"Hayalgücü olmayan insanın kanatları olmaz."
Muhammed Ali

Yazarlar

Sinan Yılmaz
Sinan Yılmaz
@sinan_yilmazz

Bugün ve Yarın

11/05/2019



DİAGNE


Önce bir Diagne'yi yazayım. Son haftaların en çok eleştirilen futbolcusu... 60 yıllık bir rekoru kırdı. Henüz 32. haftadan Süper Lig tarihinin bir sezonda en çok gol atan yabancı futbolcusu oldu. Bu kolay yapılabilen bir iş olsa 60 yıldır yapılırdı. Jardel'ler, Nouma'lar, Atkinson'lar, Anderson'lar, Baros'lar, Drogba'lar, Mario Gomez'ler... Kimler kimler geldi bu lige ve 20'si Kasımpaşa, 10'u Galatasaray'da olmak üzere tam 30 gol attı Diagne. Gomis de ne şanssızmış ki kırdığı 59 yıllık rekor sadece bir yıl sonra başkası tarafından kırılmış oldu. 


Diagne geçen sezonun 2. yarısında da 12 gol atmıştı. 1.5 sezonda 42 gol atan adamın her seferinde şansı yaver gitmemiştir... Futbolda şans, 1, 2, 3 bilemedin 5 maç olur. Her şeyi tesadüfi de yapmıyordur. 45 lig maçında 42 gollük bir şans faktörü olmaz. Aklınızın açıklayamadığı her şeyi yav şanstır, tesadüftür diye yorumlamayın. Bizim insanın en büyük sıkıntılarından biri bu. Zekası yetmeyince adamın emeğini karalar, şans veya tesadüf der. Yok belki benim beynim yetmiyordur anlamaya diyemez. 


Peki bu kadar eleştirilen adam nasıl bu kadar gol attı? Bunu haftalardır yazıyorum. Bu adam her türlü gol pozisyonuna giriyor. 1.93 boyuna rağmen savunma arkasına çok iyi sarkıyor, kenar ortalara çok iyi hareketleniyor ve bitiricilik yüzdesi de çok iyi. Her şeyden önemlisi gol pozisyonuna girme repartuarı çok geniş. Bazı golcüler kenardan, bazı golcüler aralara atılan paslardan gol çıkarır, Diagne her iki türlü de pozisyona girebiliyor.


Sonra bitiriciliği çok tartışılıyor... Devre arasında twitterda bir arkadaş "Abi çok iyi bitirici diyordun, bu mu çok iyi bitirici" gibilerinden bir şeyler yazmış. Bu aslında pek yorumluk bir olay da değil. Matematik bu. 1.5 yıldır kaç şut çekmişsin, kaçı isabetli olmuş, kaçı gol olmuş. Tüm forvetlerin oranlamasına bakarsın. Hatta artık xG çıkardılar pozisyonların gole yakınlığını da hesaplıyorlar. Bu adamın bitiriciliği uzun vadede çok iyi. 5-10 maçtır istediklerini yapamıyordur, sezonun izlediğin 5-10 maçta iyi bitirici değildir ama 45 maça bakınca çok iyi. 


Kendisini karakter olarak fazlasıyla Balotelli'ye benzetiyorum. Ocak ayı boyunca doğru dürüst idman yapmaması yüzünden Galatasaray'a çok kötü bir fizikle geldi. Toparlanması zaten 4-5 maç sürdü. Bu açıdan çok benziyor. Öte yandan ikisi de çok farklı bir özgüvene sahipler. İlk yarı penaltıyı kaçırmışsın, net gol pozisyonunu harcamışsın, 2. yarı da kötü gidiyor penaltı oluyor ve yine de inatla sen vuruyorsun. Buna kimse cesaret etmezdi. Çünkü o penaltıyı atsan kimse aferin iyi yaptın demez ama 2.'ye de kaçırırsan seni bitirirler. Buna rağmen hiç düşünmedi ve gidip attı. Tam bir manyak. 


