"Hayalgücü olmayan insanın kanatları olmaz."
Muhammed Ali

Yazarlar

Sinan Yılmaz
Sinan Yılmaz
@sinan_yilmazz

Direniş

27/01/2019



Bu sezon çok fazla konu, Başakşehir'i şampiyonlukta birkaç adım öne çıkarıyor. 


* Kadro genişliği 

* Kadro istikrarı

* Teknik heyet istikrarı

* Oyun istikrarı

* Avrupa ve Türkiye Kupası'ndan erken elenme

* Galatasaray'ın Avrupa ve Türkiye Kupası fikstürünün devam ediyor olması

* Ekonomik güç

* Rakiplerinin ekonomik çöküşü

* Basın desteği

* Hakemlerin ürkek yönetimleri

* Hakemlerin rakiplere karşı acımasız yaklaşımı

* Galatasaray'ın bir santrforu yokken Başakşehir'in 4 santrforu olması...


Ve belki saymayı unuttuğum başka önemli nedenlerden dolayı Başakşehir şampiyonlukta çok avantajlı. Buna karşın yine de kolay olamayacaklar gibi. Çünkü Galatasaray uyanıyor. Galatasaray bu dönemeçleri oynama alışkanlığı en yüksek Türk takımı ve bu konuda Galatasaray'ın yanına bile yaklaşabilen başka bir Türk takımı yok. Galatasaray adeta uyuyan dev ve uyanınca arkasına bir çığ gibi taraftar desteğini de alıp; yönetim, taraftar, teknik heyet, futbolcular kenetlenmeyi çok iyi bilen bir canavar. 


Çocukluğumdan beri Galatasaray'ın son 2-3 aya şampiyonluk yarışında girip de yarışı kaybettiğini sadece 3 kez gördüm. 2001'de Denizli'nin Fenerbahçe'sine, 2003'te Lucescu'nun Beşiktaş'ına ve 2005'te Daum'un Fenerbahçe'sine kaybedilmişti. 3 kayıba rağmen, yarışa girip kazanılan tam 11 şampiyonluk izledim. 


Bu konuyla ilgili en iyi yorumu bir Fenerbahçeli eski sözlükte yapmıştı. "Galatasaray rahmetli Bold Pilot gibidir. Yarışa girerse kazanır, kaybetmişse yarışa girememiştir" 


DEPLASMAN MAÇI BÖYLE KAZANILIR


Şimdi bu galibiyet Galatasaray taraftarı için çok umut verici bir galibiyet oldu çünkü direnen bir takım vardı. Açıkçası ben bu maçtan Galatasaray'ın galibiyet çıkarabileceğini sanmıyordum. Zira senelerdir böyle zorlu deplasmanlarda direnemeyen bir Galatasaray görüyorduk. Bu da rakamlara yansıyordu. 


MatchStudy verilerine göre Galatasaray, deplasmanda oynadığı maçlarda top kapma sıralamasında lig 17.'si. Yani deplasmanların en sinik 2. takımı. Göztepe de aksine sahasındaki maçlarda en çok top kapan 3. takım. Yani sahasında en aslan kesilen 3. takım. Bu iki tezat veri, bu maçta Galatasaray'ın dayak yiyebileceğini ve ezilerek puanlar kaybedebileceğini düşündürüyordu. Gerçekten de ligin ilk yarısındaki takım olsa, Yeni Malatyaspor deplasmanında yaşadığı gibi dayak yer ve yenilirdi. Gel gelelim bu 2. yarıdaki Galatasaray oldukça farklı bir Galatasaray


Fiziksel olarak Poko, Castro, Gassama, Jerome, Agbenyenu gibi güçlü oyuncular barındıran bir takıma karşı Galatasaray ezilmedi. Mariano ve Feghouli fiziksel olarak ciddi bir gelişim içinde. Onyekuru goller kaçırmasına rağmen fiziksel olarak çok ilerlemiş. Sinan'da da bariz bir gelişim var. Linnes zaten hep böyle. Marcao da çok sağlam gelmiş... Böyle olunca zaman zaman Fernando ve Selçuk dışında o kör döğüşüne karşılık veremeyen kimse yoktu Galatasaray'da. Kimse tokadı yeyince diğer yanağını uzatmadı. Herkes Göztepe'nin sertliğine aynı şekilde karşılık verdi ve işte deplasman maçının nasıl kazanılacağı görülmüş oldu. Buydu tek eksik. Sertliğe karşılık verebilmekti. 


Deplasman maçı böyle kazanılır, deplasman fobisi de böyle yenilir. Tekmeyse tekme, kafaysa kafa; karşılık vererek, kavga ederek... 


Galatasaray iç sahada Avrupa'nın 10 büyük liginde Liverpool'dan sonra en uzun süre yenilmezlik serisine sahip olan takım. Formsuzken bile birlikte hücum etme konusunda becerilere sahip. Kanattan içeri kat ederek yapılan verkaçlar Galatasaray'da önemli bir hücum silahı. Beşiktaş'ı izliyoruz Onyekuru'nun Ankaragücü'ne attığı ilk golü bir türlü atamıyorlar. Bir kanat oyuncusu içeri kat etsin, bir orta saha veya forvetle verkaç yapıp kaleciyle karşı karşıya kalsın da gol atsın gibi bir şey yok! Hababam uzak orta. Abdullah Ercan ortası derdim ben çocukken. Rakip kaleye yaklaşabilecek fiziği olmadığı için 30-40 metreden top sallardı içeri. Caner Erkin de aynısını yapıyor senelerdir. 


