"Hayalgücü olmayan insanın kanatları olmaz."
Muhammed Ali

Yazarlar

Sinan Yılmaz
Sinan Yılmaz
@ivansshatov

Taşlar yerine oturuyor! Şampiyonluk hamlesi Badou Ndiaye

20/08/2018



Galatasaray'da bazı taşların yerine oturduğunu gördüğümüz bir maç oldu Göztepe müsabakası. Beni Galatasaray adına ümitlendiren bir müsabakaydı. Sonda söyleyeceğimi başta söyleyeyim. Galatasaray'da bundan sonra sağ ön oyuncusu bu maçta olduğu gibi Emre Akbaba olur. Dün gece böyle olması gerektiğini Emre Akbaba'yı tanıtmaya çalıştığım yazıda uzun uzun anlatmıştım. Terim de daha ilk maçından gitti sağ öne koydu. Çünkü Alanyaspor'da oynamak ile üç büyüklerde oynamak aynı şey değil. Emre Galatasaray'da, Podolski'de olduğu gibi sol ayağı ile sağ önde oynar ve hem şut tehdidi, hem içe kat ederek bugün yaptığı gibi ara paslar ve ön direk koşuları yapar. Dün gece yazdığım gibi Emre'den Galatasaray'da 10 numara ve 8 numara kolay olmaz, öğrenmesi gerekir, zaman gerekir ama oldukça iyi bir sağ ön oyuncusu olabilir. Dünkü Emre Akbaba yazımı şu linkten okuyabilirsiniz.


AKSAYAN İSİMLER SİNAN GÜMÜŞ VE DONK


Bugünkü maçta Galatasaray adına aksayan noktalar Sinan Gümüş ve Donk oldu. Donk son derece ağır ve temposuz bir isim. Böyle git-gelin yükseldiği iki takımın da tempo yaptığı maçlarda düşük seviyesi hemen göze batıyor. Şampiyonlar Ligi maçları da bundan da tempolu olacak ve Donk çok daha fazla sırıtacak. Donk bundan sonraki süreçte Fernando'nun yedeği olarak oynamaya başlar. 


Bugün Fernando esas pozisyonu dışında oynamasına rağmen çok iyi oynadı. Onu da yeri gelmişken söyleyelim. Maçın en iyileri Fernando, Mariano ve Nagatomo. Üç sacayağı. 


Sinan Gümüş ise bu sezon başında iki hafta üst üste ilk 11 şansı bulmasına rağmen bu şansları hiç kullanamadı. Maçın ilk yarısının en kötü oyuncusu. Hem savunmada desteği yok, hem de hücumda Mariano'yu yalnız bıraktı. Hatta 2. yarıda Mariano'nun kayarak kornere attığı bir pozisyonda merkezi boşaltıp kenarda işlevsiz bir adamı tutmaya koşması Mariano'yu da çıldırttı ve pozisyon sonrası "Kimi tutuyorsun?" diye Sinan'a bağırdı. Bu iki oyuncu arasındaki deneyim ve zeka farkını gösteriyordu. Mariano hem savunma hamleleri hem hücum aksiyonları konusunda her maç beni daha çok kendisine hayran bırakmayı başarıyor. Bence yeteneğinin ve oyun zekasının sınırı yok. Onun sorunu 26 yaşına kadar Brezilya'da kalmak olmuş. Avrupa'ya çok geç açılmış ve belli ki fiziksel olarak kendisini fazla zorlamamış. Zira ondaki bu oyun zekası ve top tekniği Dani Alves seviyesinde. Eğer onun kadar çabuk ve dayanıklı olsaymış bugün dünyanın en iyi sağ beklerinden biri olurmuş. Nagatomo'da mesela o teknik yok ama Mariano'da olmayan fiziksel dayanıklılığa ve daha yüksek çabukluğa sahip. İşte Mariano, Nagatomo kadar hırslı, profesyonel olsa. Onun kadar fiziksel olarak kendisini zorlasaymış bugün Real Madrid veya Barcelona sağ beki olurmuş. 


Bu arada Maicon, geçen yıl yazdığımız gibi 1.5 sezonu dinlenmeden oynadığı için geçen sezonun 2. yarısında düşmüştü. Şimdi yaz döneminde dinlenip, yeniden kamp geçirdiği için toparlandı. Mariano - Maicon ikilisi bundan sonraki dönemde çok değerli olacak. Zira Fatih Terim'in takımı, rakibine rakip yarı alanda baskı yapmaya başlayınca geriden oyun kuran ikili bunlar olacak. Şimdi Donk ve Fernando ikilisinin birlikte oynaması bir el freni oluyor ve bunlar oyun kurmada tam yetkili değiller ama Donk kenarda kalıp Badou Ndiaye oynamaya başlayınca bunların oyun kurma sorumlulukları yükselecek.


