"Hayalgücü olmayan insanın kanatları olmaz."
Muhammed Ali

Yazarlar

Sinan Yılmaz
Sinan Yılmaz
@sinan_yilmazz

Tekerrür

06/05/2019



Sezonun ilk yarısında Galatasaray'ın oynadığı yetersiz futbol, İBFK'nin nispeten daha iyi futbol oynaması, Galatasaray 3 kulvarda giderken İBFK'nın tek kulvarda gitmesi, kadro genişliğinin ve maliyetinin daha fazla olması, Galatasaray'ın ilk yarıda hakemlerden çok çekmesi, Fatih Terim'in uzun süreli cezalar alması nedeniyle Aralık aylarında İBFK'nın güle oynaya Nisan ayında falan şampiyon olacağını düşünüyordum. 


Bu düşünceye ilk direniş Marcao transferiyle geldi. Takımın en iyi stoperi Serdar Aziz flaş bir kararla gönderildiğinde elde sadece genç Ozan, Donk ve Ahmet Çalık kalmıştı. Ciddi bir risk aldı Fatih Terim ve iki stoper birden transfer ettirdi. İkisi de nokta atış çıktı. Bu Galatasaray'ın 1 yıldır iyi oynayamadığı oyunu geliştirmek adına ilk ve en önemli atılım oldu. Sonra da Diagne geldi. Diagne ise bireysel olarak çoğu kişiye beklediğini veremese de takıma katkısı çok büyük oldu. (Bunu videosuz, sadece yazıyla açıklamam zor)


Aslında Başakşehir geçen sene de zirvede yarışı sürdürmüş ama Mayıs'ta dağılmış ve Fenerbahçe'ye de son hafta geçilip 3. olmuştu. Tarihin bu kadar birebir tekerrür edeceğini, yaşlı Başakşehir'in son 10 haftada yine nefessiz kalacağını düşünemedim. (Bayağı saflığıma gelmiş)


Aylarca Abdullah Avcı'nın 2. vites futbolu övüldü. Avrupa'nın ilk 11'de verilen süreler baz alındığında en yaşlı takımı Başakşehir! Bugün gelinen noktada 8 puandan liderliği verdiler ve Galatasaray kalan 3 maçta 2 galibiyet 1 beraberlikle bile şampiyon oluyor! (Çünkü genel averajda da önde)


MARCAO - LİYUNDAMA TANDEMİ


Derbinin en iyi ikilisi onlardı çünkü ligin en formda futbolcusunu 90 dakika full konsantrasyon ile savunmayı bildiler. Aralarındaki mesafeyi hiç açmadılar, harika yardımlaştılar, harika kapandılar ve sadece bir kez, Burak topu iğne deliğinden geçirdiğinde de Muslera olağanüstü bir kurtarış yaptı. 


Bir yanda Marcao ve Luyindama arasında son derece yüksek konsantrasyon varken öbür yanda Vida ile Mirin arasında çok düşük konsnatrasyon vardı. Mirin o kadar dağınıktı ki çoğu zaman Vida tek başına stoper oynuyormuş gibi ortada kalıyordu. 


İşte bu durum da direkt olarak Galatasaray scout ekibine yazar. Basında, sosyal medyada futbola kafa yoran o kadar Beşiktaşlı arkadaş varken onlardan profesyonel bir scout ekibi oluşturmadı Beşiktaş. Gönüllü scout diye bir sömürü düzeni, bir paçavra uydurdular. Ve o Beşiktaş'a gönül veren zeki, genç adamlar bugün başka takımlarda scoutluk yapıyorlar! (Aldırdıkları adamlar da Beşiktaş'ı şampiyonluktan etti) Galatasaray ise scout ekibine bu tip adamları aldı ve işte Portekiz alt sıralarında, Benfica ve Porto'dan bile önce yakaladığın stoper ligin kaderini değiştirdi! 


Fenerbahçe sol stoperine Sadık'ı alırken, Beşiktaş menajerlerden Mirin'i alırken, Galatasaray'a taa 2012 yılında Fatih Terim'in kurduğu scout ekibi kazandırdı Marcao'yu. Marcao bu ekip kurulduğunda 15 yaşındaymış... İşte istikrarlı süren, güvenilen ve ciddiye alınan scoutingin önemi bu kadar büyük. 


HAKEM KARARLARI


Tribünün en üstündeydim. Önümdeki mini tv ekranı da çalışmıyordu. O yüzden pozisyonların tekrarını izleyemedim, özetlerde de çoğu yok. İlk yarıda Galatasaray maça hızlı başladı. Etkisiz kullandığı kornerden 3-4 tane ilk 7-8 dakikada attı. Sonrasında ise Galatasaray'ın oyunu bozuldu. Beşiktaş ön alan baskısı ile ağır Galatasaray orta sahası üzerinde hakimiyet kurdu. 


