"Hayalgücü olmayan insanın kanatları olmaz."
Muhammed Ali

Yazarlar

Sinan Yılmaz
Sinan Yılmaz
@sinan_yilmazz

Galatasaray - Akhisarspor Türkiye Kupası finali ve Başakşehir maçı

16/05/2019


Galatasaray, İBFK maçına da fikir verebilecek nitelikte bir final oynadı. Akhisarspor'un mental açıdan yaşadığı gerginlik kupayı kazanmalarını engelledi. 

Küme düşmüş olmaları, uzun bir süredir ortada maçlar oynamalarına rağmen hep kaybetmeleri ve 2 haftadır Galatasaray lehine yapılan hakem hataları ile birlikte koparılan fırtına Akhisarsporlu oyuncuları fazlasıyla etkilemiş. Eğer daha sakin ve kontrollü kalabilselerdi kupaya çok daha yakındılar çünkü Galatasaray da son haftalarda formsuz çok oyuncu var. Aslında açıkça, kupayı Miguel Lopes'in abartılı itirazının kaybettirdiğini söylemek lazım. Lopes'in hareketi Linnes'e yapılan penaltıdan bile çok daha net bir şekilde penaltı. İki ayağını da yerden keserek arkadan uçarak gelmiş, topa net şekilde Diagne dokunuyor ve arkadan biçiyor. Kaldı ki, topa Miguel bile dokunmuş olsa yine arkadan biçtiği için penaltı. Öyle bir giriş var mı yahu futbolda? Futbol öyle kuralları olan bir spor dalı değil! Uçarak gir önce topa dokunup ardından rakibini biçersen yine faul! O yüzden öyle bir giriş yok! Başkasının önündeki topa arkadan uçarak giremezsin. Kaldı ki bu Miguel topa da vuramıyor. 

Samudio'nun hatalı kırmızısı ile benzer bir pozisyon aslında. Şiddetli hareket, ortadaki topa yapılan müdahalelerde uygulanır. Örneğin Emre Akbaba'nın Kayserispor maçındaki hareketi, örneğin Luyindama'nın Malatya maçındaki kırmızısı, örneğin Topal'ın Galatasaray derbisinde Linnes'in karnına gelen tekmesi. Bunların üçü de kasti değil. Fakat ortada, yani kimsenin hakim olmadığı topa yaptıkları hamlelerin rakiplerini yaralaması sonucu kırmzı görmeleri gerekiyordu (Sadece Luyindama gördü) Samudio'nun pozisyon ise aynı değil. Top Samudio'nun kontrolünde, adam şutunu atacakken arkadan gelip onun topuna hamle yapan Emre. Samu'nun arkadan onu görme veya kendini durdurma şansı zaten yok. Burada da top Diagne'nin önünde, topa dokunan da Diagne zaten. Futbolda 'topla rakip arasına girmek' diye bir deyim bu yüzden var. Sırf bunu çok iyi yaptığı için Aurelio gibi çok büyük oyuncular izledik biz.

Miguel'in abartılı itirazları, insanları topa Miguel dokunmuş gibi bir izlenime götürdü. Tekrar edeyim topa Diagne dokunuyor ama Miguel dokunsa da penaltı yapıyor. Ardından yaptığı itiraz takım arkadaşlarını da "Hakkımız çalındı" havasına soktu. Oyundan tamamen kopardı ve dağıldılar.

MARİANO - FEGHOULİ KANADI

Şimdi Galatasaray bu maçtan neler çıkarmalı ona bakalım. 

