"Hayalgücü olmayan insanın kanatları olmaz."
Muhammed Ali

Yazarlar

Sinan Yılmaz
Sinan Yılmaz
@ivansshatov

Süper Lig takımları 2. devre ne yapar? -3

14/01/2018

Süper Lig takımlarının 2. yarıda neler yapabileceğine dair tahminlerimde sıra 3. yazıma geldi. Daha önce sondan başlayıp 9. sıraya kadar ilerlemiştik. Bu yazıda da 9. Bursaspor'dan 4. Beşiktaş'a kadar olan 5 takımı (Bursaspor, Sivasspor, Trabzonspor, Göztepe ve Kayserispor) ele alalım...

9. sıradaki Bursaspor için sezon öncesindeki yazımda ligi orta sıralarda bitirebilecek bir kadroları olduğunu belirtmiştim. Şimdiye kadar beklentim doğrultusunda gidiyorlar ama oyun kalitelerini pek beğenmedim. Bursaspor, Antalyaspor, Trabzonspor gibi büyük şehirlerin yönetiminde bir sabırsızlık hakim. Misal Trabzonspor ilk 10 hafta hedefi şampiyonluk yapınca çok bocaladı. Hedeften kopunca ise beklenti de düştü ve rahatladılar. Rıza hoca daha kontrol futbol oynayınca daha kolay sonuç almaya başladılar. Trabzonspor'a geldiğimizde ayrıca değiniriz esas söylemek istediğim bu takımların merdivenleri birer birer çıkmadığı. Bursaspor 2010'da şampiyon olurken gelişmesi 2.5 sezon sürmüş bir takımdı. Bir transfer dönemi ile şampiyon olmadılar. 2. Lig'den aldıkları Ozan İpek'leri yücelterek, birçok doğru hamleyi üst üste koyarak oldular ve şanslı oldukları için aslında biraz da erken oldular. 2010'da Galatasaray erken yarıştan koptu ve Daum'un başarısına rağmen yarıştıkları diğer rakip Fenerbahçe de son yılların en kötü kadrolarından birine sahipti. Bursa son haftalara kadar da şampiyonluk yolunda rakiplerince küçümsenmenin avantajını yaşadı.

Son hafta da ne olduysa oldu, Kadıköy'de kaçmaz denenler kaçtı ve Bursa haklı bir şampiyonluk yaşadı! 2.5 sezonluk emekle ve 2.5 sezon bile biraz şansının yardımı ile erken! 2.5 sezon bile erken diyoruz ama bu kulüplerin yeni yönetimleri hemen bir sezonda şampiyon olmaya kalkıyor. Yahu öyle bir dünya yok! İstediğin parayı harca yok. 4 senedir gelişen Başakşehir ancak geçen sezondan beri bu şampiyonluk mücadelesine girebildi ki onların mali gücü de ortada. "6 milyon verdim Nasri'yi getirdim, 4 milyon verdim Sosa'yı getirdim, 7 milyon verdim Dzsudzsak'ı getirdim, haydi beni şampiyon yapacak..." böyle bir dünya yok! Nasri'yi parayla getirdin, kafa olarak gelmedi. Sosa da öyle daha yeni adapte oluyor. Bu futbolcuları buraya "Ohh bu adamlar kaç para istesem veriyor, çıkarım iki pas atarım krallar gibi yaşarım" düşüncesiyle getirecekseniz zaten getirmeyin çünkü adamlar kafa olarak gelmemiş oluyor. İdmanda çalışmıyor, maçta ısırmıyor. Süper Lig'de o kadar kalitesiz bir lig değil.

