"Hayalgücü olmayan insanın kanatları olmaz."
Muhammed Ali

Yazarlar

Sinan Yılmaz
Sinan Yılmaz
@sinan_yilmazz

Belhanda ile oyun kurmak

30/04/2019



Galatasaray kapanan takımlara karşı zorlandığı bir maç daha oynadı. Bunun oyuncu yetersizliğinden ziyade hocanın bir zorlaması olduğunu düşünüyorum. Sezonun ilk yarısındaki Konyaspor maçında da pozisyona giremeyen Galatasaray aşağı yukarı benzer bir maç oynadı. Bu kez daha istekli bir Galatasaray vardı ama son pası atacak olanlar ve son vuruşu yapacak olanlar da bitirici değildi. 


Galatasaray rakip kümelendiğinde açmakta zorlanıyor. Bunun nedenlerini geçen gece twitterda uzun bir flood serisi olarak yazmıştım. Kendimi tekrar etmemek için linkini kopyalayacağım... https://twitter.com/sinan_yilmazz/status/1122634587270799361 


İLK 30 DAKİKA 


İlk 30 dakika yukarıda yapılması gerektiğini yazdığım gibi bir oyun vardı Mariano daha çok merkeze girdi. Oyun kurucu rolünü daha çok üstlendi. O merkeze girince Belhanda ve Ndiaye de daha öne çıkabiliyor. Bu bölümde Galatasaray'ın daha verimli olduğunu görebildik. Sonra eski oyuna dönüldü ve daha kötü oldu.


Feghouli ve Onyekuru içeri girdiğinde, Nagatomo ve Mariano da öne çıkarılıyor ve ileride top kaptırıldığında Galatasaray beklerinin arkasına top atan Konyaspor yediği baskıyı kırabiliyordu. Üstelik iki bek, rakip yarı alana çıkınca Ndiaye ve Belhanda geri gelip savunmadan top almaya başlıyor ve her ikisi de kötü oyun kurucu oldukları için geriden top çıkmıyor. 


Konyaspor topu tamamen Galatasaray'a bırakıp geri çekildi. Galatasaray belki topla oynama rekoru kırmıştır ama nafile. Ağır oyuncularla, ağır top çevirmek de manasız. Marcao o topu ileriye çok daha hızlı aktarabildiği için fark yaratabiliyordu ve eksiği yine çok hissedildi. 


BELHANDA VE NDİAYE


Beklerin ileri çıkıp kanatların içe girmesi bir Fatih Terim ütopyası. 3. döneminde de, şimdi de 4-3-3 oynatmak için çok uğraştı. İlk döneminde 12-13 hafta Melo'yu şimdiki Fernando gibi savunma önünde tek kullanıyordu. Fakat Riera ve Kazım'ın çok ağır oyuncular olması ve içeri giremeyip, top da taşıyamamaları nedeniyle Galatasaray kilitleniyordu. O ısrardan erken dönen Fatih hoca 4-4-2 ile müthiş bir Galatasaray yarattı ama şimdi 4. döneminde 4-3-3 ısrarından vazgeçmiyor. 


Belhanda ve Ndiaye'ye yapamayacağı görevleri veriyor. Belhanda bir top taşıyıcı ve ön alanda hareketli olduğu için markaj altında tutulamayan bir adam. Onu geriye alıp, oyun kurucu yapmak onun meziyetlerini kullanamamak anlamına geliyor. Kaldı ki Belhanda kötü bir oyun kurucu. Top kaybı çok yapan, top kontrolleri vasat bir isim. Ndiaye de kötü bir oyun kurucu. Bu iki orta sahayı ön tarafa göndermek ve Mariano - Nagatomo'yu merkezde tutmak çok daha iyi sonuç verebilirdi. Nagatomo'yu çizgiden ileri göndermenin hiçbir esprisi yok zaten oradan geri dönüp duruyor. 


