"Hayalgücü olmayan insanın kanatları olmaz."
Muhammed Ali

Yazarlar

Sinan Yılmaz
Sinan Yılmaz
@sinan_yilmazz

Şampiyon Galatasaray

20/05/2019



8 puanlık farktan gelip, ligin son haftasına bile kalmadan şampiyon olmak gerçekten inanılmazdı. Kadro derinliğinin olmaması, rakibin tek kulvarda giderken senin 3 kulvarda oynaman, alınan cezalar, bir devre santrforsuz oynama falan hepsini üst üste koyunca gerçekten ama gerçekten inanılmaz bir iş. 


Şampiyonluğu getiren etmenleri alt alta yazarsam çok uzar onları hep konuştuk, anlattık hafta hafta... Bu bir ekip işi. Oyuncu grubunun ayrı, teknik ekibin ayrı, scout ekibinin ayrı başarısı söz konusu. Şimdilik bu yazıyı sadece bu maça indirgeyelim. Şampiyonluğu kapsayan yazıları zaten yaparız uzun uzun... 


Maç öncesi karar vermesi zor konular vardı. Onların başlıcası Linnes'in yine yedek kalıp kalmayacağıydı. İnsanlar oynarsa Nagatomo yerine bekliyordu ama ben Nagatomo formsuz da olsa oynamalı düşüncesindeydim. Linnes, Mariano'yu kesmeli diyordum. Önce bir Nagatomo'dan başlayalım çünkü Başakşehir'in en büyük silahına, hatta ligin en büyük hücum silahlarından birine adım attırmadı. 


NAGATOMO


Nagatomo önemli eksikleri olan bir oyuncu. Teknik kapasitesi oldukça sınırlı. İki ayağını da belli seviye üzerinde kullanan bir oyuncu için pas kabiliyeti son derece düşük. Ne sağ ayağı ile merkeze dönebiliyor ne sol ayağı ile çizgiyi kullanabiliyor. Hem hücum becerileri, hem oyun kurma becerileri düşük. Buna karşın savunma becerileri ise çok yüksek. Savunma konsantrasyonu çok iyi, çabukluğu çok çok iyi ve pozisyon bilgisi çok iyi. Ayrıca tecrübeli, mental açıdan sağlam. Bu özellikler onu savunmada çok başarılı bir oyuncu yapıyor. Martin Linnes mesela pozisyon almada onun gibi başarılı değil. Zaman zaman olmadık boşluklar verebiliyor ve o boşluklara Visca illa ki sızardı. Nagatomo hangi bekte oynarsa, yanında oynayan stoperle arasındaki mesafeyi çok iyi ayarlayan bir oyuncu. Yani tam bir, birebir markaj görevi vereceğiniz kene gibi bir adam. 


Şimdi günümüz futbolunda, rakiplerin en tehlikeli isimleri hep kanatlarda oynuyor. Messi'ler, zirve döneminde Cristiano, Hazard, Salah falan krallar hep kanat çünkü alan istiyorlar sihirlerini yapabilmek için. Nagatomo'nun da bu sihir yapıcılara yapışma, onları bozma becerisi çok gelişmiş ve iki bekte de oynayabiliyor olması onu bir joker halinde getirebiliyor. Aslında Nagatomo orjinal olarak sağbek. Galatasaray'da onu sağbek olarak hiç görmedik ama maçına göre oynarsa orada da işini yapabilir. Örneğin rakibinde Visca gibi takımını sırtlayan bir kanat mı var. Oynat Nagatomo'yu rahat et. Sağ - sol farketmez. Atıyorum Trabzonspor ile oynuyorsun. Sağ kanatta Abdülkadir cezalı diyelim. Koy sağ beke bu kez Nwakaeme'yi savunsun. Ligin birebir markaj görevi verebileceğin en iyi savunmacısı. Boyu çok kısa diyorsun onda da çok iyi sıçrama özelliği var ve doğru pozisyon alarak bu zaafını da harika gizliyor. 2 senedir izliyoruz işte, kaç kere arka direkte, üstünden kafa vurdurduğunu gördünüz?


Nagatomo oynasa da oynamasa da bu defansif nitelikle takımda kalmalı. Bazı maçlarda, özellikle hücum gereken maçlarda Linnes'in arkasında da bekletilebilir. 


MARİANO


Benim Galatasaray adına zaaf yaşayacağını öngördüğüm oyuncu Mariano'ydu. Son dönemde formsuzdu, güçsüz görünüyordu ama bugün elinden geleni yaptı. Yine de Feghouli'den veya orta saha merkezinden yardım alamadığı için çok teke tek kaldı ve nihayetinde beklediğim oldu ve onun kanadından gelişen atakta ilk gol geldi. Bu golde Mariano en son suçlanacak isimlerden biri. Kurgu gereği ona yardım gitmiyor. Bunu haftalardır yazıyorum. Feghouli ile Mariano arasında bir enerji eksiği var. Bu eksiği merkezden destek ile kapatabilirsiniz ama Fatih hoca inadına Ndiaye'yi sol iç oynattı ve sağ iç oynayan Belhanda veya Fernando'da da o tip bir yangın söndürücü özelliği yok. 


