"Hayalgücü olmayan insanın kanatları olmaz."
Muhammed Ali

Yazarlar

Sinan Yılmaz
Sinan Yılmaz
@sinan_yilmazz

Galatasaray'ın 2019-2020 hazırlıkları

25/06/2019



Süper Lig’de şampiyonun belli olmasından bugüne bir ayı aşkın
süre geçti ama klasik olarak Türk kulüpleri hareketsiz. Her sene olduğu gibi
yine kadrolarını kamp dönemine yetiştiremeyecekler yine Avrupa’da bu yüzden ön
elemeler büyük bir handikap ile oynanacak ve Ağustos ayında da yangından mal
kaçırır gibi transferler yapmaya çalışacaklar.

Bu yazı dizisinde Türkiye’yi Avrupa’da temsil eden takımlara
ve Fenerbahçe’ye değineceğim. Puan sıralamasına göre gidelim, adil olsun. İlk
gün Galatasaray’ı yazalım ve 1-2 gün arayla 6 takımı ele alalım.

ÖNCE İLK 11 SONRA YEDEKLER OLMALI

Aslında ilk Avrupa maçını Eylül’de oynayacağı için
Galatasaray avantajlı. Basında adı geçen yerli oyuncular şaşkınlık uyandırıyor.
Aslında Ndiaye’nin yerine yapacağın transfer ve sol açık ile birlikte
değiştireceksen santrfor transferini kampa yetiştirmen lazım ve sonraki yedek
transferler için o kadar acele etmeye gerek yok. Galatasaray daha sabırlı davranıp bu
ismi geçen oyunculardan daha iyilerini bulabilmeli.

SCOUT EKİBİNE KÜÇÜK
ELEŞTİRİ

Scout ekibini genel olarak öven biriyim. Marcao gibi önemli
transferler yapıp nokta atışı işler yapabildiler ama yurt içinde başarılı
olamadılar. Süper Lig’de herkesin izlediği adamları tespit etmekten
bahsetmiyorum tabi. Zira Süper Lig'den transfer yapıldığında o işi hoca yapıyor. Bahsettiğim 1. Lig’de, 2. Lig’de, altyapılarda ve Milli Takımın alt yaş
kategorilerinde çıkış yapan bir genç yakalayamamaları. Örneğin Güven Yalçın... Bir iki yılda
yakalayamamaları normal olurdu ama artık 7 yıl oldu ve bir tane de olsa bu tip
bir genç yakalamalarını beklerdim. 20-21 yaşında alt liglerde tozu dumana katan
bir genç, 27 yaşındaki Yusuf’lardan, Ömer Bayram’lardan daha heyecan verici
olurdu. Belki de scout ekibinde alt lig ve altyapı taramalarına daha çok önem
verilmeli.


Yusuf Erdoğan-Burak Kapacak:
Formayı giyip poz vermiş… Bursaspor’da bu sene 27 maç oynadı. 2 gol – 2 asist
yapabildi. Bursaspor’un berbat bir hücum takımı olmasında katkısı büyüktü. Oldukça istekli ama çok
kısır, oyun zekası son derece yetersiz bir adam. Tam bir bal yapmayan arı. Çalışkan ama faydasız bir çalışkanlık. Büyük ihtimalle taraftarları
çıldırtacaktır. Yusuf mu, Muğdat mı sorusuna ben Muğdat derim şahsen. En
azından takım oyuncusu çünkü. Taraftarlar muhtemelen sezon ortasında “Sabri’ye
çok küfür ediyorduk başımıza Yusuf geldi” gibi cümleler kuracaklar. Çok uzun
yazmama gerek yok. Son yıllarda en beğenmediğim transfer bu ve umarım yanılırım.

Senelerdir oynayıp da hiç gelişmeyen bir adam Yusuf. Bu yüzden insanları yanıltma
ihtimali de çok düşük. Çünkü oynamayan bir adam olsa 'herhalde cevherini
hocaları göremedi' dersiniz ama bu kadar oynayıp bu kadar etkisiz kalan biri
için ne diyeceğiz? Misal 27 yaşındaki Yusuf değil de onun yedeği 19 yaşındaki Burak Kapacak denense dersiniz ki, genç bir potansiyel deneniyor. Tutmasa da dert değil. Yusuf tutsa ne olacak 27 yaşında zaten. Daha ileri gitme şansı yok ki! Olmuş hali Trabzonspor'da yuhalandı, Bursaspor ile de küme düştü.