***


Belhanda sağdan topla girerken solda Onyekuru'nun boş kaldığı 2-3 pozisyon oldu ve Belhanda o pasları atamadı. Farklı pozisyonlarda Fernando ise o pasları atabildi ve tehlike oldu. Belhanda'nın Onyekuru'yu görüp de atamadığı ve Fernando'nun attığı paslar bile Belhanda'nın oyun kurucu olarak kullanılmaması gerektiğini gösteriyor. Belhanda Trabzonspor maçında mesela rakip ceza alanı çevresinde paslar almıştı hep. Belhanda o işte. Öyle kullanılması gereken, zor marke edilen çok hareketli bir adam. Belhanda'yı oralarda kullanınca etkili oluyor, geri geldiğinde oldukça yetersiz bir oyun kurucu oluyor.


BEKLER


Galatasaray beklerine de sıkıntı yaşatıyor. Feghouli içeri girdiğinde çizgide tek başına topla buluşan Mariano, topla vurup gidebilen çabuk bir bek değil. Mariano, önündeki kanadın veya iç oyuncusunun koşu alanlarına servisler yapabilen bir bek. Mariano'dan topu alıp adam geçmeye çalışıp orta kesmesini beklersen sonuç alamıyorsun. Çünkü o çabukluğa sahip değil. Beki çizgide tek bırakacaksanız o halde Linnes oynasın, hem tempo hem de hızla adam geçme şansı var. 


Fatih hoca kafasındaki ütopyaya uymayan oyuncuları zorla taktiğe uydurmaya çalışıyor sezon başından beri.


Nagatomo'ya gelirsek iki ayağını da kullanabilmesine rağmen kötü pasör. Hiç ileriye veya göbeğe oynayamadı ve sürekli geriye pas verdi... Maçın en hayal kırıklığı yaratan oyuncusuydu. Malatya'daki Linnes'i görünce haksızlık edildiğini düşünüyorum Norveçli oyuncuya. 


70'te 2 oyuncu değişikliğinin birden gelmesi doğruydu ama sonradan girenler, yorulan takıma enerji katacağına enerji emdiler. Ben o dakikada Linnes - Emre girip Belhanda - Nagatomo çıkmasını bekliyordum. Mitroğlou ve Emre girip 4-4-2 gibi bir sisteme dönünce orta saha daha da azaldı ve Galatasaray kendi zararına oyuncu değiştirmiş gibi oldu. Bu durum da Fatih hocanın 4. döneminde 8-10 kez yaşanan ve yine de inat edilen olaylardan biri.


DİAGNE


Bugün bitiricilik olarak sınıfta kalsa da Galatasaray'ın tüm tehlikeli pozisyonları onun koşuları sayesinde. Bir penaltı aldı ama ofsayta takıldı. Kale sahası içinden yine santimlerle vuramadığı bir top var ve bir de savunma arkasına sarkıp Serkan zamanında çıkınca şut açısı bulamadığı pozisyon var. 


Pozisyonlara dikkat edin, bu kadar kapanan bir takıma karşı savunma arkasına koşular atan 1.93'lük santrforun pozisyona girmesi absürt bir durum. Bu kadar kapanan bir takımın karamboller ve yan ortalarla pozisyon vermesini beklersiniz. Halbuki kanatlar o kadar işlemedi, o kadar işlemedi ki Diagne savunma arkasına kaçarak pozisyonlar bulmaya çalıştı. 


Hem Mariano, hem Feghouli ve hem de Belhanda akan oyunda çok kötü ortalar kestiler. Soldan Nagatomo zaten hiç üretemedi, orta açısı bile bulamadı. Emre'nin de girdikten sonra yaptığı ortalar kötüydü. Durum böyle olunca son 20 dakikada 2 uzunla oynamanın yine hiç avantajı kullanılamadı. 


Tabi Arena ve derbi farklı olur. Haftaya derbide bir beraberlik çıkar ve Başakşehir de Sivas'ta kazanırsa, şampiyonluğu verdi dediğimiz Başakşehir 4 puan farka çıkarır ve şampiyonluğu kutlamaya başlar. Bu ligde her şey mümkün. 



GÜNCEL YAZILAR