"Hayalgücü olmayan insanın kanatları olmaz."
Muhammed Ali

Yazarlar

Sinan Yılmaz
Sinan Yılmaz
@sinan_yilmazz

Süper Lig'de ara transfer analizi

02/02/2019



Yaz transfer döneminde yapılmayan transferlerin de etkisiyle oldukça hareketli bir transfer dönemi yaşandı ve genelde takımların, geçmiş yıllara oranla daha doğru işler yaptığını gördük. Harcanabilecek para azalınca daha dikkatli ve doğru hareket etmek zorunda kaldılar. En iyi hangi kulüp transfer yaptı, kimler zararlı çıktı biraz değinelim.


BAŞAKŞEHİR BUGÜN İÇİN SALDIRIYOR


Lider Başakşehir, bu sezonki şampiyonluk hedefine aşırı odaklanmış durumda. 6 puan gerideki Galatasaray bile geleceği düşünen hamleler yaparken, Başakşehir bugün için zorluyor. Yine 30+ 4 transfer yaptılar. Yaşlı kadro daha da yaşlandı. Robinho, Başakşehir'e giderse şampiyon yapar diyordum ki ilk 2 maçta beklediğim faydayı hemen sağladı. O pasa ve yön değiştirmeye bağlı hücum yapısı için ön alan hareketliliği çok fayda sağladı. Ligin 2. yarısında daha az puan kaybetmelerini bekliyorum. Galatasaray zorlayacaktır ama 6 puanlık fark nedeniyle hala çok avantajlılar. Yine de bu sene şampiyon olsalar bile gelecek Başakşehir'in değil. 


GALATASARAY'DA FATİH TERİM'E VE YÖNETİME TEBRİK


Galatasaray Ozan Kabak'ı ve Garry'i satarak ciddi bir kaynak yarattı. Bu kaynakla da hem ligin en iyi golcüsü Diagne alındı. Hem alternatif golcü alındı. Hem Fatih Terim'in sistemine uyan iki stoper birden alındı. Hem de yedek bir stoper ve yedek bir sol bek denemeleri de yapıldı. Tüm bunlar yapılırken FFP'in delinmemesi de büyük bir başarıydı. Geç ama çok başarılı tamamlandı. Geç olması belki şampiyonluk kaybına neden olacak. Belki Alanya deplasmanı puan kaybı ile kapanacak, belki Göztepe deplasmanı da böyle olacaktı ama farketmez. Galatasaray Fatih Terim'in sistemine uyan, aylardır belirttiğim kolej takımı havasına uyan, henüz bir şey başarmamış, kazanmak isteyen gençler aldı ve geleceği kurguladı. 


Marcao bir kere harika çıktı. Onu daha önce çok konuştuğum için yazmama gerek yok. Üstüne bir de Luyundama aynı şekilde çıkarsa Popescu - Bülent Korkmaz ikilisinden sonra Galatasaray'ın en iyi stoper ikilisi bunlar olur. Ben arkadaş arasında "Şu Serdar'ı affedip sağ stopere Marcao'nun yanına koysan Pope-Bülent'ten sonra en iyi stoper ikilisini bulmuş olursun" diyordum. Serdar ile olmadı ama Luyundama ile bu yine sağlanabilir. Ayrıca Bolu maçını yerinde izledim Semih Kaya da sağlam gelmiş. O da Fatih Terim sistemine uyduğu için iyi yedek olur. Semih'in berbat olduğu dönemler daha geride oynayan bir Galatasaray vardı ve derinde Semih ezilen bir stoper. Hem havadan iyi değil hem birebirlerde pek ebatlı değil. Semih geniş alan stoperi ve Fatih Terim döneminde bu kadar kötü olmayıp, Terim'den sonra dip yapması biraz da oyun tarzıyla ilgiliydi. Ayrıca Ahmet de kendine iyi bakan bir çocuk. Onu da diri gördüm kupa maçlarında. Oyunculuk olarak da Sadık'tan çok farkı olduğunu düşünmüyorum. 


Savunmada 6-7 sene gidebilecek bir ikili bulunması büyük olay. Hoş Marcao böyle oynamaya devam ederse elinde tutamayabilirsin. Gelelim forvet hattına... 