Aytaç-Trezeguet: Aytaç’ta
lider karakteri var. Hırslı, agresif, iyi de toplar atabiliyor ama ekseni
etrafında çok ağır. Çabukluk olarak bu kadar düşük bir oyuncunun Avrupa
seviyesindeki futbola adaptasyonu ve bireysel gelişimi de çok düşük ihtimal.
Bursaspor’da geçen sezon özellikle ilk yarı oldukça formdaydı ama 2. yarıda
Badji’nin de onu yalnız bırakmasıyla tüm yük omuzlarına bindi ve performans
olarak büyük düşüş yaşadı. Evet, geçen yıl iyi bir sezon geçirdi denebilir ama
sonuçta ne oldu? Sonuçta liderlik ettiği takım küme düştü. Çünkü ne kadar
istekli olursa olsun, yapabilecekleri sınırlı. Bir takımı ligde tutabilecek
meziyeti yok. Mesela Trezeguet öyle değil. Yanında Diagne – Eduok gibi etkili
partnerler varken Kasımpaşa’yı zirveye oynattı. Bu iki partneri gidince de tüm
rakipler onu iki kişi tutmaya başladı, Kasımpaşa büyük bir çöküşe girdi. Ben
Kasımpaşa kesin düşer demeye başlamıştım ki art arda 1-2 maç alıp kurtardılar.
O maçları aldıran adam da tek başına Trezeguet. Akhisar maçını 2-1’den çevirip
kazandırdı ve o maç düşme hattını belirledi. Aynı şekilde düşme hattındaki
diğer takım Erzurumspor’u da onun becerileri ile devirdiler. O iki maç
kaybedilse o iki takım yerine Kasımpaşa düşerdi. Hem de sonuncu olarak.
Trezeguet Süper Lig’de Anadolu takımlarında canlı izlediğim en yetenekli
futbolcu. Yusuf’a yetenekli deniyor mesela. Nesi yetenekli? İyi bir top atıcı
değil, iyi bir driplingçi de sayılmaz. Topsuz oyunu da yok, skor yapamıyor.
Oyun zekası düşük olduğu için ön direk, arka direk bilmiyor. Ee nesi yetenekli?
Ortalama üzeri bir hızı ve gücü var. Fiziği iyi sadece o kadar onun dışında
yetenek falan yok. Yetenek dediğin Trezeguet’te var. Amrabat’mış, Emre
Akbaba’ymış, Deniz Türüç’müş. Bunlar dahi Trezeguet’in yanında yetenek olarak
çok zayıf kalıyor. Tezeguet hem dripling olarak çok iyi, hem de top atma
konusunda çok iyi bir adam. Diagne’ye bir devrede 20 gol attırdı çünkü ortayı
adamın ağzına atıyordu. Bruma’ların Garry Rodrigues’lerin bu kadar üst düzey
orta kesme, ara top atma, şut çekme kabiliyeti yoktu. Trezeguet’te yetenek
olarak her şeyden var. Fatih hoca da bunu görüyor ve transferi için çok ısrarcı
ama bonservis olarak zor… Trezeguet’te tek sıkıntı artık 24’lü yaşlarına geldi
ve hızı yavaş yavaş düşebilir çok süratli olduğu da söylenemez ama dripling
kalibiyeti yüksek olduğu için kolay adam geçmeye devam edecektir.

Kabaca karşılaştırma yapalım… Deniz Türüç, Trezeguet gibi mükemmel top atıcı ama Trezeguet gibi
bir driplingçi değil, onun gibi top süremez, onun gibi top taşıyamaz.

