"Hayalgücü olmayan insanın kanatları olmaz."
Muhammed Ali

Yazarlar

Sinan Yılmaz
Sinan Yılmaz
@sinan_yilmazz

Başakşehir - Fenerbahçe maçı analizi

10/03/2019

Başakşehir düşüşe geçmiş bir takım. Bu maç şampiyonluk yolunda çok büyük bir eşikti ve Galatasaray ile Başakşehir'in fikstürüne de baktığımızda artık Başakşehir için, işin büyük kısmını bitirdi diyebiliriz. Gel gelelim bu oyun ve kadro yapısı gelecek sezon adına, Şampiyonlar Ligi için hiç umut vermezken, seneye yeniden ligi kazanmaları da zor görünüyor. Lig bugün sıfırdan başlasa da aynı durum söz konusu olurdu. Başakşehir devre arasında yine bugünü kazanmak için yarını eritti. Tıpkı 2 sene üst üste şampiyon olan Beşiktaş'ın geleceğini erittiği hamleler gibi hamleler yapıyorlar.


Ligin ilk yarısında %60 topla oynama ile oynayan Başakşehir'de başlı bacaklar yoruluyor. Ligin 2. yarısında 7 maçta topa sahip olma oranları %52'ye kadar düşmüştü. Bu maçta %44'te kaldılar. Bunu hocaya sordum. Cevabı tatmin etmedi. Bunlar maçların belli bölümlerinde olacak dedi. Bence şampiyonluk baskısı da olabilir, yaşlı takımın direncinin düşmesi de...


İlk 17 dakika maça çok kötü bir giriş yaptılar. Rakip yarı alanda çok az görüldüler. Deplasmanda olan Başakşehir gibiydi ancak kötü oynarken gol atabiliyorlar çünkü ileride ezberleri kuvvetli ve çok soğukkanlılar. 2. golü de ilk golü de kötü oynarken attılar. İlk golde o soğukkanlılığa da gerek kalmadı ve Volkan Demirel maçı 1-0 Başakşehir adına çevirdi. 


FORMA ADALETSİZLİĞİ


Fenerbahçe'de bu sezon Harun 1 hata yapmışsa, Volkan 5 hata yapmıştır. Daha iyi durumda bir Harun varken bu çok geri gitmiş, yaşı itibariyle hamlaşmış Volkan'ı oynatmak kadro adaleti açısından büyük bir problem. 


Ersun hocanın diğer bazı tercihlerinde de aynı şey söz konusu. Serdar Fenerbahçe'nin en iyi stoperi ve o uzun süre yedek beklerken Sadık - Skrtel ile oynamak da bence garipti. Serdar, Başakşehir'in en etkili kullandığı bölümü de iyi kapattı bugün. Özellikle Visca bekin sırtından rakip sol stoperin alanına sızmayı en iyi bilen bir oyuncu ve Serdar ile Hasan Ali çok iyi daralıp onu engellemişlerdi. Sol tarafta, sağa göre çok daha iyi savunma yaptılar.


2. GOLDE SKRTEL UYUDU


Stoperlere değinmişken şunu da belirtelim. 2. golde hem Hasan Ali hem Serdar ceza sahası dışında rakibi karşılamışken Skrtel ve Isla tarafı ise penaltı noktasının bile gerisine gömüldüler ve oradan çıkmaktan çok geç kalınca ofsaytı kendiliğinden bozmuş oldular. Onlar o kadar geride kaldığı için Mossoro o koşuyu atma fırsatı buldu.


