"Hayalgücü olmayan insanın kanatları olmaz."
Muhammed Ali

Yazarlar

Sinan Yılmaz
Sinan Yılmaz
@sinan_yilmazz

Fatih Akyel ve Bülent Korkmaz'ın hatası gibi...

04/03/2019



Yazıdan önce Ozan Kabak'ın attığı golleri izledim. Yükseliş ve vuruş kadar yapılan ortaların kalitesi de harikaydı. Galatasaray bu toplara çok iyi yükselen ve vuran bir Luyindama'ya sahip ama yapılan 5 ortadan biri etkili geliyor. Geri kalan ya ön direğe, ya cılız veya isabetsiz şekilde kullanılıyor. Mesela bu maçın son anlarında neden güçsüz Emre Akbaba topun gerisine geldi ve iki korneri heba etti Belhanda varken? Fatih Terim'in bu konuya mutlaka eğilmesi lazım. Başakşehir daha kısa futbolcuları olmasına rağmen duran topları daha iyi değerlendiriyor. Galatasaray ise çoğunu heba ediyor. 


MARCAO'NUN HATASI


Galatasaray iyi bir maç başlangıcı yapmıştı. Buna karşın Marcao çok basit bir hata ile gole sebep olduğu gibi yaptığı hatadan sonra da çok bocaladı. Marcao ve Luyindama forvetleri ezerek oynama alışkanlığına sahip. Bugün Marcao, kendisi gibi güçlü Rashad'ı ezemeyince dengesi bozuldu. Yine de bunlar olacak. Hiç hatasız gelişen futbolcu yok. Galatasaray'da ilk 5 maçında 3 penaltı yapan Ozan bugün Almanya'da pamuklara sarılıyor. Hatasız gelişen genç yok. 


Burada Marcao'nun yaptığı bireysel hatadan daha önemlisi Galatasaray'a oyun anlamında kazandırdıkları... Fatih Terim'in yeni yerleştirdiği bu sistemde stoperlere çok yük biniyor. Orta sahada karşılıyorlar rakiplerini ve bir hamle hatasında iş işten geçebiliyor. Bunlar olacak ama bunlar olduğu için Galatasaray çok sayıda da pozisyona girebiliyor. Oyunu rakip yarı alanda oynuyor. Bugün de 1-0'dan maçı çevirecek pozisyonları buldu aslında Galatasaray... 


Dün Uğur Aktan'ın Fenerbahçe ile ilgili yazısında güzel bir örnek vardı. Galatasaray, Marcao-Luyindama ikilisinden sonra çıktığı maçlarda sadece Göztepe deplasmanındaki çamurda 500+ pas yapamamıştı. O maç dışındaki tüm Süper Lig maçlarında bu iki stoper 500+ pası sağladılar. (Bugün buzda da 500'ün altında kalındı tabi) Takımda gelecek adına bir gelişim var. Bu hatalar bir maç kaybettirir ama bu gelişim geleceği kazandırır. 


Bundan 21 sene önce 1998 yılında Galatasaray, Athletic Bilbao, Juventus ve Rosenborg ile Şampiyonlar Ligi'nde mücadele ederken, o dönem sadece tek takım yani grup lideri gruptan çıkabiliyor ve çeyrek finale yükseliyordu. Galatasaray son maçta Athletic Bilbao'dan puan alsa lider olarak gruptan çıkacaktı ama 30 tane gol kaçırdığı maçta, Fatih Akyel'in çok basit bir hatası sonrası yediği golle 1-0 mağlup oldu ve elendi. Hayatımda o maçtan daha çok üzüldüğüm bir maç olmamıştır. Buna karşın o gün kaybeden Galatasaray, 2 sene sonra Avrupa'nın zirvesine çıktı. Önce UEFA, sonra Süper Kupa... O dönem gerçekten dünyanın en güçlü futbol takımlarının başındaydı Galatasaray. İspanyol şampiyonları Real Madrid olsun, Deportivo olsun Galatasaray'a üstünlük kuramazdı. En az onlar kadar güçlü bir Galatasaray vardı. İtalyan şampiyonları Milan'a, Roma'ya Galatasaray kaybetmez hatta daha üstün oynardı. Tabi o başarılar acı çekmeden gelmedi. Bireysel hatalar olmadan gelmedi. Fatih Akyel gibi birçok oyuncu, birçok maçta hatalar yaparak geliştirdi kendisini. 96 veya 97'de bir maç vardı yine mesela. O dönemin Şampiyonlar Ligi şampiyonu Dortmund, Ali Sami Yen'de Galatasaray'dan dayak yiyordu. Sağlı sollu ezdik, bir tane 60 metrelik degajı 75. dakika gibi Bülent Korkmaz ayağının altından kaçırdı, Chapuisat vardı (Şapuyzat okunuşu) o zamanların Lewandowski'si... Attı golü ve Dortmund kazandı... Ama o hatadan sonra Bülent Korkmaz, Bülent Korkmaz oldu.


