"Hayalgücü olmayan insanın kanatları olmaz."
Muhammed Ali

Yazarlar

Sinan Yılmaz
Sinan Yılmaz
@ivansshatov

Gomis de olsa 4-1 bitmezdi

02/09/2018



Maçın Galatasaray adına en önemli noktasını başlıkta yazarak başlayayım. Bu maçla ilgili yapılması gereken en son çıkarım, Galatasaray'ın forvet alamadığı için yenildiği çıkarımı olur. Daha kötü ve faydasız bir çıkarım yapılamaz. Bu maçta Gomis de olsa 4-1 bitmezdi, yine 4-0 biterdi. 


Bafetimbi Gomis geçen sezon Süper Lig'de 370 dakika oynamamış. Yaklaşık 4 maç yapar. O 370 dakikada Galatasaray 10 gol atmış. Bu sezonun ilk 3 maçında da 270 dakika Gomis yoktu ve Galatasaray yine 10 gol attı. Totalde Gomis'siz 7 maçta 20 gol atan 2.5 ortalamayı geçen bir Galatasaray vardı. Gomis yeni bu hafta yok olmadı, sezon başından beri zaten yoktu. Ayrıca geçen sezon da böyle deplasman maçlarında etkili olamadı. Gomis zaten topu getirirsen çok iyi bitiren bir oyuncu. Galatasaray bu maçta topu getiremedi. Geçen sezon bol üreten Galatasaray'da iyi bitiren Gomis 29 gol attı ama o olmadığında da bol üreten Galatasaray 2.5 gol ortalamasıyla oynuyordu! Eğer Galatasaray, (Gomis'in pek katkısının olmadığı) o üretken oyunu oynamaya başlarsa belki x bir isim çıkıp 29 atmaz ama 29 gol diğer hücumcular arasında paylaşılabilir. Gomis özellikleri bakımından oynadığı takımın daha iyi oynamasını sağlayan, oyuna yani sistemin işlemesine katkısı olan bir futbolcu değil. Jardel gibi daha çok... Takım iyi durumdaysa sorunu çözen, işi bitiren bir tetikçi. Oysa takım zaten iyi durumda değildi. Hele bir iyi olsun, sonra değerlendirelim esas eksik forvet mi değil mi? Bu maçta ortada bir transfer sezonu travması vardı ve teknik heyet oyuncularını maça konsantre edememişti. Bu noktada Fatih hoca ve ekibini sorumlu tutuyorum. Kimsenin kafası maçta değildi.


Transferin son gününde Belhanda Nice'e transfer olmak istedi ama bir önceki haftanın en iyi futbolcusu olan Belhanda'yı 2 milyon euro kiralama bedeli için vermediler. Belhanda, Nice'ye gidebilmek için maaşında indirim yapmayı da kabul etmişti ama Galatasaray istemedi. (Kaynak Fransız basını) Belki transfer sezonu yarın bitse bu teklif kabul edilecekti. Maicon aynı şekilde 6-7 gün önce bavulunu topluyordu şimdi ona uymayan bir sistemde can çekişiyor. Galatasaray'ın bu kadar günlük ve sık değişen kararlarla yönetilmesi sağlam temellere oturmasını engeller. Transfer sezonunun kapanması bu açıdan iyi oldu. Şimdi iki haftalık araya girilecek ve ak koyun kara koyun sonra ortaya çıkacak. Bu maç gelecek adına bence pek de ölçü değil ve Galatasaray kadrosu yakılan abartılı ağıtlara karşın rakiplerinden önde!


ESAS SORUN, ZOKAYI YUTMAK


Galatasaray'da maçın kaybedilmesinin esas olan ve hiç konuşulmayacak nedeni en ilerisi değil en gerisi. Yani Muslera. Trabzonspor bir taktik belirlemiş. 'Daha ilk dakikadan topu Galatasaray'a verelim. Nwakaeme gibi hızlı kanadımızı kullanıp kontra yapalım.' Taktik bu. 


