"Hayalgücü olmayan insanın kanatları olmaz."
Muhammed Ali

Yazarlar

Mücahit Mintemür
Mücahit Mintemür
@centrocampista_

Ndiaye'nin önemi, gidişi ve çözüm önerisi

08/02/2018

Galatasaray sezon başı kadroda revizyon yaparken en büyük revizyonun orta sahada olması gerektiğini herkes tarafından biliniyordu. Galatasaray bu bölgeye iki hamle birden yaptı. İlk hamle Manchester City’den Fernando’yu kadrosuna katarak başladı peşinden ise büyük bir bonservis ödeyerek Osmanlıspor’da scouting başarısı göstererek kadrosuna kattığı Badou Ndiaye’yi sözde 9 milyon Euro bonservis bedeliyle Galatasaray’ın yolunu tuttu. Ndiaye geldiği dönemde bonservisi, maaşıyla tartışma konusu olmuştu ancak Ndiaye 6 ay sonra Galatasaray tarihinin en pahalı futbolcusu olarak kulüpten ayrıldı. Saha dışında durum bu kadar iyi gibi gözüküyor ancak saha içinde durum daha farklı. Galatasaray’ın geçen 2-3 sezondaki en büyük sorunlarından biri nedir diye sorsalar Galatasaray’ın orta sahada oyuna tempo katacak, topla dripling özelliğine sahip bir futbolcunun olmaması olduğunu söylerdim. Galatasaray’ın Melo’nun adım adım proaktif bir orta sahada reaktif bir orta sahaya dönüşmesinden beri Galatasaray bu sorunu her daim hissetti.


Bu sezon ise yeni bir yapılanma ile Galatasaray orta sahaya Badou Ndiaye gibi müthiş bir dripling yeteneğine sahip, dayanıklı, ikili mücadelelerde güçlü bir orta sahanın kadroya katılışı Galatasaray’ın çehresini değiştireceğini tahmin ediyordu. Sezona Tudor ile başlayan Galatasaray’da Ndiaye’nin rolü de çok büyüktü. Başlangıçta Ndiaye, savunmadan oyunu başlatan bir oyuncudan ziyade topla 2. ve 3.bölgede buluşan bir isimdi. Zamanla rakiplerin Galatasaray’a 3.bölgede pres yapması, Fernando’ya gelen baskı ile Galatasaray’da topu çıkaramama sorunu baş gösterdi ve Ndiaye, Fernando’nun yanında yeni bir role büründü. Yeni rolünde topu hücuma taşıyan, rakibe presi biraz daha geride başlayan bir roldeydi artık. Galatasaray sezonun ilk çeyreğinde önde müthiş bir baskı yapıyordu ve bunu sağlayan ana futbolcu Badou Ndiaye idi. Badou Ndiaye yeni rolünde daha büyük sorumluluğu vardı çünkü hücumu da savunmayı da başlatan futbolcu kendisiydi. Hem topun Galatasaray’da kalmasını sağlıyordu hem de oyuna tempo katıyordu. Tudor’un ayrıldığı döneme kadar kendisinin sürekli ilk 11 oynamasından yanaydım çünkü Ndiaye’ye verilen görevleri yerine getirebilecek tek bir isim bile yoktu. 


Fatih Terim’in gelişiyle belki bir şeylerin değişeceğini düşünüyordum ancak işler düşündüğüm gibi olmadı. Fernando’nun sakatlığının ardından Galatasaray sezonun ikinci yarısında sahaya yine aynı düzenle sahaya çıktı. Bu kez Ndiaye’nin yanında Selçuk vardı. Ndiaye yine aynı rolünde tek bir farkla oynuyordu. Ndiaye artık daha önde prese başlıyordu. Fatih Terim istisnai Euro 2016 dönemi hariç önde pres yapmayı seven bir teknik direktör oldu her zaman. Galatasaray’a geldiğinde de bunu iyi yapan bir takım buldu ancak bu presin iyi olmasını sağlayan ismi yani Ndiaye’yi kaybetti. Ndiaye’nin gidişinin ardından iki maç geçti ancak Galatasaray 180 dakika boyunca Kayserispor maçının ilk yarısındaki gibi pres yaptığı tek bir dakika olmadı. Orta sahada alternatifi çok olabilir ancak hiçbir isim Ndiaye’nin yerini doldurabilecek özelliklere sahip değil.