Bursaspor, Şenol Güneş döneminde büyük bir mirasa kondu. Şenol Güneş'in 1 yılda çıkardığı madenin mirası! O mirası bir önceki başkan döneminde Dzsudzsak'lara, Sutter'lere, Cuenca'lara öyle berbat harcadılar ki, hem ligin en pahalı kadrolarından birini kurdular hem de 15. sıradaydılar. Aynı şimdiki Antalyaspor gibi. Sonra gittiler Hamzaoğlu'nu getirdiler. "Aman hocam gelirlerimiz 1 lira, giderlerimiz 10 lira lütfen bunları gönder, 1 liralık adamları alalım yoksa batacağız" dediler. Hamzaoğlu da onu yaptı. 10 lira maliyetli 15. aldığı takımı ertesi sezon 1 lira maliyetle 5. sıraya taşıdığında da adama küfür ettiler. "Çöpleri takıma topladın" diye. Eh insaf. Hem 300-400 bine oynacak, hem süper star olacak. Böyle bir dünya mı var? Hamzaoğlu ile birlikte tabi yeni başkana da küfürler geldi. Ucuz etin yahnisi böyle olur falan dediler. Üstüne bir de futbolcuları otobüsün önünü kesip dövdüler, hem de Batalla ve Harun'u dövdüler ve takım dibe gömüldü. 15. bitirdiler. Yani Hamzaoğlu'nun aldığı yere geri döndüler ama hiç değilse maliyetsiz, ucuz bir kadro ile... Bu da Paul Le Guen için önemli bir avantajdı.

Le Guen ne mi yaptı? Adım adım çıkmak yerine o da ne kadar transfer varsa yaptırdı. 8 tane as oyuncu aldırdı. Hamzaoğlu'nun ilk yarıyı küfür yiyerek 5. bitirdiği takımın üstüne 8 as adam aldırdı ve bugün 9. sırada. Yine de transfer lazım diyor, Sow'u Arap ülkelerinden yüksek bir maaşla alıyorlar. İyi de Bursa şampiyonluğa yıldız golcülere milyonlar saçarak değil Turgay Bahadır ile yürümedi mi? Başakşehir daha güçlü bir takım olana kadar senelerce Mehmet Batdal ile gitmedi mi? Sen daha temel atmadan, daha ilk merdiveni çıkmadan hemen Sow'a gidiyorsun ama yok ki öyle bir mali gücün! Sow senin pastanın çileği olabilir ama sen daha pasta yapmadın, ne çileği! Şimdi Ali Ay da baskılar yüzünden paraları harcıyor, onun da sonu bir önceki başkana doğru gidiyor. Geçen gün de açıklama yaptı 14 yabancı kuralı devam ederse bütün kulüpler batacak diye. Yahu alma o zaman! Almayınca da 5. bile yapsan ucuz etin yahnisi diye küfür ediyorlar. Yeni nesil böyle.

Dönem o kadar hızlı değişiyor ki, Ertuğrul Sağlam'ın 2010 şampiyonluğa giden yolu bugün yaşansa, Bursaspor taraftarı bunlar köylü deyip istifa ister. Sadece 8 sene ama o sekiz senede sosyal medyanın yükselişi, taraftar ve kültürü erozyona uğrattı. Şimdi Bursaspor, Sow'suz 9. bitirir, Sow'la da hadi en fazla 6. bitirsin. Ee? 3 sıralık yükseliş Sow'un parasını çıkarmıyor ki! Yeni Bakambu bulayım, sağ bekim yok onu bulayım demek yerine Sow'u aldılar. Yine acele ediyorlar.

8. sırada Sivasspor benim sezon başı beklentilerimin en üstüne çıkan takım oldu. Düşme potası takımlarından biri olurlar 12-18 arası bir yerlerde olurlar diye düşünmüştüm ama 8. sırada bitirdiler. Özellikle Kone çok etkili bir oyun oynadı. Lige yeni çıkan bir takım olarak çok sayıda transfer yapmalarına rağmen kolay uyum sağladılar ve bir kimlik oluşturabildiler. Samet Aybaba'yı tebrik etmek gerekir. Bu kadar çok yeni transferle hemen bir oyun planı oturtmak ve bir takım oyunu yaratabilmek herkesin yapabildiği bir iş değil. 2. yarı daha yukarı çıkabileceklerini sanmıyorum ama yeni yükselen bir takım için ve ligi bilmeyen oyuncular ile kurulmuş yeni bir takım için bu sıralar oldukça iyi bir başarı... Bu arada bu sezon yeni yükselen 3 takımın da ilk yarıyı ilk 10'da bitirmiş olmaları transferleri iyi yaptıklarını gösteriyor. Genelde lige yeni çıkan takımlar için en zor bölüm ilk transfer sezonunda doğru takımı kurmak olur. Bu üç takım geçen yaz bu en zor bölümü başarı ile atlattı.

