"Hayalgücü olmayan insanın kanatları olmaz."
Muhammed Ali

Yazarlar

Sinan Yılmaz
Sinan Yılmaz
@ivansshatov

Transfer şart

20/10/2018



Fatih Hoca, aldığı düşük puana rağmen Bursaspor'un iyi futbol oynadığını biliyordu ve Schalke maçı öncesi risk alıp büyük bir rotasyon yapmadı. Gel gelelim bu durum ilk yarı sonunda 3 oyuncu değişikliği getirdi.


Jürgen Klopp bugün yaptığı basın toplantısında Uluslar Ligi'nin ne kadar gereksiz olduğunu yine vurguladı ve "Her akşam aynı boksörün maçını izleyemezsiniz! Amerikan futbolundan, basketbola kadar her sporda, sporculara gerekli olan dinlenme süreleri veriliyor. Sadece futbolda verilmiyor. Bunlar da insan. Uluslar Ligi'ni çok seviyorsanız başka spor dallarında yapın" dedi. Ne kadar haklı olduğu kadrosunda verdiği birçok sakatla ortada. Aynı sakatları onunla birlikte Terim ve diğer büyük takım teknik direktörleri de veriyor. Büyük takımlar milli takımlara çok oyuncu gönderiyor ve bunun ceremesini de en çok onlar çekiyor. Oyuncular sahada sakatlık yaşamasa da yaptıkları 10-15 saatlik uçak yolculuklarında yaşıyorlar. Eşim hostes olduğu için yakından biliyorum. Uzun uçuşlar sonrası ekstra yorgunluk yaşıyor. Zira yüksek basınç kasları daha beter yıpratıyor.


Maç öncesi taraftarın motivasyonu yüksekti. Fatih Terim tezahüratları tüm stat tarafından yüksek sesle yapıldı ve Badou Ndiaye takımı tribüne götürdü. Ndiaye'nin motivasyonu Galatasaray adına en olumlu şey. Kiralık bir oyuncu olmasına rağmen kaptan gibi davranıyor.


İLK YARI


Galatasaray yine baskı kuramadan, iyi set oynayamadan ve iyi pres yapamadan sönük bir başlangıca imza attı. Ndiaye'nin bireysel becerilerinin yarattığı ufak heyecanlar dışında bir şey yoktu ki 20 dakika dolmadan hem Serdar Aziz hem de Feghouli kenara geldi. Bu bölümde Sinan'ın pres bütünlüğüne hiç katılmaması, öyle kendi başına olaydan habersiz takılması dikkat çekiyordu ve santrfor pozisyonunda oynayabileceği düşüncelerine bir eksi daha yazdı.


20. dakikada iki değişiklik sonrası tüm plan değişti. Maç baştan başladı. Eren girer girmez yaptığı presle, Sinan'a 'santrforluk böyle oluyor' dedi ve Eren girdikten sonra Galatasaray'ın ön alan hareketliliği, hücumda çoğalması gözle görülür şekilde arttı. Zira ileride yapılan bir topsuz koşu, bir baskı bile takımı öne çıkarma ve önde tutma noktasında önemli katkı sağlıyor. Yine de bu kadarı da yeterli değil. Eren'in yaptığı koşuların arkadaki kanat ve 10 numara tarafından da desteklenmesi gerekiyor. Özellikle Sinan'ın prese hiç katkısı yok. Garry de bu konuda eksik. Aslında kondisyonu, hızı, fizik yapısı ile Garry her türlü prese yatkın bir isim ama o da beceremiyor. Böyle olunca Galatasaray rakip yarı alanda top kazanıp sonuca gidemiyor.


40'ta Fernando da kenara geldi ve hafif sakatlığı bulunan Donk oyuna girecekti. Soyundu ama hoca muhtemelen son anda risk almaktan vazgeçti ve Selçuk'u oyuna sürdü. Selçuk girdikten sonra orta saha düzeni biraz bozuldu. O sırada Ömer Bayram'ın kaptırdığı ve kontraya dönüşen bir top var. Orada TV'den görülmemiş olabilir ama boşta pas atılabilecek bir oyuncu bile yoktu. Herkes rakiplerinin arkasındaydı ve Ömer kadar diğerleri de hatalıydı. Galatasaray'da set oynayamamanın en önemli sebeplerinden biri bu. Oyuncular yeterince hareketli değil ve pas istemeye boşa çıkmıyorlar. Bunda da yine Sinan'ın bariz oyun bilgisizliği dikkat çekiyor.


