Londra ekibinin önünde bu sezon için kayda değer pek bir hedef kaldığı söylenemez. Mevcut durumun tek sorumlusu olarak da Antonio Conte ön plana çıkıyor...

İlk dönemlerindeki Abramovich olsa muhtemelen bu maça Guus Hiddink çıkardı ancak Abramhovich de değişti. Jose Mourinho giderken oyunculara danışan Rus milyarder, artık oyunculardan ziyade hocaların fikirleri ile ilgilenmeye ve teknik ekibe daha çok destek vermeye başladı. Sezon başında İspanyol oyuncuların isyan ettiğine dair çıkan haberler, geçen hafta Eden Hazard'ın saçma sapan açıklamaları, Conte'nin Londra'yı sevmemesi ve sezonun fiilen sonuna gelinmesi, Chelsea'de kazanın daha çok kaynayacağına işaret. Sezon sonunda neler olur bilinmez ama bu köprünün altından çok fazla su akar.



GÜNCEL YAZILAR