Muslera kadar tecrübeli, bu kadar çok büyük maça çıkmış bir kalecinin bu zokayı yemesini anlayamıyorum. Trabzonspor topu sana verdiyse, sen topu almak zorunda mısın yahu? Deplasmanda oynuyorsun neden içeride Alanyaspor ile oynar gibi topun ve oyunun hakimiyetini almaya çalışıyorsun? Trabzonspor topu sana verdiyse, sen de onlara ver! Tüm orta saha ve hücum oyuncuları Trabzonspor yarı sahasında Muslera'dan degaj bekliyor. Belli ki maç öncesi çalışılmış bir pasla başlama tercihi yok! Orta saha ve kanatlar rakip yarı alanda degaj beklerken Muslera kendi halinde stoperlerle paslaşıyor ve bunu zaten oldum olası beceremiyor! Vur ileri yahu. Düşen topları süpür. Trabzonspor deplasmanında hiç beceremediğin geriden oyun kurma işini denemek ne? Böyle bir meziyetin yok ki! Geriden oyun kurmak çok güzel iş. Yapabilenleri Sarri'leri, Guardiola'ları ayakta alkışlıyoruz ama bu teknik adamlar bunları pas yapmayı bilmeyen adamlarla denemiyor! Guardiola yedek kalecisine kadar geriden oyun kurmayı bilecek adamlarla yapıyor bunu. Maçın daha 3. dakikasında Muslera gitti Fernando ile paslaştı. (Orada Fernando'nun da geri pası hatalı) Sonra yarı sahayı bile geçiremeyen saçma bir vuruş denedi ve Trabzonsporlu oyuncularda kalan top 3 saniye geçmeden Galatasaray ağlarına gitti. Bu senelerdir ara ara oluyor. Muslera bu oyun kurma işini yapamasa da deniyor ve bu denemeler hep Galatasaray kalesine tehlike oluyor. 


1-0'dan sonra zaten Galatasaray'ın önde oynama çabaları ve iki ağır stoper ile açılan savunma... Trabzonspor son 5 maçta 4 kez yenmiş Galatasaray'ı ve 4 maçta da yenme şekli böyle. Topu bırakıyor, hata bekliyor. İlk golü atınca da açılan savunmayı kontralarla dağıtıyor. Senelerdir aynı maç, topu sana bırakıyorsa sen de alma yahu! Almak zorunda mısın? Top yapmayı beceremiyorsan alma topu geride. 


2-0'dan sonra Belhanda da atılınca maç bitti zaten. Şimdi Belhanda konusuna gelelim. 


BELHANDA VE EMRE AKBABA


Maç öncesi Whatsapp'ta bir grupta konuşuyoruz. Herkes Galatasaray kadrosundan bir 11 çıkarma çabasında... Benim yaz başından beri orta saha fikrim ise aynı, sosyal medyadan takip edenler bilirler.


-------savunma hattı--------


------Ndiaye--Fernando

Emre-----Feghouli-----Garry(Belhanda)


-----------Santrfor


Kısaca yineleyeyim. Emre Akbaba ve Belhanda topa basamayan, tempoyu belirleyemeyen, çok fazla top kaybeden futbolcular. Bu kadar çok top kaybeden futbolcu 8 numara falan oynayamaz. Belhanda'nın 8 numara olduğu iddiası üfürükten tayyare ama yetenekleri ve enerjileri bakımından 11-12 sezonundaki Engin Baytar - Emre Çolak gibi Akbaba ve Belhanda kanatlarda katkı sağlarlar. 


Emre merkezde oynamak için yere yeterince sağlam basan bir oyuncu değil. Yeterince hızlı düşünen, yaratıcı, zeki bir oyuncu da değil. Aksine geniş alanları iyi değerlendiren, iyi top süren ve şut atan bir skorer. Feghouli ise çabukluğunu, hızını kaybetmiş ama oyun zekası çok yüksek olan, yere sağlam basan, yaratıcı bir oyuncu. Merkez oynamak oyun zekası, yere sağlam basmak, top tutmak, sırtı dönük pas almak gibi melekeleri gerektirir. Kanat oynamak ise çabukluk ve enerji gerektirir. Bundan dolayı Emre'nin özellikleri kanat oynamaya, Feghouli'nin özellikleri de merkez oynamaya daha yatkın. Feghouli'nin geçmişte kanat oynaması hiçbir şeyi değiştirmez. Geçmişte başka özellikleri vardı, bugün başka. Geçmişte daha enerjik ve çabuktu, bugün değil. O yüzden geçmişte kanat olabilir ama bugün merkez oyuncusu olmalı. Nasıl Hakan Balta sol bekten stopere dönüşmüşse bu da Feghouli için öyle kaçınılmaz bir gereklilik. 