SİNAN İLE HİÇBİR TÜRLÜ OLMUYOR


Sinan'ın gamsız, vurdumduymaz biri olduğunu düşünmüyorum. İsteksizlik yüzünden koşmadığını sanmıyorum. Bence Sinan mental olarak çok eksik bir oyuncu. Enerjisini hep patlamalı şekilde harcıyor ve bir pozisyonda tükettiği enerji sonrası 10-15 dakika oyundan siliniyor. 


Oyunu rakip yarı alanda oynayacak bir büyük takım için iki ana hücum planı var. Bunlardan biri rakip yarı alanda iyi pres yapmak ve rakibi boğarak, rakip yarı alanda kazanılan toplarla sonuca gitmek. Geçen sezon ilk devresinde Tudor genelde bunun üzerine yoğunlaşmıştı. Fatih Terim yine 96-2000 döneminde bunu Suat, Okan, Emre önde Hakan Şükür'le mükemmel yaptırıyordu. Gel gelelim Sinan kadar oyundan kopuk, takım arkadaşları pres yaparken hangi alanı kapatacağını hiç bilmeyen bir adamla organize pres yapmak imkansız. 


2. opsiyon set oynamak. Terim'in üçüncü döneminde Elmander sakatlanıp yerine Burak, Drogba vs gelince Terim buna dönmüştü. Hamit, Selçuk, Melo ile genelde yaşlı ve iyi paslaşarak sabırlı oynayan bir takım oluşmuştu. Şimdilerde en iyi Başakşehir yapıyor. Sinan'a bu formatta da yer yok. Zira Sinan pas oyununda da yok. En çok pas istemeyi bilmediği, boşa çıkamadığı için. 


Şimdi Sinan'ı santrfor da yapsanız, kanat da yapsanız ne seti biliyor, ne presi. O halde ne olur Sinan'dan? Porto maçının ilk yarısındaki gibi kendi sahanda bekleyip kontra atak denemeleri yaptığın maçlarda yararlanabileceğin bir forvet olabilir veya en fazla 30 dakikalık oyuncu olabilir. 


Sinan'ın saman alevi gibi parlayacak yetenekleri var. Alan bulunca patlamalı deparlar ve açı bulunca sağlam şutlar atabilen yetenekleri var ama büyük takımlar sadece bu yetenekleri için ortam oluşmasını bekleyen, bireysel oyuncularla büyük olmaz. Büyük takımda, takım oyunu oynamayı bilen, komple oyuncular oynar. Bu sebeple Sinan bir büyük takım oyuncusu değil.


Tabi tüm faturayı 650 bin euro maaşı olan. Takımın en az kazanan 3 oyuncusuna kesemezsiniz. Sinan zaten takımın 11 planları içinde değildi. Esas sorun Galatasaray'ı Sinan gibi kapasitesi sınırlı oyunculara bırakan Feghouli ve Belhanda'nın veremediklerinde. Nihayetinde Sinan bunların 6'da 1'i kadar maaş alıyor.


FEGHOULİ NE İSTİYOR?


İlk yarıyla ilgili en önemli konu ise Feghouli'nin sakatlanması. En anlayamadığım olay şu. Bu adama sezon başında Arabistan'dan teklif gelmiş. Galatasaray'ın verdiğinden fazlasını vermişler. Ben Avrupa'da oynayacağım demiş ve gitmemiş. Demek ki bunun derdi para değil. Öyleyse ne yahu? Avrupa'da oynamak istiyorsan oyna! Neden yatıyorsun? Ülkesi Cezayir'de 12 ve 16 Ekim'de Benin ile iki maça çıkmış. Birinde 15 dakika birinde 90 dakika oynamış. Bursa maçından 48 saat önce uzun bir uçak yolculuğu ile gelmiş, tek idmanla bu maça çıkmış ve hop 20. dakikada kas sakatlığı. Yani biraz zorlayınca sakatlandı. Demek ki kendisine iyi bakmıyor. Bunu bu maaş ve bu performans ile Avrupa'dan kimse almaz. Arabistan'a ve Çin'e de kendi gitmiyor. İki ucu çıkmaz sokak. Satsan satamıyorsun, atsan atamıyorsun. Galatasaray'ın en maliyetli ve en nitelikli hücum oyuncusu ama niteliklerinin çeyreğini bile vermiyor.


Son olarak ilk yarıda Muslera'nın oyun başlatmaları yine çok acele ve hatalıydı. 