Nwakaeme,
Trezeguet gibi çok etkili driplingçi ama topla vedalaşma konusunda Trezeguet
kadar doğru karar vermiyor çoğu zaman çalımına çok güvendiği için geç kalıyor
ve rakip yerleşiyor. Efendim Nwakaeme 10 gol 10 asist, Trezeguet 9 gol 9 asist
yaptı diyeceksiniz. Trezeguet sadece yarım dönem Diagne ve Eduok ile oynama
şansına sahipti. Sonra tek başına kaldı. Trezeguet’in yanında Sosa, Yusuf,
Abdülkadir, Rodallega gibi adamlar olsaydı bu sayıları kaça çıkarırdı belli
değil.

Adem Büyük: Adem
Anadolu takımları için çok faydalı bir futbolcu. Süper Lig’e yeni çıkan Malatyaspor’un
2 yıl içinde, ‘yeni lige çıkmış bir takımdan, Avrupa Ligi’ne giden bir takım’
olmasında da büyük rol oynadı ama Adem ile bu takım bile misyonunu doldurduğu
gerekçesiyle yollarını ayırdı ve Adem artık 31 yaşında!

Neden Anadolu için çok faydalı çünkü harika faul alıyor. Her
sezon en çok faul yapılan oyuncu o ve bu da büyük bir fayda getiriyor çünkü
faulleri rakip yarı alanda alıyor. Hem bu faullerle takımlarının rakip yarı
alana yerleşmesini sağlıyor hem de bir sürü duran top avantajı kazandırıyor.
Gel gelelim şampiyonluğa oynayan hiçbir takımın hücum oyuncusunun en büyük
özelliği faul almak olmaz. Şampiyonluğa oynayan takımlar zaten rakip yarı
alanda top oynadığı için, birinin sürekli faul alabiliyor olması çok da bir işe
yaramaz. Adem, Trezeguet ve Deniz gibi mükemmel bir top atıcı da değil, çok iyi
bir driplingçi de değil. Ne için alacaksınız Adem’i? Muğdat gibi transferlerle
kadroyu doldurmanın hiçbir manası yok. Kaldı ki Muğdat’ı Adem ve Yusuf gibi
isimlerden daha önde görüyorum ben. Hamle oyuncusu olarak kanatlarda iş
yapabiliyor. Kontra oyununu biliyor, bencil değil. Galatasaray’da çok çok az bir süre aldı ve bu az sürelerde de
beklentilerin altında kaldı gibi bir cümle kuramayız. Teknik heyeti
antrenmanlarda tatmin edemedi diyebiliriz en fazla. Yoksa kupada isteneni
yaptı, ligde oyuna sonradan girdiği maçlarda da idare etti. Takıma bir şey katmadı ama zarar da vermedi çünkü düzgün bir karakter. 

Umarım Galatasaray ile ilgili çıkan haberler menajerlerin
oyuncularına piyasa yatırma haberleridir. Bu transfer ihtimalleri Galatasaray’ı
geliştirmez aksine Avrupa yolunda gelişmek isteyen bir takıma zaman
kaybettirir. Yabancı yasağı yüzünden böyle yapılıyor diye mazeret de olmaz.
2013-2014’te yapılan hatanın aynısı tekrar edilir öyle olursa. Şimdi mesela
adamlar Güven Yalçın bulurken sen Muğdat’tır, Yusuf’tur uğraşmasaydın denir.
Güven menajer ücret, maaşı falan 300 bin euroya geliyordu. O paraya Muğdat’ı
aldı Galatasaray. Ucuz da olsa para paradır.



