"Hayalgücü olmayan insanın kanatları olmaz."
Muhammed Ali

Yazarlar

Sinan Yılmaz
Sinan Yılmaz
@sinan_yilmazz

İyi Takım

07/04/2019



Erol Bulut, Türkiye Kupası maçından sonra yayıncı kuruluşa yaptığı açıklamada "Galatasaray'dan iyi takımız" demiş. Bazen insanlar fazla gaza gelebiliyorlar. Övgülerin en tehlikeli özelliği bu... Halbuki sadece puan durumuna baksanız arada 18 puanlık bir fark göreceksiniz ve bu, kimin daha iyi takım olduğunu anlatmaya yeterli bir veri. 


Erol Hoca bundan yıllar önce İstanbul Büyükşehir Belediyespor'da Abdullah Avcı'nın yardımcısıyken de Galatasaray yedek kulübesiyle bir kavga yaşamıştı. Galatasaray ile arasında bir gerilim de seziyorum. Kısa sürede çok iyi işlediği bir kariyeri var, kafasını sakin tutup oyuna odaklanması bence onun açısından daha iyi olacaktır. 


KAYBEDİLEN TOPLARIN GERİ KAZANILMASI


Açıkçası maç öncesi Galatasaray'ın çok zor bir müsabakaya çıktığını düşünüyordum. Salı günü oynanan maç da bunu gösteriyordu. Üstüne Salı günü takımın en iyisi olan Ndiaye de cezalıydı. Buna rağmen beklenenden çok daha iyi bir Galatasaray izledik. 


Yaratılan baskıda, kaybedilen topların başarıyla geri kazanılması en önemli faktördü. Galatasaray 11 kişi kompakt hareket etti, kopmalar yaşamadı ve bu sayede 2-0'ı bulana kadar ezici bir tank gibi rakibinin üzerine gitti. 2-0'dan sonra yorgunluklar başladı ve kopmalar yaşandı ama 2-0'a kadar olan oyun bu sezon için Galatasaray'ın ligde tavan noktasıydı. 


Bu tavanı oluşturan isimlerin başında bence Marcao geliyor. Derbide olmaması da büyük kayıp. Gördüğü kart da amatörcedir falan ama Fatih hocanın basın toplantısında yaptığı ağır eleştiri hoşuma gitmedi. Bence bu kadarı fazlaydı. 


Marcao Galatasaray'a geldiğinde açıp Portekiz'deki maçlarına bakmıştım. Sırtı dönük adamlara biraz fazla gereksiz faul yaptığını ama çok hamleli bir stoper olduğu için bunun, oyununun bir parçası olduğunu düşünmüştüm. Açıkçası o gereksiz faul sayısını Galatasaray'da azalttığını da görüyorum. Gelişimi de göze batıyor. 22 yaşında takımın en önemli ismi olmuş, sistemi işleten adam olmuş, derbide oynayamayacağı için bu kadar üzülen, bu kadar kendine güvenen bir karakter kolay bulunmuyor ve bence bu kadar alenen, bu kadar sert eleştirilmemeliydi. En azından basın önünde... 


Kaybedilen topların geri kazanılmasında Marcao ile birlikte büyük iş başaran diğer isimler de Donk ve Linnes'ti. Tribünden bu çok daha iyi görülüyor. Galatasaray topu kaybettiğinde, savunma nasıl öne çıkıyor ve nasıl pas atacak alan bırakmıyorlar yukarıdan çok daha iyi görüyorsunuz. Özellikle Donk, kendisinden kat be kat hızlı Kamara karşısında hiç zorlanmadı çünkü hiç onunla birebir koşmak zorunda kalacak bir alan bırakmadı. 


