"Hayalgücü olmayan insanın kanatları olmaz."
Muhammed Ali

Yazarlar

Mücahit Mintemür
Mücahit Mintemür
@centrocampista_

Manchester derbisi analizi

11/12/2017

Premier Lig'in 16. haftasında, sezonun belki de en çok beklenilen maçında Manchester United ile Manchester City, Old Trafford'da karşı karşıya geldi. Maçı Manchester City, David Silva ve Nicolas Otamendi'nin golleriyle 2-1 kazanmasını bildi. Manchester United'ın tek golü ise Marcus Rashford'ın ayağından geldi. Bu sonuçla birlikte Manchester City galibiyet serisini 14 maça çıkardı ve en yakın rakibi Manchester United ile arasındaki puan farkını 11 yaptı. Manchester United ayrıca Old Trafford'daki 40 maçlık yenilmezlik serisini kaybetti. Maç öncesinde United cephesinde sakatlıkları bulunan Bailly ve Phil Jones ile kırmızı kart cezalısı olan Paul Pogba'nın yoklukları dikkat çekiyordu. Şehrin diğer tarafında ise Benjamin Mendy'nin ve John Stones'un sakatlıkları bulunuyordu. Bu şartlar altında iki dev teknik adam maça hazırlandı. Mourinho birkaç haftadır denediği 3'lü savunma sisteminden vazgeçip yeniden 4'lü savunmayı tercih etmişti. Bunun ana sebebi City'nin kenarlarda ve orta sahada daha iyi olmasıydı...

Mourinho bu 4'lünün önünde ise Matic ve Herrera'yı tercih etmişti. Maç öncesinde Pogba'nın yokluğunda Ander Herrera'yı tercih edeceğini tahmin ediyordum. Çünkü Manchester City için hücumda en önemli isimleri David Silva ve Kevin De Bruyne'ü durdurmak adına buraya önlem alması gerekiyordu. Maç içinde de Ander Herrera'nın, sol iç oyuncusuyla adam adama savunma yaptığını gördük. Guardiola ise bunu tahmin etmişti muhtemelen. Bu yüzden Sterling, De Bruyne, Silva ve Jesus çok fazla yer değiştirerek oynadı ve Herrera'yı şaşırtmayı amaçladılar. Başarılı da oldular, ilk yarı Herrera bir pozisyonda kiminle adam adama oynayacağını şaşırdı ve alanı savunmak zorunda kaldı. Mourinho önlem için sadece Herrara'yı değil kenarları da düşünmüştü. Aldığı önlemlerde aslında başarılı oldu Portekizli teknik adam. Akan oyunda pozisyonu olmadı Manchester City'nin... Mavilerde geride Stones'un yokluğu Guardiola adına büyük problemdi ve Mourinho bunun bilincindeydi.

Özellikle topu çıkartırken Fernandinho'ya top aldırmadı ve City'nin stoperlerini top kullanmaya zorladı. Bu durum City adına büyük bir sorun oldu. İkinci yarı Guardiola bunu çözmek adına Kompany yerine İlkay'ı oyuna aldı ve Fernandinho'yu stopere kaydırıp top çıkaramama sorununu çözmeye çalıştı. İlk yarının sonunda duran toptan gelen City golü, Mourinho'nun planlarını bozmuştu ama 5 dakikalık kurdukları baskıda Rashford ile golü bulunca oyun yeniden dengeye geldi. İkinci yarıya iki takım da maçın başındaki planlarıyla başladı. Mourinho yine hız peşindeydi. Guardiola ise bildiğini oynamaya çalışıyordu. Rojo'nun yerine Lindelöf mecburi değişikliği stoperler anlamında United'ı nitelik olarak düşürdü. Yine duran topta Lukaku'nun bariz hatası sonrası United 2. golü yedi ve yine geriye düştü. Açıkçası Guardiola, Mourinho'nun silahıyla Mourinho'yu 2. kez vuruyordu. Aslında pozisyon üretemiyorlardı, merkezi riske etmişti Mourinho ancak City buraya oyuncu sokamıyordu. Kenarlara sıkıştırılmışlardı. Manchester City topa sahipti ancak üretimi yoktu.

Buna karşın iki duran toptan yenilen iki gol United adına şanssızlık oldu desek yeridir. Golden sonra ise United daha geniş alana yayıldı ve topa daha fazla sahip olmaya, risk almaya başladı. Bu dakikalardan sonra City bulduğu boşluklarla daha etkin olmaya başladı. Guardiola golden hemen sonra Mangala-Jesus değişikliği yapıp gerçek bir stoper ile oynamaya başladı. Fernandinho eski yerine geçmişti. Daha fazla hızlı hücum şansı yakaladı City ancak değerlendiremedi. Mourinho Ibrahimovic ve Mata'yı oyuna sürerek riskleri arttırdı, pozisyon da buldu ancak Lukaku bu pozisyonu değerlendirmedi. Son dakikalara doğru Bernardo Silva da girdiği kontra atak pozisyonlarını değerlendirmeyince maç 2-1'lik skorla Manchester City lehine son buldu.



GÜNCEL YAZILAR