Bu dakikalarda Fernando ve Donk'un ağır kalması, Marcao, Muslera ve Luyindama'nın ayaklarını bağladı. Ndiaye için hep oyun kurmayı bilmiyor deniyordu. Ndiaye olsa 2. bölgede çabukluğu ile kendisini boşa çıkarır ve stoperlerin, beklerin veya Muslera'nın topu o alandan kendisine atmalarını sağlardı. Oyun kurulmunda pası atmak kadar almak da önemli çünkü. Donk ve Fernando o pasları alacak şekilde kendilerini boşa çıkarabilecek çabuklukta değil. Ayrıca pasları aldıklarında da Ndiaye gibi bir ters dönüşle 5-10 metre dikine top sürerek baskı kırma maharetleri yoktu. 


Beşiktaş o oyuna neden devam edemedi bilmiyorum. O süreçte hakem de takdir haklarını sürekli Galatasaray'dan yana kullandı gibi geldi bana ama tekrar söyleyeyim pozisyonları stadın en tepesinden süzmem pek mümkün değildi. Tekrarlarını da izleyemedim ama ilk yarıda hakem, Beşiktaş'ın baskısına engel olan kararlar vermiş gibi gördüm. 


Taç kararını özette izledim o da bana hatalı gibi geldi. İki Beşiktaşlı arkadaşımla konuştum onlar da başka bir açıdan Caner'e çarpmış gibi görünüyor dediler ama mühim değil. Beşiktaşlı futbolcular top taça çıktığında neden duruyorlar o daha mühim. İki gol de aynı şekilde oluyor. Özetleri izleyince dikkat ettim. Aslında Beşiktaşlılar durunca Galatasaraylılar da duraksamış ama iki golde de duraksamayan bir adam var o da Diagne. 


Golleri tekrar izleyin. İlk golde taçı Diagne kullanıyor. Feghouli'ye atıyor. Feghouli topu aldığında herkes duruyor. Sadece Diagne çizgiden koşmaya devam ettiği için boşa çıkmış oluyor. Feghouli ona atıyor. O merkeze dönüyor ve gol. 2. gol de yine aynı. Taçtan gelen topu Diagne alıyor. Herkes dururken o sırtını dönüp asist yapıyor.


Bu arada ilk yarıdaki hakem kararları 2-0'dan sonra da 180 derece değişti tabi. Bu kez tüm takdir haklarını Beşiktaş'a çalmaya başlayan bir Bülent Yıldırım izledik. Klasik hikaye... Daha doğrusu Türkiye'de belli yıl hakemlik yapanları hepsi bu şekilde eyyamcılığa evrimleşiyorlar. Bir önceki kararını telafi etme dürtüsü Cüneyt Çakır'da da, Fırat Aydınus'ta da var. Bazı genç hakemlerde olmuyor onlar da eyyam yapmayıp kariyerlerini bitirebiliyorlar. Eyyam yapmayıp sadece hata yapanların durumu daha kötü çünkü biz samimi değiliz. Eyyam yapanı, x'e de hata yaptı y'ye de hata yaptı diye kurtarıyoruz ama eyyam yapmayan sadece x'i veya y'yi ağlattığı için yok ediliyor. Yani hakemlerin eyyamcı olmasını sağlayan biziz.


ŞENOL GÜNEŞ - FATİH TERİM


Şenol Hoca maç sonunda hakem kararlarından çok daha fazla kendi takımını eleştirdi. Galatasaray'ı tebrik etti. Bu çok takdir edilesi bir davranıştı çünkü biliyoruz ki benzer maçı bu sene Fenerbahçe karşısında Fatih Terim yaşadığında ortalık alev almıştı. Ben o gün de Fatih hocaya özeleştiriden çok hakemi eleştirdiği için kızgındım bugün de hakemi tebrik ettiği için kızdım. Gerek yoktu çünkü hakem tamamen tutarsız, saçma sapan bir maç yönetti. İyi falan değildi. Fatih Hocanın fazlaca taraftarlık duygusu ile davrandığını düşünüyorum.


FERNANDO 


Fatih Terim'in sezon sonunda göndermesi en muhtemel isimlerden biri Fernando... Sezonun en kritik maçlarından birinde 1 gol ve 1 asistle oynadı ki, gollerde yaptığı dikine koşular 8 numara dersi gibiydi. Yıllardır 6 numara oynayan birinin bu kadar iyi 8 numara hücum koşusu yapması da zekasını gösteriyor. Fatih Hoca da basın toplantısında onu övdü, fizik olarak iyi bir Fernando tartışılmaz dedi ama ilk 25 hafta neredeydin diye insan sormadan edemiyor Fernando'ya. 


***


Pek analizlik bir maç değildi. Geleceğe ışık olabilecek bir maç değildi. Sadece bugün için bir değeri olan, final maçlarından biriydi. Sinir harbiydi ve daha konsantre kalan Galatasaray, konsantrasyonu daha kötü olan tarafa karşı kazanmayı bildi. 


Erzurumspor maçından sonra Marcao'ya "Bizi şampiyonluktan ettin" diyen tayfaya selam. Marcao hem şampiyonluğu kazandırıyor, hem de gelecek hayallerini.



GÜNCEL YAZILAR