Donk ve Linnes Galatasaray'ın ideal kadrosunda yedek isimler. Biri Luyindama'nın diğeri Nagatomo'nun yokluğunda oynadılar ama her ikisi de bir direkt 11 oyuncusundan bile daha iyi performans göstermeyi bildi. İkisi de benim sık eleştirdiğim isimler. Oyun yapıları biraz benim futbol anlayışıma ters geliyor. Zira benim bir merkez orta saha oyuncusunda aradığım en önemli özelliklerden biri tempo, Donk'ta bu yok, bir bek oyuncusunda da aradığım en önemli özelliklerden biri teknik kapasite ve Linnes'te de bu düşük. Gel gelelim bu eksikleri dışında önemli artıları da var. Özellikle bu tip git-geli bol olan maçlarda Linnes'in yüksek dayanıklılığı ve temposu ön plana çıkıyor. Özetle Donk çok yüksek konsantrasyonla çok akıllı oynadı, Linnes de dayanıklılığını ortaya koydu ve maçın adamıydı. 


LİNNES KONUSU 


Basın toplantısında Linnes'i sormayı düşünüyordum hocaya. Galatasaray'da şaka maka 4. sezonunu geçiriyor Linnes. Halbuki hala yeni oyuncu gibi geliyor çünkü çok az maça çıkabildi, hiç 11 oyuncusu olamadı. Ayrıca Denizli, Riekerink ve Tudor dönemindeki Linnes ile Fatih Terim dönemindeki Linnes arasında da dağlar kadar fark var. Yani Linnes'i Linnes yapan hoca Fatih Terim ama ona pek de yeterli şans vermiyor. Özellikle sol bekte Ömer ve Emre'ye verilen sürelerin büyük kısmı belki de Linnes'e verilmeliydi. Şimdi de sözleşmesi bitiyor ve Linnes'in gidip Şener'in geleceği konuşuluyor. Bu konuları hocaya sormayı düşünüyordum. "Linnes'e yeteri kadar süre vermiyoruz diye hayıflandığınız oluyor mu ve takımda kalacak mı?" şeklinde bir soru düşünüyordum ancak benden önce soru alanlar Linnes'le ilgili şeyler sordular ve bu konu arada kaynamış oldu. Ben de Diagne'yi sordum... 


DİAGNE'NİN PERFORMANSI


Hocaya Diagne'nin performansını sorduğumda "İlk maçlarına göre daha iyi, daha hareketli" dedi. Ben de tribünden bir gözle böyle düşünüyordum açıkçası. Daha çok pozisyona girebilen, fizik olarak bir tık daha iyi bir Diagne var. Hala tam hazır değil %60-70 gibi duruyor ama bu haliyle de takıma bayağı yardımcı oluyor. 


Kasımpaşa döneminden beri söylüyorum, ceza alanında markajdan çıkmayı bayağı iyi biliyor. Bugün kaçırdığı gollerde de çok doğru koşularla rahat boşa çıktı, gelen ortaların çoğunda topun düştüğü yerde olmayı biliyor, 3. gol öncesi penaltı onun vuruşundan geliyor. Kasımpaşa'da ceza sahası içinde çok baskındı, mıknatıs gibi topları çeken bir adamdı ve bu özelliğine biraz daha yaklaşmış bir Diagne izledik. Üstelik baskı altındayken, goller kaçırdıktan sonra penaltıyı atması da özgüveni açısından önemli. Ben de Fatih hoca gibi düşünüyorum. Goller attıkça morallenecek, fizik kapasitesini arttıracak ve daha iyi bir Diagne izlemeye başlayacağız bence de. 


DERBİ


Derbi ne olur kestirmek zor. Donk'un yanında tecrübesinden dolayı Semih oynayacak gibi ama Fernando da 60'tan sonra oyundan düştüğü için pek güven vermiyor. Herhalde Donk - Semih ikilisi ve önünde de Fernando oynar. Belhanda - Ndiaye ikilisinin alternatifi de Emre Akbaba olacak gibi. 


Emre bu maç en iyi oyunlarından birini oynadı ama derbide joker olabilir. 60'a kadar gelindiğinde Galatasaray gol arıyorsa, Fernando - Emre değişikliği gelebilir ve Ndiaye 6 numaraya geçebilir. Veya 60'tan sonra skor korunacaksa Fernando'yu iyice derine atıp, Diagne - Emre değişikliği yapılabilir. Onyekuru ileri konulup 4-6-0 gibi bir düzen ile orta sahada kalabalık olunabilir. 



GÜNCEL YAZILAR