Galatasaray ise geçen seneden beri Garry'si, Onyekuru'su, Feghouli'si bu içeri katedip verkaçlarla attığı gollerden 20 tane falan buldu. İç sahada böyle becerili bir takım, deplasmanda da sertliğe karşılık verdiğinde birden 'ben de varım' diyebiliyor. Hem de her türlü hakem engeline karşı, her türlü kadro eksiğine karşı... 


GELECEK DAHA ÖNEMLİ


Hala Başakşehir şampiyonlukta favori çünkü Galatasaray'ın çok iyi oynaması, uyanması yetmez! Başakşehir'in de takılması gerek ki pek fazla takılacaklarını sanmıyorum ama bu sene şampiyonluğu alsalar bile Galatasaray'ın kahrolmasını gerektirecek bir durum yok. 


Başakşehir gibi kulüplerin bir geleceği yok. Bu seneki şampiyonluğa kilitlenerek, Robinho - Demba Ba gibi transferlerle daha da yaşlandılar, daha da geleceği riske ettiler. Fatih Terim ise onca kadro eksiğine rağmen bugün demedi. Yarın dedi ve ille de genç oyuncular istediğini söyledi. 6 puan geride olan Galatasaray panikle 35'lik hemen katkı verecek yıldızlar almadı, aksine 6 puan öndeki takım panik yapıp geleceğini daha da riske etti. Aynı paniği Burak Yılmaz transferiyle Beşiktaş da yaptı. Terim ise son derece cesur ve kendinden emin. Bu kadar dar kadro ligin hiçbir takımında yokken hemde! 


Yaşlı olan hoca Terim, genç olan Avcı ama geleceği düşünen yine yaşlı Terim! Bugün Marcao transferinde neyin önemli olduğunu görüyoruz. Geçen hafta 8-9 milyonluk teklif varsa Belhanda değerini bulduğu için satılsın demiştim. İşte yeni Marcao'lar bulup bu dönüşümü sağlamak lazım. 


MARİANO GİTSİN DE DEMİŞTİM...


Ben bir Mariano ve Feghouli hayranıyım. Bu ikisini çok beğendiğimi çok sık yazdım ama geçtiğimiz günlerde, devre arasında teklif varsa Mariano da, Fernando da satılsın diye de yazmıştım. Şimdi insanlar "Mariano satılsın diyordun, bak nasıl oynuyor" diyebilir. Bu muhtemel soruya cevap vermek istiyorum. 


Bu Mariano gibi, Fernando gibi adamları futbola kafa olarak döndürürsen, bunların kalitesinde oyuncu bu ligde yok ama bunlar da hem ununu eleyip eleğini asmış, hem de yaşı gelmiş oyuncular. 


Mariano 2. yarıya bambaşka girdi ve müthiş kalitesini gösterdi. Ama Mariano'nun yeniden hırslanıp hedeflere odaklanacağı konusunda ne kadar emin olabilirdin ki? Böyle istekli oynarsa zaten başının üzerinde taşırsın ama bu tip oyuncu sayısı takımında fazla olmamalı. 


Marcao gibi genç ve aç, henüz bir şey kazanmamış ve bir şeyler kazanmak isteyen oyuncuların sayısı artmalı. Galatasaray ve diğer büyük kulüplerde çok fazla küllerinden doğmaya çalışan yaşlı yıldız var. Haftadan haftaya aynı isteği, arzuyu taşımak onlar için zor oluyor. Kadroda bu tip oyuncu sayısını 3-4 değil de, 10-15 tane yapınca istikrar sıkıntısı doğuyor. 


Galatasaray 2000 efsane kadrosunda sadece 3 tane yaşı gelmiş büyük yıldıza sahipti. Popescu, Taffarel ve Hagi. Geri kalan herkes, bir şeyler kazanmak isteyen, genç ve aç futbolculardı. Bu üç yıldızın hamallığını da saha içinde çok iyi yapıyorlardı. Şimdi Muslera, Mariano, Maicon, Nagatomo, Fernando, Feghouli, Selçuk, Belhanda, Eren derken herkes yaşlı, çok şeyler kazanmış, doymuş yıldızlar. Bunların hepsini birden taşımak mümkün olmuyor. Biraz da genç ve aç hamallar lazım. 


Bu yukarıda saydıklarımdan bazıları, Nagatomo ve Belhanda gibi her daim arzusunu korumayı bilen, saha içi karakteri güçlü oyuncular ama bunları sayısını arttırmak istikrar ve gelecek için sıkıntı. 


Savaşmak için daha fazla Marcao'lara, Linnes'lere, Emre Akbaba'lara ihtiyaç var. Mesela geçen gün Polonya liginden 21 yaşında bir sol kanat yazıldı. O da scout hamlesi gibi duruyordu. Sene sonu hem Ndiaye, hem Selçuk gidiyor. Merkez orta sahaya genç yatırımları da şimdiden, bu devre arasında yapmak ve gelecek sezona hazırlamak lazım. 


Hagi, Pope, Tafo gibi 3-4 adam kalacaksa ben listeye ilk sıradan zaten Mariano, 2. sıradan da Feghouli'yi yazarım ama bir şekilde, öncelikle şu kadro mühendisliğini oturtmak lazım ve şu 10 tane olan yıldız sayısını 3-5'lere indirmek lazım. Tek tek isimlerden önemli olan bu mühendislik ve Fatih Terim de bu konuda dirayetli davranıyor. Aman oyuncum kalmadı deyip hazır Demba Ba'lara saldırıp geleceği riske atmıyor. Bu konuda özel bir tebriği hak ediyor. Bolu maçından sonra kendisine bu konuyla ilgili fikrini soracağım...



GÜNCEL YAZILAR