"Hayalgücü olmayan insanın kanatları olmaz."
Muhammed Ali

Yazarlar

Sinan Yılmaz
Sinan Yılmaz
@ivansshatov

Acı ve öğretici mağlubiyetler

04/10/2018



Son dönemin en çok konuşulan konusu Galatasaray'ın iç sahada çok iyi, dış sahada çok kötü sonuçlar alması. Bu geçen sezondan yansıyan bir özellik olduğu için çok uzun süredir konuşuluyor ama bu sezonki Galatasaray ile geçen sezonki Galatasaray çok farklı takımlar ve aslında bu sezonki Galatasaray deplasmanlara daha uygun bir takım.


Fatih Terim geçen sezonun önlemini aldı ve Onyekuru, Emre Akbaba, Ndiaye gibi transferlerle hızlı hücuma çıkabilen bir takım kurdu. Bu takımın iç sahadan çok deplasmanda performans vermeye daha yatkın olduğu ortada. Bunu geçtiğimiz gün Mehmet Demirkol da söylemişti. "Aslında bu takım deplasmana daha uygun" demişti. Bunu en iyi bu Porto maçında görebildik. Galatasaray 0-0'ı çok iyi oynarken 1-0'ı çok kötü oynadı. Zira 0-0'da deplasman oyunu, 1-0'da iç saha oyunu oynamak gerekiyordu. 


Şimdi bu haftaya kadar olan müsabakalara bakalım. İç sahada Göztepe maçı. 1-0 bitti ve Galatasaray rakibini açmakta çok zorlandı. Alanyaspor maçı Galatasaray ilk golünü 37'de atabildi. O dakikaya kadar üretkenlik düşüktü ama 1-0'dan sonra fark geldi 6 oldu. Kasımpaşa maçında da ilk yarı 0-0 bitti. 2. yarı başında Kasımpaşa 2 tehlikeli pozisyon kaçırdı. Sonra Galatasaray duran toptan bir tane attı ve 4 geldi. Son olarak Erzurum maçı yine Göztepe müsabakası gibi... Ortak nokta maçların uzun süre 0-0 gitmesi. Galatasaray'ın ilk 30 dakikadan koparabildiği bir maçı izleyemedik çünkü henüz o pres gücüne sahip değil ve 0-0'ı oynama becerisi düşük. Rakibini sahasına gömüp ilk 30 dakikadan maçları koparacak 'iç saha oyunu' pozisyonlarını üretemiyor. Zira Galatasaray hem seti oynamakta, hem de rakip yarı alanda baskı kurmak için gerekli olan pres gücünde eksik. Öte yandan hızlı çıkma becerisi ise oldukça iyi. Yani Galatasaray'a alan verirsen canını yakar ama Anadolu'da zaten herkes üç büyüklere karşı sahasında da deplasmanda da kendi yarı sahasında bekliyor. Süper Lig'de derbiler hariç 3 büyüklerin oynadığı bütün maçlar ev sahibi oyunu zaten. 



MAÇ YORUMU


Maça geçelim. Sinan Gümüş'ün santrforda Onyekuru'dan daha etkisiz olmasını bekliyordum. Zira Onyekuru'nun topsuz oyun bilgisi bence daha yüksek. Sinan'da oyun zekası düşük olduğu için topla buluşmakta zorlanacağını düşünüyordum. Gel gelelim ilk yarı performansı çok iyiydi. Yine de gelen kenar ortalarda hiç ön direk koşularını yapamadı ama iyi bir ilk yarı çıkardı.


Terim'in elinde fazla opsiyon yoktu. Sinan'ı oynatmasa Onyekuru'yu öne Linnes'i sağ kanada Mariano'yu da sağ beke koyabilirdi. Feghouli'nin 11 başlaması bence de yanlış olurdu. Aylardır oynamayan oyuncu; 5 gün önceki lig maçında 60'tan sonra bitmiş, bacağı çekerek kenara gelmiş. Onu yüksek mücadele gücünün olacağı bir maça 5 gün sonra yine 11 koymak sakatlığa davetiye olurdu. Emre'den sonra Feghouli'yi de riske etmemek gerekliydi. Feghouli'nin maç ritmini böyle böyle kazanması gerekiyor. 


Duran toptan yenen amatör golde başta Maicon sonra da kısmen Muslera hatalı. (Dışa kavisli topa çıkmak zordur ama top kale sahasına geliyor ve Muslera'nın önü bomboş. Çıkıp yumruklamalıydı. Kendisinden çok daha kısa Casillas yumrukladı aynı pozisyonları) O gole kadar her şey Galatasaray'ın istediği gibi gidiyordu. Donk'un zaman zaman uyumaları ve Garry'nin yapması gereken savunma yardımını aksatması dışında her şey Galatasaray adına iyiydi. O golden sonra ise belki hamleler biraz gecikti. Sarı kartı olan Linnes yerine savunmadan en iyi top çıkaran Mariano'nun girmesi gerekliydi bence. Daha sonra set oyunu için Selçuk ve Feghouli'nin girmesi normal ama bence ilk Mariano girmeliydi. 


Bunlar dışında maçla ilgili çok detay analiz yapılacak bir durum olduğunu düşünmüyorum. 


TECRÜBE FAKTÖRÜ


Bu maç çocukluğumdaki Galatasaray maçları gibiydi. 96'da PSG'ye tek kale oynarız zor zahmet 10 pozisyona girer bir gol atarız, hiç olmadık golü ilk şutta yeriz, turu tecrübesizlikten kaybederiz. Sahamızda Dortmund'a tek kale oynarız, Bülent Korkmaz ayağının altından kaçırır yeniliriz. 98-99'da Athletic Bilbao deplasmanında berabere kalsak grup birincisi olacağız. 30 tane gol kaçırırız Fatih Akyel'in bir hatasıyla golü yeriz, Juventus'un arkasından 2. olup eleniriz. Galatasaray, 2000'e kolay ulaşmadı. 96'dan başlayarak acı deneyimler yaşadı. Çok da tecrübesiz bir kadroydu tabi. Yerli oyuncuların çoğu Edirne'den batıya geçmiş değildi. Bu kadronun tecrübelenmesi için o kadar uzun süre beklenmeyecektir zira hemen herkes Galatasaray formasıyla olmasa da başka formalarla tecrübelenmiş isimler. Gel gelelim bu da yeni bir takım. Galatasaray son olarak 2015'te Avrupa'da oynamıştı ve o takım devrini kapattıktan sonra yeni bir takım ile 3 sene sonra yeniden Avrupa'ya gidildi. 2015'ten bugünkü geniş kadroda olan sadece Muslera, Selçuk ve Sinan var. Yani yepyeni bir takım bu ve olgunlaşması gerekiyor. Bu olgunlaşma için de bu acı mağlubiyetler kaçınılmaz oluyor.


Not: Artık yazılarımı daha kısa tutmaya çalışacağım. Bu maçla ilgili ve Galatasaray, Fenerbahçe, Beşiktaş, Trabzonspor vs ile ilgili uzun uzun konuştuğum podcastin linkini koyuyorum. Uzun, ayrıntılı analiz isteyenleri oraya bekliyorum.


https://soundcloud.com/user-244655942/sinan-yilmaz-ozel



GÜNCEL YAZILAR