Bence sol kanatta Belhanda ve Garry birbirine alternatif olmalı. Sağ kanatta da Sinan ve Yunus, Emre'nin yedeği olmalı. Feghouli'nin önünde de deplasmanlarda Onyekuru, iç sahada Eren düşünülebilir. 


Şimdi maç öncesinde Whatsapp'ta bunları yazarken, "Belhanda'yı kesiyor musun yani?" dedi bir arkadaşım ve ekledi. "Ben olsam Fernando - Ndiaye - Belhanda üçlüsünü bozmam." Bu yorumu anlıyorum. Dünya Kupası'ndan izinli olmasına rağmen kampa 4 gün önce katılmış bir Belhanda, fizik olarak takımın en iyilerinden ve bir önceki maçın en iyisi. Böyle bir oyuncuyu iyi oynarken kesmek hatalı görülebilir ama adamın bir günü bir gününü tutmuyor ki! Böyle dengesiz, böyle istikrarsız oyuncu görmedim. Bazı özellikleri çok iyi. Örneğin çok hareketli, bir ofansif orta saha için istekli ama ligin en çok kısa pas hatası yapan 2. futbolcusu ve bu kadar top kaybı yapan adamın en son oynayacağı pozisyon da 8 ve 6 numara olmalı! Belhanda'yı sağ bek yaparım 8 numara yapmam!


Bunu aylardır çok yazdım. Bu kadar top kaybeden 8 olmaz. Yine ayağındaki topa sahip çıkamadığı için, yine basit bir top kaybettiği için kırmızı kart gördü. Emre gibi, Belhanda gibi oyuncularla 8 oynama işini ancak Alanya gibi takımlarla iç sahada oynarken yaparsın. Yoksa bu gibi maçlarda bu adamların 8'liği böyle fantezi olur. 


KAZANAN KADRO BOZULMAZ MI?


Şimdi Serdar Aziz sakat değil. Feghouli de değil. Hadi Garry yeni döndü ve Ndiaye de yeni geldi o ikisini oynatmamak normal. Fakat Serdar ve Feghouli bu kadar uzun süre yedek kalmayı hak edecek ne yaptı? Galatasaray'ın bugün çıktığı 11'e bu 4 oyuncu net olarak girecek. Yani Galatasaray'ın aslında neredeyse yarısı eksikti ama bu mazeret değil çünkü Trabzonspor 11'inden de 3 oyuncu eksikti. (Toure, Burak, Abdülkadir)


Yedekteki Serdar, Ahmet'ten iki kat daha stoper, Feghouli de Sinan'dan iki kat daha hücum oyuncusu. Gel gelelim Terim, kazanan kadroyu bozmayayım, dar olan rotasyona belki Sinan gibi, Ahmet gibi oyuncuları katarım diye düşünmüş olabilir. Maalesef Sinan'a Terim kadar kimse süre vermedi ama olmuyor. Ancak hamle oyuncusu olarak kısmen oluyor. Bu düşük oyun konsantrasyonunun 24 yaşından sonra yükseleceğini de hiç ama hiç sanmıyorum. Futbolcular hakkında büyük konuşmayı sevmem ama bu Sinan'dan gelecek adına hiçbir beklentim yok. Zira oyun bilgisi bile öğrenilebilir ama oyun karakterini geliştirmek imkansız gibi. Bu kadar konsantrasyon sorunlu, sahada uyuyan bir oyuncunun daha sonra oyun disiplini kazandığı gibi bir örnek hiç görmedim. Sinan oyunun içine giremiyor ve bunu zaman geçtikçe öğrenmesini beklemek biraz boş hayallere kapılmak gibi geliyor. 