BAŞAKŞEHİR


Başakşehir de bunu iyi etüt etmiş ve Elia'yı boşa çıkarmanın yollarını aradılar, buldular. Bu sayede golü de attılar.  Bir de Marcao'yu iyi kapatıp Luyindama'nın top kullanmasını istemeleri de akıllıcaydı ama güçleri bu kadar. 20 dakika 30 dakika.. Avrupa'nın en yaşlı kadrosu için şaşırtıcı değil. Geçen senenin aynısı. Beşiktaş maçında da böyle oldu. Hareket edecek güçleri kalmamıştı ve bu maç önemli bir şansla öne geçmelerine rağmen baskıyı kaldıracak kasları yoktu. 


Galatasaray aslında ilk yarıda da iyi oynadı. Diagne'nin karşı karşıya kaçırdığı var. Etkili duran toplar var. Son paslar verilemediği için harcanan güzel ataklar var. Galatasaray son haftaların en iyi oyunlarından birini oynadı ki bunu da bekliyordum zaten. 50 bin taraftarın önüne çıktığınızda geçen haftalardaki formsuzluklar falan kalmıyor. Galatasaray iç sahada 2 sezondur falan yenilmiyor. Bu rekor gelecek sezona sarktı. Avrupa'nın major liglerinde Liverpool ve Galatasaray en uzun süredir iç sahada yenilmeyen takımlar ve bugünkü tribün gerçekten çok üst düzeydi. 


DURAN TOPLAR


Başakşehir'in yaşlılığı yüzünden nefessiz kalmasını anlıyorum da, sürekli sahanın içini konuşan bir teknik direktörün bu kadar çok duran top golü yemesini ve neredeyse bütün kritik puan kayıplarını duran toplardan yapmasını anlamıyorum. Galatasaray taa ilk yarıdaki Fenerbahçe maçından sonra ligde ilk kez korner golü attı ve o goller de şampiyonluğa denk geldi. Terim de geçen haftalarda öyle söylemişti. "Atmıyoruz, atmıyoruz öyle bir zamanda atalım ki, beklediğimize değsin" demişti. Tam da öyle oldu. 


FEGHOULİ - ONYEKURU


Galatasaray'ı şampiyon yapan ikili bu. Feghouli'nin ilk 12-13 maç oynamadığı dönemde de yazıyordum. Galatasaray'da Belhanda'yı daha değerli gösteren bir arkadaşa da "Belhanda kim, Feghouli'de mi oynuyor" diye yazmışlığım da vardı. (https://twitter.com/sinan_yilmazz/status/1052610113230360576) Feghouli'deki oyun kalitesi, oyun zekası çok başka bir seviyede. Belhanda'lar, Fernando'lar kaliteli oyuncular var Galatasaray'da ama Feghouli'nin yanında kimse kendisine, beyin benim, 10 numarayım, yıldızım falan demesin.


Feghouli gibi hakkında yanılmadığım bir diğer oyuncu da Onyekuru oldu. Daha ilk maçından sonra en az 15 atar diye yazmıştım, 16 attı ama daha önemlisi, ligin finalinde tüm büyük maçlarda attı ve takımını ileri taşıdı. Beşiktaş'a, Fenerbahçe'ye, Başakşehir'e attı. 21 yaşındaki bir oyuncunun bu maçlarda sinmesini beklersiniz, hayır hepsinden fazla sorumluluk aldı. 


Galatasaray'ın Beşiktaş maçında ilk 30 dakikada yediği presi kırmasını sağlayan başlıca faktör Onyekuru'dur. Hakem kararları da etkili olmuştur ama o baskıdan Galatasaray, Gökhan Gönül'ün arkasına attığı rastgele toplarla kurtuldu. Onyekuru o topları sürükleyip art arda gollük pozisyonlara girince Beşiktaş baskısını çekti ve 2. bölgede oyunu kabullenmeye başladı. Galatasaray o da ilk 30 dakikada dalga dalga gelen Beşiktaş'ı, önde Onyekuru gibi bir tehdit olmasa kendi sahasına geri döndüremezdi. 


Bugün çok büyük karakter kordu Onyekuru. 21 yaşında, kiralık bir oyuncu olarak hem Türkiye Kupası finalinde, hem bu maçta en çok isteyen isimdi. Savunmaya inanılmaz yardım yaptı ve çok önemli bir detay bu çocuk geçen sene çok ağır sakatlık yaşamış bir çocuk. Bugün olağanüstü bir deparla rakibinin yanından uçtu, arkadan kendisine sert bir faul yapıldı. O faulü almamak için kaçak davranmadı. Galatasaray'a geldiği ilk 10-15 maç ikili mücadelelerde korkan bir çocuktu Onyekuru. Şimdi bu hızına, çabukluğuna, inatçılığını da ekledi ve çok özel bir gelişim içinde. Herhalde seneye kalmayacaktır ama hafızalarda çok özel bir yeri olacak. 


Bu arada benim bebe de 1.5 yaşında 2 şampiyonluk 1 Türkiye Kupası görmüş oldu. (İstatistik kasıyor) Yerel başarılara alıştık. Umarım artık Avrupa başarılarıyla dolu yazılar yazmaya da başlarız.



GÜNCEL YAZILAR