GOLLE MORALLENDİ


Tekrar ilk yarıya dönelim. Başakşehir golle morallendi. Ama 19. dakikada gelen gol de Başakşehir'in zorlamasıyla değil, Fenerbahçe'nin genç orta saha oyuncularının tecrübesizlikleriyle oldu. Eljif ve Zajc'ın art arda yaptıkları basit top kayıpları Başakşehir'e nefes alma ve atak izni verdi. Saçma bir golle 1-0 öne geçtiklerinde de Elif iyice oyundan düştü ve ilk devre sonuna kadar Fenerbahçe yeniden kendisine gelemedi. Belki Ersun hoca Elif'i çıkarmak için devreyi beklemese ve 30'da Elif-Ekici değişikliğini yapsa, takımını daha erken oyuna döndürebilirdi. Başakşehir 17-45 dakikaları arasında topa %75 sahip olmuş ve tamamen istediği oyunu oynadı. Başakşehir bildiğimiz oyununu da sadece bu bölümde sergileyebildi.


NEDENLERİN BAŞINDA SOLDADO VAR


Peki bu 17-45 dakikaları arasındaki kabullenişin tek nedeni Elif mi? Tabi ki değil. Fenerbahçe santrforda çok hareketsiz, pres yapamayan, hava topu indiremeyen, markajdan çıkamayan ve savunma arkasına da koşular atamayan bir forvet ile oynuyor. Beşiktaş maçı ilk yarısında ne olduysa bu 17-45 arası da bu oldu. Santrforunuz bu kadar kucakta ve güçsüz oynarsa, onu hiç pas istasyonu yapamazsanız ileri çıkamıyorsunuz. Üstelik rakip stoperlerini çıkarıp sizi boğduğunda yine santrforunuz onların arkasına koşu atacak hıza da sahip değilse iyice sıkıntı oluyor. Soldado attığı goldeki sezisi dışında yine hiçbir şey yapmadı. Ne sırtı dönük top alabildi, ne koşular yapabildi, ne pres yapabildi. Sağlı sollu defalarca gelinen 2. yarıda bir tane pozisyona giremedi çünkü hareket edemiyor. 


Şu Fenerbahçe'de beğenilmeyen Fernandao olsa, bitiricilik hariç her konuda Soldado'nun önünde olduğu için çok daha faydalı olurdu ve Fenerbahçe'de tüm maçlara Fernandao çıkıp 90 dakika oynamış olsa bu takım en kötü ilk 8'de yer alırdı. 


ROBİNHO FARKLI MI?


Bülent Kalafat, Soldado konusunda çok abartılı eleştirdiğimi düşünüyor ve Robinho farklı mı diye sordu bana. Soldado Başakşehir'de oynasa çok farklı olmaz mı dedi. Robinho ile Soldado arasındaki fark topsuz hareketlilikte. Evet Robinho da savunma arkası koşu atabilecek süratte değil, o da hava topu indiremez, o da güçsüz, sırtı dönük top alamaz vs ama Robinho hiç kucakta kalmıyor. Sürekli gezip alan açıyor. Başakşehir'in 2. golünde Mossora'ya koşu alanı onun açtığı bölüm. Soldado'da böyle bir gezginlik de yok. 


ELİF-MEHMET EKİCİ FARKI


2. yarıda çok net bir kalite farkı da bu iki oyuncu arasında görüldü. İlk yarı Elif oynarken kendi solundan bir kere gelemeyen Fenerbahçe ikinci yarıda iki kanadından da akınlar buldu. Hasan Ali bol bol ileri çıkabildi. 


Zajc ve Elif benzer sorunları yaşıyorlar biraz. Fenerbahçe takım kimyasını oturtamadı ve deneyimsiz oyuncuların hatalarını telafi edemiyor. Zajc iyi bir takım oyunu olan ekiplerde yıldızını parlatabilecek bir çocuk. Çok güzel işler de yapıyor ama fizik olarak biraz güçsüz. Bence oldukça potansiyelli. Elif ise bence seneye La Liga'ya falan kiralandı. Bruma'yı Galatasaray bir yıl kiralamıştı ve bambaşka bir oyuncu olarak geri dönmüştü. Elif de büyük liglerden birine kiralık gitse oyun bilgisini geliştirip ciddi ilerleme kaydetmiş şekilde geri gelebilir. 



GÜNCEL YAZILAR