"Hayalgücü olmayan insanın kanatları olmaz."
Muhammed Ali

Yazarlar

Sinan Yılmaz
Sinan Yılmaz
@ivansshatov

Oyuna ne zaman sıra gelecek?

03/02/2019



Galatasaray'da son dönemde hemen her konuda hızına yetişemediğimiz bir değişim söz konusu. Özellikle oyuncular sürekli değişiyor! Bir hafta önce baştacı olan, bir hafta sonra gönderilebiliyor. Maicon geçen hafta ilk 11'di şimdi kadro dışı ve kadro dışı kalmayı hakedecek bir yanlışı da olmadı. 


Geçen hafta başkan bir nefret sembolüyken bugün büyük başkan tezahuratları vardı. Serdar Aziz için 1.5 ay önce geleceğin kaptanı diyorduk şimdi Fenerbahçe arması öpüyor, Feghouli'yi 2-3 ay önce göndermeye tırım tırım kulüp aranıyordu, bazı maçlarda yedeğe bile alınmıyordu şimdi ise takımın en iyisi oldu. Yunus Akgün geçen ay şans bulmaya çalışan çocukken dün gönderiliyordu, bugün yine şans bulmayı bekleyen çocuk oldu... Sürekli bir sürpriz var. Artık şaşırmaktan yoruldum. Bu gibi örnekleri daha da çoğaltabiliriz. Bu örneklere şaşırmaktan da sıra oyuna gelemiyor. 


Fatih Terim Galatasaray'da göreve başladığından beri kriz yönetiyor. Bazı yangınları ustalığı ile deneyimi ile söndürürken, bazı yangınları da maalesef kendisi çıkarıyor. Gel gelelim şu yangın ortamı bir türlü dinmiyor ki, bir şeyler yeşerebilsin. 


OYUNA BAŞLAMAYI NE ZAMAN ÇALIŞACAKSINIZ?


Takımın fizik kapasitesini geliştirmeye yönelik adımlar da atıldı, tamamen eleştirmek istemem ama oyunun oynanmasıyla ilgili hala doğru dürüst bir gelişim yok. Bir yıl önce Terim göreve geldiğinde de Fernando Muslera her topu taça vuruyordu, şimdi de her topu taça vuruyor. Muslera'nın beklere gönderdiği 10 pasın 6'sı geçen yıl da taça gidiyordu bu yıl da taça gidiyor! Peki, bu konudaki zaafiyetleri giderme çalışmalarına ne zaman sıra gelecek yahu? Oyunun ilk aşaması, oyuna başlamak yani... En temel konu bu. Muslera'nın yediği saçma sapan gollerden daha sinir bozucu olan tek şey, şu topları taça vurmasını izlemek. 


Sonra 1.91'lik Luyundama'yı alıyorsunuz, geldiği kulüpte kornerlerden attığı gollerle dikkat çeken bir oyuncu ama 1 yıldır çalışılmış bir duran top organizasyonu var mı Galatasaray'da?


Öte yandan Başakşehir, Bursaspor'un yedek kalecisini aldı ve sistemine direkt uyduğu için ciddi bir fayda sağladı. Sonra duran topları sürekli çalışıyorlar. İlk yarı Da Costa'sı, Epureanu'su yine bir sürü korner golü attılar. Galatasaray'da ise çalışılmış bir organizasyonun golünü çok daha az görüyoruz. 


Medyada benim kadar Başakşehir'i eleştiren çok az kişi var ama yiğidi öldür hakkını ver demişler, oyun içi sorunlarını geliştirme noktasında Abdullah Avcı ve öğrencileri çalışıyor. Sahanın dışından çok içine zaman ve emek harcıyorlar. Abdullah Avcı, Mahmut Tekdemir ve İrfan Can ile bu hakimiyet futbolunu bu kadar güçlü oynuyorsa, senin Fernando ile, Mariano ile, Belhanda, Marcao ve Feghouli ile çok çok daha iyi oynaman lazım. Bunlar Başakşehirli meslektaşlarından daha teknik, topa daha yatkın oyuncular ama çalışmayınca, tekrar etmeyince öğrenemezsin. Bugün Alanyaspor, Galatasaray'ı sahasından çıkarmadığı için galibiyete daha yakın olan taraftı. 


Federasyonla, hakemlerle, rakiplerle hatta hiç adam bulamazsa kendi oyuncularıyla sürekli bir kaos yaşayan Galatasaray, oyunun içeriğini çalışmaya enerji ve konsantrasyon bulamıyor. 


FEGHOULİ DAVASI


Geçen Bolu maçında bir muhabirden dinledim. Onun öğrendiğine göre Feghouli'nin aylarca yedek kalma ve hiç süre alamama nedeni Süper Kupa maçında Fatih hocaya 'sus' işareti yapmasıymış. Taç çizgisinde, hocanın önünde oynarken Fatih hoca sürekli uyarılarda bulunuyormuş ve sonra dönüp hocaya sus işareti yapmış. O maç sonrası biliyorsunuz Gomis'in de penaltıyı bilerek kaçırdığını ima etmişti Fatih hoca ve "Penaltıyı aynı yere vurursanız kaçar" demişti. Ardından da Gomis, Belhanda, Feghouli'yi Ankaragücü maçında yedek bırakarak sezona başlamıştı. 