Galatasaray'da ilk 25 hafta en güçlü olunan mevki son 4-5 haftada hiç eski işlerliğinde değil. İki oyuncu da fiziksel olarak bir yorgunluk yaşıyor. İleride daha çok sorumluluk almaya başlayan Feghouli savunmada daha az enerji harcıyor ve merkez orta sahada oynayan sağ iç pozisyonundan da yardım alamayan Mariano orada çok fazla yalnız kaldığı gibi kendisi de fiziksel olarak yıpranmış durumda. Fatih hoca Ndiaye'yi sürekli olarak sol iç pozisyonunda oynatıyor ve sağ iç pozisyonunda ise Belhanda veya Fernando gibi isimler oynuyor. Fernando da git-geli iyi bir oyuncu değil, Belhanda'nın da defansif pozisyon alma durumu yok. Belki Ndiaye sağ iç oynasa daha yüksek enerjiye sahip olduğu için Mariano bu kadar yalnız kalmaz. Geçen sezonun ilk yarısında Tudor onu sağ iç oynatıyordu ve hem o, hem de Mariano daha faydalı oluyorlardı.

Ndiaye yine sağ iç oynamayacaksa (bu formsuzlukla yedek kalması doğal. Hatta yeniden kiralamamak gerektiğini düşünüyorum ama bunu sezon sonu detaylı yazarız) Feghouli'nin arkasında bekte Başakşehir maçında Linnes'in oynaması daha doğru bir tercih olabilir zira orada 70 metrelik boşluklar doğmaya başladı. Napoleoni veya Elia gibi hızlı oyuncular o boşlukları iyi değerlendirebilecek isimler. Linnes daha fazla git-gel yapabilen, daha hızlı ve dayanıklı bir oyuncu. Visca karşısında Nagatomo gibi defansif tecrübesi ve çabukluğu olan bir ismin oynaması lazım ama sağda da Linnes daha faydalı olacak gibi. 

Mariano gibi Luyindama, Marcao ve Ndiaye'de de düşüş var. Ben iç sahada oyuna hükmetmek gerekeceği için Ndiaye ilk 11 başlar diyordum ama bu kupa maçında Ndiaye'nin kullanamadığı topları, boşalttığı alanları gördükçe Donk - Fernando ikilisi daha mantıklı gelmeye başladı. Daha doğrusu 4-3-3'te Donk 6 numara ve sağ iç Fernando, sol iç Belhanda olacaktır. 

***

BAŞAKŞEHİR NASIL KAYBEDER?

Şampiyonluk baskısı Galatasaray'ı son 2-3 maçta bozdu ama Başakşehir'i daha da beter bozdu. İlk 25 hafta ligin en istikrarlı futbolunu oynayan Başakşehir son 7 haftada her geçen gün daha kötü bir görüntü sergiliyor. 

İlk 25 hafta Başakşehir sadece ileride yapılan preslerde zorlandı ama onu da, hatları kopuk uygularsanız, diyagonal paslarla çözebiliyorlardı. 25. haftadan sonra ise klasik olarak kendi sahasına kapanan ve kontra arayan takımlar da Başakşehir'i bozdu. Örneğin Rizespor önde baskı ile bir puan çıkarırken, Göztepe ise geride bekleyip kontra kovalayarak kazandı. Başakşehir şu ara her iki sisteme de cevap veremeyecek durumda ama iç sahada 50 bin taraftarı ile Galatasaray'ın sahasında bekleyip kontra kovalaması riskli olur. Önde basmalı ve hakimiyetini göstermeli. 

Galatasaray önde basarken o sağ tarafta 70 metrelik boşlukları veremez. Daha birlikte basmak zorunda. O yüzden Linnes sağ bekte çok önemli. Diagne maç sonu yaptığı boyun kesme hareketi nedeniyle ceza alabilir. Ceza alırsa Mitroğlou gibi çok hareketsiz bir oyuncu da Galatasaray'ın pres gücünü daha da aşağı çeker. 

Yine de 50 bin kişi önünde, o atmosferde işler çok daha farklı olur tabi...

Bu yazıyı şöyle bitireyim. Selçuk İnan, kendi kariyerine saygısı gereği bu sezon sonu futbolu bıraksın. Başka Anadolu takımlarında da zorlamasın, zira oralarda da bu yavaşlıkla yedek kalması kaçınılmaz... Üzücü derecede ağır ve geçmişine saygısı varsa daha kötü günler görmeden bu sezon sonu bırakmalı.


GÜNCEL YAZILAR