Şener – Murat Sağlam
– Mert Yılmaz
: Şener transferinde de benzer bir durum var. Bu transferle
alakalı daha önce twitterda yazmıştım. Oradan okuyanlar bu paragrafı
atlayabilir. Fatih hocanın dayanıklı bek isteğine uyuyor, defalarca git-gel
yapar, çalışkan ama tek pozisyonda oynuyor. Tek pozisyonda oynayan 29 yaşındaki
yedek için senede maksimum 10 maça çıkabilecek diye yılda 1 milyon dolar para
vermenin hiç lüzumu yok. Hem ekonomik açıdan hem kadro planlaması açısından
sıkıntılı. UEFA kupasını alan kadroda çok pozisyonda oynayabilen oyuncuların
fazlalığı mükemmel bir uyum ve kalite getirmişti. Davala sağ bek, açık, iç ve
ikinci forvet oynayabiliyordu. Ergün de bek, açık ve iç oynuyordu. Capone
3’lüde sağ stoper, 4’lüde bek oluyordu. Bu sayede antrenmanda formda olan adamı
başka pozisyonlarda oynatıp ödüllendirebiliyordun. Örneğin hem Hakan Ünsal, hem
Ergün hem Hasan Şaş alev almış diyelim. Ergün’ü sol iç yaparsın üçünü birden
oynatırsın. Fakat Ergün sadece sol bek oynayabiliyor olsa ve birini kesmek
zorunda kalırsan adalet anlayışın takım içinde tartışmaya açılabilir. Ayrıca
formda oyuncuya forma verememek diğer futbolcuların çalışma azmini de
düşürebilir. Şimdi, Şener müthiş çalışıyor diyelim oynatmak istiyorsun ama
Linnes de çok formda, Mariano da formda… Nerede oynatacaksın? Bu tip tek
pozisyon yedekleri takımı kısırlaştırır, esnekliği kaybettirir.

Fenerbahçe bu açıdan doğru iş yaptı. Zaten Isla var,
alternatif olarak sağ bekte Dirar da iyi oynuyor. Üstüne 3. sağ bek için
Şener’e 1 milyon dolar vermediler ve Milli Takım U21 sağbekini aldılar. Çocuğa
200-300 bin verirler ve sağ açık da oynuyor, sol açık da oynuyor, merkez de
oynuyor. Çok yönlülüğü sayesinde kupada falan da şans bulur ve çalışırsa
kendisini gösterebilmek için fırsatı da olur böylece. Kendisini izlemediğim
için nasıl bir oyuncu olduğuyla ilgili yorum yapamam ve pratikte ne olur belli
olmaz ama teoride doğru iş olduğunu düşünüyorum.

Benim U21 takımında Murat’ın aksine dikkatimi çeken sağ bek Mert Yılmaz olmuştu. 20 yaşında Bayern
Münih 2. takımında ve şimdiye kadar A takımda süre alamamış. Oyuncudan umudu
keserlerse Galatasaray için doğru adam olabilir. Özetle 29 yaşındaki
Şener’dense 20 yaşındaki, 21 yaşındaki gençler teoride daha mantıklı.

TARİHTEN DERS ALMAK

Bu yabancı kuralı ilk defa değişmeyecek. Daha önce de bu
gibi şeyler yaşandı ve doğru planlama yapan takımlar başarılı oldu. Galatasaray
yerli kuralı gelmeden iyi hazırlık yapmadı, acele transferler yaptı ve Tarık,
Olcan, Veysel, Salih gibi oyuncularla donattı kadroyu. Yekta, Ceyhun gibi
oyuncuları da belki olur diye gereksiz yere kadroda tutmak durumunda kaldı.

O dönemde daha önce hareket eden, planlama yapan Beşiktaş ne
yapmıştı? Galatasaray geç kalıp Salih’e 2.750 milyon Euro bonservis verirken,
Cenk Tosun’u bonservissiz kapmıştı. Mancini Türkiye Ligi’ni bilmiyordu ve o
planlamada hata yapıldı, Terim öyle yapmaz diyebiliriz ama Terim’in de ondan
bir iki yıl önce Yiğit Gökoğlan ve Sercan Yıldırım transferlerinde istediğini
alamadığını söylememiz lazım.

Neyse Beşiktaş o yıllarda Veli Kavlak, Olcay Şahan, Oğuzhan
Özyakup, Gökhan Töre ve Cenk Tosun’a yatırıp yaparken Galatasaray ise Yekta,
Olcan, Salih, Gökoğlan, Veysel, Tarık gibi isimlere yatırım yaptı. Sonuç hemen
ortaya çıkmıyor böyle durumlarda… 3-4 yıl sonra ortaya çıkıyor ve 2016-2017’de
Beşiktaş ligi domine ederken, (Ozzy ve Cenk şampiyonluklarda çok önemli rol
oynadılar) Galatasaray ise o yıllarda 2014 yapılanmasında yaptığı hatayı
temizlemekle meşgul oldu. Şimdi aynı hata yapılırsa 3-4 yıl sonra yine aynı
durum yaşanır. Benim Dorukhan’dan beklentim düşüktü ama 21 yaşındaydı. Güven de
aynı şekilde. Yerli yedek transferi yapılacaksa genç yapılmalı…