İKİNCİ YARI


Maicon'un oyuna girmesiyle Galatasaray'ın geriden oyun kurma becerisinin gözle görülür şekilde arttığını söylemek lazım ama hücumda artan bu nitelik, savunmada çok daha büyük bir zaaf olarak geri dönüyor. Yani Maicon 1 katıyorsa 2 götürüyor. Serdar'ın rakip forveti karşıladığı mesafe, rakip forvete vermediği dönme izni, ona yapışması bambaşka... Maicon'un rakip forvete verdiği alan ve rahatlık yüzünden Bursaspor  kontra atak pozisyonları bulmaya başladı. Bunu basın toplantısında isim vermeden Fatih Terim de söyledi. "Ozan penaltı nedeniyle eleştirilecek ama diğer stoperimizin rakibi karşılayamaması yüzünden" dedi üstü kapalı olarak. Bu rakibi yakın karşılama konusunda çok çalıştıklarını da söyledi. Demek ki işte Maicon, Fatih hocanın sistemine bu yüzden hiç uymuyor. Böyle sırtı dönük top alan forvet geri geldiğinde stoperler ona basacak. Merkezden savunma aralarına top attırılmayacak... Bunu Maicon gibi ilk adımı çok ağır bir oyuncu ile sağlamak mümkün değil. Aslında Ozan'ın da ilk adımı ağır...


Galatasaray ilk etkili pozisyonunu 57'de bulurken 60'ta Ozan atlamaması gereken pozisyonda atladı ve hatalı bir penaltı yaptı. Genç bir oyuncu, bunlar olacak. (Fatih Terim de aynen bu cümleyi kurdu) Golden sonra Galatasaray birkaç kontra verdi ve son bölümde de bu sezonun en iyi set oyunu performanslarından birini gösterdi. İyi ataklar başlangıçları yaptı ama devamını getiremedi. Topu daha önceki haftalarda çeviremediği kadar hızlı çevirmeye başlamıştı aslında ama birde Ömer ile veya diğer savunma oyuncuları ile toplar dan dun vurulmaya başlandı ve bu süreç de bozuldu. Bu iyi paslaşılan süreçte Selçuk'un pas istasyonu olmayı bilmesi ve Mariano'nun pas kabiliyeti başrol oynadı. Selçuk genel olarak çok ağır. Maç ritmini kaybettiği için de çok hata yaptı ama savunma önünde nerede pas alacağını bilmesi. Belhanda ve Mariano'nun da sağ kanatta buna katılması ile orada güzel işler oldu. Gel gelelim soldan Ömer ve Garry ile buna destek gelmeyince tek taraflı denemeler olarak kaldılar. 


İlk 57 dakika bulunamayan pozisyonlar son bölümde bulundu ama bu kez de ön oyuncuları Sinan ve Garry yorulup hareketsiz kalınca 2. gol gelmedi. Bursaspor da ikiyi bulabilirdi ama onlar da çok heyecanlı davrandılar. Nihayetinde maçın hakkı beraberlikti. 


MAÇ SONU


Galatasaray ilk devre sonuna kadar böyle maçları çok oynayacak. Devrede de 1-2 transferle kotarılacak sorunlar değil bunlar. En az 3-4 transfer lazım. 


Basın toplantısında bana soru sırası gelmedi. Gelse şunu soracaktım. "Altyapıdan gelen çocukları çıkardığımızda, Galatasaray'ın 21, Beşiktaş'ın 25, Fenerbahçe'nin 28 kişilik kadrosu var. Sizce devre arasında birden çok transfer beklemeli miyiz?" Böyle bir soru gelmedi ama Fatih hoca sakatlıklarla ilgili konuşurken rotasyonlarının zengin olmadığından bahsetti. 


Tabi bu bir planlama işi ve yaz aylarında o zenginlik doğru planlanmalıydı. Şimdi devre arasında da o çözümler üretilmeli. Galatasaray'a Kuyt gibi pres yapan bir sağ kanat şart. Ön alanda sıfır top kazanıyor Galatasaray. Rakibe bu kadar kolay top çıkarma izni verilmemesi gerekiyor. 


Sağ kanat dışında santrfor ve Fatih hocanın sistemine uyan bir stoper de elzem. 3 tane direkt 11'e adam şart. Bir stoper, bir sağ kanat ve bir santrfor. Üstüne Badou Ndiaye alternatifsiz onun gibi çok koşan dinamik genç bir orta saha da şart ve son olarak yedek kaleci de şart. Bence 5 transfer lazım. Maicon dışında Belhanda ve Feghouli'den en az biri de gönderilmeli. 


Devrede Galatasaray hem alma, hem satma noktasında iş bitirici olmalı. Yoksa her yükü Fatih Terim'in omuzlarına bırakamazsınız. Tamam teknik adamlık deneyimi ile bir şekilde götürmeye çalışıyor ama her işi de teknik adam halletmez artık bazı futbolcuların çıkıp maç alması lazım. 



GÜNCEL YAZILAR