İLK YARI


Galatasaray en güçlü yeri olan sağ kanadı hiç işletemedi. Semih Kaya bu pozisyonda idare ettiği için tüm ataklar sol taraftan üretildi. Fena işler de yapılmadı ama Mitroglou'nun hareketsizliği de Onyekuru'nun karar hatalarını tetikliyor. Boştaki adamı bile zaman zaman göremeyen Onyekuru'nun markajdaki adamı bulması çok daha zor. Ayrıca Onyekuru ligin 2. yarısında, ilk yarıdaki gibi ceza alanı koşularını yapamıyor. Fiziksel olarak daha iyi olmasına rağmen golden uzaklaştı. Bunun nedenlerinden biri de ceza alanı içindeki hareketsizlik. Mitroglou ceza alanında rakibin kümelenmesine neden oluyor ve orada alan bulamayan Onyekuru da dışarıda kalıyor. Bu arada Mitroglou yerine oyuna giren Diagne'yi daha etkili buldum.


İKİNCİ YARI


Linnes değişikliği ile daha etkili bir Galatasaray oldu. İki bek sık sık bindirdi ama hem Emre, hem Linnes son pasları, ortaları kötü yaptılar. Zaten bu konuda çok becerili oyuncular değiller ama takdir etmek gerekir ki, çok fazla bindirebilecek dayanıklılıkları var. Tecrübelendikçe son topu daha iyi kullanmayı öğrenmeli, bu konuda gelişmeliler. Linnes'de geçen sezonun 2. yarısından beri bu konuda da bir gelişim var zaten. 


Belhanda'nın güzel golü erken gelmişken ve Galatasaray etkili oynarken Selçuk İnan değişikliği bence hatalı oldu. 2 ağır forvete erken dönüldü ve orta saha kaybedildi. Hemen 5 dakikada hatasından dönen Terim oyuna Emre'yi soktu. Emre de tüm hücumlarda vardı. Sağda, solda, merkezde her hücumda her yerde oldu ama hem maç ritmini kazanması, hem güçlenmesi için 1-2 maç daha lazım herhalde. 


DONK GİDER Mİ?


Bugün bu maçta Donk'un düşünülmemesi de gelecek adına Terim'in bir fikri olabilir. Donk 2 maç daha oynarsa sözleşmesi bir sezon daha uzayacak. Geriye 10 hafta kaldı. Kupada oynayacağı maçlar sayılmıyor. Bu 10 lig maçında 2 kez Donk oynatılmayabilir. 3 kupa ve bir de ligde kullanır ama onun dışındaki lig maçlarında sanki Selçuk - Fernando - Ndiaye - Belhanda ve Emre 5'lisinden üçü değerlendirilecek ve Donk kullanılmayacak gibi. 


Bence doğrusu da bu. Donk Galatasaray'ın geleceği olabilecek bir oyuncu değil. Bu sezon Şampiyonlar Ligi ve Avrupa Ligi'nde Benfica maçları bunu çok iyi gösterdi. 


ÜMİT VAR MI, YOK MU?


Galatasaray'ın şampiyonluk kaybetmesi dert değil. Daha evvel 21 kez kazanmış, yine kazanır. Başakşehir 3.'yken ben şampiyon Başakşehir olur yazıyordum. Onlar daha istikrarlıydılar, daha erken planladılar bazı şeyleri ve rakiplerinin de zor döneminden yararlanıp bu seneyi aldılar diyelim. Gelecek için önleri açık değil. Bu kadar yaşlı kadro ile seneye 3 kulvarda çakılmama ihtimalleri çok az. Beşiktaş da gelecek adına umut vermiyor. Güven ve Dorukhan dışında Beşiktaş'ın geleceği diyeceğiniz bir oyuncuları yok. Atiba ile Quaresma ile Burak ile Kayseri'de kazansan ne olacak? Gel gelelim Galatasaray farklı. Galatasaray bu seneyi alamasa da gelecek sene daha güçlü olabileceği izlenimini veriyor. Önemli olan da bu. Üstüne koyarak ilerleyebilmek ve bunu planlamak.


Bu yazıda Erzurumspor maçı üzerinde çok durmadım. Maçı podcastle detaylıca konuştuk. O sohbetin linkini atıp sonlandırayım... https://soundcloud.com/user-667519386/rapor-18-3-mart-2019-bb-erzurumspor-galatasaray 



GÜNCEL YAZILAR