Diagne çalışkan bir golcü değil. Buna rağmen golcülük özellikleri müthiş bir adam. Soğukkanlılığı çok yüksek, gol sezisi çok yüksek. Sisteme uyar mı, uymaz mı diye çok soruluyor. Klasik bir golcü Diagne. Üretken takımların maçları kazanmasını sağlayacak bir adam. Ben Gomis için geçen sene sürekli şunu yazdım, "Galatasaray hiç atamayana atarlar maçı oynamıyor çünkü Gomis 2-3 pozisyon bulsun illa birini atıyor." Bu özellik en az sezonda 5-10 puan demek. Galatasaray ilk yarı da böyle 2-3 maç oynadı. Pozisyonlar buldu atamadı. Diagne için Jardelgillerden yazıyordum hep. Son dönemde Mario Gomez ve Gomis de böyleydi. Ceza alanında çok soğukkanlı bunlar. Sen ekran başında 'vur' diye bağırırsın, onlar sakin kalır, stoperi yatırır diğer ayağına çekip vurur. Diagne sadece üretmekte zorlanan, Yeni Malatya gibi ileride çalışkan forvet isteyen takımlarda sıkıntı yaşar. Top fazla gelmediği için ve defansif enerjisi olmadığı için takımını 10 kişi oynatmaya başlayabilir. Oyunculuğuyla ilgili tek eksiği çalışkan, Elmander tipli bir adam olmaması. 


MİTROGLOU İLE İKİLİ OLUR MU?


Şimdi Mitroglou nasıl bir golcü? Çalışkan bir golcü mü? Diagne dinlenirken onun yerine baskı yapabilir mi? Sırtı dönük oyunu nasıl? Bunlardan emin değilim. Bana çok fazla bireysel golcü izlenimi veriyor. Slimani - Burak Yılmaz ve Mitroglou'yu oldum olası birbirlerine benzetmişimdir. Bunlar FM tabiri ile çok atak oyuncular. Support (destek) rollerini alamıyorlar. Hem sırtı dönük oyunda çok üstün top kontrolleri yok hem de fiziklerini top saklamak için kullanma becerileri yok. Mesela Mehmet Yıldız'ın da top kontrolü iyi değildi ama sırtını ve kalçasını top saklamada harika kullanır ve önde çok iyi top saklayarak takımının hücuma çıkmasına büyük yardım ederdi. Bunlarda top saklama ve duvar olma becerisi yok. Onun dışında çalışkanlık, baskı gibi konulara da çok enerji harcamak istemiyorlar çünkü enerjilerini savunma aralarına atacakları deparlara saklamaya çalışıyorlar. 


Ha fizikleri iyi olduğunda 30 tane atıyorlar üçünün de 30'luk dönemleri var ama üçü de tamamen fiziğe dayalı oynadığı için kendilerine biraz bakmayınca bu seneki Slimani olabiliyorlar. Mitroglou'nun da böyle dalgalı sezonları oldu. Aralarında yine en istikrarlısı Burak hatta. 


Mitroglou'nun ben Diagne'ye ilk etapte yedek olacağını düşünüyorum. İlk sistem yine Onyekuru'lu 4-1-4-1 olacaktır ancak bundan sonra çok sık izleyeceğimiz 2. sistem (gol arandığında başvurulacaktır) 4-4-2 olacak. 


Galatasaray'da sadece bir sol forvet var o da Onyekuru. Onyekuru pozisyonuna uzun süre Alan istendi, 4-1-4-1 sistemini devam ettirmek içindi bu arayış ama Alan olmayınca 2. opsiyona geçildi. Bundan sonra Onyekuru'nun olmadığı maçlarda solda Belhanda veya Akbaba'nın olduğu 4-4-2'ler görebiliriz. Ama ben Diagne - Mitroglou ikilisi ile birlikte maça başlamayı biraz sakıncalı bulabilirim uyum açısından. Öte yandan son 30 dakika gol ararken 4-4-2 dönmek ise tam tersi oldukça işe yarar görünüyor.


