"Hayalgücü olmayan insanın kanatları olmaz."
Muhammed Ali

Yazarlar

Mücahit Mintemür
Mücahit Mintemür
@centrocampista_

Manchester City - Liverpool Maç Analizi

11/04/2018


"Sezonun takımı kimdi?" sorusunun cevabını çoğumuz Manchester City olarak veririz. Premier Ligi domine eden bir oyun ve devasa bir puan farkıyla, yenilmez bir takım görüntüsünde açık ara önde gidiyorlar. Daha doğrusu, gidiyorlardı...

Tarihler 14 Ocak 2018'i gösterdiğinde Manchester City, Liverpool deplasmanına yenilgisiz lider olarak gitti. İlk maçta 5-0 kazanan Guardiola'nın öğrencileri, bu maçın da favorisiydi. Taa ki sahaya çıkana kadar... Liverpool inanılmaz bir ön alan presiyle maça başlamıştı. Coutinho'nun ayrılığı sonrası ilk 11'e dahil edilen Oxlade ile uçak gibi hızlı bir hale bürünmüşler ve bu hızda Manchester City'yi de alabora etmişlerdi. Çeyrek Final kuraları öncesi Pep Guardiola'ya 'hangi takımı istemezsin?' diye sorsalardı muhtemelen Liverpool cevabını verirdi. Daha 1 ay önce hiçbir çözüm üretemediği bir takımla kim karşılaşmak isterdi ki? Geçen hafta Guardiola'nın başına bir kez daha 14 Ocak'ın bir benzeri geldi. Yine hiçbir çözüm bulamayan City, Anfield'dan 3-0'lık mağlubiyetle evine döndü. Tur zora girmişti artık. Lakin Pep umutluydu. Ben de buna bağlı olarak bu maça çok daha iyi hazırlanacaklarını ve hatta turu çevirebileceklerini düşünüyordum.

Pep'i aniden 3'lü savunma tercihine geri dönmüş şekilde gördük bugün. Savunmayı olabildiğince önde kurup Liverpool'a top göstermemek 1. plandı. Çünkü Liverpool topa sahip olursa bir şekilde City'ye golü atıyordu. Kenarlara Bernardo Silva ve Sane'yi yerleştiren Pep, en ileri uçta ise Sterling ve Jesus'a şans verdi. Sterling hafta sonunda forvet oynayıp harika işler yapmıştı. Muhtemelen bundan etkilenip Aguero yerine Sterling tercihinde bulundu.

Liverpool cephesinde ise Henderson ve Emre'nin yokluğu büyük bir sorundu. Orta sahadaki sertliği ve oyunu tutma işini kimin yapacağı meçhuldü. Maça da hızlı başlayan taraf City oldu. Daha 2. dakika dolmadan Jesus ağları sarstı. City baskısını her geçen dakika daha da yoğun bir şekilde hissetmeye başlayan Liverpool savunması; Salah, Firmino ve Mane'yi topla buluşturmakta büyük sorun yaşadı. Pep, Liverpool'un hızlı hücumlarını durdurmuştu. Liverpool'un orta saha ve forvet hattı arasındaki bağlantı kopmuştu. Daralan Liverpool savunmasını özellikle yine sol kenardan çözmeye çalıştılar ama Sane yine yokları oynadı. Daha derinde bekleyen Liverpool savunmasına karşı 4 kişiyle ceza sahasına hücum ettiler ama yeterli olmadı...

Klopp ise oyunu tamamen kontralara döktü. Sahte 9'u Firmino sola, Salah merkeze, Mane sağ kenara gitti. Salah'a atılacak her top tehlike oluşturabilirdi ancak Salah'ın etrafı en az 2 tane City oyuncusu ile çevriliydi. Aslında ilk yarı goller hariç ilk maçın bir benzeri oldu. Bu kez topa hükmeden City idi. Liverpool'un 44'deki ilk hücumu, City cephesine, 'eğer top Salah, Firmino ya da Mane'ye gelirse, durdurmanız çok zor olur' uyarısıydı. İkinci yarıya takımlar gittikleri ilk 11ler ile döndüler. Guardiola oyun içinde değişikliğe gidip 4'lü savunmaya geri döndü. Bu belki de City'ye maçı kaybettiren hamle oldu. Liverpool cephesi daha önde basmaya başladı. İkinci yarıda oyunu dengelediler. 54. dakikada ise ilk kez bu kadar çok topa sahip olunca golü de buldular. Bu dakikadan sonra sonra Cityli oyuncular yine o krize sürüklendi ve acayip saçma işler yapmaya başladılar. Liverpool çok daha geniş alanlar buldu. Milner'ın harika oyunu, Liverpool'un orta sahada hakimiyeti ele almasıyla süslendi. Bobby Firmino'nun bitime az bir süre kala attığı gol ise skoru tayin etti.



GÜNCEL YAZILAR