7. sıradaki Trabzonspor benim sezon başında en büyük sürpriz beklediğim takımdı. Başakşehir - Beşiktaş Avrupa ile uğraşırken, Fenerbahçe ve Galatasaray da yeni kurulmuşken Trabzonspor ilk yarıyı lider bitirebilir diyordum ama Ersun Yanal önderliğinde çok kötü işler yaptılar. Okay'ın stoper oynamasından tutalım da hazır olmayan Sosa'nın gelir gelmez Yusuf'un pozisyonuna geçmesine kadar bir sürü hata. Kaldı ki Rıza hoca sezon başı gelmiş ve bu performansı ile sezon başından beri devam etmiş olsalar gerçekten de lider oluyorlardı. Rıza hocanın son 9 hafta puan ortalamasını 17 haftaya yayınca 37.4 puan oluyor. Bugünün lideri Başakşehir 36 puanda. Trabzonspor'un kadro kalitesi gerçekten çok iyi ancak yukarıda da belirttiğim gibi hemen şampiyonluk hedefi belirlediler ve bu yüzden olağanüstü bir genç yetenek Yusuf'a sahip olmalarına rağmen de gittiler Sosa'ya neredeyse kulübün anahtarını verdiler. Yahu stoperde nitelik ve nicelik eksiğinden Okay'ı oynatıyorsun Sosa mı lazım sana! O paraya iki kaliteli stoper alsalar bugün yine en kötü ilk 3'te olurlar ve ligin 2. yarısı için de daha iddialı olurlardı.

Bir de Ersun hoca çok ofansif ve aceleci bir oyun oynatma hevesindeydi. Bu da geride çok kontra vermelerine yol açtı. Rıza hoca ise "Durun gençler ne şampiyonluğu hele bir sakin olun" dedi. Daha dengeli, daha kontrollü, savunmada gerekirse daha kalabalık bir anlayış benimsedi. Takımın önce daha az gol yemesini sağladı ve ön oyuncularının zaten kaliteli olmasıyla ve kendi başlarına gol yaratabilmesi ile de puanları aldılar. Rıza hoca, "Ben bu takıma gerekirse kalabalık savunma yaptırayım, gol yemeyeyim zaten bu ileridekiler bir tane atar" düşüncesine geçti ve doğru yaptı. Bu savunmayı komple güçlendirmeden Trabzonspor'un rakip yarı alanda oynama gibi bir lüksü yok. Durica kağnı arabasından daha ağır, Pereira da gelmiş 33-34 yaşına bu adamları 30-40 metre geri koşturamazsın o halde orta sahaya da çıkaramıyorsun. Neyse Trabzonspor devre arasını iyi geçirmedi. Stoper merkezi ve sol beke daha atletik adamlar bulamadıkça da bir büyük takım gibi oynayıp ezme şansları yok ama iyi bir kontra gücüne sahipler, iç sahada çok güçlü olurlar ve ilk 4'ü zorlayabilirler. Trabzonspor seneye savunma hattını 2 sınıf yukarı çekerse o zaman şampiyonluk konuşulabilir.