Özellikler gol arandığında, rakipler geride çok kalabalık kümelendiğinde Onyekuru dar alanda etkisizleşiyor. Öyle zamanda iki kule ile ileride oynamak, sağ ayaklı Belhanda'yı da sola çekip çift taraflı ortalar ile gol aramak sık sık denenecektir. Galatasaray sağdan ligin en iyi orta ve organizasyon yapan takımı. Feghouli ve Mariano zaten sezonun 2. yarısına alev almış gidiler. Sol taraf da güçlenirse Mitroglou ve Diagne ikilisine bol bol asist çıkar. 


TREZEGUET SEZON SONU GELİR - BELHANDA GİDER


Esasında geçen yaz Garry 8-9 ne veriyorlarsa satılacak ve 23'lük Trezeguet 5 milyon satın alma opsiyonu varken alınacaktı. Bu hamle yapılmayıp Garry'e zam yapıldı. Devre arasında hatanın neresinden dönersen kardır hesabı Garry satıldı fakat bu sefer, satın alma opsiyonu kalkmış ve performans olarak uçmuş bir Trezeguet alınamadı.


24 yaşına gelen Trezeguet bu sene kendisini geliştirmeye devam ediyor. Çok özel maçlar çıkarıyor ve fakat para kalmadığı için bu transfer gerçekleşmedi. Yine de yaza ilk iş olarak Trezeguet'in alınacağını düşünüyorum. 


Bu ligin en güçlü hücum ikilisi geçen sene Garry ve Gomis'ti, bu sene ise Trezeguet ve Diagne arasında onlardan da güçlü bir bağ vardı. Fenerbahçe attıkları gol mesela. Trezeguet gözü kapalı asist yapmıştı Diagne'ye. Aynı şekilde Bursaspor'a attıkları gol de. Trezeguet, Diagne'nin nereye nasıl gideceğini çok iyi biliyor. 


İbrahim Seten, Belhanda'nın sene sonu 9 milyon euroya gideceğini yazmış. 29 yaşında ve çok yüksek maaş alan Belhanda'nın sene sonu bu paraya satılması da büyük olay olur ve ondan gelen parayla sol kanada Trezeguet'in alınması da hem gençleşme, hem sistem uyumu açısından yine nokta atış olur. Sezon sonu Onyekuru da gideceği için bu transfer daha da gerekli hale geliyor. Tabi sene sonu Donk, Selçuk, Ndiaye, Onyekuru gibi sözleşmesi biten çok oyuncu var ve sezon sonu da Galatasaray çok zorlu bir transfer dönemi geçirecek. 


Bu arada Galatasaray'ın bu transfer döneminde scout ekibinin de iyi iş çıkardığını söylemek lazım. Sadece Marcao transferi bile çok çok iyi iş. 


FENERBAHÇE ÇOK İYİ İŞ ÇIKARDI


Fenerbahçe devreye 17. sırada girmiş bir takım olarak, Premier Lig'de 2-3 sezon öncenin en kilit adamlarından birini kiralamayı başardı. Bu büyük bir olay. Moses'ı Premier Lig'den de isteyen takımlar vardır. Fenerbahçe'nin verdiği parayı veren Arap ve Çin ekipleri de çıkardı sanırım ama Süper Lig'de 17. sıradaki takıma gelmeye ikna etmek büyük olay. Fenerbahçe ismi var, tarihi var ama Moses da kiralık. Fenerbahçe'nin geçmişini değil bugününü düşünür.


Moses dışında Tolgay ve Serdar'ı çok uygun maliyetlerle almaları da büyük şans oldu. Biri 'maçtan kaçıyor' damgasıyla diğeri de devre arası etli pilav yedi damgası ile itibarsızlaştırıldıkları için zaten yüksek bonservis alma şansı kalmamıştı ama yine de Fenerbahçe ayağına gelen bu fırsatı kaçırmadı. Sadık da o tip bir fırsat transferiydi. Sözleşmesi sene sonu biteceği için uygun bir bedele kaptılar.


Bu transferlerle birlikte, Ersun Yanal'ın Fenerbahçe seyircisine uyan futbolu birleşince 2. yarı çıkışa geçecekler gibi görünüyor. 