EKONOMİK YAPI


Efendim 10 milyon euro çok para... Evet Türkiye için çok ama Avrupa piyasası için değil. Bu ekonomik uçurum Süper Lig'i yakında Romanya, Yunanistan gibi vasataltı bir futbol ligine çevirecek. Bugün hiç para harcamıyor, özkaynak ile yürüyüp gidiyor dediğimiz Ajax bile, kendi liginde sivrilen Blind'e 16 milyon euro verdi. Biz ise Drogba'lara, Pepe'lere maaş verip olası bonservis yani yatırım hakkımızı tükettik. Bu seneler sürdü sadece Drogba'lar, Pepe'ler değil, onlarca isim geldi gitti bu kafa yapısıyla ve tükettik. FM'de bile maaş bütçenizi arttırırsanız bonservis bütçeniz düşer. Maaşı çok verip, bonservisi yani gelecek yatırımını kısanlar Romanya, Yunanistan gibi düşmek zorunda. Neyse bunu her seferinde yazmaktan bıktım. 


HAKEMLER


Bir itiraf. Sezonun ilk yarısında art arda Galatasaray alehine hakem hataları yapıldığında, bir takımın önünün açılmak istendiğini düşünmüştüm. O kararlar belli ki sadece hataymış. Operasyon yokmuş çünkü 2. yarıda da aynı tip hakem hataları bu kez Galatasaray lehine yapıldı. 


Galatasaray'ın ilk yarıda iç sahada oynadığı Fenerbahçe ve 2. yarıda iç sahada Beşiktaş ile oynadığı maçlar aynı. Hakem direkt sonuca etki etmiyor ama takdir haklarını tek bir takım lehine kullanıp oyunun gidişatına yön veriyor. 


İlk yarıda Konya maçı skandaldı 2. yarıda ise Rize maçı öyle oldu. Samudio'nun kırmızısı hatalı, ilk penaltı korner atılmadan önce yapıldığı için hatalı, 2. penaltıda da evet bir sürtme var ama bence çok basit olur ona penaltı vermek...


Ligin ilk yarısında yine 2-2 berabere biten Rize maçında bariz hakem hataları oldu. Son dakikada Linnes'e yapılan açık penaltı verilmedi. 2. yarıda ise Marcao'nun Trabzonspor maçında yaptığı penaltı verilmedi. 


Galatasaray'ın hakeme rağmen kazandığı maçlar da oldu. İlk yarıda Erzurumspor maçının 2. yarısında çok bariz bir penaltı verilmedi buna rağmen Galatasaray 1-0 kazandı. Ligin 2. yarısının başında da buna benzer Göztepe maçı oynandı. Göztepe'ye hatalı bir penaltı verildi. Galatasaray'ın bir penaltısı verilmedi ve buna rağmen Galatasaray kazandı. 


Ligin 2. yarısındaki Bursaspor maçında bence Emre Taşdemir'in eline çarpan top penaltı. O penaltı gol olsa maç 3-1'e gelebilir, iş bitebilirdi. ama 2-3'e oyun döndü. Öte yandan 2. yarıdaki Fenerbahçe - Galatasaray maçında ise Fenerbahçe'nin golünde ve Mehmet Topal'a çıkmayan kırmızı kartta büyük hata vardı. 


Yani eğrisi, doğrusu Galatasaray lehine de aleyhine de çok büyük hataların yapıldığı bir sezon izliyoruz. Başakşehir için de üç aşağı beş yukarı bunlar oldu. (Kolay penaltılar aldılar ama Fenerbahçe maçında attıkları gol ofsayt diye verilmedi VAR çalışmadı) Beşiktaş da benzer şeyler yaşadı. 


TEKNİK-TAKTİK


Bu kadar çok duran, bu kadar mental olarak yoğunlaşılan bir maçın oyun analizini yazmak pek manalı olmadığı gibi gelecek adına da ışık tutmuyor. Önce maç öncesi beklentilerimi tweet atmıştım. Onlara bakalım ve onların üzerinden değerlendirelim.


1- "Galatasaray Donk - Fernando ve arkasında Marcao - Liyundama 4'lüsünü bozmayarak merkezi kapatır, bekleri ileri gönderirse Rize'yi çözer gibi geliyor." demiştim. Bekleri ileriye gönderemedi Galatasaray. Nagatomo hücumda yine çok kötü bir maç çıkardı. Mariano da sezonun en kötü maçlarından birini oynadı ve 2. golü de büyük bir hata ile yedirdi. Linnes şu an her iki isimden de daha sağlam ve ilk düşünülmesi gereken bek. Linnes'i Linnes yapan da Fatih Terim. Tudor, Riekerink ve Mustafa Denizli dönemlerindeki Linnes ile Terim dönemindeki Linnes arasında dağlar kadar fark var. Buna rağmen hoca, kendi yarattığı oyuncuya hiç şans vermiyor. 