6. Göztepe lige yeni yükselen 3 takım arasında en yükseğe çıkmasını beklediğim takımdı. Belki 6.'lığı beklemiyordum ama ilk 10 bekliyordum. Sebebi basit. Kimse önemsemese de lige yeni yükselen bir takımın 'ligi bilen oyuncu' alması kadar mühim bir şey yok. Geçen sezon başı Karabükspor yaptı bunu. Diğer rakiplerinden çok çok daha ucuza, Süper Lig takımlarının göndermeye çalıştığı artık oyuncuları toplayarak takım kurmuşlardı ama hepsi ligi bilen oyuncular olunca ve Tudor da yaz kampında iyi fizik yükleyince daha ilk devrede puanları toplayıp ligi rahat bir durumda kapatmayı bildiler. Bu sene Göztepe de ligi bilen adamları alırken bir de artıkları değil, kalburüstü olanları topladı ve 6. sıra geldi. Tabi biraz şans da var. İlk yarının en çok penaltı atan takımı ve en çok penaltı kurtaran takımı olmak gibi bazı kırılma maçlarında oldukça şanslıydılar. Üstelik aslında Tamer Tuna, Ömer Şişmanoğlu, Scarione, Ghilas ve Gouffran gibi bazı pahalı oyuncularından da yararlanamadı ama buna rağmen özellikle merkezde çok güçlü oldular. 2. devre 6.'lıktan yukarısını beklemiyorum ve 6-10 arasında bitireceklerini düşünüyorum. İlk sene için çok iyi...

Son olarak 5. Kayserispor'a gelelim. Benim için sezon öncesi en kapalı kutu takımdı. Tanımadığım çok fazla yeni transfer vardı ama Sumudica'nın çok başarılı işler yaptığını biliyordum. Rumen bir arkadaşım var Eden, o Sumudica için "Romanya'da rakiplerinin çok azı bir bütçeye Astra Giurgiu'yu şampiyon yapmış bir adam. 2 sezon üst üste Avrupa Ligi ön elemesinde West Ham ile eşleştiler ve ikisinde de elediler West Ham'ı. Birinde Avrupa Ligi gruplarından da çıktılar. Genç oyunculardan çok, tecrübeli oyuncuların ortaya çıkmamış cevherini çıkarmayı biliyor" demişti bu yaz. Burada da benzer işler yaptı Sumudica. Aslında çok ucuza kadro kurmadı ama doğru adamlar aldırdı. Stopere 10 yıldır Shakhtar'da oynayan ve serbest kalan Kucher'i aldı 35 yaşında ama adam Kucher. Yanına Porto'da, La Liga'da senelerce oynamış 33'lük Sapunaru'yu aldı. Sapunaru gençken Hakan Balta gibi bekti sonra stopere geçti ve uzun süredir de stoper ve ön libero gibi merkez pozisyonlarda oynuyor. Bir de elinde yine tecrübeli stoper Kana-Bıyık var onun da Ligue 1 tecrübesi yüksek...

Bu üç tecrübeli stoper değişmeli gidiyor. Önlerine 31 yaşında yine çok tecrübeli bir ön libero Şamil, yanına Başakşehir'den bildiğimiz, Başakşehir'in 2-3 sene öncesine kadar en iyi 3 oyuncusundan biri denebilecek Badji alındı. Badji'yi Kayserispor'un almış olması büyük bir transfer başarısıdır zira Kayserispor'dan mali olarak çok daha güçlü takımların almasını beklerdim. Bu ikilinin önünde zaten takımın yıldızı Deniz Türüç vardı. Santrforda da Umut Bulut'u yeniden futbola döndürünce son derece tecrübeli ve oyunu bilen bir omurgaya sahip oldu. Kaleye, beke ve kanatlara da Romanya'dan bildiği uygun maliyetli kalburüstü oyuncuları alınca sıfırdan oldukça kaliteli bir kadro kurdu. Yine de kadroları biraz kalabalık ve Kayserispor biraz gelirlerinin üzerinde para harcıyor gibi üstelik biraz da yaşlı bir kadro kurdular. Gelecek sezon kadroyu hem daha oturtup, sadeleştirip hem de daha gençleştirebilirlerse merdivenleri çıkmaları gayet müsait. İşte Kayserispor ve Göztepe, Bursa ve Antalya gibi 3-5 merdiven birden çıkmaya çalışmak yerine doğru adımlar atıyorlar ve gelecekleri daha aydınlık görünüyor.



GÜNCEL YAZILAR