"Hayalgücü olmayan insanın kanatları olmaz."
Muhammed Ali

Yazarlar

Sinan Yılmaz
Sinan Yılmaz
@ivansshatov

Çekirgenin 2. sıçrayışı

23/04/2018



Fatih Terim son 2 maçta daha temkinli bir taktiğe geçip, Donk - Fernando orta saha ikilisiyle 2 galibiyet aldı ancak bu galibiyetlerde şans faktörü fazlasıyla Galatasaray'dan yana oldu. Futbolda uzun vadede şansa inanmam ama kısa vadede şans, önemli bir faktör. 


Aykut Kocaman'ın Josef de Souza - Mehmet Topal ikilisi ile oynadığı oyunu son iki maçta Fatih Terim de Donk ve Fernando ile oynuyor. Bu oyunun yarattığı sıkıntıları, set oyununda doğurduğu problemleri (Fenerbahçe yenik duruma düştüğü 10 maçı da çeviremedi) ve büyük takım kimliğini kaybettiren yan etkilerini Fenerbahçe'den biliyoruz. Türk basını Vitor Pereira, Advocaat ve Aykut Kocaman'a yapıştırdığı korkak damgasını 20 yıldır cesareti ile tanıdığımız Terim'e 2 maçta yapıştırmayacaktır ancak bugün Kocaman'ın korkak olduğunu düşünen herkes Terim'in de aynı taktiği uyguladığını kabul etmesi gerekir.


Galatasaray son iki lig maçında çok kötü hücum etti. Başakşehir ve Alanyaspor maçlarında... Buna rağmen de 5 gol attı. Kim ne derse desin, iki maçta 5 gol attı diye Galatasaray'a iyi hücum ediyor demek sadece skor yorumculuğu olur. Galatasaray topu rakip yarı alana geçirmekte çok zorlanıyor ve çok bireysel, çok plansız hücum ediyor. 


Başakşehir maçında kilidi, Mariano'nun sol ayağı ile şapkadan tavşan çıkarması kırdı. Bu maçta da Galatasaray'ı galibiyete taşıyan Alanyaspor'un Karabükspor'dan sonra ligin en kötü savunma yapan takımı olmasıydı. 


MERKEZDE KÜMELENEMİYORLAR


Alanyaspor'da bekler N'Sakala ile Gassama çizgiye çok yakın oynar ve yanlarındaki stoperlerle aralarındaki mesafeyi kapatmayı bilmez ama çok atletik Afrikalılar ve transferi teknik adamlar değil de yöneticiler yaparsa fiziksel gücü fark eder ama mental zaafları göremezler. (Scoutlar en kolay fiziği sonra tekniği en son mentali tespit eder. Okuduğum bir makalede, fiziği tespit etmek için 3-4, tekniği tespit etmek için 5-6, mentali tespit etmek için 10-15 maç izlemek gerekir yazıyordu bu yüzden büyük takımlar 15 maçta canlı izlemeden kimseyi almazlar) Alanyaspor'da transferi sadece yönetim yapıyor ve yeterince izlenmezse iyi sanılacak oyuncuları topluyorlar. Bakıyorlar 2 maç ooo hızlı, güçlü, tren gibi maşallah çok iyi fizik ama pozisyon alamıyor, stoperleri yalnız bırakıyor bunları görebilecek kapasitesi yok herhangi bir yöneticinin ve stoperiyle uyumsuz iki beki koyuyorlar. Sağ stoper Welinton ağır, sol stoper Tzavellas'ın da ayağı temiz ama onun da eksikleri var.


Nihayetinde ilk gol, merkeze gelemeyen beklerin sayesinde. Garry içeri girerken çok çizgide pozisyon alan Gassama onu zamanında takip edemiyor ve şut açısı doğuyor. Galatasaray, Gençlerbirliği deplasmanında böyle bir şutu hiç bulamadı çünkü hemen kümelendiler, Yeni Malatya, Osmanlı hepsi öyle. Sadece Alanyaspor bir türlü kümelenemiyor. Sackey'deki temposuzluk da savunmanın önünü kapatmaya engel oluyor. Bu yüzden her maç 3-5 tane yiyorlar. Galatasaray da bu açıdan şanslıydı. Az ve organize olamadan gitti ama çok attı. 