O dönem sürekli şunu yazıyordum. "Belhanda ve Gomis Süper Kupa'da çok kötü oynadı ama Feghouli hiç de kötü değildi. Resmen kurunun yanında yaş olarak yandı." Nitekim affedilmesi 3 ay sürdü ve o sırada Sinan sağ kanat oynadığı müsabakalarda bir sürü puanlar kaybedildi. Galatasaray şampiyon olamazsa da bu Alanya'yı yenemediği için olmayacak. Galatasaray, Akhisar deplasmanında 3 yediği maçla, içeride Bursa'yı, Konya'yı ve Rize'yi yenemediği maçlarla kaybedecek şampiyonluğu.


Şimdi Feghouli olayı bahsedildiği gibi mi bilmiyorum ama yok canım, olmaz öyle saçmalık da diyemiyorum. Teknik direktörün önünde oynamak futbolcular için zordur. Tudor da Bruma'yı sürekli uyarmıştı, o da Tudor'a dönüp 'sus' yaptığı için 30'da oyundan alınmıştı hatırlarsınız... Türk Telekom Stadı'nda bir Kasımpaşa maçıydı ve Kasımpaşa kazanmıştı. Biri başımda beni de sürekli uyarsa ben de yapacaklarımı şaşırırım bu arada...  Şimdi bu kadarlık bir olay nedeniyle 3 ay Feghouli'den yararlanamamak oldukça gereksiz uzayan bir konu gibi görünüyor ancak dinlediğinizde 'yok canım değildir' de diyemiyorsunuz çünkü sürekli oyuncularla hoca arasında bir tartışma yaşanıyor. Son dönemde Milli Takımda da bir sürü oyuncu ile hoca arasında bir şeyler yaşanmıştı. Fatih hoca son dönemde yerli futbolcularla uğraşmaktan bıktı herhalde çünkü takımda yerli bırakmadı. Yabancılarla daha iyi anlaşıyor. 


BU MAÇ ÖZELİNDE ELEŞTİRİM YOK


Fatih hocanın babasının rahatsızlığı nedeniyle bu maçtaki oyuncu değişikliklerini eleştirmek istemiyorum. Bu maçta takımının başında sahada olması bile büyük bir fedakarlık. Bence sahanın en iyi oyuncusu Feghouli'nin çıkması da şaşırtıcı ama Fatih hoca bugün Muslera'yı sağ kanat yapsa bile eleştirmem çünkü aynı durumda olan teknik adamların %90'ı maça bile çıkmazdı. (Ben olsam ben de çıkmazdım)


Bugün için saha içi hamleleri değil zaten geçmişi eleştiriyorum. Yoksa bu kadar formda bir Alanyaspor'a karşı deplasmanda bir puan bırakılabilir. Gayet de iyi oynadılar. Fernandez son vuruşlarda kötü bir gün geçirmese kazanırlardı da... 


YİNE YENİ BAŞLANGIÇ


Ligin bitimine 14 hafta kaldı, Galatasaray stoper ve santrfor hattını sıfırdan kuruyor. Bunları çok daha önceden yapıp şimdiye kadar bir uyum, organizasyon oluşmasını çalışmak gerekiyordu. Yine de sorun yok. Para yoktu, ekonomik yapı dağılmıştı, bazı hasarlar yeni giderilebildi. Bunlar yine kabul edilir ama bundan sonra sahanın içindeki oyunun gelişebileceğine dair umutlar ne kadar yüksek, esas mesele o... 


LUYUNDAMA VE MİTROGLOU NASILDI?


İkisinin de iyi bir maç çıkarmadığını düşünüyorum. Gelir gelmez bu kadar zor bir maça çıktıkları için de kötü performans sergilemeleri normal. Luyundama rakibe genelde uzak kaldı ve oyun kurma noktasında sorumluluk almak istemedi. Hem hamleleri, hem de oyun kurma becerisi olarak Marcao kadar potansiyelli bir oyuncu görüntüsü vermedi ama ilk maç için ve bu maçın zorluk seviyesi için normaldir. 


Mitroglou'yu ise fiziksel olarak beğenmedim. Hareketliliği ve enerjisi düşüktü. Herhalde pek hazır da değil. Maç ritmi kazanması ve güçlenmesi lazım. Bu iki oyuncu hafta içi Hatay maçında da ilk 11'de oynasa daha iyi olacak gibi. 


BUNDAN SONRA...


Son söz... Fatih Hoca nihayet kendi takımını kurmaya başladı diyebiliriz. Bundan sonra artık hakemdir, TFF'dir bunlarla uğraşmak yerine takımını geliştirmeye başlamasını bekleyebiliriz. Bir sene boyunca başkalarının kurduğu takımla mücadele etmeye çalıştığı için birçok noktada kendisini eleştirmek haksızlık oluyordu ama artık kendi takımını kuruyor ve bize oyunun gelişimi ile ilgili doneler sunmaya başlamalı.



GÜNCEL YAZILAR