BANEGA – CHİCHARİTO –
BABEL

Üç oyuncu da direkt katkı sağlayacak isimler. FutbolArena
youtube sayfasında Banega ve Chicharito’yu uzun uzun değerlendirdim. Meksikalı
zaten özel ilgi duyduğum çok sevdiğim bir futbolcu. Elmander’den beri forma
almışlığım yok ve bir daha forma almam diyordum ama belki gelirse formasını
bile alırım… Öte yandan Selçuk ve Ndiaye’den yaklaşık 3’er milyon euroluk maaş
düşecek ve bu gibi 1-2 oyuncu o maaşları ikame edebilir. Ndiaye ve Selçuk’tan
alınamayan katkı da alınabilir ama üstüne bir tane de Babel yaparsan üstüne
Şener falan yaparsan bir bakmışsın Beşiktaş – Başakşehir gibi, emekli sandığına
dönmüşsün. Bunun ayarına da çok dikkat etmek lazım.  O yüzden ben bu tip transferlerden çok Vedat
Muriqi’yi isterdim. Vedat’ın hem maliyeti daha düşük olacak, hem potansiyeli
var, hem de 25 yaşında daha. Takımı da gençleştirecek ve fiziksel olarak
Şampiyonlar Ligi seviyesine yakınlaştıracak. Yok 30+ transferleri yapınca
Schalke 04 maçlarında, Benfica maçlarında takımın nasıl ağır kaldığını, nasıl
dayak yediğini görüyoruz.

Babel, Chicharito, Banega gibi adamları Süper Lig takımı
için yetenek kapsamında değerlendirmek boş iş. Üçü de bu lige fazla ama ne
kadar oynamak isteyeceklerini kestiremiyorsun. Zamanında Baroş da böyleydi.
Babel Beşiktaş’ta böyleydi. Öte yandan geçtiğimiz İlkbahar ayları boyunca 21
yaşındaki kiralık Onyekuru aslan gibi hem ligi, hem kupayı sonuna kadar istedi.
Deplasman, iç saha, hafta içi, hafta sonu diye maç seçmedi. Hem kupayı, hem
ligi getiren adamların başında oldu. Şimdi 32-33’lük adamların Ankara
deplasmanında ne kadar istekli olacakları belli değil zamanında Drogba’nın
Antep deplasmanında, Karabük’te yolda yürür gibi yürüdüğünü izledim ben.
Roberto Carlos’un yolda yürür gibi ofsaytı bozduğunu da izledim. Bazı aptal
taraftarın gözünü boyamak için, ‘büyük başkan’ falan olmak için doymuş
oyunculara, gelirlerin tamamını vermek ve takımı isteksiz isimlerle doldurmak
bu ülke futbolunun en büyük aptallığıydı. Roberto Carlos ofsayt çizgisini mi
bilmiyordu? Cin gibi biliyordu ama artık ona konsantre olacak mecali
kalmamıştı. Sahaya dışkısını yapsa içinde boncuk arayacak bir Avrupa özentisi
kitle tribünleri doldurdukça bu gibi adamlar illüzyon yaratmaya devam edecek ve
fakat lig Suudi Arabistan ligine dönecek ve Şampiyonlar Ligi’nde de Schalke’ler
bile sahada sana dayak atacak. Ajax gibi kendi futbolcunu üretmedikçe bunu
yaşayacaksın. O yüzden Banega – Chicharito – Babel gibi transferlerde 1-2’yi
geçmemek lazım çünkü zaten elinde Fernando – Mariano gibi 32’yi geçmiş 2 adam
var. Bu isimleri 25 kişilik geniş kadroda 3’ten fazla hale getirmemek lazım.
Daha fazlası kesinlikle tehlike! 



GÜNCEL YAZILAR