Galatasaray'da stoperler ve bir numaralı oyun kurma görevini üstlenen Mariano zaman zaman hatalar yaptı ve bu hatalardan biri de Alanyaspor'un 2. golünü getirdi. Golde Mariano ve Serdar art arda büyük hatalar yapıyorlar ama hatayı doğuran neden Donk ve Fernando'nun maç boyunca hareketsiz kalması. Mariano maç boyunca ya baskı altındayken topu çıkarmaya zorladı yada böyle geriye zorlu paslar attı. Onlardan birinin Alanyaspor'un attığı 2. goldeki gibi bir sonuç doğuracağı barizdi. Başakşehir, Alanyaspor'un yaptığı etkili presi yapabilse aynı şeyleri izleyecektik. Adebayor'un arkasında Arda gibi hareketsiz bir ofansif orta saha yerine İrfan Can oynasa muhtemelen daha büyük tehlikeler olacaktı.


2-2'nin ardından demoralize olan Galatasaray maçı bir süre elinden kaçırdı. Alanyaspor pozisyonlara girdi ama atamadı ve sonunda da "beraberlik de kötü değil" diyerek skoru tutmaya çalışmayı düşündüklerinde Galatasaray'a buyrun dediler ve yine savunamadılar. Aslında Başakşehir maçındaki bitiricilikleri olsa bu maçı da 4-2 kazanabilirlerdi veya tam tersi Başakşehir maçında da bu maçtaki gibi pozisyonları atamasalar o maçta da son 10 dakika kapanmaya çalışıp yerlerdi. Sezonun ilk yarısında Beşiktaş'tan da son dakikalarda yemişlerdi. Alanyaspor gerçekten çok kötü bir savunma anlayışına sahip ve rakibini kendi sahasında kabul ettiğinde savunma yapabilmesi çok zor. 


DONK - FERNANDO İKİLİSİ


Galatasaray son iki maçta neredeyse iki 6 numara ile oynuyor. Fernando'ya 8 rolü verilse de alışkanlıkları ve temposuzluğu nedeniyle 6'ya dönüşüyor ve çoğu zaman kendi yarı sahasında Galatasaray 7 kişi ile oynamak zorunda kalıyor.


Galatasaray ağırlık merkezini geri çeken bu ikili, topu öne çıkarmakta da büyük sorunlar yaratıyor. Şunu rahatlıklar söyleyebilirim ki Galatasaray sene sonu şampiyon olursa herkes gitsin Mariano'nun elini öpsün. Başakşehir ve Alanyaspor maçlarını o olmasa Galatasaray'ın kazanma ihtimali yarı yarıya düşecekti. Trabzonspor maçında da kilidi kırdı ve son maçlara ciddi manada ağırlığını koydu.


Galatasaray ilk golünde de oyunu kuran, topun rakip yarı alana geçirilmesini sağlayan Mariano'nun kalitesi. Sağ çizgide Feghouli'nin yanına kadar gitti ve pası orada alıp, tek pasla hızlı atağı hazırladı. Mariano ilk golde oraya koşuyu yaptığında Belhanda, Donk ve Fernando'nun önünde. Mariano da olmasa bu orta saha ile Galatasaray bırak oyunu kurmayı topu göremeyecek.


1. golü kuran, 2. golde sert ve kavisli ortası ile yine golü attıran Mariano. Öyle bir kesti ki ya Tzavellas kendisi atacak ya da arkasında Feghouli atacak. Kaçışı yok. 3. gol de Sinan'a atığı pas milimetrik. Aynı asisti Karabük deplasmanında yine Sinan'a yaptı. Bakın bir forvetin koşu yapması kadar top atıcının o koşuyu görüp pası atabilmesi lazım. Galatasaray'da Mariano kadar iyi top atan ve oyunu gören futbolcu yok. 8 numara oynasın Belhanda'ya 8 numaralığı, 10 numara oynasın Feghouli'ye 10 numaralığı öğretir. Ama o da hata yapar. Bir adamdan pas istemeye bir kişi bile çıkmazsa en sonunda ya top sürmeye çalışırken kaptırır ya da zor paslar denemeye mecbur kalır kaptırır. 




Bu ve benzeri fotolardan ilk yarıda 10'dan fazla çıkarabilirim. 2-2'ye kadar da aynı şekilde gidiyordu. Alanyaspor 2-2'den sonra bir 5-10 dakika daha baskısını sürdürdü ve sonra da korkudan çekildi. O çekilme sayesinde Galatasaray son bölümde tekrar oyunu rakip yarı alana yıkmaya başladı ve gol geldi. Aslında golü Galatasaray atmadı da Alanyaspor zorla yedi diyebiliriz.