SAĞ KANAT PODOLSKİ GİBİ EMRE AKBABA, SİNAN VE YUNUS


Fatih hocanın kafasındaki sağ kanadı bugün öğrendik bence. Fatih hocanın sağ kanadı, Podolski gibi sol ayaklı, şutör bir isim olacak. Emre Akbaba bu görevi üstlenecek. Podolski kadar özel bir şutör değil ama ondan hareketli, daha çabuk, daha dinamik bir isim. 1.750 alan Emre'nin yedeği 650 bin euro alan Sinan Gümüş olacak. Aynı tarz ama Emre'ye oranla oyun konsantrasyonu çok daha düşük. 3. opsiyon ise yine sol ayaklı bir sağ kanat Yunus olacak. Eğer Yunus şansını kullanır bu sezon Sinan'ı geçerse yaza Sinan ile sözleşme uzatılmayabilir. 


SOL KANAT GARRY, ONYEKURU VE MUĞDAT


Fatih Terim'in sol kanadı da sağ ayaklı oyunculardan oluşacak. Bunlar diğer kanattakiler gibi driplingle içeri girip şut atan değil ama daha çok gol koşuları yapan 2. forvet özellikli isimler. Garry biraz farklı. Garry daha çok top taşıyan isim. Onyekuru ve Muğdat ise tam bir arka direk koşuları yapan 2. forvet oyuncuları. Bugünkü Onyekuru'yu çok beğendim. Geçen sezonki bariz bir eksiği kapatması açısından da çok önemli. 


Geçen sezon hem Onyekuru, hem Muğdat olmayınca Galatasaray'da Gomis'in yanına girebilen 2. bir forvet olmadı. İlk yarının ilk bölümünde sadece ilk 8-10 hafta Tolga yapabildi bunu ondan sonra 2. forvet eksiği yaşandı. Bunu neredeyse her maç yazımda bariz bir eksik olarak yazıyordum. "Feghouli ve Mariano sağdan nefis ortalar kesiyor. Soldan ne Garry ne bir başkası ceza sahasına 2. forvet koşusunu yapamıyor" diyordum. Hatta Gomis 29 atamasa, geçen sezon o kadar iyi bitiremese 20'de kalsa bu Galatasaray Belhanda ve Garry gibi gole gitmeyi bilmeyen hücumcularla şampiyon olamaz, yüklenir yüklenir golü bulamazdı. 


Fakat Fatih Terim ve ekibi bu bariz eksiği görmüşler ve scout ekibi de transferde ilk hamle olarak bu eksiği giderecek ismi nokta atışla bulmuş. Bu eksik aynı zamanda Galatasaray'ın kontra atak yapamamasına neden oluyordu geçen sene. Kontra atak yapamamak da deplasmanlardaki başarısız sonuçların başlıca nedeniydi. Bu sene Onyekuru ve Muğdat özellikle o deplasmanlarda çok faydalı olacak. Hatta bu tarz bir de forvet alınacak gibi.


Onyekuru, maçın yorumcusunun söylediği gibi Bruma veya Garry'e benzemiyor. Onlar kadar uzun mesela top taşıyabilecek bir dripling kabiliyeti yok ama onlarda olmayan topsuz oyun zekasına sahip. Bu da onun her oynadığı takımda çok gol atmasını sağlamış. Eğer sakatlanmazsa rotasyon oyuncusu olmasına rağmen 15 golden fazla atacağını düşünüyorum. 


Fatih Terim geleceğe dair yorumunda Şampiyonlar Ligi'nde belki iki çabuk forvetle oynarız demiş. Bu da Onyekuru'yu forvet, Garry'ı sol kanat düşünebileceğini de gösteriyor.


10 NUMARA YOK, 4-3-3 VE 4-4-2 DÜŞÜNCESİ


Benim gelecek sezon için çok iyi olacağını düşündüğüm kadro 4-2-3-1 şeklinde şöyleydi. Buna karşın Terim'in bu geceki basın toplantısında 4-2-3-1'i fazla düşünmediğini hissettim. 


Benim ideal 11'im şöyleydi...


Muslera

Mariano-Maicon-Serdar-Nagatomo

Ndiaye-Fernando

Emre-Feghouli-Belhanda

Gomis


Bu 4-2-3-1 kadrosunda Belhanda ve Emre orta saha özellikli kanatlar oldukları için hem merkezi çok kalabalık tutacaklar. Hem top sürüp oyunu rakip yarı alana taşıyabilecekler, hem de hücumu seven beklerin önünü açacaklardı. Ayrıca Feghouli de 2. forvet olmayı çok daha iyi bilen bir isim. Geçen sezon 10 numara pozisyonunda 2-3 maç oynadı ve o maçlarda skora hemen etki etti. Topsuz koşuları Belhanda'dan çok daha iyi biliyor. Bu 11'de onun çok gol atıp, asist yapacağını düşünüyordum. 


Ben Feghouli'nin hazırlık maçlarında ve Süper Kupa'da Belhanda'dan çok daha iyi oynadığını da düşünüyordum. Bu maçta Belhanda yerine onun ilk 11'de başlamasını bekliyordum ama herhalde bu iki oyuncunun antrenman performansı daha farklı ve/veya Feghouli yolcu! 