Fernando müthiş bir kesici ama topa Ndiaye gibi yön veremez veya Ndiaye gibi oyuna tempo katamaz. Selçuk, Galatasaray’a transfer olduğu dönemde Ndiaye’den iyi bir oyun kurucuydu, Ndiaye kadar olmasa da oyuna tempo da katabiliyordu ancak yaşı itibariyle bu meziyetleri geriye gitmiş durumda ve yaklaşık 2.5 yıldır Galatasaray adına gerçekleştirebildiği olay topun Galatasaray’da kalmasını sağlamak. Tolga Ciğerci, müthiş bir dayanıklılığa sahip ancak Ndiaye gibi topa hükmedemez veya Ndiaye gibi top kazanması mümkün değil çünkü öyle bir dengeye sahip değil. 


Yukarıda yazdıklarımdan sonra Ndiaye için Frank Lampard’dan bahsediyor galiba diyenleriniz olmuştur. Ndiaye elbette defoları çok olan bir oyuncu ama mevcut Galatasaray kadrosunda çok çok büyük bir öneme sahipti. Ayrıca mevcut kadroda nitelik olarak da bölgesindeki isimlerden çok daha iyiydi. Galatasaray, Ndiaye’nin takımdan ayrılmadan önceki dönemde dahi koşuyu ödüllendirecek isimlerin yetersizliğin/eksikliğini hissettiği dönemler oldu. Sivasspor maçı da gösterdi ki Galatasaray biraz iyi kapanan takımlara karşı rakibini bu orta saha kurgusuyla açmakta zorlanacak. Galatasaray’ın bu sezon merkezden hücum etmediği tek maç Sivasspor maçı olabilir. Fazlasıyla kenarlara mahkum ve tahmin edilebilir bir Galatasaray vardı sahada. Fatih Terim’in de orta saha ikilisindeki tercihi bir etken ama bu sorunun da sebeplerinden birisi kesinlikle Ndiaye’nin gidişiydi. Tolga ve Donk ikilisi oyunda kaldıkları süre boyunca ceza sahasına isabetli pas atamadı. Kısacası topu oraya taşıyamadılar. Maç boyunca Galatasaray geride olmasına rağmen Sivasspor’dan daha fazla topa asla sahip olamadı. Çünkü sahada topa sahip olabilecek bir isim yoktu. Eğer o gün Ndiaye sahada olsaydı eminim ki Galatasaray daha fazla topa sahip olurdu.


Olan oldu ve Ndiaye takımdan ayrıldı. Bu vakitten sonra geriye bakıp hayıflanmanın bir anlamı yok. Galatasaray’ın bu saatten sonra yapması gereken zararı minimuma indirmek ve hedefi olan şampiyonluğa ulaşmak. Bunun yolu da bence orta saha kurgusunda Fatih Terim’in 3’lü bir kurguya dönmesi. Öncelikle Galatasaray’ın topu yönlendirecek, koşuyu ödüllendirecek isimde eksikliği var bu sebeple sezonun ikinci yarısında düzenli olarak yedek kalan Belhanda’nın ilk 11’e dönmesini sağlaması gerekiyor. Belhanda melez bir futbolcu. Ne tam bir 8 numara ne de tam bir 10 numara. Bunların arasında kalan bir isim ve bence orta sahadaki 3’lü bir kurguda oynayabilir. Ayrıca dripling özelliğiyle Ndiaye’nin gidişini açtığı yaralardan birini bir nebze olsun kapatacaktır.


Başka bir sorun ise topa sahip olmak. Sivasspor’a karşı hem de 2 farklı geriye düştüğü maçta dahi topa sahip olamadı, Galatasaray. Topa sahip olmak pek önemli bir veri değil ancak yukarıda bahsettiğim sebep gerçekten düşündürücü. Bu sebeple Selçuk İnan’ın da orta saha kurgusunda bulunmasından yanayım. Fernando’nun ne zaman döneceği şu an bir muamma ama döndükten sonra bu ikiliyi orta sahada tamamlayan isim olmalı. Ndiaye günümüz futbolunda dripling yeteneği olan orta sahaların değerini 6 ay gibi kısa bir sürede gösterdi. Giderken bu ülke futboluna göre büyük paralar kazandırdı ancak saha içinde yara bırakarak gitti. Fatih Terim’in eldeki mevcut Galatasaray kadrosu ile bu yarayı kapatması transfer olmadan imkânsız gibi gözüküyor ancak bu yaraya bir şekilde yara bandı kapatılmalı yoksa durum pek iç açıcı gözükmüyor. 



GÜNCEL YAZILAR