DENAYER VE SERDAR


Serdar da Denayer de çok kötü maç çıkardılar. Oyun kurmada onları suçlu bulmuyorum zaten Donk ve Fernando'nun hareketsizliği yüzünden oyun kurmada sıkıntı yaşadılar bu normal ama genelde yerleşim ve ilk topu karşılama konusunda sınıfta kaldılar. Tabi çok zor bir göreve yeni başladıkları için yaşıyorlar bunu. Terim kendisi ile özdeşleşen stoperleri orta sahaya kadar çıkarma taktiğini deniyor bu ikili ile ve bunlar da ilk maçlar. Bunları yaşayacaklar ve Alanyaspor da ligin en iyi kontraya çıkan takımlarından biri. Ayrıca Mesut Bakkal da bu kontraya çıkarma işini her takımda çok iyi yapıyor. 


Terim yine 2012-2013 sezonunda da savunmayı orta sahada kurmaya çalıştığı maçlardan birini oynamıştı içeride. Yanılmıyorsam Karabükspor maçıydı ve Mesut Bakkal şah-mat yapmıştı Terim'i. TT Arena'daki maçı Karabükspor sanırım 1-3 kazanmıştı. Onun da kontra atak konusunda hakkını vermek lazım. Aynı sezon Kadıköy'de de Fenerbahçe'yi yenmişti hatta.


Neyse başlangıç taktiği tuttu ama onu devamlı kırmak işin zor kısmı. İlk 15 dakika Galatasaray stoperleri orta sahada, rakibi baskı altına alan bir Galatasaray vardı ve goller de çok zorlamadan geldi. Hatta 14. dakikada kamera Terim'i çekiyor. Terim Muslera'ya bağırıyor pasla başlama diye. Taktik belli çünkü uzun vurulacak. Gomis'ten sekenler toplanacak ve baskı kurulacak. Bu takımla geriden pasla çıkılma şansı yok. İlk 15 dakika bu baskı yapıldı ama 90 dakika devamlı yapabilmek için bunu daha çok maçta oynamaları gerekli.


OYUN KURUCU İÇİN İLK KURAL


Sık sık yazdığım bir konu... Orta sahada iyi bir oyun kurucu için gereken birinci özellik iyi pas atması değil, iyi pas alması! İyi pas atmak 2. gereksinim. Tolgay iyi pas atabiliyor ama iyi bir oyun kurucu olamıyor çünkü orta saha boşluklarına çıkıp pas almayı bilmiyor. Alper Potuk çabuk, dinamik bir oyuncu ama bir türlü merkezde oynatılamıyor çünkü pas atma değil ama pas alma özürlü bir oyuncu. 


Bir takipçim yazmış, Xavi yada Guardiola'ya ait olduğunu söylediği söze göre, "Bir takımda pas hatası oluyorsa bu o pası atandan önce pası alamayan 10 futbolcunun hatasıdır" Galatasaray'da Donk da Fernando da ayakları temiz oyuncular, pas atmak konusunda oldukça iyiler ama pas almak konusunda hareketsizler. O boyla orta saha boşluklarına sürekli çıkabilmek de zaten zor. İkisi de bir 6 numara ve sorun bu iki 6 numaranın yan yana oynatılması. Selçuk belki kalitesinde düşüş yaşıyor ama Selçuk'un ölü hali; pası almayı, orta saha boşluklarına çıkmayı bu iki orta sahadan çok çok daha iyi biliyor. 


BEŞİKTAŞ MAÇI FARKLI


Tabi Beşiktaş maçı farklı olabilir. Kabul etmek gerekir ki Beşiktaş Galatasaray'dan daha tecrübeli, oturmuş, olgun bir takım. Beşiktaş'a karşı Donk - Fernando ikilisi ile kapalı savunma yapıp kontra atak futbolu oynamak daha makul bir seçim olabilir zaten stoperde de Maicon oynamak zorunda. Beşiktaş maçı hariç Donk - Fernando Galatasaray gibi büyük takımlar için büyük sorunlar doğuruyor ama Beşiktaş maçı için o maça özel doğru bir tercih olabilir.



GÜNCEL YAZILAR