Feghouli Galatasaray'da Mariano'dan sonraki en zeki futbolcu. Hücum oyuncuları arasında en potansiyelli, en zeki isim ama fiziksel olarak düşüşte. Ben yine yükseleceğini de düşünüyorum çünkü daha henüz 28 yaşında ama ona teklif varsa, takımın en çok kazanan oyuncusu olduğunu da hesaba katarsak satılması mantıksız olmaz. 


Bu durumda Belhanda'nın da varlığını düşünerek mecburi bir 4-3-3'e gider taktik. Veya bazen Belhanda'nın merkezde olmadığı. 4-4-2'ye.


Terim'in 4-3-3 düşüncesi şöyle olmalı...


Muslera

Mariano-Maicon-Serdar-Nagatomo

Fernando

Ndiaye-Belhanda

Emre-Gomis-Onyekuru


Ben uzun süredir 4-3-3'te Emre ve Belhanda'nın yan yana oynamayacağını yazıyorum çünkü ikisi de çok top kaybeden oyuncular. İkisi de oyun kurma noktasında çok top kaybı yapıp saç baş yoldurur ve kaptırdıkları toplar Galatasaray kalesinde kontra ataklara dönüşürler ama Badou ve Belhanda ile 4-3-3 yapılabilir. Badou oyun kurmayı bildiği için mi? Hayır ama oyun kurulmayan, tempolu bir anlayış ile 4-3-3 yapılabilir. 


Eğer Emre'den 8 yaparsanız, o henüz enerjisini savunmada kullanmayı bilmediği için topu kendinizde tutmanız gerekir. Zira Emre ve Belhanda ikilisi, Badou gibi önde basamaz, rakibi bozamaz, daha çok açık verirler. Emre bugün Mariano'ya yardımda da tam verimli değildi çünkü daha öğrenmedi bunları. Alanyaspor'da kimse ondan savunmada efor harcamasını istemiyor ama Galatasaray'da istenecek. Enerjisini çift taraflı kullanmayı öğrenecek. Emre'nin daha ileriki aylarda öğreneceği şeyi bugün bilen ise Ndiaye. Ndiaye ile kuracağınız 4-3-3'te oyun kurma meziyeti olmasa bile rakibe önde baskı yapılabilir ve oyununun Mariano - Maicon ile savunmadan kurulması sağlanabilir. 


Terim'in 4-4-2 düşüncesi...


Mariano-Maicon-Serdar-Nagatomo

Emre-Ndiaye-Fernando-Garry(Belhanda)

Gomis-Onyekuru


Bu 4-4-2'de bazen Belhanda kanatta oynar, bazen yedek oturur. Aynı şekilde Terim'in istediği tarz forvet Gomis'i de yedek oturtabilir bazı deplasmanlarda. 


SANTRFOR VE STOPER POZİSYONU


Kanatlarda üçer oyuncu yazdık. Santrforda şu an Gomis ve Eren var. Fatih Terim Şampiyonlar Ligi'nde iki çabuk oyuncu diyerek aslında nasıl bir golcü istediğini de söylemiş oldu. Anlaşılan o ki Niasse, Burak Yılmaz tarzında savunma arkası koşular atabilen bir oyuncu istiyor. 


Bir yedek sol bek ve stoper de arıyormuş. Aslında Fenerbahçe bir sol bek alırsa İsmail 3. isim oluyor. Hoca onu Milli Takımda ilk 11 oynatıyordu. Galatasaray'a da isterse şaşırmam. Stopere de çabuk, düşük maliyetli bir yedek aldıracaktır. Denayer'in alınamaması çok mühim değil, o tip, genç atletik deneyimsiz stoper büyük kulüplerde çok. Denayer olmazsa o tarz başka biri gelir. Öte yandan Ahmet'in de bu maçta iyi oynadığını söylemek lazım. Gerçi Göztepe'nin santrfor eksiği de Maicon ve Ahmet'in rahat bir maç çıkarmasını sağladı. Göztepe çok ciddi eksiklerine rağmen çok iyi bir maç çıkarırken Galatasaray da fena oynamadı bence.


GELECEĞİN GALATASARAY'I; ÇABUK OYUNCULAR, ÇABUK TAKIM


Fatih Terim basın toplantısında hep çabukluk kelimesi üzerinde durdu. Ben de Benfica - Fenerbahçe maçlarını izlediğimden beri bunun etkisi altındayım. Benfica'nın çabuk oyuncuları hep bir hamle erken davranmıştı o maçta. 96-2000 dönemi kısa ve çabuk Galatasaray orta sahasını düşünün. Terim'in aklında da bu var. Onun ideali tabiki kağnı gibi Fernando - Donk orta sahası değil. Mehmet Topal - Josef tarzı iki 6 ile olmayacağını o da biliyor. Onyekuru, Muğdat, Emre, istediği forvetin tarzı, istediği stoperin tarzı, altyapıdan süre verdiği Yunus, aldırdığı bek Nagatomo hep çabuk oyuncular. Prensi Donk hariç her pozisyonda çabukluk istiyor Terim. Galatasaray'ın işte 1-2 sene sonra o Benfica gibi çabuk, kısa oyuncularla kurulu bir takım olacağını düşünüyorum.



GÜNCEL YAZILAR