TRANSFER DÖNEMİNE DAİR


Son söz olarak bu konuya kısaca değinmek istiyorum. Şimdi yönetim çok net fiyasko yaşattı bunu tartışmaya bile gerek yok! Ve fakat bu operasyona onay veren de Fatih Terim'di. Bugünkü durumu kendisini soyutlayarak yorumlayamaz. Sorumluluk yönetimle birlikte kendisinde. Bir kere ortada bir FFP kuralı var. Bu kuralda Galatasaray son günlere girerken zaten eksideydi. Galatasaray, Akhisarspor maçını oynadı. Son derece kişiliksiz bir oyun oynandı ve Fatih Terim son derece kritik bir karar verip risk aldı. 3 Fransızca konuşan ismi Belhanda, Feghouli ve Gomis'i yedek oturttu. Gomis'i gönderme kararını onayladı. Gomis'ten gelen 6 milyon da hemen ertesi gün 4 milyon olarak Emre Akbaba'ya ödendi. Yani Galatasaray, Gomis'i satıp yerine Akbaba'yı alma tercihini yaptı. Bu tercihi de yapan Terim. 


Bu iki transfer (Gomis'in gitmesi ve Emre'nin gelmesi) sonrasında Galatasaray zaten 1 milyon euro civarında artıya geçebilmişti. 750'e Ndiaye kiralandı, 750'ye Carole satıldı ve 500'e de Ömer alındı. Transfer sezonu +700 ile kapandı. 700 bin euroya da santrfor alsan ne alırsın? Ancak 700 bin euroya kiralık veya bedelsiz bir santrfor bulabilirsin. Vagner Love gibi birini getirebilirsin o da ilk etapta senin Trabzonspor mağlubiyetine hiçbir etki yapmaz. 


Şimdi kalkıp, Gomis yerine Emre'yi bizzat kendin aldırdıktan sonra topu tamamen yönetimin üzerine atmak olmuyor. Santrfor idiyse en gerekli şey, o zaman Emre'yi almaz Gomis'ten gelen parayla santrfor alırdın. Ben Fatih Terim'i dirayetli duruşu nedeniyle övdüm son günlerde. Dedim ki, "Akhisarspor maçındaki silik ve kişiliksiz oyundan sonra risk aldı, liderlik örneği gösterdi ve 29 gol atan adamı gönderip kendi sistemine uyacak Emre gibi, Ndiaye gibi orta saha oyuncuları aldırdı." Gerçekten de ben bugünkü Galatasaray kadrosununda da rakiplerinden önde olduğunu düşünüyorum ama ilk takılmada bu işin sorumluluğunu almamak ve topu sadece yönetime atmak olmadı. Teknik heyet hem oyuncuları bu maça mental olarak hazırlamakla yükümlüydü, hem de kadroyu planlamakla! Terim'in planı dışında bir kadro kurulmadı. Gomis'in gitmesine onay veren de, onun parasıyla Emre'yi isteyen de Terim. Terim'in isteği dışında bir oyuncu gelip, gitmesi mümkün değilse tüm eleştirileri sadece yönetime yapmak da mümkün değil! 


Ha başından beri söylüyorum. Transfer uluslararası ilişki olayı... Menajerleri tanımak ve yönetmek, yabancı kulüplerin scout şefleri ile sportif direktörleri ile dost olmak... Bunlar transferde hızlı olmaya ve çeşitli opsiyonlara sahip olmaya yarar. Galatasaray yönetiminde bu tipte bir profesyonel var mı bilmiyorum. Abdürrahim Albayrak kaç dil biliyor? Uluslararası çevresi var mı? Premier Lig, Serie A gibi liglerin kulüplerindeki kodamanlarını tanır mı? Bunlar hep soru işareti. Öte yandan dil bilenler, profesyoneller de Fatih Terim ile çalışamayıp gönderiliyorlar. Bu biraz karmaşık bir denklem. İşin içinde olmadığım için, sadece dışarıdan gözleme dayanarak bu konuda net yorumlar yapmaktan kaçıyorum. Bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olmak istemem. Tek bildiğim eğer bir hata varsa yönetim ve Terim'in bu hatayı birlikte yaptığıdır. Bence hata da yoktur... Tercih vardır ve şikayet etmek yerine bu kadroyu şampiyon yapacak çözümleri aramak gerekir. 



GÜNCEL YAZILAR