Bekler ileri gönderilemediği gibi sağlam denecek Donk - Fernando - Marcao - Liyundama dörtlüsü ilk kez bu maçta bu kadar delindi. Vedat Muriqi bu sezonun 2. yarısında kimsenin bozamadığı kadar bozdu Marcao - Liyu ikilisini. Özellikle Liyundama oldukça kötü bir maç çıkardı. 


2- "Okan hoca Rize'ye; ortasahaları hızlı geçen, topu bir an önce forvetlere aktarmaya çalışan bir oyun oynatıyor. Git-geli bol bir maç oluyor. Merkezde kolay top aldırmaz Aatıf - Boldrin'e alan vermez Donk - Fernando önüne delici Ndiaye'yi koyarsan Ndiaye de bol boş alan bulur" 


Bu Rize için sık sık oldu. Rize her maç olduğu gibi yine 1. bölgeden 3. bölgeye hemen geçti ve ön alanda da yoğun pres yaparak Galatasaray'a topu uzun vurdurdu. Galatasaray topu uzun vurduğunda Diagne kime indirecekti, neler yapılacaktı Galatasaray buna hiç çalışmamış gibiydi. Bekler de formsuz olduğu için oyun kurulamadı. 


3- "Rize'de sol bek Melnjak hücumu çok seviyor. Awaziem de müthiş atlet ama konsantasyon sorunları var. Caner - Mirin ikilisi gibiler. GS'ın da beyni o tarafta. Mariano - Feghouli dağınıklığı iyi değerlendirir." 


Burada Mariano ve Feghouli, sağ tarafta servis yapacakları oyuncuyu bulamadılar. Merkezde sağ iç oynayan Fernando, Beşiktaş maçında yaptığı gol koşularını bu kez hiç yapmadığı gibi çok etkisiz bir maç çıkardı. Bu da Galatasaray'ın sağ kanadını hiç kullanamamasına sebep oldu. Bir ara Sinan girmeden önce Muğdat sağa yakın olduğunda o taraf kullanıldı. Feghouli sıfıra indi, etkili olundu ama hemen ardından ters ayaklı ve durarak oynayan Sinan oraya geçince yine o kanadın işlevselliği gitti. 


***


Bu sene kim şampiyon olursa olsun Türk futbolu ciddi anlamda geri gidiyor. Avrupa ile ekonomik fark büyüyor. Galatasaray yazın acilen altyapılarda devrim niteliğinde kararlar almaz ve tüm yatırımları oraya yapmazsa bu şampiyonlukların hiçbir anlamı kalmaz. Romanya'da Steaua, Yunanistan'daki Olympiakos gibi içeride kupalara ambargo koyabilir ama dışarıda bu ülkelerin takımları gibi olunur. 


Galatasaray'da yönetimler hemen para bulmak için koşturup duran bir yangın söndürücü. Fatih Terim de hem Sportif Direktör, hem Futbol Direktörü olmaktan teknik direktörlüğe zaman bulamayan bir adam. Bence rakip analizi, kendi takımının analizi gibi şeylere zaman ve enerji bulamaz oldu. Bu sene şampiyonluğu teknik adamlığa pek fazla zaman ayıramadan sadece deneyimi ve yönetim becerisi ile alacak belki de... 


Seneye yabancı kuralındaki değişim Galatasaray'ı çok derinden etkiler. İlk 11'e monte edilebilecek tek yerli oyuncunun da ayağı kırıldı. Para olmadığı için yerlilerin altyapıdan çıkarılması lazım ama kısa vadede o da kolay değil. Belhanda gibi oyuncular satılıp ondan gelecek parayla Belhanda'nın 3'te 1'i kalitede olmayan yerliler alınmak zorunda kalınabilir. Uzun vadede yerli-yabancı tartışmalarının, ekonomik darboğazın, totalde tüm sıkıntıların çözümü sadece altyapı. Nasıl olacak, olabilecek mi? Göreceğiz. 



GÜNCEL YAZILAR