YABANCI KURALI NE OLACAK?


Esas konu ise bu yaz değişebilecek olan yabancı kuralı. Yabancı sayısı ne kadar azalırsa Fenerbahçe o kadar karlı çıkar. Kalede Harun, Volkan, Berke... Sağ bek Şener, stoperler Serdar - Sadık, orta sahada Mehmet Topal, Mehmet Ekici, Ozan Tufan dönecek. Sağda Barış Alıcı dönecek derken yerli rotasyonunda Fenerbahçe bayağı öne geçecek. Tabi yabancı kuralı olduğu gibi devam ederse bu hiçbir şey ifade etmez ancak ciddi bir azalma olursa Fenerbahçe birden büyük bir avantaj yakalar. 


BEŞİKTAŞ ÇÖKÜŞÜ HAZIRLIYOR


Bence Beşiktaş günden güne kötüye gitmeye devam edecek. Bir kere Burak Yılmaz transferi takımı ve taraftarı bölmekten başka bir şeye yaramayacak gibi görünüyor. Oynasa dert, yedek kalsa dert olacak. Şenol Güneş sadece kanatlı sistem üzerinde duruyor ve sata sata takımda kanat kalmadı, aksine herkes merkez oyuncusu. Şenol Güneş birden büyük sürprizler denemezse bu kötü gidişatı durduramaz. Yapılan transferler de çok umut verdi diyemem. Beşiktaş'tan beklentim düşük.


İYİLER - KÖTÜLER


Yeni Malatyaspor gidenlerin yerini geç doldurduğu için birkaç hafta sıkıntı yaşayacak ama sonra toparlarlar. Yeni Malatya gibi Konya da oturmuş sistemi olduğu için yoluna kaldığı yerden devam eder. Bu iki Anadolu takımı bence ligi 3. ve 4. sırada bitirecekler ve Beşiktaş ile Trabzonspor ilk 4'e giremeyecek. Tahminim Başakşehir, Galatasaray, Konyaspor ve Yeni Malatyaspor şeklinde. 


Trabzonspor'un transfer tahtasını açıp Onazi'nin yerini dolduramaması belki de gelecek sezonki Avrupa Ligi biletinden etti ama çok önemli değil. Her geçen hafta birilerini kazanıyorlar. Şimdi de Abdülkadir Parmak çıktı. Şu dönemlerde oyuncu kazanmaları maç kazanmalarından önemli. Belki maçları kazanamayacaklar ama oyuncu kazanıp geleceğe daha umutla bakabilecekler. 


Alanyaspor'da Sural'ı beğenmedim. Merih'i de kaybettiler. Takım Sergen Yalçın ile oyunda gelişti ama kadro olarak ciddi kayıplar yaşandı. Yine de ilk 10 içinde bitirecekler gibi geliyor. 


Rizespor transferin en iyi takımı oldu. Çok iyi nokta atışlar yaptılar. Aatıf'ı çok beğenirim. Moroziyuk çok iyiydi. Vedat Muriqi, Samudio gibi oyuncular da gelişiyor. Rize bence düşmeyecek ve hatta son dönemi rahat bile geçirebilir. 


Antalyaspor, Ankaragücü, Kasımpaşa, Sivasspor ve Akhisarspor transfer dönemini kötü geçiren takımlar. Kasımpaşa ve Sivasspor'un ilk 10'un altına düşmesini bekliyorum. Antalyaspor - Ankaragücü ve Akhisarspor ise Erzurumspor ile birlikte düşme adayı. Bence bu 4 takımdan üçü düşecek. Kayseri de bir ihtimal...


Erzurumspor hareketli bir transfer dönemi geçirdi ama net bir santrfor alamamaları. Eren veya Yatabare'yi getirememeleri kötü oldu.


Kayserispor ve Bursaspor transfer tahtasını açamadılar. Bursaspor'un Kubilay'ı geri çağırması önemliydi. Bursaspor bir şekilde kadro kalitesi ve gençler ile ligde kalır. Kayserispor da düşme yarışı verir. İyi durumda değiller ama onlardan kötü rakipleri de var. 



GÜNCEL YAZILAR